Zincirin son, suçlamanın ilk halkası: Müteahhitler #Gaziantep

Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
Kahramanmaraş merkezli depremlerin üzerinden tam 7 hafta geçti. 50 bin 96 kişinin yaşamını yitirdiği, 107 bin 204 kişinin yaralandığı depreme ilişkin soruşturmada tutuklu sayısı ise 317'ye yükseldi. Anadolu Ajansı'nın haberine göre; tutuklananlardan 108'i müteahhit, 173'ü yapı sorumlusu, 18'i yapı sahibi ve 18'i binada değişiklik yapan kişiler.
- Öte yandan: 314 şüpheli hakkında yakalama kararı, 92 kişi hakkında da gözaltı talimatı verildiği bildirildi. İncelemelerde 4 zanlının yurt dışında olduğu, şüphelilerden 65'inin yaşamını yitirdiği tespit edildi.
Depremlerde büyük yıkımın yaşandığı illerden biri Gaziantep'ti. Kentte merkez, Araban, İslahiye, Nizip, Nurdağı, Şahinbey ve Şehit Kamil ilçelerinde çok sayıda bina yıkıldı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın yayımladığı hasar tespit raporuna göre kentte bulunan 210 bin binadan 3 bin 364’ü yıkıldı. Gaziantep Belediye Başkanı Fatma Şahin, depremin ardından yaptığı açıklamada "60 bin nüfuslu ilçenin yarısı yok" ifadeleriyle yıkımı anlatmıştı.
Peki bir ilçenin yarısının yok olacağı kadar büyük bir yıkımın yaşandığı depremde, yıkılan binaların sorumluları kimlerdi? Basına yansıyanlar, derlenen bilgiler ve araştırmalarla; Gaziantep'te müteahhitler.
#Gaziantep
Gaziantep'te deprem nedeniyle yıkılan ve uzun süre basına yansıyan yapılardan biri, 154 kişinin yaşamını yitirdiği Ayşe-Mehmet Polat Sitesi. 6 bloklu sitenin 4 bloku yıkılırken 2 blok kullanılamaz hâle geldi. Sitenin müteahhidi ve fenni mümessili Mehmet Ertan Akay. Akay'ın şirketinin ismi ise MEA Yapı.

Enkaz kaldırma çalışmaları günler süren sitede savcılık gözetiminde bilirkişi heyeti ilk incelemeyi yaptı. Uzmanların incelemesinde zemin katta yardımcı yapı elemanı duvarların olmadığı ve olması gerekenden çok daha ince kolonları üzerine 10 katlı binaların inşa edildiği ortaya çıktı. Ayrıca binaların inşasında kullanılması gerekenden çok daha az ve ince demir kullanıldığı da tespit edildi.
Sitenin müteahhidi Mehmet Ertan Akay, İstanbul Ataşehir'de polis ekiplerince yakalanarak gözaltına alındı. Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığınca "taksirle ölüme sebebiyet verme" ve "imar kanununa muhalefet" ile suçlanan Akay, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
Akay'ın savcılıktaki ifadesi de ortaya çıktı. Mehmet Ertan Akay ifadesinde "İnşaat bitiminden sonra dairelerde ikamet eden kişiler tarafından altyapı çalışması yapılmış. Bunun sitenin temeline zarar verebilecek nitelikte olduğu kanaatindeyim." diye konuştu.
Gaziantep'te depremde yıkılan binalardan biri de Bahar Apartmanı'ydı. Apartmanın müteahhidi İbrahim Mustafa Uncuoğlu. Yıkılan apartmanda en az 9 kişinin hayatını kaybettiği biliniyor. Binanın 2011 yılında yapıldığı değerlendiriliyor.
Enkazda yapılan ilk incelemede uzmanlar beton kalitesinin çok düşük olduğunu, nervürsüz donatı kullanıldığını, düz demir kullanıldığını, kalıp işçiliğinin çok kötü olduğunu, asmolen tavan kullanıldığını, taşıyıcı sistemde kolon-kiriş birleşim bölgelerinde donatıların yeterince sıkıştırılmadığını tespit etti. Uzmanların beton sınıfının belirlenmesi için numune dahi alamadığı, betonun dağıldığı da aktarıldı.

Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, bina ile ilgili yapılan teknik incelemede kusuru bulunduğu belirlenen müteahhit İbrahim Mustafa Uncuoğlu, İstanbul Pendik'ye düzenlenen operasyonla saklandığı evde yakalandı. Gözaltına alınan Uncuoğlu, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
Gaziantep'te yıkılan bir diğer yapı; Pamukoğlu Sitesi'ydi. En az 14 kişinin yaşamını yitirdiği sitenin fenni mesulü inşaat mühendisi A.G. Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığınca depremde yıkılan sitenin ruhsatnamesinde fenni mesul olarak bildirilen inşaat mühendisi A.G. hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Kararın, yapılan ilk incelemelerde beton kalitesinin çok düşük olduğunun belirlenmesi üzerine çıkarıldığı bildirildi. İnternetten yapılan aramalarda A.G.'nin açık ismine ulaşılmıyor. Depremin ardından ortadan kaybolan A.G.'nin Afyonkarahisar'da bulunduğu ve yakalanarak gözaltına alındığı aktarıldı. A.G.'nin emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından Gaziantep'e gönderileceği bildirildi. A.G.'nin Gaziantep'e götürülüp götürülmediğine ilişkin basına yansımış bir bilgi bulunmuyor; ancak A.G.'nin fotoğrafı bulunuyor.

Gaziantep'te yıkılan binalardan bir diğeri de 11 katlı Emre Apartmanı. Binanın yıkılması nedeniyle en az 45 kişinin yaşamını yitirdiği aktarıldı. Anadolu Ajansı'nın aktardığı bilgiye göre; Emre Apartmanı'nın müteahhidi olarak Ali Emre ile Ahmet Yıldız tutuklandı. Ayrıca apartmanın fenni mümessili ve şantiye şefi olduğu bildirilen Nazmi Tosun'un da İstanbul'da yakalanıp gözaltına alındıktan sonra tutuklandığı bildirildi. Apartmanı yapan inşaat şirketinin ismine ise ulaşılamıyor.
- Öte yandan: Emre Apartmanı'nın ikiz binasının yıkılmaması nedeniyle apartmanın kolonlarının kesildiği iddia edildi. Sabah gazetesinin haberine göre; apartmanın altında yer alan bankanın kolon kestiği iddia ediliyor. Haberde binanın ''dönerek'' diye tabir edilen şekilde yıkıldığı, yıkılış şeklinin de kolon kesilme iddialarını desteklediği belirtildi. Bankanın bu iddia nedeniyle dava edildiği bildirildi. Banka yetkilileri ise iddiaları reddetti.

- Bununla birlikte: Apartmandaki kolonları kestiği iddia edilen tek dükkan banka değil, binanın diğer yanında bulunan kuruyemiş şubesinin de kolonları kestiği öne sürülüyor. Konuya ilişkin konuşan Avukat Mehmet Aykut Başderici, konuya ilişkin suç duyurusunda bulunacaklarını belirterek iddiaları şöyle anlatıyor:
"Soruşturma kapsamında yaralı olarak kurtarılan bir müşteki ifadesinde binanın altındaki bir kuruyemişçinin tadilat yaparak dükkanın çevresini kapattığını, kolonları kesip kesmediğini bilmediğini ifade etmiştir. Müşteki ifadesinin devamında binanın altındaki bir emlak ve butik dükkanlarının kolonları ve ana taşıyıcı kirişlerini keserek içinden atık su borusu, klima borusu geçirdiğini iddia etmektedir. Bu duruma ilişkin ise 2020 yılında çeşitli komşuların Şehitkamil Belediyesi’ne yapmış olduğu şikayet dilekçelerinin varlığından söz etmektedir. Ayrıca bina altındaki bir tatlıcı dükkanının bina çekme mesafesi ve bahçe kullanım alanına aykırı bir şekilde ek yapı yaptığı iddia edilmiştir. Bu şikayet dilekçeleri dosya arasına celp edilmiş ve doğruluğu ise kanıtlanmıştır."
- Dahası: Avukat Başderici ayrıca "Esas depremden bir gün sonraki artçı depremde Emre Apartmanı'nın tam karşı çaprazında bulunan bina da yıkılmıştır. Emre Apartmanı su basman seviyesine kadar bir inşaat firması yapmış sonrasında ise başka bir müteahhitte devretmiştir. Bir diğer müşteki ifadesine göre artçı depremde yıkılan bu binanın inşaatı ile Emre Apartmanı'nın su basman seviyesine kadar yapılan inşaatı aynı firma yapmıştır. Haricen almış olduğumuz uzman görüşüne göre her iki binanın da yıkılış şekli incelendiğinde düşük kalite beton veya kolon kirişlerinin özensiz ya da az kullanılmış olma ihtimali söz konusudur." ifadelerini kullanıyor.
- Açıklamalar: Kolon kesildiği iddialarının ardından iddiaya konu olan banka ve kuruyemiş şirketi açıklamalarda bulundu. Banka "Emre Apartmanı'nın zemin katında bulunan binanın kolonlarından birinin, alt kattaki banka tarafından kesildiğine dair çıkan haberlerin kurumumuzla ilişkilendirilmesi nedeniyle tarafımızca açıklama yapma ihtiyacı doğmuştur. Emre Apartmanı’nın herhangi bir kolonunun tarafımızca kesilmesiyle ilgili iddialar kesinlikle gerçeği yansıtmamaktadır." açıklamasında bulundu. Kuruyemiş şirketinin ise söz konusu açıklaması şu şekilde:

