Albüm incelemesi: Sufjan Stevens, Javelin

Stevens, son albümünde sevmenin ve ardından kaybetmenin neler hissettirdiğini kulağımıza fısıldadı. Javelin, şimdiden yılın en iyi albümlerinden biri.
Albüm incelemesi: Sufjan Stevens, Javelin

16 Ekim - The Irish Spirit - Duende
The Irish Spirit ile birlikte

The Irish Spirit Gururla Sunar: MVÖ x Hey! Douglas Nedir? Sabırsızla beklediğimiz konserler . Türkiye’nin en değerli birlikteliklerinden mor ve ötesi , öncesinde ise kendine özgü kıymetli tarzıyla gönüllerde taht kuran Hey! Douglas , The Irish Spirit sunumuyla unutulmayacak bir gecede bir arada. Sen de oradasın değil mi? Nerede ve ne zaman? 1 Kasım Çarşamba geces i Volkswagen Aren a ’da. Neden gitmeli? Saymakla biter mi… Belli bir kesimin tüm gençlik yıllarının başrol oyuncularından, belli bir kısma ise akıp giden yıllardan sonra coşku ve heyecanla bir stadyum konserinde buluşturmanın mutluluğunu yaşatan mor ve ötesi ’nden bahsediyorsak nedenler sıralanmakla bitmez. Sen de Bir Derdim Va r, biz diyelim Cambaz , arka sıra desin Daha Mutlu Olamam … İkonik bir repertuvarı dinlemeye hazırsan öncesinde hak ettiğin ısınma turuna da Hey! Douglas ile kavuşacaksın. 70’lerin funk’ını gelecekten yorumlayan ve bizi kıpır kıpır eden isimle buluşacak olmaktan mutluluğumuzu gizleyemiyoruz. Bu ikili için çok hazırız! Not almalı: Kapıların 19.00 ’da açılacağı heyecan verici etkinlik için biletleri burada bulabilirsin. Hey! Douglas 20.30 ’da, mor ve ötesi 22.00 ’de sahnede parıl parıl parlamaya başlayacak. Geceye hazırlanırken, gözünden kaçma ihtimaline karşılık şuraya bir de tadı tamakta kalan bir Duende x mor ve ötesi sohbeti bırakmak isteriz.

Daha fazlasını öğren

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Detroit çıkışlı şarkıcı, söz yazarı, şair ve müzisyen Sufjan Stevens hâlâ Tumblr kullanan nadir kişilerden. Sanatçı, yeni albümü Javelin çıkmadan hemen önce Tumblr hesabından hastane odasından bir fotoğraf paylaşarak Guillain-Barre sendromuna yakalandığını açıkladı: “Geçen ay bir sabah uyandım ve yürüyemiyordum. Ellerim, kollarım ve bacaklarım uyuşmuştu. Gücüm, hissim, hareket kabiliyetim yoktu. Kardeşim beni acil servise götürdü ve bir dizi testten sonra nörologlar bana Guillain adı verilen bir oto bağışıklık bozukluğu teşhisi koydu. Vücudumu tekrar forma sokmak ve yeniden yürümeyi öğrenmek için tedavilerden geçiyorum. Yavaş bir süreç ama ‘iyileşeceğim’ diyorlar.” (Sanatçı hastane sürecini Tumblr hesabında yayınlamaya devam ediyor.)

Öte yandan Stevens, babasının vefatının hüznünü üzerinden daha atamamışken uzun süredir birlikte olduğu partneri Evans Richardson’ın da hayatını kaybettiğini yine bir Tumblr gönderisiyle duyurdu. Sanatçının onuncu stüdyo albümü Javelin’in ilham kaynağı da yaşadığı bu acı dolu süreçlerin ardından geldi. Sözlerdeki bıçak gibi keskin melankoli, geride kalan duyguların yansıması oldu âdeta.

Javelin, Stevens’in 2015 yılında çıkardığı kariyerinin en önemli albümü Carrie & Lowell’ın devamı niteliğinde olmakla birlikte müzikal açıdan çok daha görkemli bir seviyeye ulaştığı kişisel başyapıtı.

