
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Girişimlerdeki en büyük trendlerden biri son kullanıcıya kolaylık sağlamak ve maliyeti düşürmek için ürün ortaya çıkarmaktır. Yıkıcı bir yenilik, yeni bir pazar ve değer yaratır. Mevcut bir pazarı ve değeri yıkan hamleler; pazar lideri firmaları, ürünleri ve hatta ittifakları yerinden eder. Beepi de varolan bir pazarı, ikinci el araç pazarını yıkıp geçmek için yola çıkmış bir girişimdi...
- Yalnızca satıcıları alıcılarla eşleştirmekle kalmayan ikinci el araç satış uygulaması Beepi, aynı zamanda satıcılara garantili bir fiyat ve otuz gün içinde satılmazsa şirketin aracı satın alacağı bir hizmet sunuyordu. Beepi, aracın incelenmesinin ve teslimatının yanı sıra alıcının gerekli evrak işlerini de çözmeyi vadediyordu. Yatırımcılar da inandı ve şirket, 560 milyon dolar değerlemeyle 149 milyon dolar yatırım aldı.
- İkinci el araç satış pazarını distrupt etmek bir yana, Beepi borçlarını ödeyebilmek için parça parça bir diğer rakibe Fair.com'a başarısız bir süreç sonunda satıldı.
- Peki sorun neydi? Sorunda aslan payı kurucuların vizyonunun uygulanmasında ve şirketin işleyişinde yatıyordu. Beepi, TechCrunch'ın raporlarına göre ayda 7 milyon dolar gibi çok büyük miktarkarda para harcıyordu ve bu paranın büyük bir kısmı yüksek maaşlara, fazla mesaiye ve gereksiz harcamalara gidiyordu.
- Beepi, büyüme ve kaynak yaratma konusunda da saldırgandı. En yüksek zamanlarında şirket 300 kişiyi istihdam etti ve bu da şirketin hızla para yakmasına kuşkusuz katkı sağladı. Buna bağlı olarak, Wall Street Journal 2015 yılında şirketin 2 milyar dolarlık abartı bir değerlemeye dayalı olarak 300 milyon dolarlık ek finansman istediğini bildirdi. İşe olan güven ve inanç her zaman iyi ve gereklidir. Ancak bu kadar yüksek bir değerlemenin açıkça hedefe ulaşmaya hazır olmayan bir girişimde bulunacağına dair beklentiler kesinlikle herhangi bir şirketi başarısızlığa sürükleyecektir. Beepi'de de böyle oldu.
Künye, 2013 yılında Ale Resnik ve Owen Savir tarafından ABD'de kurulan şirket, 2016 yılında kapatıldı.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu haftanın mercek altındaki girişimleri; Luther.AI, Swaypay ve Beepi.
22 Eyl 2020

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Tüketici elektroniği pazarında kullanıcıları ekrana maruz bırakan ürün sayısı her geçen gün artıyor. Ekran, pazarda doyum noktasına ulaşırken teknoloji şirketleri, ardı ardına ekransız ürün geliştirme furyasına katılıyor. Meta’nın Brain2Qwerty isimli yapay zeka teknolojisi ise ekran bağımlılığı sorununa çok daha inovatif bir çözüm sunuyor.

Influencerlık kendi döngüsünü geleneksel reklama dönüştürerek tamamladı. Pazar hâlâ büyüyor belki ama güven günden güne azalıyor. Tüketiciler ise bu kurgusal samimiyet ve aşırı tüketime karşı zırhlarını kuşanırken dijital kapitalizm illüzyonunun kalesini keşfetmekte gecikmedi elbette. Onun da adı yalnızlık. İşte tam bu noktada “yalnızlık influencer’lığı (loneliness / solitude influencer) adı verilen yeni bir içerik üreticisi profili yükselişe geçti.

Son birkaç yılda teknoloji arenası, pek çok işin yapay zekaya devredilmeye çalışıldığı bir atmosfere sahne oldu. Maliyet tasarrufu ve verimlilik artışı vaatleriyle gelen yapay zeka, birkaç yıl boyunca toplu işten çıkarmaların da ana gerekçelerinden biriydi. Yapay zekanın hâlâ gideri kadar gelir üretemediği 2026 yılında ise CEO’lar, işten çıkardıkları çalışanların, harcadıkları token’dan daha fazla maliyet yarattığını fark ettikleri bir eşiğe geldi.

Son yıllarda Amazon, Google ve OpenAI gibi pek çok şirket, kendi yapay zeka çiplerini duyurdu. Daha önce sektördeki yaygın eğilim, NVIDIA’nın rüştünü ispatlamış çiplerine güvenmek iken öncü şirketler, yakın zamanda ardı ardına bu eğilimin dışına çıkmaya başladı. Bu furya, oldukça kritik bir soruyu da gündeme taşıdı: Neden tüm teknoloji şirketleri, kendi yapay zeka çiplerini geliştiriyor?

Modern reklam hukuku, mesajın içeriğinin doğru olup olmadığına odaklanır. Ancak yapay zeka, artık mesajı ileten kişinin gerçekten var olup olmadığını da hukukun konusu hâline getiriyor. Ticaret Bakanlığı'nın 1 Ağustos'ta yürürlüğe girecek yönetmelik değişikliği de dijital kopyaların reklamlarda kullanılmasına kısıtlamalar getiriyor ve bunu yaparken dolandırıcılık içeriklerini esas alıyor. Peki ya amaç dolandırıcılık olmadığında?



