Evrensel bilginin kalbine yolculuk: Internet Archive’ın hikayesi

Bilgi çağının kalbinde, zamanın akışını durdurup bilginin geçmişine dokunabileceğiniz bir yer var: Internet Archive.
Eski internet sitelerinden 2000'lerin popüler video oyunlarına, dönem müziklerinden çağlar öncesinden kalma kitaplara ne ararsanız bulabileceğiniz bu arşiv, dünyanın en büyük dijital kütüphanesi. İçerisindeki Open Library ve Wayback Machine ile yalnızca bir arşiv de değil, aynı zamanda dünya kültürlerinin yaşayan bir hafızası.
Internet Archive'ın San Francisco'daki binalarını ziyaret etmek ise 1990'larda çocuk olmuş herkesin bildiği o beş notalık sesle masaüstü bilgisayarınızı açmanın verdiği heyecana eşdeğer bir deneyim. Özellikle de kurucusu Brewster Kahle’nin anlatımı eşliğinde gezildiğinde, teknoloji tarafından ezildiğimiz bu hızlı çağda bilgiye eşit erişimin ne kadar değerli olduğunu bir kez daha hatırlıyorsunuz.

Brewster Kahle, Thomas Edison'a ait gramafonun hikayesini anlatırken.
Bilgi güçtür
“İktidarı elinde tutanlar tarafından kasıtlı olarak yok edilen kütüphanelerin tarihi, bir yıkım tarihidir.”
— Brewster Kahle, Internet Archive’ın kurucusu
Brewster Kahle, Internet Archive’ı 1996’da kuruyor. Kahle, daha öncesinde ise Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nde (MIT) bilgisayar bilimi ve mühendislik okuyor. Kahle’nin dijital kütüphaneler ve internetin potansiyeline yönelik ilgisi, burada yapay zeka ve bilgisayar bilimi açısından önemli bir isim olan Marvin Minsky’nin kurduğu Yapay Zeka Laboratuvarı'nda çalıştığı sırada gelişiyor. Kahle, MIT'den mezun olduktan sonraysa öncü bir süper bilgisayar üreticisi olan Thinking Machines Corporation'da çalışmaya başlıyor.
Kahle, burada çeşitli yapay zeka uygulamaları için kullanılan paralel bir süper bilgisayar olan Connection Machine’in geliştirilmesinde önemli bir rol oynuyor ve Alexa’nın da kurucusu olan, adını antik İskenderiye Kütüphanesi'nden alan Alexa Internet'i dünyaya kazandırıyor. Şu an Internet Archive da logosunun ilhamını İskenderiye Kütüphanesi’nin sütunlarından alıyor.