Sufjan Stevens

Birilerinin ruhuna yürüyen şarkılar

Albüm, Goodbye Evergreen ile açılıyor. Şarkı, aşk, kayıp ve kendini yok etme temaları üzerine kurulu. Stevens, kendisini zehirlediğine inandığı acıdan kurtulmanın yollarını arıyor şarkı boyunca. Parçanın oldukça hüzünlü bir girişi var. Şarkının ortalarındaki elektronik dokunuşlar, tamamı kadınlardan oluşan koroyla birlikte senfonik bir hâl aldı. Hemen ardından da tüm hüzün bulutları dağıldı.

Ardından gelen A Running Start’ta sanatçının diğer albümlerinde etkisi hissedilen banjonun ortama girişine tanıklık ettik. Stevens, sözlerle mistik bir atmosfer yaratarak bağlantı kurmanın özleminden bahsetti ve sevginin dönüştürücü gücüne dahil oldu. 

Albümün en önemli parçalarından biri kuşkusuz Will Anybody Ever Love Me. Âdeta 2000’lerdeyim ve shuffle modundaki iPod’umda aniden bu şarkı karşıma çıkmış gibi... Hissi de o zamanlara ait. Sanatçı, parçanın klibini ilk kez şu sözlerle duyurdu: “Bu videoyu çekerken aslında şunu düşünüyordum: Birinin ruhuna yürümek... Çayırlar, seçilmiş anıları görmeye başladığınız zamandır. Kuzey Dakota’nın çimenli tepelerinde daha büyük düşünceler gömülü gibi görünüyor. Sonra koro geliyor. Tek bir anıya takıntılı olmak. Anlam kuleleri inşa etmek, tekrarlamak ve güçlendirme yoluyla anlık olayları anlamlandırmaya çalışmak...” Yumuşak bir piyano, yaylılar ve yine korodan oluşan şarkıda, kırılgan bir Sufjan var. Sonuçta hepimizin kendi öz değerimizden şüphe ettiğimiz anlar olmuştur. Şarkıya ismini veren o basit soruda da bunu duyuyoruz zaten. Özgüvensizliklerini açıkça dile getirirken ki yıkıcılık ve tüm bunların müzikle birleşmesi eşsiz bir ahenk yarattı.

Will anybody ever love me?
For good reasons
Without grievance, not for sport
Will anybody ever love me?
In every season

Sufjan Stevens, Javelin

Yüksek ve yoğun ruh hâlleri

Javelin, iç acıtan gözlemlerle dolu bir albüm. Buna en iyi örneklerden biri Everything That Rises. Derinden gelen yaylılar, ruhani bir havaya sahip koroyla birleşince ilahi havasına büründü. İçindeki şeytanlarla boğuşan bir adamın İsa’dan manevi rehberlik istediği bir ilahi. 

Genuflecting Ghost, akustik yapısıyla dinleyiciyi sanatçının eski albümü Illinois’e geri götürdüğünü söylemek mümkün. Şarkının elektronik düzenlemelerle yüksek bir ruh hâline ulaştığı bir finali var. 

My Red Little Fox’ta Stevens narin romantizmini dizelere döktü. Stevens’ın dine dair kelime oyunlarının bolca işitildiği albümdeki bu şarkıda Hıristiyanlığa dair göndermelerde bir dua etkisi de hâkim. Parçada partnerinin ona karşı daha açık olmasını isteyen Stevens, talebini şu sözlerle sayıkladı:

"Kiss me with the fire of gods
So kiss me as I am lost
Kiss me like the wind
Now I sing it won’t you"

Aydınlık müzik eşliğinde yıkıcı sözler

Bir ayrılık şarkısı olan So You Are Tired’ta Stevens başarısız ilişkisindeki gerçekliği nazikçe kucakladı ve 14 yılını geriye sardı. Şarkının aydınlık melodisinin üzerinde yıkıcı sözler mevcut. Stevens’ın genel müzikal dili de hep bu yönde zaten. Tüm ağır, omuzlarınıza yük gibi oturan sözleri tüy hafifliğindeki bestelerle birleştirmesi. Şarkının sonlarına doğru ise koro eşliğinde bir umut ışığı yapmayı tercih etti ve sanki kırılan kalbinin parçalarını yeniden bir araya getirmek istediğini anlattı. Bence bu parçayı günün birinde bir filmin soundtrack’inde muhakkak işiteceğiz.  

