Yemen'de savaşın geleceği


imece summit - "Geleceğe Etki Zirvesi" bugün başladı Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları'nın işaret ettiği 2030'da dünya nasıl görünecek? Küresel pandeminin yarattığı kriz ortamı, küresel bir paradigma değişimine de beraberinde getiriyor. Tam da bu günlerde dönüşümü bütünsel olarak anlamlandırmak, üretmek, uygulamak, hızlandırmak ve yaymak için fırsatlar olduğunu söyleyebildiğimize inanan sosyal inovasyon platformu imece, bu noktalardan hareketle daha iyi bir toplum ve gezegen için iş dünyası, kamu, sivil toplum, girişimcilik ve sosyal inovasyon alanlarından paydaşları etki odaklı yanıtlar için bugün başlayan imece summit - Geleceğe Etki Zirvesi’nde bir araya getiriyor. Bugün ve yarın imece yürütücülüğünde, Zorlu Holding ev sahipliğinde, ATÖLYE, B Lab Europe, BMW Foundation, Social Innovation Exchange (SIX) ve S360‘ın içerik ve ağ partnerliği, Açık Açık, Ashoka Türkiye, Impact Hub İstanbul, İstasyonTEDÜ, KUSIF, Mikado, Now Partners, UNDP Accelerator Labs, SDGIA ve TSGA’nın oturum partnerliğinde ve De-Coder‘in küratörlüğünde gerçekleşecek olan imece summit’te katılımcılar; "Etki yaratan Topluluklar", "Etki yaratan Finans", "Etki yaratan İş Dünyası", "Etki yaratan Liderlik" ve "Etki yaratan Organizasyonlar" temaları etrafında gerçekleşecek farklı oturumlarda dünyanın geleceğine dair farklı cevaplar bulabilecekleri bir keşfe çıkıyor. Imece summit’te bugün: Bu sabah saat 10.00'da Arbor Impact Direktörü Aylin Gezgüç, Adım Adım Açık Açık Kurucu Üyesi Doç. Dr. Itır Erhart ve Now Partners Kurucu Ortağı Marcello Palazzi'nin katılımıyla gerçekleşen Güne Başlarken: İlk Gün Bizi Neler Bekliyor? oturumuyla başlayan imece summit’te katılımcılar, alanında değerli konuşmacılar eşliğinde " Dönüşüm gerçekten mümkün mü?" "Yerel yönetimlerin değişimi yönetmekteki rolü ne?", "Farklı sektörler geleceği nasıl öngörüyor?" "Kapitalizm iyileştirici olabilir mi?", " B Corp nedir?", "İş dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları hangi bağlamda kesişecek?", "Yenilikçi ve etkin bir sivil toplum hangi bileşenlerden oluşuyor?" gibi çok sayıda soruya etki odaklı yanıtlar arayacak. imece summit’te yarın: imece summit’in ikinci gün programı da yarın 10.10’da İkinci Gün Bizi Neler Bekliyor? oturumuyla başlayacak. Gün boyu sunum, panel, interaktif oturum, açık forum, tartışma gibi farklı formatlarda gerçekleşecek olan oturumlarda katılımcıların gündeminde "Kadın liderler ne gibi bir potansiyel vadediyor?", "İşbirliği ve amaç odaklı topluluklar nasıl geliştirilir?" "Sosyal inovasyon nedir?", "Türkiye'de sağlıklı bir s osyal girişimcilik pazarı nasıl oluşturulabilir?", "Yeni finansal enstrümanlar nasıl etki yaratabilir?", "Sorumluluk duygusu liderlikten sonra mı gelir?" “Bizi daha dayanıklı ve yaşanabilir şehirler için farklı geleceklere yönlendiren deneyimleri nasıl yaratabiliriz?” soruları olacak. Bugün 18.00'e kadar sürecek ve yarın 10.10 - 17.45 arasında gerçekleşecek oturumları izlemek için zirveye bu bağlantıdan kaydolabilirsiniz. imece: 2016'da ATÖLYE, S360 ve Zorlu Holding ortaklığında kurulan sosyal inovasyon platformu imece; değişim yaratan bireylerin ve kurumların sosyal ve çevresel fayda odaklı dönüşüm yolculuklarında kapasitelerini geliştiriyor; oluşturduğu içerik ve komüniteler üzerinden sistemsel dönüşümü tetiklemek için çalışıyor. imece; pusula kabul ettiği Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları'nın işaret ettiği sistemlerin, yaklaşımların ve daha sürdürülebilir bir dünyanın uygulanabilmesi için "daha etkin ortaklıklar" kurulması düşüncesinden hareketle imece impact, imeceLAB, imece Dialogues ve imece summit gibi ana programlarıyla faaliyet gösteriyor.
Daha fazlasını öğren →
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
Arap yarımadasında küçük bir ülke olan Yemen, zorlu bir iç savaşın ortasında acı çeken sivillerin merkezi hâline geldi. Sekiz yıldır süren çatışmanın bir iç savaş olmaktan çıkıp İran destekli Husiler ve Suudi Arabistan liderliğindeki çok uluslu koalisyon arasında bir vekâlet savaşına dönüştüğü düşünülüyor. Savaşın; bölgedeki El-Kaide mensuplarının dayanak noktalarını genişletmelerine olanak sağladığı gibi, ülkenin altyapısını yok ederek halkı derin bir yoksulluğa sürüklediği görülüyor.

