Çevresel Dışsallıkların İçşelleştirilmesi

Evimizin ya da arabamızın içi “bizim” ama sokaklar “bizim değil” mi?
Çevresel Dışsallıkların İçşelleştirilmesi

BMW-i-24mart
BMW ile birlikte

Dünyahali, Yuvam Dünya ve Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Araştırma Merkezi iş birliğinde, BMWi’nin desteğiyle yayınlanmaktadır. BMWi sürdürülebilir mobilite için kapsamlı çözümler sunar .

Daha fazlasını öğren

Dünyahali

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

Dışsallıklar herhangi bir eylemimizin sonucu olarak üretilen ama bizi doğrudan ilgilendirmeyen çıktılardır. Mesela yaşamak için nefes alıp veririz ve bunun sonucu olarak bulunduğumuz ortama karbondioksit ve su buharı salarız. Benzer şekilde yemek yapmak için marketten çeşitli ürünler alırız, bunların kabuklarını soyar, ambalajlarını çıkartır, yemek için kullanır, kabukları ve ambalajları çöp olarak atarız. Havaya saldığımız karbondioksit veya çöpe attığımız ambalajlar bizim için bir çevresel dışsallıktır. Aldığımız nefes ya da attığımız ambalaj kutusu başına bir bedel ödemeyiz. Dışarıya saldığımız bu dışsallıklardan bir kısmı konusunda önlem alırız; çöp kutularına attığımız çöp gibi, bir kısmını da herhangi bir önlem almadan doğaya salarız, arabamızdan çıkan egzoz gazları gibi.

Doğaya bıraktığımız bu tür atıkların bir kısmını doğa kendiliğinden temizleyebilir; ancak doğanın temizleyemeyeceği kısmının da temizleme sorumluluğu o atığı oluşturan kişilere düşmektedir. Yani, aldığımız nefesten ürettiğimiz karbondioksit doğa açısından temizlenebilir bir çıktı yaratırken, çöpe attığımız içecek kutuları doğanın kendiliğinden temizleyebileceği bir çıktı oluşturmaz. Bu sebeple ürettiğimiz çöpün bir temizlenme veya geri dönüştürülme maliyeti vardır. Üretilen çöpün temizlenme veya geri dönüştürülme maliyetinin çöpü üreten kişi tarafından karşılanmasını sağlamak dışsallıkların içselleştirilmesine bir örnektir.

Marmara Denizi çevresindeki zirai ve sanayi işletmelerinin bu yönde dikkatsiz davranması, doğanın temizleyemeyeceği bir çevresel dışsallık oluşturuyor. Ancak burada bile bir önlem alınabilmesinin zorluğunu bugün hepimiz görerek yaşıyoruz.

Dışsallıkların içselleştirilmesi konusunda iki temel problemle karşı karşıyayız. Bu iki problem de kolay çözülebilecek problemler değil. Bu problemlerin ilki bir anlayış problemidir. Arabada portakal soyup kabuğunu camdan dışarı attığınız an bir dışsallık yaratıyorsunuz. Sizin arabanız temiz kalırken kabuğu attığınız yer için attığınız kabuk bir çevre sorunu oluşturmaya başlıyor. Portakalı soyduğunuzda kabuğunu saklayıp, bir çöp kutusuna atmanız bu problemi gidermek için yeterlidir. Böylesi bir eylem için özel bir çaba sarf etmeniz gereklidir; ancak sarf edeceğiniz çabanın mali bir boyutu yoktur.