"So you are tired of us
So rest your head
Turning back fourteen years
Of what I did and said

So you are tired of evеn my kiss
So go back to your den"

Albüme adını veren ve bir başka kalbi delen şarkı da Javelin (To Have and to Hold). Parça, iki dakikayı geçmeyen kısalığı ve Steves’ın sesinin sadeliğiyle ön planda. Albümdeki en kısa ve en basit şarkı. Sanatçının pişmanlık dolu sözlerindeki her tekrarın derin izler açtığını söylemek mümkün.

Shit Talk’ta ise sevmekten asla vazgeçmeyeceği bir sevgiliye ve asla yürümeyecek bir ilişkiye yapılan veda var. Albümün genel ruh hâli en iyi bu şarkıda yer buldu. Şarkı, bir ilişkinin çöküşüyle başlayan ve her şeye rağmen sevmenin inancına çekilen bir akışa sahip. Sözleri de bu açıdan dikkat çekiçi: “I will always love you. But I can not live with you.” Şarkıda ambiyans müziği formunda bir final mevcut. Albümün prodüktörlüğü dışında tüm enstrümanlarını da çalan Stevens’a sadece bu şarkıda The National’dan Bryce Dessner gitarıyla eşlik etti.

Albüm Neil Young’ın 1972 tarihli Harvest albümünden There’s a World şarkısının bir cover’ıyla son buldu. Stevens, ukulele ile şarkıyı söylerken folk kökenlerine de bir anlamda selam gönderdi.

Sufjan Stevens | Fotoğraf: Craig Sjodin

Acıdan geçen şarkıların sesi: Sufjan Stevens

21. yüzyılın en iyi bestecilerinden olan Sufjan Stevens, bu incelikli albümünü vefat eden partnerine adadı ve ilk kez cinsel yönelimini de dile getirdi: “Bu albüm hayatımın ışığı, sevgili partnerim ve nisan ayında vefat eden en iyi arkadaşım Evans Richardson'a ithaf edilmiştir. O, hayatta bir kez karşılaşabileceğiniz ender ve güzel insanlardan biriydi. İlişkilerin bazen çok zor olabileceğini biliyorum, ancak sevdiklerinize özen göstermeye değer. Eğer bu tür bir aşkı bulursanız, onu yakınınızda tutun. Sıkı tutunun, tadını çıkarın. Onunla ilgilenin ve ona sahip olduğunuz her şeyi verin. Özellikle de zor zamanlarda.” 

Javelin, Sufjan Stevens’in 2015’te çıkan Carrie & Lowell’dan bu yana şarkıcı-söz yazarı kimliğine dönüşünün de bir simgesi oldu. Sanatçının ev stüdyosunda kaydedilen albümün kapak tasarımı da Stevens’a ait. Kapakta albüme katkıda bulunanların fotoğraflarından oluşan bir kolaj var. 

Stevens, son albümünde sevmenin ve ardından kaybetmenin neler hissettirdiğini adeta kulağımıza fısıldadı. Bu senenin kesinlikle en iyi albümünü bize armağan etti. Bence acının ya da melankolinin bir sesi olsaydı bu kesinlikle Sufjan Stevens’a ait olurdu.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

🎚️Teknonun yeniden yükselişi

1990'lı yılların ardından yeniden yükselişte olan tekno müziğin ardındaki gerekçeler ve etkiler, acıların sesi olan Sufjan Stevens'ın son albümündeki duygu haritası.