19. yüzyıldan bir illüstrasyon, İskenderiye Kütüphanesi'nden âlimler.
1999'da Amazon'a satılan Alexa Internet'in temel işlevi, interneti arşivlemek. Fakat öncesinde, 1996 yılında Kahle, bilgiye "evrensel erişim" sağlamak amacıyla Internet Archive'ı kuruyor.
Internet Archive, dijital içerikleri gelecek nesiller için koruma ve evrensel bilgiye ücretsiz erişim sağlama misyonuyla hareket eden, kâr amacı gütmeyen bir dijital kütüphane… Internet Archive'ın en bilinen projelerinden biri olan Wayback Machine, kullanıcıların internet sayfalarının farklı zamanlarda arşivlenmiş sürümlerini görmelerine olanak tanıyor. Bu araç araştırmacılar, tarihçiler ve herhangi bir konuya derin ilgi duyan herkes için paha biçilmez bir platform hâline gelmiş durumda.
- Ancak kitap yayıncılarının fiziksel kütüphanelerle aynı mantık üzerinden çalışan bu dijital kütüphanenin kitapları ve dokümanları ücretsiz bir şekilde tüm dünyaya açması nedeniyle Internet Archive’a açtığı dava da sürüyor.
Brewster Kahle, kendisini "dijital kütüphaneci" olarak tanımlıyor. Aynı zamanda şu ana kadar internetin gelişimine katkıda bulunan tüm insanları sıralayan Internet Hall of Fame listesinde de ismi geçiyor.
Kahle’den bunları dinlerken “2 bin yıl önce İskenderiye Kütüphanesi'ni idare eden, oraya kitapları getirten ve düzenleten kütüphaneci kimdi acaba?” diye düşünüyor ve araştırmak için not alıyordum. Brewster Kahle, modern bir Demetrius gibi zira.
- Bilgi notu: Günümüzde Yunanistan’ın güney ucunda bulunan Phalerum'da doğan Demetrius, İskenderiye Kütüphanesi’ne 400 bin kitap getirilmesini sağlayan kişiydi. Kitap sayısı bir rivayetten ibaret olsa da Demetrius, tarihçiler tarafından İskenderiye Kütüphanesi'ni idare eden kişi olarak anlatılıyor. O dönemde Nil Nehri üzerinden kitapları getirtip, uzak coğrafyalardan taşınan bu kitapların kopyalarını çıkartan ve Yunancaya tercüme eden de oydu. Adını şehrin kurucusu Büyük İskender’den alan İskenderiye Kütüphanesi'ni, o zamanlar kral fonluyor ve Demetrius, kralı ikna ederek kütüphaneyi her dilden kitabın bulunduğu, insanların buluştuğu bir eğitim merkezi hâline getiriyor.
Brewster Kahle’nin de altını çizdiği tek şey, kütüphaneciliği dijital ve evrensel olarak nasıl yaşatabileceğimiz… Artık başka bir teknoloji çağında yaşıyoruz ve hâlâ bazı yönetim biçimleri, bilgi ve yayına erişimi engelliyor olsa da artık bir kütüphane yandı diye 500 yıllık bir kitaptaki bilgiyi tamamen kaybetmek zorunda değiliz.
- Ayrıca: Kahle ve ekibi, dijital arşivlemenin yanı sıra kitapların fiziksel kopyalarını özel tasarlanmış nakliye konteynerlerinde saklayarak korunmalarını da sağlıyor. Televizyon haberlerini arşivleme, NASA görsel arşiv bilgilerine erişim, geniş bir yazılım kütüphanesi oluşturma ve plak kayıtları ile mikrofilm gibi fiziksel medya araçlarının dijitalleştirilmesini destekleme gibi iddialı projelere de girişmişler.
Internet Archive sitesinde, bir araştırma yapmak isterseniz aradığınızı kolayca bulabileceğiniz, araştırmalarınızı ve hikayelerinizi zenginleştireceğiniz bir ortam herkese eşit biçimde sunuluyor.
World Wide Web’den evrensel erişime
Bunu olanaklı kılanlardan biri de "Sir" unvanını almış Tim Berners-Lee. Bugün HTML ve URL, bize Berners-Lee sayesinde bu sanal uzayın kapılarını açabiliyor.
"World Wide Web" (WWW) kavramı, ilk kez 1990 yılında Tim Berners-Lee tarafından kullanıldı. Berners-Lee, 1989’da CERN'de (Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi) çalışan bir bilgisayar bilimcisiydi. Ünlü bilgisayar bilimcisi, o dönemde bilgi paylaşımını kolaylaştırmak amacıyla bir proje önerdi ve bu projenin sonucu olarak World Wide Web'i geliştirdi.
Berners-Lee'nin geliştirdiği bu sistem, hypertext (hiper metin) üzerinden bilgiye erişim sağlıyordu. Berners-Lee, böylece 1990 yılında ilk internet tarayıcısını ve sunucusunu geliştirdi. Bu sistem, kullanıcıların farklı bilgisayarlarda saklanan bilgilere kolayca erişmesini sağladı.
İlk internet sayfası, 1991 yılında CERN'de yayına girdi ve internetin nasıl kullanılacağını açıklayan bilgiler içeriyordu. Tim Berners-Lee'nin World Wide Web'i icat etmesi, internetin bugün bildiğimiz hâliyle geniş kitlelere ulaşmasını sağlayan önemli bir dönüm noktasıydı. Bu icat, bilgiye erişimde bir devrim yarattı.

