AB Liderler Zirvesi ve Doğu Akdeniz

SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
Pandemi tüm dünyada olağanüstü durumları olağanlaştırmaya devam ediyor. Avrupa Birliği (AB) gibi planlı programlı bir kurumun liderler zirvesini ertelemek zorunda kalması da buna bir örnek. 24 – 25 Eylül 2020 tarihlerinde yapılması planlanan AB Liderler Zirvesi, toplantının ev sahibi olan ve resmî davetleri yapması gereken AB Konseyi Başkanı Charles Michel’in karantinaya girmesi sebebiyle bir hafta ertelendi, yeni zirve tarihleri 1- 2 Ekim 2020 olarak güncellendi. Yeni normalin bir diğer örneği de İsveç Başbakanı Stefan Löfven’in annesinin cenazesi nedeniyle zirvede İsveç’i kendi ülkesiyle beraber Finlandiya Başbakanı Sanna Marin’in temsil edecek olması.
- Zirvenin en önemli gündem maddelerinden biri kuşkusuz ki AB – Türkiye ilişkileri. Doğu Akdeniz’de tırmanan gerginlik ve AB liderlerinin toplantıda “Türkiye’ye yönelik yaptırımların” tartışılacağına dair verdiği sinyaller, Türkiye kamuoyunun dikkatlerini bu zirveye çekmişti. Konsey başkanı Michel, karantinasının sona ermesiyle birlikte yaptığı resmî çağrıda; 1 Ekim Perşembe günü düzenlenecek olan akşam yemeğinde gündemin sadece Doğu Akdeniz’e ve Türkiye'yle olan ilişkilere ayrılacağını belirtti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise zirve öncesinde AB liderlerine hitaben yayımladığı mektupta, Doğu Akdeniz konusunda ön koşulsuz diyaloğa hazır olunduğuna dair sinyaller verdi.
- Zirve gündemi: Zirvenin ana temasının “Avrupa’nın dünyadaki yeri ve birliğin kendi kaderini şekillendirme kapasitesi” olduğu açıklandı. Tema kapsamında AB’nin değerleri çerçevesinde dünya gündemi ve AB’nin geleceği konuşulacak. Uluslararası politika için çok uzun bir süreç olan bir haftada, Ermenistan ile Azerbaycan arasında çıkan çatışmalar ve Türkiye ile Yunanistan arasında başlayan istikşafi görüşmeler gibi farklı gündem maddeleri ortaya çıktı.