Kentte yıkılan binalardan bir diğeri de Furkan Apartmanı'ydı. Furkan Apartmanı'nda en az 51 kişi yaşamını yitirdi. Apartmana ilişkin ön inceleme raporu yayımlandı. Raporda binanın dükkan kısmında "kolon eksiği" olduğu tespit edildi. Dükkan kısmında bir teknoloji firmasının şubesi olduğu; ancak daha öncesinde başka kiracıların da bulunduğu belirtildi.
HalkTV yazarı İsmail Saymaz'ın konuya ilişkin yazısında apartmanın 7 katlı olması gereken apartmana kaçak sekizinci kat inşa edildiği, projeyle statikin uyumlu olmadığı, apartmana projede olmayan eklentiler yapıldığı ifade ediliyor. Saymaz, " Bazı bölümleri yan apartmanla birleştirilerek, yapılaşmaya aykırı ortak alanlar oluşturuldu ve kolonlar kesildi." ifadelerini kullanarak rapordaki şu bölümü paylaşıyor:
"Furkan Apartmanı'nın zemin katında ana merdivenleri ile Akpek Sokak arasında kalan binanın arka bölümünde projeye göre olması gereken bazı kolonların (bir veya birden fazla) olmadığı görülmüştür. Bu tespitlere göre Furkan Apartmanı'nda gerçekleşen çökmenin asıl nedeninin kolonların eksikliğinden (kesilen kolon veya kolonlar) kaynaklandığı değerlendirilmektedir."

Rapor doğrultusunda 3 kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi. Apartmanın altındaki dükkanın ilk sahibi olan Nejdet Alpay ve hâlihazırda dükkanı bulunan Eyüp Öğüt ile Faik Öğüt tutuklandı.
Alpay ifadesinde bitişikteki Alpay Apartmanı’nın altında 1988 yılından 2007’ye kadar otomobil bayiliği yaptığını ve iş yerinin Furkan Apartmanı'nın zemin katıyla yan yana olduğunu anlatıyor. Furkan Apartmanı'nın altındaki depoyu satın aldığını vurgulayan Alpay, dükkanları birleştirmek için kapı açtıklarını ve depoyu yedek parça koymak için kullandıklarını söylüyor. Alpay ayrıca 2007'de işe son verince depoya duvar örüp Faik Öğüt’e sattığını belirtiyor. Deponun Öğüt tarafından mobilya mağazasının showroom’u olarak kullanıldığını belirten Alpay, "Öğüt'ü ziyarete gittiğimde, depo kısmında yatak odası teşhiri yaptıkları yerde iki kolonun yerinde olmadığını gördüm. Kolonların deponun orta kısmına denk geldiğini hatırlıyorum. Ben kolon kesmedim." ifadelerini kullanıyor.