Alan Rath'in "World Wide Web 1997: 63 İnçte 2 Terabayt" başlıklı
dijital heykeli.
Internet Archive binasında bulunan ve 1998 yılında Alexa Internet tarafından Kongre Kütüphanesi’ne armağan edilen Alan Rath imzalı, "World Wide Web 1997: 63 İnçte 2 Terabayt" başlıklı dijital heykelde ekranlar, Alexa Internet tarafından toplanan ve saklanan 500 bin sitenin sayfalarını aralıklı olarak gösteriyor. Bu dijital heykel, 1997'nin başından itibaren internetin “bir anlık görüntüsünü” temsil eden metin, resim ve ses dosyalarını içeriyor.
'Teknoloji, onu inşa eden insanları yansıtır'
Internet Archive sunucularının bir kısmı da bu binada saklanıyor. Büyük salondaki sunucularda görülen ışıklar bir yanıyor, bir sönüyor. Brewstar Kahle, ışık her yanıp söndüğünde bunun birilerinin Internet Archive’a bir şeyler yüklediğine ya da arşivden bir şeyler indirdiğine işaret ettiğini söylüyor.
"Dünyanın en popüler 200 ve en popüler 300 internet sitesi arasındayız. Bu çok fazla insan demek. Yani günde birkaç milyon insan ve 6 milyon makine, Internet Archive'ın internet sitesini ziyaret ediyor. Ancak pek çok insan, Internet Archive kaynaklarını internet sitesine gelmeden kullanıyor. Bu da bizim için sorun değil."
Kahle, daha sonra sözlerine şu şekilde devam ediyor:
"Bence teknoloji, onu inşa eden insanları yansıtır. O yüzden güzel bir teknoloji inşa etmeyi amaçlıyoruz. Kültürümüz, bu makinelerin üzerinde ve onu korumamız gerekiyor. Peki neden onları bu şekilde dışarıya açıyoruz? Bizi kütüphanedeki açık raflar gibi düşünün. Arada tek bir fark var: Bizim kütüphanemizin herkese açık raflarında siz bir kitaba baktığınızda, eğer o kitabı dünyanın herhangi bir yerinde okuyan biri varsa, o kitap parlar."

Internet Archive binasındaki sunucular.
Uyumsuz oyuncakların şehri
Arşiv binasını ve çalışmaları bize anlatan Kahle’nin Silikon Vadisi’ni "uyumsuz oyuncaklar şehri" olarak tanımlaması da oldukça ilginç. Henüz 1990’ların sonunda tüm bilgiye evrensel erişim fikrini bulan, 28 yıldır müthiş bir tutarlılıkla fikrin ve platformun savunuculuğunu ilk günkü heyecanla yürüten ve bir yandan da Amerika’daki büyük yayıncıların platforma açtığı telif davalarıyla mücadele eden Kahle, şehrin dünyaya etki eden bir yaratıcılığa sahip olduğunu ifade ederken aynı zamanda buradaki patlamaya güçlü bir eleştiri de getirdi:
"Internet Archive çalışanları, hayatlarını kamu yararına bir sivil proje üzerinde çalışarak geçiriyor. Onlar, ‘dotcom (.com)’ ya da şu an yaşanan AI patlamasının dışında duruyorlar. Burada gökkuşağının sonunda altın yok. Internet Archive’ı satıp, milyarlarca dolar kazanıp, daha sonra bu nakit parayla bir ev alamayız. Bunu yapamayız. Yani insanların hayatlarını bu işe adamalarının başka bir nedeni olmalı. Bence bunun bir nedeni, tanınmak ve yaptıkları iş hakkında konuşabilmek..."
Internet Archive’da 3 yıl çalışırsanız seramikten bir heykelinizi yapıyorlar. Çin’in Terracotta ordusunu hatırlatan bu uygulama, bana yine tarihten getirdiğimiz ama günümüzde unuttuğumuz bir iletişim biçimini de hatırlatıyor: Sanat yoluyla iletişim ve miras.
Ayın elemanı olduğunuz fotoğrafı, bir e-postada ya da zamanla kirlenen bir cam çerçevenin içinde sıkıştırılmış hâlde görmektense seramikten bir heykele dönüşmek, sanırım gördüğüm en sofistike takdir yollarından biri oldu.

