55. SİYAD Türkiye Sineması Ödülleri dağıtıldı

SİYAD'ın seçimi En İyi Film dâhil sekiz dalda ödüllendirilen "Kurak Günler" oldu.
55. SİYAD Türkiye Sineması Ödülleri dağıtıldı

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Nedir? 1977'de SİYAD'ın kurulmasıyla daha örgütlü bir hâl alacak olan, öncesinde 1968'den itibaren sinema yazarlarının bir araya gelerek kazananlarını belirlediği ödüller. 

Bir adım geriden: 2022'de gösterime giren Türkiye yapımı filmlerin değerlendirildiği 55. SİYAD Türkiye Sineması'nın adayları 1 Mart'ta açıklanmış, derneğe üye sinema yazarlarının oylarıyla belirlenen aday listesinde Emin Alper'in Kurak Günler filmi 10 kategoride 11 adaylıkla öne çıkmıştı. Onu 10 adaylıkla Tayfun Pirselimoğlu'nun Kerr ve 8 adaylıkla Ferit Karahan'ın Okul Tıraşı filmleri izlemişti.

SİYAD'ın onursal başkanı Atilla Dorsay, Suna Selen'e Onur Ödülü'nü takdim ediyor. | Fotoğraf: SİYAD

Neler oldu? 

  • Emin Alper imzalı Kurak Günler En İyi Film, En İyi Yönetmen ve En İyi Senaryo dâhil sekiz ödülün sahibi olarak gecenin öne çıkanı oldu. 
    • Duende olarak biz de Kurak Günler'i "2022'nin Öne Çıkan Yerli Filmi" seçmiş, konuğumuz  Ekrem Buğra Büte ile filmi konuşmuştuk. Podcast bölümü burada.
  • Üç ayrı ödül konuşması yapan Emin Alper, "Bir ay önce aramıza katılan sevgili kızıma armağan ediyorum bu ödülü. Umarım o şans ile gelir ve çocuklarımızı gururla, karamsarlığa ve kaygıya kapılmadan büyütebileceğimiz bir Türkiye'yi kısa zamanda hep birlikte kurarız." ve "Bu bahar umarım gerçek bir bahar olur. Filmimizin yardımcı yapımcısı Çiğdem [Mater] başta olmak üzere, Osman Kavala ve tüm Gezi tutsaklarını yaza girerken aramızda görürüz." dedi.
  • En İyi Erkek Oyuncu seçilen Selahattin Paşalı: "Bu benim en uzun rüyam. Bugün sayenizde hâlâ devam ediyor. Bazen bu kadarını hak edecek ne yaptım diye düşünüyorum. Bu kadarını gerçekten hayal etmemiştim."
  • Ahmet Uluçay anısına verilen Umut Ödülü'nün kazananı, Zuhal filminin yönetmeni ve ortak-senaristi Nazlı Elif Durlu: "Zuhal görülmek ve duyulmak hakkında bir film. Görünmez olduğunu hisseden, duyulmadığını hisseden herkes adına bu ödülü almak istiyorum."

Akla takılanlar: Atilla Dorsay, kurucusu ve hâlen onursal başkanı olduğu SİYAD'ın ödül gecesinde sahneye Suna Selen'in Onur Ödülü'nü takdim etmek üzere çıktığında, farklı bir konuyla ilgili olarak söylemek istediklerini içinde tutamadı. Dorsay'ın görevini bıraktığı yıllardan itibaren SİYAD'ın görünürlüğü, etkisi ve organizasyon becerisinin gittikçe azaldığının ben de farkındaydım; durumdan hoşnutsuz olan üye ya da değil birçok arkadaşımın da benzer görüşlerini duyuyordum. Kısa bir süre önce yenilenen yönetim kadrosundan (Esin Küçüktepepınar başkanlığında, Şenay Aydemir, Burak Göral, Olkan Özyurt ve Müge Turan) çok memnun ve umutlu olduğunu söyleyen Dorsay'ı yalancı çıkarmayacak kadar başarılı bir gecede sinemacılar ve sinema yazarları buluştu. 

Geceye ve ödül konuşmalarına hâkim olan "bu bahar gerçek bir bahar olsun" temennisi, SİYAD yönetimi için de geçerli belli ki. Henüz bir üyesi olmadığımdan, bir sinema yazarından önce izleyici kimliğimle benim SİYAD'dan, SİYAD Türkiye Sineması Ödülleri özelindeki beklentim çağa biraz daha ayak uydurması. Bu yönde ilk adım bir-iki yıl önce atılmış ve kategoriler arasına "Dijital Platformlarda Gösterime Giren En İyi Yerli/Yabancı Film" eklenmişti. 

Öte yandan bu kategoride yarışan filmlerin kurallar gereği diğer kategorilerde yer alamaması, hâlen sinemalarda gösterime girmeyen filmlere karşı bir önyargının varlığını koruduğunu gösteriyor. Cici'nin oyuncusu Nur Sürer'in ya da İki Şafak Arasında ekibinin adaylar arasında yer almaması, geçtiğimiz yıl Çatlak'ın ödülleri silip süpürememiş olmasının nedeni buymuş gibi geliyor. Genç, yeniliğe açık ve sinema izleyicisine daha yakın olduğunu hissettiğim yeni yönetimin en kısa zamanda bu konuyu gündeme getireceğine ve kuralları yeniden belirleyeceğine inanıyorum.