Karikatür: Carlos Latuff
- Bir adım geriden: Çatışma 2014’te Yemen’e istikrar getiremeyeceği gerekçesiyle Cumhurbaşkanı Abdullah Salih'in görevini başkan yardımcısı Mansur Hadi'ye devretmesiyle başladı. Göreve gelen Hadi hükümeti yolsuzluk, işsizlik gibi çeşitli sorunlarla başa çıkmaya çalışırken Husi hareketi, başkent Sanaa’yı kontrol altına alarak hükümetin istifasına sebep oldu. ABD, Birleşik Krallık ve Fransa’dan askerî destek alan Suudi Arabistan; Körfez ülkeleriyle birlikte 2015’te bölgedeki Husileri yenip Hadi hükümetini yeniden kurmayı amaçlayan bir hava harekâtı başlattı.
Taraflar
- İran: Orta Doğu’da önemli aktörlerden biri olan İran’ın, suçlamaları reddetse bile Husilere askerî destek sağladığı biliniyor. İran'ın; bölgedeki Suudi ve ABD hakimiyetine meydan okumak, İran'dan Akdeniz'e uzanan koridoru ve Bab al-Mandeb’in kontrolünü sağlamak için hareket ettiği görülüyor.
- Suudi Arabistan: İran Suudi Arabistan’ın güvenliğine büyük bir tehdit oluşturduğu için Suudilerin Husilerin Yemen'deki kontrolünü kabul etmesi, düşmanın güney sınırına yerleşmesine izin vermeleri anlamına geliyor. Birleşmiş Milletler raporlarına göre ABD ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden askerî destek alarak Husileri etkisizleştirip bölgedeki İran etkisini azaltmak ve Yemen’in uluslararası alanda tanınan hükümetini yeniden kurmak amacıyla hareket eden Suudi Arabistan’ın bölgede savaş suçları işlediği biliniyor.
- Husiler: Yemen nüfusunun üçte birini temsil eden Şii topluluğu, Suudi destekli Selefi İslam'ın yayılmasına karşı çıkıyor. Daha fazla ekonomik kaynak ve siyasi katılım talep ettiği bilinen Husiler, Kuzey Yemen'deki meşruiyetlerinin uluslararası alanda tanınmasını istiyor.
- ABD: 2000'lerden bu yana Yemen'de terörizmle mücadeleye yatırımlarıyla bilinen ABD, 2015’te Suudi sınırlarının güvenliği ve Bab al-Mandeb’den serbest geçişin etkilenmemesi için doğrudan harekât düzenlemeden koalisyona askerî destek sağlayacağını duyurmuştu. Ancak Biden yönetimi altında ABD'nin Suudi Arabistan'la ilişkilerinin, 2018'de Cemal Kaşıkçı'nın öldürülmesi ve Suudilerin Yemen'deki insani krizdeki rolü gibi çeşitli sebeplerle kötüleştiği düşünülüyor. Suudi Arabistan'a yapılan askerî desteği sonlandıracağını duyurarak ateşkes çağrısında bulunan Joe Biden’ın bu tutumu tartışma yaratıyor; zira hareketin Husilerin iktidarını sağlamlaştırmasına yardımcı olmasından ve bölgedeki güvenliğin sağlanamamasından endişe ediliyor.
- Yemen Dışişleri Bakanı Ahmet bin Mübarek, Husilerin barışı engellediğini ifade ederek “İran’ın, halkının servetini Yemen’deki milisleri silahlandırmak için kullandığını” söyledi. Bölgedeki askerî desteği azaltabilmek için İran’a daha sert yaptırımlar uygulanmasını isteyen Mübarek, Yemen'e barış getirmek için ABD ile çalışmaya istekli olduklarını belirtti. Mart 2021 itibarıyla BM’nin atadığı özel temsilci Martin Griffiths, savaşa siyasi bir çözüm bulmak için ateşkes çabalarının sürdüğünü bildirdi.
- Halkın durumu: BM, Yemen'deki insani krizi dünyanın “en kötüsü” olarak tanımlıyor ve nüfusun %80'inden fazlasının yiyecek, su ve sağlık hizmetlerine erişemediğine dikkat çekiyor. Beş yıldır savaşın sebep olduğu ölüm sayısının 18 bini aştığı söylenirken Covid-19 salgınının bu sayıyı daha da artırmasından endişe ediliyor. Tarafların işkence ve cinsel şiddet içeren eylemleriyle insan hakları hukukunu ihlal ettiklerini belirten BM, bunun savaş suçu teşkil edebileceğini söylüyor. Salgının yarattığı ekonomik krizle birçok ülkenin yardımları kestiği Yemen'de ekonomik sıkıntılara dayanamayan halkın iki gün önce hükümet sarayını bastığı biliniyor.
- Ne olacak? Yemen’in içinde bulunduğu savaş, Orta Doğu'da istikrarsızlık yaratarak İran ile Suudi Arabistan arasındaki gerilimi artırdı. Uluslararası toplum Yemen savaşına siyasi bir çözüm getirmek isterken çatışmanın sona erdirilmesi bölgedeki grupların kararlarına ve barış müzakerelerine dâhil edilip edilmeyeceklerine bağlı. ABD, Suudi Arabistan'ın üzerinde baskı uygulayarak süreçte kritik bir rol üstlenebilir ancak İran’dan da Husileri durduracak somut bir adım gelmediği sürece bölgede barışın sağlanmasının oldukça zor olacağı düşünülüyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu hafta hikâyelerimizde Yemen'deki vekâlet savaşını ve ABD'nin değişen politikasını, Almanya'da iki eyalette gerçekleştirilen seçimleri ve geçtiğimiz haftanın yasama gündemini ele alıyoruz.
18 Mar 2021

