Ursula'nın Öyküsü

"Britanya'da.. Ursula adında bir kızı olan Hıristiyan bir kral vardı.
Ursula'nın Öyküsü

Muhteşem bir dürüstlük, bilgelik ve güzellik sahibi olan bu kız pırıl pırıl bir insandı. [Hala pagan tanrılarına tapan] İngiltere Kralı bu bakirenin kendi oğluyla evlenmesinden çok mutlu olacağını söyledi. Genç oğul da ona sahip olmayı çok arzuluyor, çok istiyordu. Ursula'nın babasına ağırbaşlı bir elçi gönderildi; elçi kızı alabilmek için büyük büyük sözler verdi, diller döktü.. İlahi bir ilham alan Ursula evlenmeye şu şartla razı oldu: genç adam vaftiz olacak [ve Ursula'nın 11bin bakirenin eşliğinde hacca gitmesine izin verecekti. Prens] Ursula'nın talep ettiği her şeyin yapılmasını emretti. [Böylece] Roma'ya doğru yola çıktılar."

13.yy'da Cenova başpiskoposu Jacopo de Voragine'nin derlediği bir kutsal hikayeler derlemesi olan "Altın Efsane"deki Azize Ursula'nın hikayesi işte böyle başlar. Bu kitap bütün Avrupa'da inanlımaz bir ilgi gördü, belki neredeyse İncil'in kendisi kadar kolay bulunabilen bir kitap haline geldi. 1500 yılına gelene dek yaklaşık 75 Latince basımı yapılmıştı; İngilizce, İtalyanca, Fransızca, Almanca ve Çekçede de bir o kadar, hatta daha fazla basıldı. Dolayısıyla Scuola di Sant'Orsola adıyla tanınan Venedikli kardeşlik derneği, üyelerin toplandıkları kulüpteki eskiyip yıpranmış bazı freskler yerine resimler sipariş etmeye karar verdikleri zaman koruyucu azizeleri Ursula'nın efsanevi hayatına dair ayrıntılı bilgilere ulaşmaları gayet kolay olmuş olsa gerek. 

Dernek üyeleri, Azize Ursula'nın hikayesini yaklaşık olarak üç metre yükseklik ve altı metre uzunluktaki bir dizi büyük tuvale resimlemesi için Vittore Carpaccio'yu tuttular. 1490 ila 1500 yılları arasında yapılan bu resimlerin hepsi hem kardeşlik derneğinin buluşma yeri hem de şapeli işlevi gören binanın içine asıldı. Azize Ursula'nın hayatını ağır ağır ilerleyen bir anlatı silsilesi izleyerek tasvir eden bu resimlerin ilkinde, İngiltere Kralı'nın güzel Hıristiyan prensesi, oğluna istemek için gönderdiği elçi vardır.

Azize Ursula'nın Hikayesi

Bu tuvalde elçilerin indikleri gemiyi uzakta, büyük bir meydanın uzak ucuna demirlemiş halde görürüz. Elçilerin kendileri ise tuvalin orta kısmında, resmin ön cephesinde, resim yüzeyinde soldan sağa ilerleyen bir tören alayı içerisinde gösterilir. Figürler neredeyse bir filmden karelerin oluşturduğu sekans gibi tasvir edilir: Önce soldan ikinci sütunun yanlarına baktığımızda ayakta duran iki figür görürüz; sonraki iki figür tahtında oturan kralın huzurunda tamamen diz çökmüş haldeyken başka iki figür de tam diz çökmek üzereyken gösterilir. Zaman ve mekan içinde neredeyse sinemasal bir biçimde ilerlendiği hissi tuvalin en sağına kadar devam eder; orada da genç, güzel azizeyi kocaman bir sayvanı olan bir karyolanın bulunduğu çok daha şahsi bir ortamda ayakta durmuş ve başını avucuna yaslayan, hayattan bezmiş babasıyla evlilik teklifini konuşurken görürüz.



Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

Yıldızlı Bir HikâyeYıldızlı Bir Hikâye

BÜLTEN SAYISI

Rönesans Sanatında Hikaye Anlatımı

Azize Ursula'nın Öyküsü ve Rönesans döneminde hikaye anlatmak ve anlamak üzerine..

03 Nis 2022

Azize Ursula

YAZARLAR

Yıldızlı Bir Hikâye

Edebiyata ve sanata yön veren isimlere, hayatlara ve eserlere tanıklık edeceğin bir yayın.

İLGİLİ OKUMALAR