55. SİYAD Türkiye Sineması Ödülleri

Emin Alper'in Kurak Günler filmi sekiz ödül kazandı. | Fotoğraf: SİYAD

En İyi Film: Kurak Günler (yön. Emin Alper)
En İyi Yönetmen: Emin Alper (Kurak Günler)
En İyi Senaryo: Emin Alper (Kurak Günler)

En İyi Kadın Oyuncu Performansı: Farah Zeynep Abdullah (Bergen)
En İyi Erkek Oyuncu Performansı: Selahattin Paşalı (Kurak Günler)
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Performansı: Jale Arıkan (Kerr)
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Performansı: Erol Babaoğlu (Kurak Günler)

En İyi Görüntü Yönetmeni: Christos Karamanis (Kurak Günler)
En İyi Müzik: Stefan Will (Kurak Günler)
En İyi Kurgu: Özcan Vardar, Eytan İpeker (Kurak Günler)
En İyi Sanat Yönetimi: Natali Yeres (Kerr)

Dijital Platformlarda Gösterime Giren En İyi Film: İki Şafak Arasında (yön. Selman Nacar)
En İyi Uzun Belgesel: Boşlukta (yön. Somnur Vardar)
En İyi Kısa Belgesel: Her Şey Yolunda (yön. Muhammet Beyazdağ)
En İyi Kısa Film: Cehennem Boş, Tüm Şeytanlar Burada (yön. Özgürcan Uzunyaşa)

Ahmet Uluçay Umut Ödülü: Nazlı Elif Durlu
Giovanni Scognamillo Fantastik Film Ödülü: Ev Diye Bir Şey Yok (yön. F. Nur Özkaya)

Dijital Platformlarda Gösterime Giren En İyi Yabancı Film: Decision to Leave (yön. Park Chan-wook)
Vizyonda Gösterilen En İyi Yabancı Film: Drive My Car (yön. Ryūsuke Hamaguchi)


Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

YAZARLAR

Emre Eminoğlu

Sinema, kültür, sanat yazarı. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor. SİYAD ve FIPRESCI üyesi, Golden Globes seçmeni.

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende
∙

HİKAYE

Bibliyoterapide bu hafta: Yaşlanmaktan korkanlar için kitap reçetesi

Yaşlanmakla yaşlı rolünü oynamak birbirinden farklı şeyler. Yaşlanacağız. Bedenimiz değişecek. Fakat bedenimizin değişmesiyle kişiliğimizin, arzularımızın ve dünyayla kurduğumuz ilişkinin belirli bir kalıba sokulması arasında da zorunlu bir bağ yok. Yaşlanmaktan korkanlar için üç kitaplık bir reçete.

Aslı Perker

·

23 Eki 2026

Bibliyoterapide bu hafta: Yaşlanmaktan korkanlar için kitap reçetesi
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Sevginin kusurlu mirası: Çağdaş sinemada baba-kız ilişkisine üç farklı bakış

Charlotte Wells’in "Aftersun", Joachim Trier’in "Sentimental Value" ve Rodrigo Sorogoyen’in "El ser querido" filmleri, baba-kız ilişkisinin üç farklı dönemine ve üç ayrı duygusal biçimine bakıyor. Birinde geçmişe dönerek babasını anlamaya çalışan bir kız, diğerinde geçmişin yükünü bugünkü ilişkilerine taşımış iki kız kardeş, bir diğerindeyse yıllar sonra yeniden karşılaşıp eski hesapları açan bir baba-kız.

Mehmet Sindel

·

23 Eki 2026

Sevginin kusurlu mirası: Çağdaş sinemada baba-kız ilişkisine üç farklı bakış
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Primetime: Reyting uğruna her şey gösteriye dönüşebilir mi?

Lance Oppenheim’ın yeni filmi "Primetime" Chris Hansen’ın televizyon dünyasını güçlü oyunculuklarla yeniden kurarken reyting hırsının insani bedellerini ve gösterinin etik sınırlarını incelemekte yüzeysel kalıyor.

Emre Eminoğlu

·

23 Eki 2026

Primetime: Reyting uğruna her şey gösteriye dönüşebilir mi?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Riace Bronzları'ndan Türkiye’ye bir müze ekosistemi: Bir müze nerede biter?

Kültürel mirası turizmin hizmetine sokmak başka şey; turizmi kültürel mirasın daha derin ve daha sürdürülebilir biçimde deneyimlenmesine aracılık edecek şekilde tasarlamak başka. İkisini birbirine karıştırdığımızda eser kolayca bir logoya, bir hediyelik eşyaya veya sosyal medyada tüketilen bir görsele dönüşebilir.

Özge Şimşek

·

22 Eki 2026

Riace Bronzları'ndan Türkiye’ye bir müze ekosistemi: Bir müze nerede biter?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Yas üzerine düşünceler: Ayakkabılarını aldılar, mesajları kaldı yadigar

Ölenlerin eşyalarını dağıtıyoruz ama telefonlarımızda sesleri, mesajları, görüntüleri kalıyor. Sandra Wollner’ın "Her Defa" filminden hareketle, kapıya konan ayakkabılardan cevap beklediğimiz mesajlara uzanan yas hâlleri üzerine düşünceler.

Yasemin Kaya

·

22 Eki 2026

Yas üzerine düşünceler: Ayakkabılarını aldılar, mesajları kaldı yadigar