Internet Archive binasının büyük salonu, kütüphanede en az 3 yıl çalışmış kişilerin seramik heykelleriyle dolu.
Açık Kütüphane, Aaron Swartz, Umberto Eco
ABD’de yaklaşan başkanlık seçimleri için herkes çok gergin; çünkü Amerika’nın en önemli değer önerisi, tüm vatandaşlar için fikir özgürlüğü. Sıklıkla demokrasinin temellerinin sarsılabileceği söyleniyor. Politika ise maalesef hayatın her alanını, dünyanın her yerinde etkilemeye devam ediyor. Kimsenin kimseye dokunmadan yüzdüğü demokrasi suları, hızlı bir şekilde bulanıklaşmaya başladı.
Bu senaryo göz önünde bulundurulduğunda Internet Archive’a erişim ve bilginin saklanması da elzem hâle geliyor. 2016’nın Kasım ayında Brewster Kahle, Internet Archive’ın bir kopyasını Kanada'da bir yere konuşlandıracak olan Kanada Internet Archive’ı kurduğunu duyurdu ve sunucuları taşıdı. Bu konuda daha önce basınla paylaştığı açıklama şöyle:
"Daha büyük kısıtlamalarla karşılaşabilecek bir internet ekosistemine hazırlanmamız gerekiyor. Bu, hükümet gözetiminin ortadan kalkmadığı bir dünyada patronlara hizmet etmek anlamına geliyor ve giderek artacak gibi görünüyor. Tarih boyunca kütüphaneler, insanların sadece okudukları içerikler için hapse atıldığı korkunç mahremiyet ihlallerine karşı mücadele etti. Internet Archive olarak okuyucularımızın dijital dünyadaki mahremiyetini korumak için mücadele ediyoruz."
Dijital dünyaya erişimimiz, hepimize sonsuz gibi geliyor ancak pek de öyle değil. Örneğin Türkiye, internetin %100’üne erişemiyor.
- Freedom House’da yayımlanan bir raporda, Türkiye’nin internet özgürlüğü puanı 100 üzerinden 30 olarak belirlendi. 2022’nin Aralık ayından bu yana Türkiye'de 712 binden fazla alan adı ve 150 bin URL engellenmiş.
İnternete erişim, birçok yönden elzem. Afet bölgesinde yer alan ülkemizde yardımlaşma, yanlış bilgilerin yanlış kaynaklardan yayılmaması gibi hassas durumların yanında, sadece eğitime ve bilgiye erişim noktasında da acı çeken bir taraf var.
- Türkiye'de Wikipedia, 2017’den 2020 tarihine kadar kapalı kaldı. Bu süre zarfında Türkiye'den Wikipedia'ya erişim tamamen engellenmişti. YouTube ise 2008'den 2010'a kadar erişime kapatılmıştı. Internet Archive da Türkiye'de erişim engeline maruz kalmış başka bir platform. 2016 yılında geçici bir süreliğine kapatılmış, daha sonra tekrar erişime açılmıştı.
“Erişime kapatma, kitapları dijital ortamlardan kaldırma, davalar açarak yıldırmaya ve korkutmaya çalışma, yasak koyma ya da erişim özgürlüğü hakkını elinden alma gibi yöntemlerden daha iyi neler yapılabilirdi?” diye düşünürken elbette aklıma Internet Archive’ın Open Library (Açık Kütüphane) uygulamasında da emeği geçen, şu an aramızda olmayan bilgisayar bilimci ve internet aktivisti Aaron Swarzt geldi.
- Aaron Swartz, buraya kadarki hikayede oldukça önemli bir yere sahip. Swartz, RSS projesine, yani internette listelenmesini istediğiniz tüm bilgilerin tek bir yerden takip edilebilmesi için kullanılan yazılımın geliştirilmesine henüz 14 yaşındayken girdi. Ardından da hayatı boyunca açık internete, açık kütüphaneye, teknoloji ve internet özgürlüğüne önemli katkılarda bulundu.
Open Library uygulaması, Internet Archive tarafından sürdürülüyor. Projenin amacı, her kitabın bir internet sayfasına sahip olduğu herkese açık bir çevrimiçi kütüphane oluşturmak. Swartz, Open Library'nin geliştiricilerinden birisi olarak projenin ilk dönemlerinde arka plan ve veri tabanının yazılımlarında aktif olarak rol almış.
Open Library aynı zamanda, kaynak koduna GitHub'da ücretsiz olarak ulaşabileceğiniz, açık kaynaklı bir yazılım projesi. Swartz’ın hikayesi, hem derinlere daldığınızda sizi daha da derinden etkileyebilecek olması nedeniyle ilham verici hem de üzücü. Zira Swartz, 2013 yılında, henüz 26 yaşındayken kendi isteğiyle yaşamını sonlandırdı.
İnternet özgürlüğü, bilgiye erişim ve dijital haklar konusundaki tutkusu ve çalışmaları nedeniyle dünya genelinde milyonlarca insana ilham veren Swartz, genç yaşına rağmen teknoloji dünyasında ve sosyal adalet alanında önemli izler bıraktı. Özellikle yazılımına katkıda bulunduğu Open Library projesi, pandemi döneminde fiziksel kütüphanelerin kapatılmasıyla doğan boşluğu doldurdu.
- Öte yandan: Projenin kitapları ödünç verme mekanizmaları, Internet Archive’a açılan yayıncı davalarının da konusu oldu. Dava kapsamında Internet Archive’daki 500 bin kitabın artık ödünç verilemeyecek olması ve kütüphanenin erişiminden kaldırılması söz konusu.
Kahle, konuyla ilgili olarak “Analoğun dijitale dönmediğinden emin olmak istiyorlar” diyor.
'Gerçekler paralı, yalanlar bedava'
OpenAI’ın internetteki tüm kaynakları kullanarak kendi yazılımını eğitmesinin aksine, neredeyse ismiyle aynı misyonu taşıyan Open Library’nin mimarlarından Aaron Swartz’ın hayatını sona erdirmeye giden hikayesi, giderek daha da büyük bir ironiye dönüşüyor.

