Unutulacak büyük korku: Depreme hazırlıksız yakalanmak

Depremin ilk saniyelerinde kendilerini dışarıya atanlar nereye gideceğini bilemedi. Sokaklar, caddeler binalarla kuşatılmıştı. Toplanma merkezi tabelasının bulunduğu kimi yerlerde inşaat vardı ve alanın çevresi kapatılmıştı, kimi yerlerde de toplanılacak yerin kapıları kilitliydi. Buradan Hatay’a, yerle bir olan Antakya’ya uzanmak şart. Zira depremden kurtulmak için binadan çıkmak yeterli olmuyor.
Unutulacak büyük korku: Depreme hazırlıksız yakalanmak

7 Nisan - Datassist - Gündem
Datassist ile birlikte

Datassist: Teknoloji merkezli bordro ve İK hizmetleri Türkiye’nin lider İK tabanlı bordro hizmet sağlayıcısı Datassist , yenilikçi platformu Dakika aracılığıyla bordro outsourcing, profesyonel işveren organizasyonu (PEO) ve bordro SaaS hizmetleri sunuyor. ADP, SdWorx, Cloudpay ve ActivPayroll gibi küresel bordro organizasyonlarıyla uzun süreli işbirlikleri kuran Datassist, özel yazılımlar ve entegrasyon araçları geliştiren ekibi sayesinde, tek bir API üzerinden sorunsuz adaptasyon ve tam kontrol sağlıyor. Neler var? Bordro Outsourcing: Özel yazılımımız aracılığıyla bordro ve çalışan yönetimi hizmetleri sunan temel iş kolumuz. Çalışan İstihdamı (PEO/EOR): Datassist’in yasal ortak işveren olarak konumlandığı, tam kapsamlı bir insan sermayesi yönetimi (HCM) çözümü. Bordro SaaS: Türkiye’nin ilk web tabanlı bordro platformu Dakika, maaş hesaplama, izin ve personel yönetimi hizmetleri sunmaktadır. Datassist ile buradan tanışabilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

İstanbul’u sarsan 6,2 şiddetindeki deprem, 1999’daki Marmara depreminin üzerinden 26 yıl geçmesine, 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinin üzerinden henüz 2 yıl geçmiş olmasına ve yaraların bugüne kadar sarılamamasına rağmen ne kadar hazırlıksız olduğumuzu bir kez daha yüzümüze vurdu.

Hazırlıklı olunduğu için değil, depremin şiddeti ve süresi nedeniyle can ve mal kaybı yaşanmadı ancak kısa sürede unutulacak, aslında milyonlarca insanın kalbinde saklı büyük korku kendini anımsattı.

Depremin ilk saniyelerinde kendilerini dışarıya atanlar nereye gideceğini bilemedi. Sokaklar, caddeler binalarla kuşatılmıştı ve bu tabloda evde olmakla olmamak arasında da büyük bir fark yoktu. 

Toplanma merkezlerini önceden bilenler de garip manzaralarla karşılaştı. Toplanma merkezi tabelasının bulunduğu kimi yerlerde inşaat vardı ve alanın çevresi kapatılmıştı, kimi yerlerde de toplanılacak yerin kapıları kilitliydi.

Taksim Meydanı, Gezi Parkı gibi alanlara çıkabilecek şansı olanlar, bu geniş alanlarda güven içerisinde bekleyebildi. Ancak yansıyan görüntüler, insanların sokaklarda, caddelerde beklemek zorunda kaldıklarını açıkça gösterdi.

Hatay ve Malatya örneği

Buradan Hatay’a, yerle bir olan Antakya’ya uzanmak şart. Zira depremden kurtulmak için binadan çıkmak yeterli olmuyor.

Yüzlerce kişi, binadan çıktıktan sonra enkazla dolu sokaklarda ilerleyemedikleri için yıkılan farklı binaların enkazı altında hayatını kaybetti.

Yüzlerce kişi, evinden çıktıktan sonra yandaki binanın yıkılması nedeniyle enkaz altında kaldı ve saatler sonra çıkartılabildi.

Malatya Doğanşehir bir başka örnek, 6 Şubat depremlerinden ilki yaşandığında Doğanşehir’de hava sıcaklığı yaklaşık eksi 20 dereceydi. İnsanlar evlerinden çıktı ancak uzaklaşamadı zira açık alanda durmak imkansızdı.

Bir depremzede olanları şöyle anlatıyordu:

“Aslında ilk depremden sonra yıkım azdı. Yine ölenler oldu ama ikinci depreme göre azdı. Ama çok soğuktu. Attık kendimizi sokağa. Yerde kar. Mübarek yağmadı yağmadı yağacağı tuttu. Kadınları arabaya bindirdik. Arabası olan bindirdi. Olmayan aileler, evlerinin önünde ateş yaktı, evleri yıkılmayanlar, evden de çok uzaklaşmamıştı. Sonra öğlen o ikinci deprem olunca kaç aile altında kaldı binaların...”