Faik Öğüt ise ifadesinde mağaza tapusunun kendisine, işletme yetkisinin kardeşi Eyüp’e ait olduğunu söylüyor. 2007'de depoyu satın aldığını söyleyen Öğüt, depoyu mağazaya kattığını ve showroom olarak kullandıklarını anlatıyor. Mağazayı kapattıktan sonra asma katta, kendisine ait olan Öğüt Yağ Fabrikası’ndaki işçilerin kaldığını vurguluyor. Öğüt, şöyle devam ediyor:
"Bunlar huzursuzluk verdiler. Kendilerini çıkardık. Boş kaldığı sürede rastgele sıkıntılı insanlar kullandı. Oğlum Yunus, Suriyeli birkaç aileyi getirdi. Hatta asma katta bulunan yerlere belediyeden numara verildi. Kaymakamlık da kontrol etti. Kaç ailenin kaldığını bilmiyorum. Kira almadım ancak oğlum elektrik, su paralarını yatırdıklarını söylemişti. Asma kattaki kısımlar 5-6 odaydı. Bu asma katın olduğu kısım 450-500 metrekareydi. Bu kısım kaçak değildir."
Öğüt sonradan "Teknosa" olarak kullanılan dükkanda kesinlikle kolon kesmediğini savunuyor. Eyüp Öğüt, depoyu 2008’de dükkanına kattığını ve 2012 yılına kadar bu adreste çalıştığını anlatıyor. Bu dükkanın kendilerinden sonra iki kez el değiştirdiğini vurguluyor. İsmail Saymaz, Eyüp Öğüt'ün 2014-2019 yılları arasında Nizip'ten AK Parti'den belediye meclis üyesi olarak görev yaptığını yazdı.
Nurdağı ilçesinde yıkılan binalardan biri de İsmet Coşkun Apartmanı. 7 katlı apartmanın da Furkan Apartmanı gibi kesilen kolonlar nedeniyle yıkıldığı iddia edildi. Binanın altında faaliyet gösteren spor salonunun kolonları kestiği öne sürüldü. İddialara ilişkin soruşturma başlatıldığı bildirildi.

Gaziantep'te yıkılan binalara ilişkin basına en çok yansıyan müteahhitlerden biri Yunus Kaya'ydı. Yunus Kaya Apartmanı, CCK Apartmanı ve Yaşam Konutları'nın müteahhidi Yunus Kaya'nın AK Parti'li Nurdağı İlçe Belediyesi meclis üyesi olduğu ortaya çıkmıştı. Binaların inşaat şirketi de Kaya'nın yönetim kurulu başkanı olduğu CCK Grup.

2016 yılında yapılan 5 katlı Yunus Kaya Apartmanı, inşaat şirketinin internet sitesinde "İnşaat sektöründeki ikinci eserimizdir." ifadeleriyle tanıtılıyor.
Yaşam Konutları ise inşaat şirketinin internet sitesinde "Devam eden projeler" sayfasında yer alıyor. Yaşam Konutlarının tanıtımında şu ifadeler kullanılıyor:
"Hayatın tadını çıkaracaksınız. Eşsiz yaşam alanları sunan projemizle hayallerinizi gerçekleştireceksiniz. Estetik ve teknolojinin kusursuz yorumu; kimileri için ayrıcalıklarla dolu bir yaşam, kimileri içinse büyük bir yatırım seçeneği. Rüyalarınızdan ilham aldık, Nurdağı'nın kalbinde size bir yer açtık. İddia ediyoruz, bizimle hayallerinizi gerçekleştireceksiniz."
Gaziantep'te inşaat, akaryakıt, eğitim ve ulaştırma alanlarında faaliyet gösteren CCK Grup'un sahibi Yunus Kaya, internet sitesinde "Profesyonel yöneticilerimiz eşliğinde uzman kadromuzla özgün, dinamik ve yaratıcı projelerimiz ile siz değerli dostlarımızın hayatına dokunuyor, sizlere kusursuz hizmetler sunuyoruz." mesajını paylaşıyor. Yunus Kaya'nın AK Parti'li meclis üyesi olmasının yanı sıra belediyenin imar komisyonunda görev aldığı da ortaya çıktı.
CCK Grup'un internet sitesinde yer alan bilgilere göre; şirketin referansları arasında Sağlık Bakanlığı, Orman Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı ve Türkiye Petrolleri bulunuyor.

Yunus Kaya'nın sosyal medya paylaşımlarında AK Parti ve MHP'den birçok isme yakın olduğu görülüyor. DW Türkçe'den Pelin Ünker'in konuya ilişkin haberinde, Kaya'nın Nurdağı Belediye Başkanı AK Parti'li Ökkeş Kavak'a "abim" dediği, MHP Gaziantep Milletvekili ve TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Üyesi Ali Muhittin Taşdoğan'ın kendisini ziyaret ettiği paylaşımlar dikkat çekiyor.
Bunun yanında Kaya, yerel basına da çok kez konu olmuş. Kaya, 2020 yılında da Nurdağı Belediye Başkanı ve Yardımcısı'yla gerçekleştirdiği doğum günü kutlaması ve "dolarlı doğum günü pastası" ile yerel basında konu edilmiş.
Yerel basına yansıyan bir diğer haber ise Yunus Kaya'nın Nurdağı İlçe Millî Eğitim Müdürü Musa Yıldırım'a daire hediye ettiği iddiası. Gaziantep Sabah isimli internet sitesine gönderilen bir ihbar mektubunda Nurdağı İlçe Milli Eğitim Müdürü'nün göreve başladığı 6 yıldan beri bütün taşıma ihalelerini CCK ve Yunus Kaya'ya verdiği, bunun karşılığı olarak CCK Grup'un Yıldırım'a ev hediye ettiği ve hâlâ o evde oturduğu bildirilmiş. Haberde aktarılana göre söz konusu ihbar mektubunda "Nurdağı İlçe Milli Eğitim Müdürü Musa Yıldırım benim arkamda Şamil Tayyar var, AK Parti var, kimse bana bir şey yapamaz diyor" ifadeleri yer alıyordu. Musa Yıldırım hâlâ görevde. İnternetten yapılan aramada Yunus Kaya'nın aldığı taşıma ihalelerine ulaşılabiliyor.