Reddit kurucu ortağı ve Open Library geliştiricisi Aaron Swartz.
Aaron Swartz’ın bu hikayedeki yerini ve mücadelesini düşünürken Umberto Eco’nun Gülün Adı romanını hatırlıyorum. 1327 yılında bir Orta Çağ manastırında geçen bir hikayeyi konu alan roman; teoloji, edebiyat ve Orta Çağ tarihi ile ilgili muazzam bir kaynak. Hikayede bir dizi gizemli cinayeti çözmeye çalışan rahip William of Baskerville ile genç çırağı Adso, manastırın kütüphanesinde saklanan gizli ve tehlikeli bir kitabı ararlar. Bu kitap, Aristo'nun kayıp Poetika'sıdır.
Romanda Aristo’nun kayıp kitabı, Orta Çağ'da büyük bir tehlike olarak görülür çünkü kitap, gülmek ve mizah ile ilgilidir. Bu iki önemli olgunun, komedinin ve insanların buna gülmesinin, o dönemlerde otoriteyi tehdit ettiği düşünülür. Manastır, bu kitabın insanları sapkınlığa yönlendireceğinden korktuğu için kitabı manastırın kütüphanesine saklamış ve erişilmez kılmıştır. Kitabın varlığı ise manastırda yaşanan cinayetlerin arkasındaki sırları çözme noktasında kilit bir rol oynar. Internet Archive’ın bugünkü mücadele hikayesi de aynı yönetimsel çıkarların sonucu… Mücadele de özgürlüğün doğasında var ve özgürleşmeye ancak mücadele ile ulaşılıyor.
Her zaman internetin, fiziksel dünyadan daha özgür olduğunu düşünürüz, ancak bu bir illüzyon. Gerçek bilgiye erişmeye çalıştığınızda, bir sabah YouTube’a, Wikipedia’ya, X’e ya da Internet Archive’a erişimin engellendiği mesajıyla da karşılaşabilirsiniz.
Gülün Adı romanının finalinde, artık yaşlanmış olan Adso, yıllar sonra manastırın kalıntılarına geri döner ve kitaplardan kalan parçaları kurtararak daha küçük bir kütüphane oluşturur. Kitap, bu anlamda bilginin kontrolünün ve aktarılmasının önemini sarsıcı ve sürükleyici bir şekilde bize anlatır.

