Coğrafya kederindir

Türkiye’den dinlenen Arap ve Mısır radyolarından yola çıkarak Türkiye'de popülerleşen arabesk, uzun yıllar sistem dışına itildi. Köyden kente göç edenlerin şehir yaşamına entegre olmaya çalışırken yaşadıkları psikolojik baskıları anlatan bir “dolmuş müziği" olarak kabul edildi. Arabesk rap ise bugün dolmuştan, minibüsten inmedi ama metropolde son model araçlara bindi.
Yazı: Müjde Yazıcı Ergin
Hip hop, 1970'lerde ortaya çıktığından bu yana her geçen yıl daha da büyüyerek gerçek bir kültürel fenomen hâline geldi. Hip hop kültürünün tüm dünyayı etkisi altına alan ilk kolu break dans oldu. Break dans; Wild Style (1982), Style Wars (1983), Beat Street (1984), Krush Groove (1985), Disorderlies (1987) gibi hip hop filmleri sayesinde tüm dünyaya sirayet etti. Zamanla hip hop kültürü, Amerika dışındaki toplumların da pek çok alanında; danstan modaya, müzikten dile kadar önemli bir etkiye sahip oldu.
Bronx’tan çıkan rap müzik Fransa’dan Japonya’ya, Hindistan’dan Avustralya’ya kadar benimsendi. Güney Kore’deki K-hip hop veya Latin Amerika’daki İspanyolca rap gibi İngilizce olmayan emsaller küresel müzik endüstrisinde de önemli ilerlemeler kat etti. Almanya’da doğup Türkiye’ye gelen rap; coğrafyanın ke(a)derinden, büyük ölçüde arabeskleşeceğinden ise habersizdi.
Rap her geçen yıl daha da büyürken ulaştığı ülkenin yerel argolarını, deyimlerini, kültürel referanslarını kullandı. Onlarca dile uyarlandı. Ülkelerin geleneksel müzikleriyle yapılan füzyonlar, hip hop ritimlerinin prodüksiyon teknikleriyle yerel sazlarla harmanlanması ortaya melez stiller çıkmasına sebep oldu. Hip hop Japonya’da shakuhachi ile (Japon flüdü), Hindistan’da tabla, sitar ve bansuri (Hint flüdü) ile buluştu. Müzik geleneksel enstrümanlarla zenginleştirilirken şarkı sözlerindeki içerik de yerelleşti.
- Glokalizasyonun ardından hip hop şarkı sözleri farklı ülkelerde, başta lokal sosyo-politik, ekonomik sorunları ele aldı ve rapçiler aracılığıyla toplumların yaşamlarına dair belirli endişe ve deneyimleri yansıttı. Türkiye’deki buluşma bir yandan bu örneklerdeki gibi olsa da bir yandan da rap arabeske yaslandı. Bugün “herkes dinliyor” diye bahsedilen, listelerde görünür olan rap şarkıların çoğu gücünü esasen direkt hip hop’tan değil ağırlıklı olarak arabeskten alıyor.
90’larda Fransa’da Assasin de la Police ile Edith Piaf ve KRS One buluşurken Almanya’daki Türk rapçiler sosyal konulardan bahsedip geleneksel Türk müziklerinden ilham aldı, rap'in her dile uyarlanabilir olduğunu kanıtlarken Türkçe içeriği de kültürel, işitsel alışkanlıklara göre kaçınılmaz bir şekilde arabeske evirildi.
Türkçe rap zamanla, hip hop ritimlerinin üzerine hayatta var olmanın zorluklarını, aşk acısını, kişisel çıkmazları dile getirmeye başladı. Rap kısa süre içinde “Seninle ilk defa, ölüyorum sana / Seni seviyorum, seninle yaşamak istiyorum sonsuza”ya dönüştü. (DJ Akman, Seninle İlk Defa.) Bu içerikler, hip hop dünyası içinde belli bir süre dışlansa da dinleyici nezdinde her dönem büyük karşılık buldu.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Arabesk rap'in Türkiye'deki yükselişini inceledik. Murda ile yeni albümü "Dua"nın hayatındaki önemi üzerine sohbet ettik.
17 Şub 2025

İLGİLİ OKUMALAR


