Deniz Koruma Alanlarının Önemi

Etkin korumayı sağlamak neden önemli ve bunun için neler yapılmalı?
Deniz Koruma Alanlarının Önemi

BMW Aralık - Ocak Dünya Hali
BMW ile birlikte

Dünyahali, Yuvam Dünya ve Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Araştırma Merkezi iş birliğinde, BMWi’nin desteğiyle yayınlanmaktadır. BMWi sürdürülebilir mobilite için kapsamlı çözümler sunar .

Daha fazlasını öğren

Dünyahali

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

Utku Kuran

Günümüzde okyanusların yüzde 3'ünden az bir kısmı etkin şekilde korunmakta. Etkili koruma, canlı çeşitliliğini artırdığı gibi geleneksel balıkçılığın devam etmesi için de oldukça kritik.

Kullandığımız oksijenin yüzde 70’i okyanuslar ve denizler tarafından üretiliyor. Bunun yanında bu alanların iklimi düzenleyici etkisi ve karbon tutucu olması iklim krizi ile mücadelede büyük önem taşıyor.

Günümüzde insan kaynaklı aktiviteler denizlerimizin, okyanuslarımızın sağlığını hiç olmadığı kadar tehdit eder halde geldi. Özellikle aşırı ve yasadışı avcılık ciddi tehdit oluştururken, iklim krizi sebebiyle ısı artışı, asitleşme ve artan istilacı tür baskısı da diğer tehditler olarak karşımıza çıkıyor. 

Endüstriyel balıkçılık ile artan aşırı avcılık, balık stoklarında tarihte görülmemiş azalmalara yol açarken ekosistemlerin iklim krizi karşısında kırılganlığını artırıyor. 

Dünya’da aşırı avlanmanın en fazla görüldüğü “Akdeniz”,  iklim krizinin negatif etkileri ile beraber baskı altında olan bölgelerin başında geliyor. Dünya Doğal Hayatı Koruma Vakfı’nın araştırması da bunu destekler durumda. Araştırmaya göre, Akdeniz'deki balık stoklarının yüzde 80'inden fazlası aşırı avlanmaya maruz kalıyor.  

Peki, aşırı ve yasak avcılığın önüne geçmek için yapılması gerekenler nedir? 

Bilim insanları şu iki uygulamanın önemine dikkat çekiyor:

  • Deniz koruma alanlarıyla ve balıkçılığa kapalı alanlarının sayısını artırmak
  • Sürdürülebilir balıkçılık pratiklerini teşvik etmek ve yaygınlaştırmak

Bu iki uygulama aslında birbirini destekler ve tamamlar nitelikte. Özellikle sağlıklı deniz ekosistemlerinin devamlılığını sağlamak, habitat restorasyonu yapmak ve geleneksel kıyı balıkçılığının sürdürülmesi açısından deniz koruma alanlarının sayısının artırılması kritik önem taşıyor.

Ancak, denizel alanların korunması karasal alanların korunmasından çok daha zor. Deniz Koruma Enstitüsü’nün verilerine göre okyanuslarının yalnızca yüzde 2.8’i ve Akdeniz'in yüzde 0.03'ü "tam veya yüksek düzeyde korunan" alan olarak yönetilmekte. Dolayısıyla deniz koruma alanlarının kâğıt üzerinde oluşturulması, aktif olarak korunduğu ve faydalı bir işlev gördüğü anlamına gelmiyor. 

Tam veya yüksek düzeyde koruma sağlamak için birkaç önemli nokta şöyle; 

  • Deniz koruma alanları içinde endüstriyel balıkçılığın yasaklanması
  • Korunan alanlarda günlük koruma sağlanması ve yasak avlanan kişilere caydırıcı cezaların uygulanması
  • Koruma konusunda karar alma sürecinde geleneksel yöntemlerden ziyade kapsayıcı ve demokratik yaklaşımların benimsenmesi
  • Korunan alanların sivil toplum kuruluşları, bilim insanları, devlet ve küçük ölçekli balıkçılar tarafından ortak olarak yönetilmesi

Küçük ölçekli balıkçılar ile ortak karar alma ve yönetim: Türkiye’den başarılı bir örnek

Deniz koruma alanlarının oluşturulması ve yönetilmesi sürecinde en önemli aktörlerin başında küçük ölçekli balıkçılar geliyor. 