133 AVM'den 95'i toplanma alanlarının üzerinde

İstanbul Planlama Ajansı’nın (İPA), Temmuz 2024 tarihli çalışmasına göre, İstanbul’daki 133 AVM’den 95'i toplanma alanı olarak belirlenen yerlerin üzerinde yapıldı. Bu AVM’lerin her biri 20 bin metrekarenin üzerinde alan kaplıyor. 

  • İnşaat Mühendisleri Odası’nın verilerine göre 1999-2003 arasında deprem toplanma alanı olarak belirlenen ancak daha sonra imara açılan noktalarda bugün dev AVM’ler yükseliyor. 

Buna rağmen hâlâ "toplanma alanları" arasında AVM'lerin önündeki meydanlar gösteriliyor. Mezarlıklar da geçici toplanma merkezlerinden. Millet bahçeleri, stadyumlar, meydanlar, açık spor alanları, parklar, askerî alanlar, spor tesisleri de diğer toplanma alanları. Ancak yıkıcı bir depremde insanların buralara nasıl ulaşacağı meçhul. 

Felaket senaryoları

Deprem uzmanları, 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinin hemen ardından, başta Hatay olmak üzere deprem kentlerindeki yıkımın büyüklüğünü ve depremin ardından yaşanan kaosu işaret ederek yeniden, “Artık zaman kalmadı” uyarısında bulundular. Kimi deprem uzmanları yıkıcı bir deprem beklemediklerini söylese de tam aksini söyleyenlerin sayısı çok daha fazla. 

Hatay’da yaşananlar, yaşanabileceklerin habercisi. 

Ilgım Apartmanı, Hatay’da yıkılan, 85 kişinin yaşamını yitirdiği, depremin simge binalarından. Simge binalardan biri, zira bu apartman 2017’de yeni deprem yönetmeliklerine göre hazırlanmış. Savcılık soruşturması kapsamında Karadeniz Teknik Üniversitesi tarafından hazırlanan raporda binanın yönetmeliğe uygun inşa edildiği, demir ve beton kalitesinin yeterli olduğu ve binanın yıkılmasında “asli sorumlu” kimsenin bulunamadığı belirtiliyor. 

Konya Teknik Üniversitesi’nin raporu da buna paralel: “Deprem bu kadar şiddetli olmasaydı, bina yıkılmazdı” sonucuna ulaşılmış. Kahramanmaraş depremlerinin ardından açılan davalarda sanık sandalyesinde müteahhitler ya da yapı denetim elemanları yer alıyor. Aslında 1999’dan çok da farklı değil. Tek fark, o günkü hukuki karmaşanın bugün biraz daha az olması. 

  • Sistemi değiştirecek davalar, 1999’da olduğu gibi bugün de açılamıyor. Belediyelere, bakanlıklara, AFAD’a karşı açılmış dava neredeyse yok. 

Cumhurbaşkanlığı, İçişleri Bakanlığı aleyhine açılan tazminat davaları da mahkemeler tarafından “hasım olmadıkları” gerekçesiyle geri çevriliyor. Binaların yapıldığı zemin, imara açılan alanlar, riskli alan olmaktan çıkartılan bölgeler konusunda da neredeyse açılan dava yok. 

Türkiye’deki sistem, binaların depreme dayanıklılığı konusunda yapı denetim firmalarına dayanıyor. Bir yapı denetim firmasının, farklı alanlarda uzman mühendisler çalıştırması zorunlu. Tek bir mühendisin bütün binaya onay vermesi mümkün değil. Ancak koşullar düşünüldüğünde yapı denetim firmaları da bu maliyeti karşılamakta güçlük çekiyor. Bu nedenle kullanılan yöntem "diploma kiralama." Genellikle genç ya da emekli mühendislerin diplomaları kiralanıyor. 

Bugün İstanbul Taksim’de, ortalama bir binanın gerçek anlamda güçlendirme bedeli, müteahhitlik firmaları tarafından “50 bin dolar” olarak ifade ediliyor. Binanın yıkılıp yapılması için de 80-100 bin dolar arası bir fiyat biçiliyor. İnsanların ödemesinin mümkün olmadığı rakamlar... Yönetmelik sorunlu, denetim sorunlu, kurtarma faaliyetleri sorunlu, trafik sorunlu.

