‘Türkiye’de Tekstil Sektörünün Döngüselliğini Tanımlama’ Raporu

Hollanda Ankara Büyükelçiliği ve Hollanda Girişim Ajansı sponsorluğunda, Brika Sustainability tarafından hazırlanan “Türkiye’de Tekstil Sektörünün Döngüselliğini Tanımlama” raporu geçtiğimiz haftalarda yayımlandı. Tekstil ve giyim sektöründe önemli bir role sahip ve Hollanda için de önemli bir tedarikçi olan Türkiye döngüsel ekonomi açısından büyük avantajlara sahip. Döngüsel Ekonomi 101 olarak bizler de Türkiye’deki tedarikçilerde döngüsel ekonomi hakkında farkındalık yaratmak; Türkiye ve Hollanda arasındaki iş birliğini geliştirmek amacıyla hazırlanan bu raporu inceleyerek, toplumsal ve tüketiciler bazında neler yapabileceğimize dair kısa bir tartışma yazısı hazırlamak istedik. Bu sayede tüm paydaşları sürece dahil edip, dönüşümü hep bir elden devam ettirebileceğimize inanmaktayız.
Artık hepimiz mevcut lineer sistemin sorunlarını daha da yakından görmekteyiz. Özellikle pandemi ile, lineer bir ekonomik modelin ne kadar kırılgan olduğunu ve acilen döngüsel ekonomiye geçiş yapmamız gerektiğini zor yoldan tecrübe etmiş olduk.
Lineer ekonominin eksik yanları büyük problemlere sebep olmanın yanında, geleceği tasarlarken, döngüsel bir ekonomik model yaratma noktasında bizlere daha yaratıcı olabileceğimiz fırsatlar sunuyor aslında. Mevcut bir probleme çözüm bulma sürecini, tamamen döngüsel ekonomi temellerine oturtarak ilerlettiğimizde, fırsatların ne kadar fazla olduğunu deneyimlemeye devam ediyoruz.

Tekstil Sektörü Özelinde Döngüsel Tanımlamalar
Bir sektör içerisinde tam anlamı ile tanımlanmamış standartlar, verimsiz süreçler veya oturmamış yapılar kulağa kötü gelse de çok fazla yenilik fırsatını da beraberinde getirmekte. Döngüsel ekonominin temelleri de zaten tamamen yenilikçi sistemler oluşturmak olduğu için, raporda yayımlanan, tekstil sektöründeki fırsatlara hızlıca bakalım;
-Hammadde fiyatlarının yüksek olmasına karşın, geri dönüşüm hem AB hem Hollanda hem de Türkiye için çok az seviyede; giysi üretiminde kullanılan hammaddelerin toplam maliyetin %66’sını oluştursa da bu hammaddelerin geri dönüşüm oranı tüm Avrupa’da %10’larda. Bu da sistemi yeniden oluştururken olağanüstü bir geri dönüşüm fırsatı sunmakta.
-Mevcut verimsiz sistemlerin Hollanda, Türkiye ve AB ekonomisine zararı tahmin edilenden çok daha fazla; kıyafet atığı olarak bakıldığında, sadece Hollanda’daki atık miktarı, kişi başı ortalama 5.9kg. Toplam üretim kapasitesine baktığımızda ise, tekstil sektöründeki üretim Türkiye’nin toplam üretim kapasitesinin %4,8’ini kapsamakta. Bu noktadan baktığımızda, tekstil sektöründe geliştirilecek yeni bir sistemin, Türkiye ekonomisine katkısının ne denli büyük olacağını görebiliriz.
-Türkiye’nin tekstil alanındaki endüstriyel deneyimi ve coğrafi konumu çok önemli bir fırsat. Türkiye tekstil ihracatında globalde %3’lük bir paya sahip ve bu durumu ile dünyadaki 7.en büyük tekstil ihracatçısı. Aynı zamanda bulunduğu konum dolayısı ile özellikle AB ülkeleri ile ihracat noktasında çok önemli bir avantaja sahip.
-Üretim kapasitesi ve coğrafi olarak tekstil sektöründe kullanılan hammaddeye ev sahipliği yapması bakımından, ki özellikle hammaddeye kolay erişim noktası döngüsel ekonomi için çok önemlidir, Türkiye çok farklı fırsatlara açık.
-Raporun hazırlanması sürecinde yapılan araştırmalar sonucu, mevcut sistemin tamamen ‘üret-tüket-at’ şeklinde çalıştığı tekrar ortaya çıkmakta. Fakat az da olsa, döngüsel ekonomiye uygun süreçlerin de var olduğu tanımlanmış. (bu süreçlere ait detaylı bilgi, raporun 6.1 bölümünde)
-Raporun hazırlanması sürecinde yapılan görüşmelerde, tekstil sektöründe döngüsel ekonomiye yönelik atılacak adımlara katkı sağlamak için yüksek oranda talep olduğu görülmekte. Bu yoğun talepler için de aşağıdaki şekilde fırsat noktaları belirlenmiş.

