Serbest Atış

, sporun her alanından çok sesli hikâyeleri her salı ve cumartesi 13.00'te posta kutunuza getiriyor.


Coğrafya Kaderdir

Berkhan Günaydın

Bir ülkenin veya bölgenin coğrafi koşulları yaşamak için insana her zaman ideal şartlar sağlamıyor. Fakat bu şartlarda yaşamayı başaran ve onlara adapte olabilenler için bazen ilginç fırsatlar sunuyor. Kolombiya bisikletinin hikayesi de işte bu zorlu koşullar ve onlara adapte olan insanların hikayesi.


İtalya, İspanya, Fransa ve Belçika. Bisiklet denilince akla ilk gelen ülkeler bunlar olabilir. İlk anda çok Avrupa merkezci bir bakış açısı gibi görünmesine rağmen akla ilk gelen ülkelerin bunlar olması normal. Ne de olsa bisiklet modern bir spor ve modernitenin merkezi de Avrupa ancak günümüzde bisikleti anlatırken sadece bu ülkelerden bahsederek bu sporu anlatamayacağımız kesin. Bugün dünyanın altı kıtasında yer alan ülkelerden gelen bisikletçiler profesyonel pelotonda yerini alıyor. Bu ülkeler arasındaysa Kolombiya kesinlikle özel bir yere sahip.

Kolombiya bisiklette onun kadar başarılı sporcular yetiştiren Avrupa ülkeleri gibi köklü bir bisiklet geçmişine sahip değil, bu ülkeler kadar zengin hiç değil. Bu sporda başarılı olmasını da biraz buna borçlu. Özellikle ülkenin kırsal bölgelerinde motorlu taşıtlara parası yetmeyen köylülerin hayatında bisiklet hala en önemli ulaşım araçlarından biri olmayı sürdürüyor.

Bisikletin gündelik hayatın önemli bir parçası olması sporun gelişiminde ciddi paya sahip olsa da 1950’lerde bisikletlilerden şikayetçi bir isim vardı. O yıllarda El Espectador gazetesinde muhabir olarak çalışan dünya edebiyat tarihinin en önemli yazarlarından Gabriel Garcia Marquez, 1955’te yayınladığı “La Fiebre del Ciclismo en Bogota” (Bogota’daki Bisiklet Ateşi) başlıklı haberinde Bogota’daki bisikletli sayısının şehir yaşamına ve trafiğe olan olumsuz etkilerinden bahsediyordu. Beş yaşından büyük olmayan çocukların sokak ortasında üç tekerlekli bisikletleriyle gezmesi, 11.000’den fazla kayıtlı bisiklet olmasına rağmen 500’den biraz fazla bisiklet ehliyetine sahip insan bulunması ve plakasız bisikletler Marquez’i o yıllarda bir hayli rahatsız etmiş.

Öncü

Marquez her ne kadar ehliyetsiz sokak bisikletçilerinden rahatsız olsa da bu yazısıyla Kolombiya’da bisiklet sporunun gelişimine dair de ışık tutuyor: “Sokak köşelerinde Kolombiya Turu’nu radyolarından dinleyen gençler, anlatımın heyecanına kapılıp yarış bitiminde şehrin sokaklarında kendi yarışlarını yapmaya başlıyor”

Kolombiya Turu’nun ülke bisikleti için nasıl bir dönüm noktası olduğunu herhalde kimse bu kadar iyi anlatamazdı. Marquez’in amacı bu olmasa bile. İlk kez 1951’de düzenlenen Kolombiya Turu’nun fikir babasıysa Efrain Forero. Kolombiya bisikletinin bir kurucu önderi varsa o kesinlikle “Yenilmez Zipa”.

Geçtiğimiz Mart ayında 92’nci yaşını kutlayan Forero, Kuzey And Dağları’nda yer alan 2.650 metre rakımlı Zipaquira’da doğdu. 1948 yılında 18 yaşındayken bisiklete başlayan Kolombiya’nın ilk bisiklet efsanesinin ülkesinde bir tur düzenleme fikrini nereden aldığı pek şaşırtıcı değil. Bisiklet dergilerinde Fransa ve İtalya Turları’nın popülaritesini gördüğünde “Neden biz de bir Kolombiya Turu düzenlemiyoruz?” diyerek dönemin çok okunan gazetelerinden El Tiempo’nun kapısını çaldı. Genç Forero’nun ısrarına kayıtsız kalamayan gazete hem yarışı organize etti hem de sponsor oldu. Rotayı belirleme işiyse El Zipa’nındı.

Devamını oku

Abone ol


NEREDE YAYIMLANDI?

Editörün SeçkisiEditörün Seçkisi

BÜLTEN SAYISI

Aposto! Digest #58: Gazetecilik, Spor, Göç Politikaları

Aposto!'da öne çıkan içerikler ve editörlerin favorileri burada!

21 May 2022

Aposto! Digest #58: Gazetecilik, Spor, Göç Politikaları

İLGİLİ OKUMALAR