YAZARLAR

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
BirGün muhabiri Ebru Çelik'in "figüran" haberi, gazetecilikte kimlik gizleyerek haber yapma yöntemini yeniden gündeme taşıdı. Peki bu yöntemin kökleri nereye uzanıyor, etik sınırı nerede başlıyor ve kamu yararı bu tartışmanın neresinde duruyor?

Çin’in siyasi partiler, düşünce kuruluşları ve yayıncılık faaliyetleri üzerinden Türkiye’de kurduğu ilişki ağı genişlerken, bu hattın yeni merkezlerinden biri DÜNYA-MER oldu. Merkezin Başkanı Prof. Dr. Semih Koray, Aposto’ya yaptığı açıklamalarda DÜNYA-MER’in Çin’in Küresel Medeniyet Girişimi’yle kesişen hedeflerini, güvenlik konferanslarını neden öne aldıklarını ve “yeni bir medeniyetin Asya’dan yükseldiği” tezini anlattı.

ABD yönetimi geniş çaplı bir İran işgaline hazırlanıldığı iddialarını doğrulamıyor. Ancak Hürmüz Boğazı’ndaki geçişi güvenceye almak, stratejik adaları veya askerî altyapıyı hedef almak amacıyla sınırlı kara operasyonları ihtimali gündemde kalmayı sürdürüyor. Başkan Yardımcısı JD Vance ise rejim değişikliğine ve uzun süreli savaşa karşı çıkarken, gerektiğinde sınırlı askerî güç kullanılmasını ve diplomasinin açık tutulmasını savunuyor.

Yeni Parti kurucularından Utku Çakırözer ve Burhanettin Bulut’un Aposto’ya verdiği bilgilere göre, ilk olağan kurultayın Ekim sonu ile Kasım başı arasında yapılması planlanıyor. Kurultayda yalnızca yönetim organları değil, parti programı ve tüzüğüne ilişkin son düzenlemeler de ele alınacak. Kurultayın ardından ise Yeni Parti odağını tamamen seçim hazırlıklarına çevirecek. Önümüzdeki üç aylık süreçte örgütlenme çalışmalarına ağırlık verilecek.

Mutlak butlan kararıyla Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP yönetimine dönmesi, Özgür Özel ve arkadaşlarının Yeni Parti’yi kurmasıyla sonuçlandı. Ankara kulislerinde şimdi Yargıtay’ın kararı kaldırıp kaldırmayacağı, milletvekillerinin dokunulmazlıklarının gündeme gelip gelmeyeceği ve CHP’de yeni bir kurultay sürecinin başlayıp başlamayacağı tartışılıyor. Yeni Parti yönetimi ise butlan kararı kaldırılsa bile CHP’ye dönmeme ve seçime kendi çatısı altında girme eğiliminde.