- Dış politika: Zirvede AB’nin Türkiye ve Çin'le olan ilişkileri, Belarus’taki son durum, Rusya'daki muhalif lider Aleksey Navalni’nin zehirlenmesi ve Dağlık – Karabağ sorunu konuşulacak.
- Toplantının ilk gününde Çin liderleriyle AB liderlerinin 14 Eylül’de gerçekleştirdikleri video konferanstan hareketle AB – Çin ilişkilerinin güçlendirilmesi, pandeminin etkileri ve iklim krizine karşı küresel olarak iş birliği konularına dair fikir alışverişi yapılacak.
- Türkiye gündemi ise akşam yemeğinde ele alınacak. 22 Eylül’de Merkel, Michel ve Erdoğan arasında gerçekleşen video konferansta Doğu Akdeniz durumu değerlendirildi. Ankara’nın zirve öncesinde kurmaya çalıştığı diyalog zemininin ve diplomatik girişimlerin meyvelerini alması bekleniyor. Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın Reuters’a verdiği demeçte; AB Zirvesi’nin Türkiye – AB ilişkileri için yeni bir başlangıç olabileceğini belirtti. Konsey başkanı Michel ise Türkiye için “her seçeneğin” masada olacağının altını çiziyor.
- AB’nin yol haritası: Zirvede dış politika dışında Avrupa Yeşil Anlaşması (European Green Deal) ile Covid-19’un etkilerinden ortak pazarı korumak ve dünyadaki dijitalleşme trendine uyum sağlamak gibi AB’yi ilgilendiren özel gündem maddelerinin de ele alınması bekleniyor. Daha önce işaret edilen “oy birliğinin gevşetilmesi” sinyallerine rağmen Charles Michel'in nitelikli oy çoğunluğuna geçilmeyeceğini belirtmesi sebebiyle AB’nin karar alma mekanizmasıyla ilgili bir tartışma beklenmiyor.
- Doğu Akdeniz’de neler oluyor? Doğu Akdeniz’de tırmanan gerginlik, tarafların diyaloğa hazır olması ve AB’nin ara buluculuk rolü üstlenmesiyle yatışmış görünüyor. AB tarafında, Doğu Akdeniz gündeminin Birliğin iki lokomotif gücü olan Almanya ve Fransa arasında örtülü çatışma hâline geldiği analiz ediliyor. Avrupa Dış İlişkiler Konseyi (ECFR) tarafından düzenlenen çevrim içi etkinlikte Yunanistan eski başbakanı George Papandreu Türkiye’yi marjinalleştirmek istemediklerini, AB ile Türkiye arasında 1999-2004 arası döneme dönmeyi arzuladıklarını, AB’nin Akdeniz’de güçlü bir stratejik politika belirlemesi gerektiğini savundu. Aynı toplantıda gazeteci Aslı Aydıntaşbaş, Türkiye’nin özellikle 2016’dan bu yana marjinalleştirildiğini ve yalnız bırakıldığını belirtti. Eski diplomat Sinan Ülgen ile Aydıntaşbaş’ın Washington Post’taki yazısı, Türkiye ve Yunanistan’ın diyalog kurması gerektiğini belirtiyor.
- Türkiye karşıtı ittifak: Mısır, İsrail, Yunanistan, Kıbrıs, İtalya ve Ürdün ile Filistin’in dâhil olduğu Doğu Akdeniz Gaz Arama Forumu resmî olarak bölgesel iş birliği oldu. Ocak 2019’da kurulan gayriresmî platform, 22 Eylül 2020’de resmî statü kazandı. Fransa, platforma katılma başvurusu yaparken AB ve ABD de gözlemci statüsü talep etti.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bugün, ABD'deki Yüksek Mahkeme'nin önemi ve etkisine, Türkiye'ye yönelik yaptırımların ele alınacağı AB Liderler Zirvesi gündemine ve Fransa'da Charlie Hebdo dergisine yönelik yeni bir terör saldırısı girişimine odaklanıyoruz.
01 Eki 2020

YAZARLAR

Büşra Kılıç
Yazar @ Spektrum

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Komedyen Deniz Göktaş'ın Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne gönderilmesiyle yeniden gündeme gelen "kuyu tipi" cezaevlerine ilişkin İstanbul Barosu raporu, tutukluların maruz kaldığını belirttiği ağır tecrit koşulları ile havalandırma, sağlık hizmetleri ve temel haklara erişimde yaşanan sorunlara dikkat çekiyor.

Ankara'daki NATO zirvesinde İzlanda Başbakanı Kristrún Frostadóttir'in Külliye önündeki şaşkın bakışlarının görüntüleri, sosyal medyada hızla yayıldı. Kısa süre içinde Frostadóttir'in Instagram hesabına on binlerce Türk kullanıcı ulaştı. Öte yandan İzlanda'nın onu başbakan yapmasını sağlayan, bir anlık görüntü değil uzun yıllara yayılan bir güven inşasıydı.

Bu yılki NATO Zirvesi; semboller, anlatılar ve kültürel güçle örülen "yumuşak gücün" ortadan kalkmadığını; aksine yeni bir biçim kazandığını gösteren anlarla doluydu. Savunma sanayiinin ve caydırıcılığın öne çıktığı bir dönemde yumuşak güç de bu gerçekliğe uyum sağlıyor; daha sert semboller, daha karizmatik lider imajları ve daha gösterişli ritüeller üzerinden yeniden üretiliyor.

Mutlak butlan kararı, yalnızca CHP iç dengelerini değil, toplumsal muhalefetin yönünü, enerjisini ve mücadele kapasitesini de doğrudan etkileyen bir kırılma noktası oldu. CHP’nin seçilmiş yönetiminin butlan tartışmalarına ayırdığı enerjiyi azaltıp odağını muhalefeti örgütlemeye ve CHP’yi de aşan geniş bir özgürlük cephesi kurmaya yöneltmesinin imkanları neler olabilir?
08 Tem 2026

Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi aldığı için ABD’nin ulusal güvenliğine tehdit oluşturan devletleri ekonomik ve askerî olarak sınırlandıran CAATSA yaptırımlarına Aralık 2020’den beri maruz kalan Türkiye’ye ABD Başkanı Trump’tan müjde geldi. NATO Zirvesi için Ankara’ya gelen Trump, hediye paketini Erdoğan’a sundu: Yaptırımlar kalkacak, F-35 konusu ele alınacak.