Depreme gerçek anlamda hazır olabilmek için sistemi baştan sona değiştirmek gerekiyor ancak bu konuda fazla bir umut ışığı da görünmüyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto GündemAposto Gündem

BÜLTEN SAYISI

📮 İstanbul’da deprem, Ankara’da barikat

Silivri açıklarında meydana gelen 6.2 büyüklüğündeki deprem, İstanbul ve çevre illerden hissedildi. CHP lideri Özel'in beraberindeki vatandaşlar, polisin kurduğu barikatı aşarak Valiliğin yasaklama çabalarına rağmen Anıtkabir'e yürüdü.

24 Nis 2025

Datassist ile birlikte
AA

YAZARLAR

Gökçer Tahincioğlu

Gazeteci ve yazar. 1997-2018 yılları arasında Milliyet Gazetesi’nde muhabir, haber müdürü ve köşe yazarı olarak çalışan Tahincioğlu, 2019’dan beri T24 internet sitesinde Ankara Temsilcisi ve yazarlık görevlerini üstleniyor.

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

SpektrumSpektrum

HİKAYE

Britanya siyasetinin yeni perdesi: Andy Burnham dönemi ne getirecek?

Westminster siyasetinin geleneksel işleyişine karşı halk arasında biriken öfke, kendini Londra merkezli sistemin dışından geliyormuş gibi konumlandıran eski Manchester Belediye Başkanı, yeni Başbakan Andy Burnham için ilk aşamada bir avantaj sağlıyor şüphesiz. Ancak şimdilik adeta “İngiliz siyasetini kurtaracak bir halk kahramanı olarak selamlanan ve yüceltilen” karizmatik lider Andy Burnham için en büyük sınav, göreve geldikten sonra rüzgar tersten estiğinde ülkesi için anlattığı hikayeye tutunup tutunamayacağı olacak.

Batur Ozan Togay

·

21 Tem 2026

Britanya siyasetinin yeni perdesi: Andy Burnham dönemi ne getirecek?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

KKTC Doğalgaz Boru Hattı: Başarıya giden yol mu?

Türkiye ile KKTC arasında imzalanan mutabakat zaptıyla iki ülkeyi denizin altından bağlayacak doğalgaz boru hattı için çalışmalar resmen başladı. Doğu Akdeniz gaz havzası sadece Kıbrıs (Rum ve Türk kesimi olması bağlamından bağımsız) için değil, Mısır ve İsrail’de dahil olmak üzere son dönemde öne çıkan, doğalgaz rezervleri açısından da oldukça önemli bir havza. Peki bu adımın getirileri ne olabilir?

Birol Oğuz

·

20 Tem 2026

KKTC Doğalgaz Boru Hattı: Başarıya giden yol mu?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Güven ve şeffaflık: Derneklere bağış yapmadan önce nelere dikkat edilmeli?

Ahbap Derneği soruşturması, Türkiye'de milyonlarca kişinin bağış yaptığı dernek ile vakıflara ilişkin güven ve şeffaflık tartışmalarını gündeme getirdi. Peki bir derneğe bağış yapmadan önce nelere dikkat edilmeli? Bir derneğin güvenilir olduğu nasıl anlaşılır?

Melisa Gülbaş

·

20 Tem 2026

Güven ve şeffaflık: Derneklere bağış yapmadan önce nelere dikkat edilmeli?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Sahne önü ve arkası: NATO Zirvesi hakkında akla takılan hayati noktalar

7-8 Temmuz 2026 tarihinde Ankara’da toplanan NATO liderler zirvesi, ittifakın kendisi hakkında çok daha derin soru ve sorunları gündeme getiriyordu. Avrupa merkezli NATO ile Donald Trump başkanlığındaki Amerikan yönetiminin zıt tutumları nedeniyle Atlantik ötesi ilişkiler giderek karmaşıklaşıyor, anlaşmazlıklar derinleşiyor ve kapsamı genişliyor. Peki Türkiye bu denklemde nerede duruyor?

Faik Bulut

·

20 Tem 2026

Sahne önü ve arkası: NATO Zirvesi hakkında akla takılan hayati noktalar
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Başka bir kader yoksa: Çocuklara verilecek cezaların artırılmasının sonuçları ne olabilir?

Bir tarafta çocuğunu kaybetmiş aileler, suç makinesine çevrilmiş çocuklar, çocukları bünyesine alan çeteler; diğer tarafta cezaların ağırlaştırılmasının çok daha fazla çocuğun suça karışmasına yol açacağını, sorunları çözmeyeceğini dile getiren uzmanlar. Tüm bu tartışmaların ortasında iktidar, çocuklara verilecek cezaların artırılmasını içeren bir yasa teklifini TBMM’ye sundu. Peki bunun sonuçları ne olabilir?

Başka bir kader yoksa: Çocuklara verilecek cezaların artırılmasının sonuçları ne olabilir?