🥁 En uzun Foo Fighters şarkısı: “The Teacher”

DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Geçtiğimiz ay But Here We Are adını verdikleri 11. stüdyo albümlerini RCA bayrağı altında yayımlayacağını duyuran Seattle merkezli kült rock grubu Foo Fighters, bitiş çizgisinin hemen öncesinde yeni şarkılarını paylaşmaya devam ediyor. Grubun yeni albümü 2 Haziran’da tüm dijital dinleme servislerinde yerini alacak.
- Daha önce ve şimdi: 19 Nisan’da yeni albüm duyurusunun yanına Dave Grohl’un kızı Violet’in vokaliyle eşlik ettiği Rescued isimli çıkış teklisini yerleştiren Foo Fighters, bugüne kadar But Here We Are’dan dört şarkı paylaştı. Grubun görücüye çıkardığı en son kayıt, aynı zamanda şimdiye kadar yayımladıkları en uzun şarkı olan (10 dk uzunluğunda) The Teacher oldu. Şarkı, Tony Oursler tarafından yönetilen bol kolajlı bir video klip eşliğinde servis edildi.
- Neden önemli? But Here We Are, Foo Fighters 11. uzunçaları olmasının yanı sıra geçtiğimiz yıl vefat eden grubun efsanevi davulcusu Taylor Hawkins sonrası kaydettikleri ilk albüm etiketiyle diskografilerine eklenmesi. Grup bu ayın başında yeni albüm sonrası çıkacak turnenin provalarını canlı olarak yayınlayarak bir bakıma Hawkins’in yerine gelen Josh Freese’i de tanıtmıştı.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
YAZARLAR

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Yaşlanmakla yaşlı rolünü oynamak birbirinden farklı şeyler. Yaşlanacağız. Bedenimiz değişecek. Fakat bedenimizin değişmesiyle kişiliğimizin, arzularımızın ve dünyayla kurduğumuz ilişkinin belirli bir kalıba sokulması arasında da zorunlu bir bağ yok. Yaşlanmaktan korkanlar için üç kitaplık bir reçete.

Charlotte Wells’in "Aftersun", Joachim Trier’in "Sentimental Value" ve Rodrigo Sorogoyen’in "El ser querido" filmleri, baba-kız ilişkisinin üç farklı dönemine ve üç ayrı duygusal biçimine bakıyor. Birinde geçmişe dönerek babasını anlamaya çalışan bir kız, diğerinde geçmişin yükünü bugünkü ilişkilerine taşımış iki kız kardeş, bir diğerindeyse yıllar sonra yeniden karşılaşıp eski hesapları açan bir baba-kız.

Lance Oppenheim’ın yeni filmi "Primetime" Chris Hansen’ın televizyon dünyasını güçlü oyunculuklarla yeniden kurarken reyting hırsının insani bedellerini ve gösterinin etik sınırlarını incelemekte yüzeysel kalıyor.

Kültürel mirası turizmin hizmetine sokmak başka şey; turizmi kültürel mirasın daha derin ve daha sürdürülebilir biçimde deneyimlenmesine aracılık edecek şekilde tasarlamak başka. İkisini birbirine karıştırdığımızda eser kolayca bir logoya, bir hediyelik eşyaya veya sosyal medyada tüketilen bir görsele dönüşebilir.

Ölenlerin eşyalarını dağıtıyoruz ama telefonlarımızda sesleri, mesajları, görüntüleri kalıyor. Sandra Wollner’ın "Her Defa" filminden hareketle, kapıya konan ayakkabılardan cevap beklediğimiz mesajlara uzanan yas hâlleri üzerine düşünceler.




