Eski kadeh yeni

Fotoğraflar: Berkok Yüksel.

Foxy

İstanbul’un hak ettiği kadar ihtiyacı olan şarap barı Foxy, ruhunu kaybetmeden bir değişime gitmiş. Servisi devralan Kardelen Soyalp Kurt ve mutfağın başına geçen eşi Ramazan Kurt mekânın hem menü hem de servis anlayışına yeni bir yaklaşım getirmişler. Eski Neolokalli ikili Norveç’in sualtı restoranı Under’daki zamanlarından sonra Foxy’ye dönerek daha tertipli ve profesyonel bir hava yaratıp sıkı işlenen bir menüyle eşlik etmişler. Artık bir öğle yemeği menüsü olması da cabası. Öğlen menüsü akşama nazaran daha klasik, yakınlarda çalışan ve düşünülmüş bir öğün arayanlar için uygun. İki menüde de yer alan midye tava ve taratoru önermezsem midyelere de tavalara da ayıp etmiş olurum.

Karaköy şubesi geçici olarak inzivaya çekilmiş şarap barı, Nişantaşı şubesinde daha şık bir servis ve alacalı ortamında hizmete devam ediyor. Haftaiçi akşamları için dahi rezervasyon elzem.

Tahtakale durakları

Pek çok İstanbullu hayatının bir döneminde Eminönü’nden Kapalıçarşı’ya yürüyüp mahşer gününde H&M indirimi varmışçasına bir kalabalıkla boğuşup oralara adım atmaktan vücudunu men etmiştir. Gel gör ki Tahtakale İstanbul’un kalbidir ve her canlı Tahtakale’yi defalarca tatmaya mahkumdur. Hoş bu mahkumiyet biraz altın kafese benzer. Kahve çuvalları, eski ticaret kapanlarının avluları, baharat borsası, kendi adetlerine sahip bir mikrokozmos…

Bu hengâmenin içerisinde 2 yerde yemek için ziyarette bulunmak insana keyif veriyor. “Ziyaret” dememin sebebi, buralara müdavim olanların yeni medya girişimlerinin uygulamalarında veya e-posta bültenlerinde restoran önerisi aramamalarından kaynaklı. Balkapanı içerisinde Özdeveli Pide, taş fırınında çıtır pideler ve sulu güveçler çıkarıyor. Önceden kil taslara koyulmuş güveçler fokurdamak koşuluyla ateşlere ittirilirken gazetelere sarılı sıcak pideler kimi çarşı dükkânlarına teslim ediliyor. Burada kuşbaşıdansa kıymalıyı yemekte fayda var. Nakit.

Özdeveli Pide


Tahtakale içinden geçerken bir tık daha ziyaretçi ayaklı insanların geldiği fakat lezzetinden şüphe olmayan bir ocakbaşı, Dürüm Büfe (dükkânın dışında Dürüm - Ocakbaşı - Büfe yazıyor). Buranın Adana kebabı ustalıkla çekilmiş. Ocaktan çıkan dumanlar içinde kaybolan ustaya insan önce evhamlanıyor fakat sonra etin lezzeti aklı çeliyor. Altındaki bol kepçe bulgur pilavını istemeyenler için dürüm daha makbul.

Dürüm Büfe


Şık ocakbaşı, sığ servis anlayışı

Emre Mermer Ocakbaşı tam bir kavram kargaşası. Eskilerin deyimiyle “kör itin öldüğü” yerde denebilecek sanayileşmiş bir mahallede, Big Chef’s’in kurumsal binasının karşısında. Yanına da mazinin meşhur Dükkân Burger’inin ilk şubesini ve yeni nesil bir meyhaneyi almış. Fakat içerisi Nordik bir ahşap tarzında, ışıklandırma dramatik. Havalandırması tahminimce Mitsubishi’nin son model cihazlarıyla donatılmış, sessiz ve içeride sigara içilen bir mekân için etkileyici ferahlık veren kalitede. Bir yandan şıkıdım insanların geldiği, pahalı saatler ve parlayan topukluların olduğu bir mekân bir yandan müdavimlerle ustanın ilişkisi sanayide kamyoncularla menemenciler arasındakine benzer. Emre Mermer’de sevmediğim şey bu müdavimlere olan aşırı hürmet oldu. İyi gününde kötü gününde bir mekânı desteklemiş gönül bağı kurmuş insanlara yakınlık eşyanın da işletmeciliğin de doğasında olan bir gerçek. Fakat bu uğurda tanımadık müşterilere ehemmiyetsiz davranmak hoş değil. Yine de yiğidi öldür hakkını yeme, ya geç ya aniden gelen etler arasında uykuluk ve tavuk kanat hakikaten İstanbul’un en iyileri arasında.

Emre Mermer Ocakbaşı

NEREDE YAYIMLANDI?

apéroapéro

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

🍲 İstanbul'da lezzet, Anadolu'da nefaset

Bu hafta menüde; İstanbul'un lezzet duraklarında doyan karınlar, memleketin geleneksel ve bir o kadar da vizyoner yerel üreticileri: Anadolu Mutfağı 2.0’ın kurucuları var. Biz yedik, sofrayı kuran kaldırsın. Afiyetler.

21 Ara 2022

Metro Türkiye ile birlikte
İllüstrasyon: Yasemin Güney Erten

İLGİLİ OKUMALAR