Türkiye-Ermenistan normalleşmesi ve değişen dinamikler

Dağlık Karabağ Savaşı'nın sonuçlanmasının ardından Türkiye ile Ermenistan'ın yakınlaşması için doğan fırsat bölgesel dinamikleri değiştiriyor.
Türkiye-Ermenistan normalleşmesi ve değişen dinamikler

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

Dağlık Karabağ Savaşı’nda farklı saflarda yer alan ve tarihi anlaşmazlıkları olan Ermenistan ve Türkiye, 2020 yılında normalleşme sinyalleri verdi. Geçtiğimiz ay da iki ülkenin özel temsilcileri Serdar Kılıç ve Ruben Rubenyan, tarafların normalleşmesi için ilk görüşmeyi Moskova'da yaptı. Bu yazıda normalleşme sürecinde neler olduğunu ele alacağım.

Azerbaycan ve Ermenistan arasında 2020 sonbaharında çıkan ve Azerbaycan ordusunun zaferiyle sonuçlanan Dağlık Karabağ Savaşı'nın en önemli sonuçlarından biri, Ankara-Erivan arasında ilişkilerin normalleşmesi için yeni bir fırsat penceresi yaratması olmuştu. 20 Kasım 2020 Aposto! Gündem’de de yazıldığı üzere, Azerbaycan ve Ermenistan arasında savaşın en önemli iki sonucu, iki tarafın da topraklarından eşit miktarda kullanılarak açılan Laçin ve Zengezur Koridorları olmuştu. Laçin koridoru Erivan ve Hankendi’yi, Zengezur koridoruysa Azerbaycan-Nahçıvan-Türkiye hattından Avrupa’ya bağlantı sağlanması açısından kayda değer projelerdi. Bugün Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin normalleşmesiyle bölgedeki bu fiziki bağlantıların, diplomatik bağlantılarla tamamlanması hedefleniyor.

Tarihi anlaşmazlıklar

Türkiye-Ermenistan arasında hepsi tarihi sayılabilecek üç önemli sorun var: Ermenistan'ın 1915 "Ermeni Soykırımı" iddiası ve Türkiye'den itiraf beklemesi, Dağlık Karabağ'da Azerbaycan topraklarını Ermenistan'ın işgal etmiş olması ve 1979'dan beri devrede olan, Türkiye sınırına 16 km uzaklıktaki Metzamor Nükleer Santrali. Karabağ sorunu savaşın ardından Rusya’nın önderliği ve Türkiye’nin de dâhil olmasıyla çözüldü denebilir. "Ermeni Soykırımı" itirafı konusunda ABD'de Ermeni lobisi üzerinden Türkiye’ye hâlâ uluslararası baskı yapılsa da bu anlaşmazlık şimdilik geri plana itilmiş duruyor.

İlk temas

13 Ocak’ta, 13 yılın ardından ilk defa Türkiye-Ermenistan görüşmesine tanık olduk. Görüşmede Ankara'nın Ermenistan Özel Temsilcisi olan Büyükelçi Serdar Kılıç, Erivan’ın Özel Temsilcisi, Ermenistan Parlamentosu Başkan Yardımcısı Ruben Rubinyan ile yüz yüze geldi. Görüşme sonunda yapılan ortak açıklamada "Taraflar, müzakereleri tam normalleşme hedefiyle ön şart olmaksızın sürdürme hususunda mutabık kalmışlardır" ifadesi, "Ankara ve Erivan'ın diplomatik süreci ilerletmek isteği" şeklinde yorumlanabilir.

Kapalı Sınır kapıları ve hava sahası

Ermenistan'ın işgal ettiği Azerbaycan topraklarına tepki olarak Türkiye, Ermenistan sınır kapılarını Nisan 1993'te, hava sahasını da 1994'te kapatmıştı. İki ülkenin yakınlaşmaya başlamasının ardından FlyOne havayollarına ait uçak, 2 Şubat'ta Erivan Zvartnots Havalimanı'ndan yerel saatle 18.00'de havalandıktan sonra Türkiye saatiyle 19.20'de İstanbul Havalimanı'na indi. Pegasus Havayolları ise Erivan’a ilk seferini 2 Şubat’ta ve dönüş seferini 3 Şubat’ta gerçekleştirdi. Diplomatik temasın ilerlemesi hâlinde, ekonomik ve ticari bağların da gelişmesi için sınırların açılması büyük bir ihtimal olarak görünüyor.

Bölgesel bir gelişme

Tabii bu yakınlaşmada tek önemli aktörler Türkiye ve Ermenistan değil. Önceki toplantıda Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Ermenistan ile normalleşme süreciyle ilgili "Charter uçakları da yakında başlayacak. Karşılıklı ziyaretler dâhil doğrudan temasa geçip yol haritası belirlenmesi gerekiyor. Bu süreçte can Azerbaycan'la eşgüdüm önem arz ediyor" diyerek Azerbaycan’ın gelişmelerdeki hassas konumunu belirtmişti. Ayrıca ilk ikili görüşmelerin Moskova’da yapılması önerisi için Çavuşoğlu, "Bizim için üçüncü bir ülke olduktan sonra Moskova olmuş başka bir ülke olmuş fark etmez. Ama Rusya da bu konuda çaba sarf ettiği için Moskova'da olmasına biz de sıcak baktık" diyerek, Rusya’nın önemine de ışık tutmuştu.