BirGün'den Mustafa Bildircin'in haberine göre, Nurdağı İlçe Belediyesi’ne AK Parti kontenjanından meclis üyesi olarak girdiği 2019 yılından sonra kamudan 41 milyon liralık ihale aldığı ortaya çıkan Kaya'nın aldığı kamu ihalelerinin toplamının ise 56 milyon 448 bin 49 bin liraya ulaştığı belirlendi. İhalelerin detayına Bildircin'in haberinden ulaşabilirsiniz.
Halk TV'den Hazal Ocak, Yunus Kaya'ya ilişkin haberinde Nurdağı belediye başkan yardımcısı Hanifi Başıbüyük'e ulaştığını, Başıbüyük'ün “Yunus Kaya kardeşimdir” diyerek telefonu yüzlerine kapattığını anlatıyor. Haberde Başıbüyük'ün Kaya'yla ilgili paylaşımlarından birinde "Sen erkek kardeşten daha öte duyguları yaşattın bana" ifadelerini kullandığı belirtiliyor.
Mersin'de yakalanan Yunus Kaya, gözaltına alındıktan sonra sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Tartışmaya da konu oldu: MHP Gaziantep Milletvekili Sermek Atay, depremin ardından sosyal medyadan yaptığı paylaşımda "Her olayı takip edip, tweet atan şehrimizin ünlü siyasetçisi, Nurdağı'nda en fazla ölüme sebebiyet veren müteahhit siyasetçiyi takip etsene. Bu konuda senden tweet bekliyoruz. Korkma zaten emniyet, adliye gereğini yapacak. Ucu nereye giderse gitsin devlet hesap soracak. Hadi bekliyorum" ifadelerini kullandı. Atay'ın paylaşımının eski AK Parti Gaziantep Milletvekili ve AK Parti MKYK üyesi Şamil Tayyar'a yönelik olduğu idda edildi. Atay, paylaşımın kime yönelik olduğu sorusuna "İsim vermem. Zaten kimin, kiminle birlikte oluğunu herkes biliyor. Benim derdim suçluların ve arkasındakilerin gerekli cezayı görmesi" yanıtını verdi.
Timur Soykan da "Rant bataklığında…" başlıklı haberinde Yunus Kaya'nın siyasi bağlantılarını şöyle anlatıyor:
"CCK İnşaat’ın sahibi Yunus Kaya sadece 10 yıl önce küçük bir işletmenin ortağıydı. Bankalara kredi başvuruları yaparken 100 bin TL kredi bulsa şahlanacağını anlatıyordu. Depremden önce, henüz 36 yaşındayken Nurdağı’na onlarca yüksek katlı apartman dikmişti ve serveti kulaktan kulağa yayılıyordu. Depremde yıkılan her kentte olduğu gibi belediye ve iktidar partisiyle çok yakın ilişkiye sahipti ve bölgede yaşayan herkes bunu bilirdi.
Eski AKP Milletvekili ve AKP MKYK üyesi Şamil Tayyar ile bir dönem çok yakındı. Nurdağı’nın AKP’li Belediye Başkanı Ökkeş Kavak ile ortak inşaat işleri de hızla büyümüştü. AKP’li bazı eski vekillerle de sık sık bir araya geliyordu.
Bir düğündeki halay bu düzeni tamamıyla özetliyordu. Halay başı Yunus Kaya’ydı. Şamil Tayyar, Belediye Başkanı Ökkeş Kavak ve Nurdağı’nda onlarca kişiye mezar olan Nurdağı Otel’in sahibi Mustafa Gökkaya birlikte halay çekiyordu. Düğünün sahibinin Nurdağı İlçe Milli Eğitim Müdürü Musa Yıldırım olduğu iddia ediliyor."
Soykan söz konusu haberinde Nurdağı Belediye Başkanı Ökkeş Kavak'ın da tutuklandığını belirtiyor.
Timur Soykan'ın bir diğer haberi "Yıkımın portresi." Soykan bu haberinde inşaat sektöründe yaratılan rant mekanizması ve bu mekanizmanın yol açtığı ölümleri "Müteahhitler, parti yöneticileri ve belediye başkanlarının ortaklığında beton mezarlıklar inşa edildi." ifadeleriyle anlatıyor. Soykan bu mekanizmanın tam ortasındaki bir isme odaklanarak sistemi anlatıyor: Şamil Tayyar.
Gaziantep'in İslahiye ilçesinde yıkılan apartmanlardan biri Tekin Apartmanı'ydı. Binanın müteahhitleri Ahmet Tekin ve kardeşi Veysi Tekin'di. Depremlerin ardından tutuklanan "Tekin kardeşlerin AK Parti'nin beton rüzgarını arkasına alarak zenginleştiğini" anlatan Soykan süreci ise şöyle anlatıyor:
"Veysi Tekin, AKP ilçe yönetimindeydi. 2014 yerel seçimlerinde AKP’nin birinci sıradan İslahiye Belediye Meclis üyesi adayıydı ve seçildi. Aynı zamanda Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi oldu. Bu seçimden sonra Ahmet Tekin’in inşaat işleri büyüdü. İddiaya göre; İslahiye ve Nurdağı’nda imar plan revizyonu yapılıyor ve bazı bölgelerde kat sayısı 3-4’ten 6-7’ye çıkınca Ahmet Tekin devreye giriyordu. Yap-sat yöntemiyle büyük paralar kazandılar. Tekin kardeşler, kamuya ait bazı binaları da alarak apartmana dönüştürmüştü.
Veysi Tekin’in belediye meclis üyesi olduğu dönemde Şamil Tayyar, AKP Gaziantep Milletvekili’ydi. İddiaya göre; Tekin kardeşlerin binaları hızla yükselirken Şamil Tayyar ile yakın ilişki içindeydiler."
İslahiye’de depremden sonra tutuklanan müteahhitlerden Hüseyin Erdoğan da Şamil Tayyar ile çok yakın bir isimdi. Onun da kardeşi AK Parti’de siyaset yapıyordu. Kardeşi İbrahim Doğan, eski AK Parti İslahiye İlçe Başkanı’ydı. Müteahhidi oldukları İslahiye Fatih Caddesi’ndeki Hüseyin Tayyip Erdoğan Apartmanı yıkıldı. Hüseyin Erdoğan’ın oğlu, gelini, 4 torunu, ağabeyi, yengesi, yeğeni de bu enkazda hayatını kaybetti. Şamil Tayyar, İnstagram hesabında Hüseyin Erdoğan’a enkaz başında sarılarak ağladığı bir fotoğrafı depremin ikinci günü paylaştı.