Dünyada pek çok ülkede, ülkemize kıyasla sokaklara çok daha az çöp atıldığını hepimiz biliyoruz. Bunun nedenini o ülke yasalarındaki ciddi cezalarla açıklamak mümkün olsa da o ülkelerin bu problemi sadece yasalarla mı çözdüğüne biraz daha kafa yormakta fayda vardır. Yani, bir Alman içtiği suyun şişesini atacak bir çöp kutusu ararken bunu sadece yakınlardaki bir polisin kendisine ceza yazacağından korktuğu için mi yapar yoksa içinde yaşadığı kültür ve aldığı eğitim o kişinin bu dışsallığı kendiliğinden içselleştirmesine mi neden olur? Bu kişiler bu davranışlarını sadece polisin kendilerini görebileceği bir yerde gerçekleştirip polisin olmadığı bölgelerde çöpü yere atmaktan çekinmiyorlarsa bu olguyu ceza ile birleştirebiliriz. Ama biliyoruz ki durum böyle değil. Çoğu noktada, hatta ormanda kendi başına gezerken bile çöplerini toplayıp geri getirdiklerine göre konu bir eğitim ve kültür meselesidir.

Konuyu ülkemize getirecek olursak ve ülkemizde çöplerin her yere serbestçe atıldığını da düşünecek olursak sorunumuzun boyutu ortaya çıkabilir. Ancak bizdeki sorun eğitim ve kültür meselesi olmanın ötesindedir. Kişinin temelde bu eğitimi içselleştirebilmesi için verilen eğitimin doğru olduğuna inanması gerekmektedir. Yani, sokaktan geçerken çevreye atılmış izmaritler veya portakal kabukları kişiyi rahatsız etmiyor ve kişi bu görüntüyü doğal karşılıyorsa onu eğitmenin imkanı neredeyse yoktur. O halde, “ülkemizde çoğu kişi bu görüntüyü neden doğal karşılıyor?” sorusuna cevap aramamız gerekiyor en başta. En basit mantıkla bizler  göçebe hayatından yerleşik düzene veya padişahın mülkünden şahsi mülkiyete daha yeni geçtiğimiz için yaşadığımız yerin bizim olduğunu henüz içselleştirmeye başlayamadığımız söylenebilir. Başka bir deyişle, evimizin ya da arabamızın içi “bizim” ama sokaklar “bizim değil”, dolayısıyla da evimizin içini ya da kapımızın önünü temiz tutmak bizim açımızdan önemli, ancak bir adım ötesi bizim olmadığı için “devletin” sorunu haline geliyor. Burada da bizim aslında devleti içselleştiremememiz ve devleti yurttaşların bütününden farklı bir varlık olarak algılamamız yatıyor. Ne zaman devleti içselleştirebilirsek, o zaman bireylerden doğan çevre sorunlarına eğitim ve kültür ile çözümler üretmeye başlayabiliriz.

Bireylerden kaynaklanan çevre sorunları esas problemin ilk ve nispeten daha kolay çözülebilir ayağını oluşturuyor. Dünyanın karşılaştığı büyük problem, çevresel dışsallıkların içselleştirilmesinin, yani doğaya bırakılmadan işlemden geçirilip doğanın üstesinden gelebileceği bir forma sokulmasının ciddi bir maddi sorun oluşturması noktasında ortaya çıkıyor. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Dünyahali

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

NEREDE YAYIMLANDI?

DünyahaliDünyahali

BÜLTEN SAYISI

19: İklim Krizi=Kültür Krizi

FIA'ın Net Sıfır Yolculuğu, Ebru Baybara Demir, "Çözümler"

23 Haz 2021

BMW ile birlikte
19: İklim Krizi=Kültür Krizi

YAZARLAR

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

İLGİLİ OKUMALAR

DünyahaliDünyahali

HİKAYE

Fısıldayan ağaçlar

Ağaçların Görünmez İletişim Ağı ve Doğanın Dili

01 Tem 2026

Fısıldayan ağaçlar
DünyahaliDünyahali

HİKAYE

Merceği Ormanın Kalbine İndirmek

Warner Bros. Discovery Pazarlama Direktörü Beste Toksoy Balcı ile Röportaj

01 Tem 2026

Merceği Ormanın Kalbine İndirmek
DünyahaliDünyahali

HİKAYE

Fıstık Ağacı

Bir Coğrafyanın Hafızası: Fıstık Ağaçları

01 Tem 2026

Fıstık Ağacı