16 Eki 2023

The Irish Spirit ile birlikte
🎚️Teknonun yeniden yükselişi

YAZARLAR

Eda Solmaz

Müzik yazarı

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende

HİKAYE

Amerika’da bir Türk underdog: Aykut Özen ve grubu Ölüm

Ölüm’ün hikayesi, İzmir’den The Strokes’un ön grubu olarak çıktıkları Red Rocks sahnesine uzanıyor. Türkçe sözlü saykodelik rock grubu Ölüm’ün arkasındaki isim olan Aykut Özen; Los Angeles’taki hayatını, 70’lerin parlatılmamış çiğ ruhunu ve ABD müzik sahnesinde ses getiren kırılma anlarını anlatıyor.

Eda Solmaz

·

03 Ağu 2026

Amerika’da bir Türk underdog: Aykut Özen ve grubu Ölüm
DuendeDuende

HİKAYE

Bir kentin tiyatronun ta kendisine dönüşümü: Bergama, neden tiyatrosun sen?

İlki 2018’de düzenlenen Bergama Tiyatro Festivali bu sene 7-8-9 Ağustos’ta yapılacak. Peki kendi kaderine terk edilmiş bir Ege kasabası nasıl tiyatroya, kolektif emeğe, yeni ihtimallere ve yerelden yükselen umudun ta kendisine dönüştü?

Bahar Çuhadar

·

03 Ağu 2026

Bir kentin tiyatronun ta kendisine dönüşümü: Bergama, neden tiyatrosun sen?
DuendeDuende

HİKAYE

İşe Yarar Bir Hayalet: Unutturuldu sanılan hafıza nasıl geri döner?

"İşe Yarar Bir Hayalet", daha ilk dakikalarında bütün derdini anlatıyor. Bir sanat merkezinde, Tayland toplumunun kolektif belleğini temsil eden bir rölyefin yapımını izliyoruz. Keşiş, asker, işçi, köylü, öğrenci, atlet, çocuk, keçi... Bir toplumun hafızasını oluşturan figürler tek bir yüzeyde buluşuyor. "İşe Yarar Bir Hayalet"te kabul görmenin ölçüsü kim olduğunuz değil, kimin işine yaradığınız. Filmin adındaki ironi de tam burada yatıyor.

Tuba Büdüş

·

31 Tem 2026

İşe Yarar Bir Hayalet: Unutturuldu sanılan hafıza nasıl geri döner?
DuendeDuende

HİKAYE

Bir büyüme hikayesi: Spider-Man nasıl farklı hisseden herkesin kahramanı oldu?

Spider-Man’in radyoaktif örümcek ısırığından gizli kimliğine, kayıplarından kendini kabullenme mücadelesine uzanan hikayesi, farklı hisseden herkesin kendisinden bir şeyler bulabileceği bir büyüme anlatısı aynı zamanda. "Brand New Day" ise Peter Parker’ın yetişkinlikte de değişmeye, bedel ödemeye ve şu soruyla yüzleşmeye devam ettiğini gösteriyor: İnsanlar gerçek benliğiyle tanışsalar onu yine de severler miydi?

Emre Eminoğlu

·

31 Tem 2026

Bir büyüme hikayesi: Spider-Man nasıl farklı hisseden herkesin kahramanı oldu?
DuendeDuende

HİKAYE

İnsan ruhunun karanlık sularında: John Boyne'un 'Elementler' serisi üzerine

'Çizgili Pijamalı Çocuk'un yazarı John Boyne, dört kitaplık "Elementler" serisinde insan ruhunun karanlık ve fırtınalı topografyasını çıkarıyor. Boyne, her biri bir solukta okunabilecek serisinde, dijital çağın üzerimize yağdırdığı sosyal virüslerin cirit attığı ortamda travmalara ve insanlığın kurtuluş reçetelerine değiniyor. Her romanda "suç"u farklı bir yönüyle ele alıyor, birbiriyle iç içe geçmiş metinleri birbirinden özgür kılarken bir yandan da her birini ötekine sımsıkı bağlıyor.

Soner Can

·

31 Tem 2026

İnsan ruhunun karanlık sularında: John Boyne'un 'Elementler' serisi üzerine