👓 Editörün notu: Timur Soykan'ın haberinin devamına buradan ulaşabilirsiniz.
• Adana, Adıyaman, Diyarbakır, Malatya, Gaziantep ve Şanlıurfa'ya ilişkin kendi ulaştığımız ve gelen ihbarları değerlendirdiğimiz tüm bilgileri sizlerle paylaştık. Müteahhitler kadar, yapı denetim şirketleri ve belediyelerin de bu konudaki sorumlulukları son derece önemli. Önümüzdeki günlerde Gaziantep, Kahramanmaraş, ve Hatay'a ilişkin bilgi, belge ve haberleri derleyeceğiz. Paylaştığımız bölgelere ilişkin gelen bilgileri de güncellemeye devam edeceğiz.
- Bir not: Deprem sorumlularına ilişkin bilgi ve belgeleri [email protected] adresinden bize ulaştırabilirsiniz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

İlkim Emirler
Deputy editor @ Aposto

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
“Gibi” ilgeci (edat) Türkçede çok sık kullanılan, cümleye benzetme başta olmak üzere eşitlik / karşılaştırma, zaman (hemen peşinden / anında), olasılık / tahmin ve örneklendirme anlamları kazandıran bir sözcüktür. Bu çok sevilen ilgeç, şarkı ve şiirlerde de her zaman hak ettiği yeri bulmuştur.