Akdeniz Koruma Derneği’nin Gökova’da 2012 yılından itibaren devam ettirdiği çalışmalar kapalı alanların yerel balıkçılar ile ortak yönetilmesinin önemini kanıtlar nitelikte. Çalışmalar özellikle bilimsel ve yerel bilginin beraber kullanılmasının kolaylaştırıcı olduğunu gösteriyor. Bu da kapatılması gereken alanların konumunun ortak belirlenerek yerel balıkçılıkların bu alanlardan en üst düzeyde faydalanmasına olanak sağlıyor. Ancak yine de, aşırı ve yasak avlanmanın önüne geçmek kolay değil.

C:\Users\Utku KURAN\Desktop\Dünyahali\4.jpg

2013 senesinde bunun yollarını arayan Akdeniz Koruma Derneği, “deniz korucu sistemini” uygulamaya koyarak Türkiye’de bir ilke imza atmış. Korunan alanlarının günde iki kere aktif şekilde botlarla kontrol edilmesini sağlayan bu sistem bölgede koruma için kolektif aksiyonu arttırırken aynı zamanda Gökova Körfezini Türkiye'nin aktif olarak korunan tek deniz alanı olarak öne çıkarıyor.

Gökova’dan güzel gelişmeler!

Deniz koruma alanlarını oluşturmak için ortak hareket edildiği ve bu alanlarda aktif koruma sağlandığı takdirde, mümkün. Gökova bizler için ekosistemleri iklim krizi karşısında daha dirençli hale getirme  yönüyle hatırlanması gereken umut verici bir örnek.

Zira tahrip olan habitatlar eski sağlığına kavuşurken, yerli balık türlerinin nüfusunda artış gözleniyor bu da aslan balığı gibi istilacı tür baskısını azaltmış oluyor. Özellikle koruma alanları içerisinde sayısı artan yerel balıklar bu alanların dışına çıkarak yerel balıkçıların gelirini artırıyor, koruma altında olmayan bölgelerin bile zenginleşmesini sağlıyor.

2011 senesinde bölgede gerçekleştirilen bir araştırma da bunu kanıtlıyor. 2011 yılında korunan alanlar içinde metrekarede 4 gram olarak ölçülen balık miktarı günümüzde Akdeniz Koruma Derneği’nin yapmış olduğu sayımlara göre metrekarede kimi bölgelerde 140 grama kadar çıkıyor. 

Koruma çalışmaları yerel balıkçıların gelirlerinde artışı beraberinde getirirken, onları aynı zamanda çevre korumasına da teşvik etmiş oluyor. Bu durum sürdürülebilir balıkçılık pratiklerini yaygınlaştırıyor ve geleneksel balıkçılığın gelecek nesiller tarafından devam ettirilmesi açısından büyük önem taşıyor. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Dünyahali

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

NEREDE YAYIMLANDI?

DünyahaliDünyahali

BÜLTEN SAYISI

44: Gezegenle Dost Olmak🎋

Yılbaşı Hediyesi Seçme Rehberi, Kültürel Mirasımız, Deniz Koruma Alanları

15 Ara 2021

BMW ile birlikte
Adrian Infernus

YAZARLAR

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

İLGİLİ OKUMALAR

DünyahaliDünyahali

HİKAYE

Fısıldayan ağaçlar

Ağaçların Görünmez İletişim Ağı ve Doğanın Dili

01 Tem 2026

Fısıldayan ağaçlar
DünyahaliDünyahali

HİKAYE

Merceği Ormanın Kalbine İndirmek

Warner Bros. Discovery Pazarlama Direktörü Beste Toksoy Balcı ile Röportaj

01 Tem 2026

Merceği Ormanın Kalbine İndirmek
DünyahaliDünyahali

HİKAYE

Fıstık Ağacı

Bir Coğrafyanın Hafızası: Fıstık Ağaçları

01 Tem 2026

Fıstık Ağacı