Gülün Adı film afişi. Kaynak: IMDb
Internet Archive'ı dava eden yayıncılar arasında Hachette Book Group, HarperCollins Publishers, John Wiley & Sons ve Penguin Random House gibi büyük yayıncılar da yer alıyor. Öte yandan çoğu toplum, kendi kültürüne ve mirasına ait eserlerin korunmasına önem veriyor. Bu tür eserler korunmazsa başarılardan ve başarısızlıklardan ders çıkarabileceğimiz mekanizma da ortadan kalkıyor.
Kültürümüz, artık daha da fazla dijital eser üretiyor. Araştırma yazıları, romanlar, tarihsel ve düşünsel yayınlar, kurgusal yayınlar ve güncel haberlerle birlikte sürekli dijital bir üretim sürecindeyiz. Internet Archive’ın misyonu ise bu eserlerin korunmasına yardımcı olmak ve toplumlar, araştırmacılar, tarihçiler ve akademisyenler için bir internet kütüphanesi oluşturmak.
Brewster Kahle, turu insanların son zamanlarda teknoloji tarafından ezildiğini ve elimizdeki kaynaklarla yeterince iyi bir nesil yetiştiremediğimizi söyleyerek tamamlıyor. Kahle, teknolojiyi insanlaştırmamız gerektiğinin de altını çiziyor.
Internet Archive’ın matematiği
Bir e-kitap, yaklaşık 1 megabaytmış (MB). Bir milyon MB ise bir terabayta (TB) eşit. Internet Archive’ın Kongre Kütüphanesi’nde 28 milyon kitap bulunuyor ve 28 milyon kitap, 28 TB'lık veriye karşılık geliyor. Brewster Kahle’nin verdiği bilgilere göre bu veri miktarı, herhangi bir elektronik mağazasından alabileceğiniz iki sabit diske denk geliyor.
“Kongre Kütüphanesi'ndeki tüm kelimelere, bir aylık kiradan daha uygun bir fiyata sahip olabilirsiniz. Öyleyse neden olmasın? Neden hâlâ olduğumuz yerdeyiz? Daha iyi bir internet inşa etmeliyiz. Daha iyi çalışan, çok sayıda kazananı olan, sadece daha fazla tekeli konsolide etmekten ibaret olmayan daha iyi bir internet inşa etmeliyiz.”
— Brewster Kahle
Internet Archive’ı, pahalı raporlara ya da paralı akademik makalelere ihtiyaç duymadan araştırma yapmak için kullanabilirsiniz. Wayback Machine’den ise sizi istediğiniz yıla ve bilgiye götüren gerçek bir zaman makinesi olarak faydalanabilirsiniz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
bilgisayar bilimi
yapay zeka
süper bilgisayar
süper bilgisayar
Internet
San Francisco
Internet Arch
Open Library
Wayback Machine
Brewster Kahle
Internet Archive
Ma Achusetts Teknoloji Enstitüsü
Marvin Minsky
Yapay Zeka Laboratuvarı
Thinking Machines Corporation
Connection Machine
Alexa
İskenderiye Kütüphanesi
Acrhive
Amazon
NEREDE YAYIMLANDI?
Internet Archive’ın kurucusu, dünyanın en büyük dijital kütüphanesinin hikayesini ve telif davalarına karşı verdikleri mücadeleyi anlattı. IMF, 174 ekonominin yapay zeka devrimine hazırlık seviyelerini ortaya koyan bir harita hazırladı.
01 Tem 2024

YAZARLAR

Çiğdem Öztabak
İletişimci. Pirix.co kurucusu.

Quando İçgörü
Teknoloji ve bilim dünyasını şekillendiren trendlere yönelik analizler, sektörlerden içgörüler, güncel veriler ve etki yaratan raporlar.
İLGİLİ OKUMALAR