Ekonomik önem ve sıkışan İran

Türkiye-Ermenistan iletişimsizliği ayrıca önemli ekonomik ve ticari bir bağlantının da düğümlendiği noktaydı. İlişkilerin normalleşmesiyle beraber, Laçin ve Zengezur koridorlarının aktif ticaret için kullanıldığına tanık olabiliriz. Bu durum bölgedeki çoğu ülkenin kendi çıkarını genişletebilmesine olanak sağlayacak, doğal olarak yeni anlaşmazlık noktaları da doğuracaktır. Bunlardan en önemlisi, Çin’in Kuşak ve Yol Girişimi için çizilen Güney Kafkasya’dan geçen yoldaki düğümün çözülmesi olabilir. Öte yandan, Ermenistan ve Azerbaycan yoluyla Avrupa bağlantısından yararlanabilecek Rusya, Çin, Türkiye gibi devletlerin yanında, inşa edilmesi karar verilen iki koridora da en baştan beri karşı çıkan İran, bölgede ekonomik anlamda sıkıştırılacak ve yalnızlığa itilecek gibi görünüyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

NEREDE YAYIMLANDI?

SpektrumSpektrum

BÜLTEN SAYISI

Ermenistan'la normalleşme bölgesel dinamikleri nasıl değiştiriyor?

Türkiye ile Ermenistan arasında normalleşme için doğan fırsatı ve bu normalleşmenin bölgede değiştirdiği dinamikleri ele aldık.

16 Şub 2022

Getty Images

YAZARLAR

Deniz Kaptan

Yazar @ Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

SpektrumSpektrum

HİKAYE

Başka bir kader yoksa: Çocuklara verilecek cezaların artırılmasının sonuçları ne olabilir?

Bir tarafta çocuğunu kaybetmiş aileler, suç makinesine çevrilmiş çocuklar, çocukları bünyesine alan çeteler; diğer tarafta cezaların ağırlaştırılmasının çok daha fazla çocuğun suça karışmasına yol açacağını, sorunları çözmeyeceğini dile getiren uzmanlar. Tüm bu tartışmaların ortasında iktidar, çocuklara verilecek cezaların artırılmasını içeren bir yasa teklifini TBMM’ye sundu. Peki bunun sonuçları ne olabilir?

Başka bir kader yoksa: Çocuklara verilecek cezaların artırılmasının sonuçları ne olabilir?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Zalim iyimserlik: İktidar, muhalefet ve topluma Anadolu’dan bakmak

19 Mart sonrasında Türkiye’de kurulan yeni siyasal düzen, muhalefeti bütünüyle susturmayı hedeflemiyor. Onu ahlaki bakımdan iktidardan farksız, örgütsel olarak parçalanabilir, yerel aktörleri iktidarın saflarına çekilebilir ve seçim kazansa bile iktidara gelemeyecek bir yapı olarak yeniden tanımlamaya çalışıyor.

16 Tem 2026

Zalim iyimserlik: İktidar, muhalefet ve topluma Anadolu’dan bakmak
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Ahbap Derneği olayı: Türkiye’de dernek ve vakıflar nasıl denetleniyor?

Kamuoyunda yardım ve bağış kampanyalarıyla adından çokça söz ettiren Ahbap Derneği ve kurucusu Haluk Levent’in deprem bağışlarının kullanımı, şaibeli para transferleri ve usulsüz mali işlemleri hakkında soruşturma başlatılması şu soruyu gündeme getirdi: Türkiye’de dernek ve vakıfları kim denetliyor? Prof. Dr. Murat Batı’ya göre güçlü bir mali denetim yok, ne görev verilen mülki amirler ne de Vergi Denetim Kurulu bu kurumları denetleyebiliyor.

Pelin Cengiz

·

15 Tem 2026

Ahbap Derneği olayı: Türkiye’de dernek ve vakıflar nasıl denetleniyor?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

İstanbul Barosu raporu: Kuyu tipi cezaevlerinde neler yaşanıyor?

Komedyen Deniz Göktaş'ın Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne gönderilmesiyle yeniden gündeme gelen "kuyu tipi" cezaevlerine ilişkin İstanbul Barosu raporu, tutukluların maruz kaldığını belirttiği ağır tecrit koşulları ile havalandırma, sağlık hizmetleri ve temel haklara erişimde yaşanan sorunlara dikkat çekiyor.

Melisa Gülbaş

·

13 Tem 2026

İstanbul Barosu raporu: Kuyu tipi cezaevlerinde neler yaşanıyor?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Bir bakışın arkası: İzlanda'nın 'ekonomist' başbakanı Kristrún Frostadóttir'i anlamak

Ankara'daki NATO zirvesinde İzlanda Başbakanı Kristrún Frostadóttir'in Külliye önündeki şaşkın bakışlarının görüntüleri, sosyal medyada hızla yayıldı. Kısa süre içinde Frostadóttir'in Instagram hesabına on binlerce Türk kullanıcı ulaştı. Öte yandan İzlanda'nın onu başbakan yapmasını sağlayan, bir anlık görüntü değil uzun yıllara yayılan bir güven inşasıydı.

Uraz Kaspar

·

12 Tem 2026

Bir bakışın arkası: İzlanda'nın 'ekonomist' başbakanı Kristrún Frostadóttir'i anlamak