Döngüsel Fırsatlar
1)Geri dönüşüm ve sınıflandırma süreçleri
-geri dönüşüm ve sınıflandırma süreçleri için bölgesel merkezlerin oluşturulması
-karşılıklı ticaret anlaşmaları ile döngüsel süreçleri aktifleştirmek
-Türkiye’deki mekanik sınıflandırma süreçlerinin geliştirilmesi
-kimyasal geri dönüşümün geliştirilmesi (karbon salınımı göz önünde bulundurularak)
2)Döngüsel tasarım süreçleri
-yeniden kullanıma ve doğayı ön plana koyarak geliştirilecek tasarımlar
-ar-ge süreçlerini farm-to-closet vizyonu ile geliştirme
-farklı sektörler arası etkileşimi arttırmak (VR teknolojisi gibi)
-geri dönüştürülebilen fermuar & aksesuarlar
3)Döngüsel üretim süreçleri
-üretim süreçlerinde kimyasal kullanımının tamamen sıfırlanması veya en düşük seviyede tutulması için teknolojik geliştirmeler
-doğal kimyasalların kullanımı
-kaynak kullanımı ve enerji tüketiminin en aza indirilmesi için teknolojik geliştirmeler
4)Dijitalleşme ile ürünlerin takibi ve etiketlenmesi sayesinde hem üreticiler hem de tüketiciler için daha şeffaf ve doğru bir süreç geliştirilmesi
5)Yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı ile geliştirilecek sistemler sayesinde hem finansal hem de teknolojik açıdan çok farklı fırsatlara imkân tanıyacaktır
6)İş birliği ve raporlama süreçleri için platformların kurulması. Bu sayede, geliştirilecek döngüsel sistemlerin hangi standartlara göre ölçümlenebileceği belirlenebilir, döngüsel sistemlere göre tasarlanmış iş modellerinin veya sektörlerin çevresel ve sosyal etkileri ölçümlenebilir hale getirilebilir.
Raporda, tüm bu fırsatların yanında, elbette tüm paydaşların döngüsel bir tekstil endüstrisi yaratma noktasında farklı katkıları olacağından da bahsedilmekte.
Hollanda tarafından özellikle döngüsel ekonomi alanında geliştirilmiş teknoloji tasarım ve inovasyon tecrübesi büyük bir katkı sunacak. Aynı zamanda Türkiye’nin özellikle tekstil sektöründeki tecrübesi, üretim kapasitesi, coğrafi konumu ve AB ülkeleri ile olan ticari süreçleri çok önemli sürece olumlu sonuçlar sunacaktır.

Peki tüketiciler için ne gibi fırsatlar var?
Elbette tekstil sektöründeki döngüsel dönüşüm, tüketiciler için de çok değerli fırsatlar yaratacaktır. Aşırı tüketim dolayısı ile hepimizin evlerinde çok az ya da hiç kullanılmamış onlarca giysi, kıyafet veya ayakkabı bulunmakta. Bu ürünlerin ekonomiye yeniden kazandırılması, ikinci el olarak kullanılması ya da geri dönüşüm süreçlerinde hammaddelerine ayrılarak, yeniden üretimde farklı amaçlarla kullanılması mümkün. Bu sayede doğal kaynak kullanımlarında çok önemli geri kazanımlar ortaya çıkabilir.
Fakat bir adım öncesine döndüğümüzde, tekstil sektöründeki döngüsel dönüşüm, tüketicilerin alışveriş alışkanlıklarını da değiştirmeye katkı sağlayacaktır. Üretim süreçlerinin daha şeffaf olması, etiketleme ile tüketiciye detaylı bilgiler verilmesi, özellikle çevreci ve sürdürülebilir bir yaşam için çabalayan milyonlarca tüketicinin en büyük talebi. Örnek olarak, İngiltere’de yapılan araştırmayı hatırlayabiliriz. Tüketicilerin %80’i kıyafet alışverişlerinde ürünlerin üzerindeki etiketlerde daha fazla bilgi görmek istediğini belirtiyor. Günümüz dünyasında, bilinç hızla artarken tüketiciler satın alma kararlarında daha çevreci süreçlerle üretim gerçekleştiren markaları tercih ediyor.
Belki tekstil sektöründeki üretim süreçleri için bireysel olarak bir şey yapamayacağınızı düşünüyor olabilirsiniz. Fakat, özellikle hayatımızın tamamını kapsayan iletişim kanalları sayesinde, markaların tüketicilerden gelen taleplere kayıtsız kalmadığını da hatırlamakta fayda var. Biz tüketiciler ne kadar çevreci ne kadar şeffaf ve ne kadar doğaya zararsız ürünler talep edersek, üreticiler de o kadar fazla bu alanda çalışma yapacaktır. Bu nedenle bilincimizi arttırıp, çevremizi de döngüsel ekonomiye geçiş sürecinde bilgilendirmek en büyük görevimiz.
Haftaya görüşmek üzere.
Raporun tamamına ulaşmak için buradaki linki kullanabilirsiniz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Tekstil sektöründeki döngüsel fırsatları tüketiciler gözünden inceliyoruz.
15 Tem 2021

YAZARLAR

Döngüsel Ekonomi
Döngüsel Ekonomi Hakkında Her Şey!
İLGİLİ OKUMALAR


