Araştırma: Mobilite

Mikro mobilitenin neresindeyiz?
Araştırma: Mobilite

Mikro mobilitenin neresindeyiz?

Positive.news tarafından yapılan bir araştırma var. Hollanda'da halkın ulaşım alışkanlıkları dünya Co2 emisyonu değerlerini ciddi oranda aşağıya çekiyor.

Hollanda'nın ulaşım alışkanlıklarında bisikletin yerini biliyoruz. Bisiklet kullanmayı sevmekten çok bisiklet yaşam biçimlerinin bir parçası. Hollanda’ya ne zaman gitsem “bisiklet trafiği”nden başım döner. Üstelik bizim İstanbul’da gördüğümüz modern, pahalı ve gelişmiş bisikletler de değildir. Vitessiz, büyük seleli ve gidonlu, bize göre hayli “demode”dir. Ama onlar için nerdeyse “kutsal” bir araçtır. Trafikte de eğer arabayla gidiyorsanız yayalar kadar hatta daha büyük bir dikkatle bisikletlileri kollamalısınız.

Peki gelelim sorumuza; Hollanda dışındaki ülkeler de bisikletli ulaşıma böyle ağırlık verseler acaba ne olur? Güney Danimarka Üniversitesi bu konuyu enine boyuna araştırmış. Geçen yıl açıklanan aşağıdaki sonuçlar çok çarpıcı:

  • Eğer tüm ülkelerde Hollanda gibi bisikletli ulaşım yaygın olsa dünya yılda 686 milyon ton karbondan arındırılıyor. Bu rakama ulaşmak için her gün kişi başına 2,6 km bisikletle ulaşım yeterli oluyor. Yıllık azaltılan karbon miktarı Almanya’nın bir yıllık karbon emisyonuna eşit! Bu yapılabilir mi? Bilim insanlarına göre kesinlikle yapılabilir. Örneğin İngiltere’de 4 km ye kadar yolculuklar genelde motosiklet ile yapılıyor. Bunun yerine bisiklet kullanmak elbette mümkün.
  • Üniversitenin araştırması, aynı şekilde Hollanda’nınki gibi bisiklet ulaşımı yapıldığında yılda 620 bin ölümün önlenebileceğini söylüyor. İşine bisikletle gidenler kansere karşı %45, kalp rahatsızlıklarına karşı ise %46 daha az risk taşıyor.
  • Sonuç olarak, mikro mobilite diye adlandırılan 5 km altı kısa mesafe yolculuklarda bisikleti tercih etmek sağlığımız ve dünyanın karbondan arındırılması için son derece önemli.

Ülkemizde İstanbul, İzmir, Kayseri, Konya ve Kocaeli Büyükşehir Belediyeleri bisiklet paylaşımı sistemi kurdular ve insanları teşvik ediyorlar. Ancak fiziki altyapı imkânları ve yasal yapı bisiklet kullanımını destekler şekilde maalesef gelişmiyor. Bu konu topyekun bir işbirliği ve koordinasyon sorunu olduğu için merkezî yönetimin de yasa destekli etkin koordinasyonuna gerek duyuyor. Umarız Hollanda örneği bizlere de ilham verir.

Bisikletten Scooter'a… 

Şimdi gelelim İstanbul’un bir başka mobilite sorununa. Geçen hafta Kadıköy Belediyesi yaya kaldırımlarına özensizce bırakılan Martı ve benzeri scooterları topladı.

Bunun üzerine İBB ve Martı yöneticileri bir araya geldi. Toplantı sonucunda bir açıklama yapıldı. Yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

"İstanbul'da ulaşımın vazgeçilmez unsuru haline gelmiş olan ve trafik başta olmak üzere pek çok soruna çözüm üreten Martıların kent hayatına adaptasyonu, Karayolları Trafik Kanunu ve Belediye Gelirleri Kanunu'nun ilgili maddeleri tarafından Türkiye'nin tamamı için belirlenmiştir. Scooter'lar doğası gereği ve kanunlara göre, işgaliyesini belediyeye ödemek kaydıyla serbest dolaşım hakkına sahiptir ve belediyeler tarafından resmi olarak kapatılmamış tüm alanlara özgürce park edebilir. Görüşmelerimiz sonucunda Martı; yüksek kullanım kaynaklı Martı birikmesi olan, öncelikle 100, ardından da 500 adet İBB'nin belirleyeceği noktada ‘Scooter ve Bisiklet Park Yeri’ inşa edip İBB'ye hibe edecek, İBB'nin ‘Scooter ve Bisiklet Park Yeri’ projesine destek vermek için bu alanlara park edilen Martı yolculuklarında yüzde 20 indirim uygulayacak, 1,5 metreden dar kaldırımların haritasının çıkartılıp parklamanın bu bölgelerde kapatılması için ilgili belediyelere destek vermeye devam edecek, Martıların daha rahat kullanılabilmesi için belediyelerin, bisiklet ve yaya yollarının arttırılması ve kaldırımların genişletilmesi adına atacağı tüm adımları destekleyecektir. Şehirlerimizin sessiz, kaldırımlarımızın geniş, araçlarımızın paylaşımlı olacağı ulaşım devrimini tamamlayana kadar Martı, mücadelesine tüm kamu kurumları ile iş birliği halinde devam edecektir."

İstanbul'da kısa mesafeler için bu tarz elektrikli scooterlar çok cazip ve sorun çözücü. Ancak şehrin çok kalabalık olması, trafik çekmekeşliği ve karşılıklı hoşgörüsüzlük beraberinde büyük sorunları da getiriyor. Artık alıştığımız kurye-motorcu kazaları gibi scooter kazaları da günlük rutinlerimiz arasına girdi.

Hollanda'da olduğu gibi bisikletli hayatı İstanbul’da uygulayamayacağımız kesin. Şimdi pandemiyle birlikte hayatımıza giren elektrikli scooterla hayatımız planlamaya çalışıyoruz. Bakın 2021 yılından bazı rakamlar verelim. 2021 yılında toplam 1 milyon 186 bin 353 adet trafik kazası meydana geldi. Bu kazaların 998 bin 390 adedi maddi hasarlı, 187 bin 963 adedi ise ölümlü yaralanmalı trafik kazasıdır. Trafik kazalarında 5 bin 362 kişi hayatını kaybederken 274 bin 615 kişi yaralandı. Mikro mobilite ile bu rakamlar da ciddi oranda düşecektir diye de umuyoruz.

Evet, her hafta bu köşede otomobilli hayatın notlarını aktarırken bu hafta mobiliteye değinmek istedik.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

Oto-Dergi #9: Mobilite Kültürümüz Olabilir mi?

Elektrikli scooterlar, otomobil ekspertiz raporları

21 Oca 2023

Oto-Dergi #9: Mobilite Kültürümüz Olabilir mi?

YAZARLAR

İLGİLİ OKUMALAR