Gece Kuşluğu Huydur Bizde: Nordik illerde neler öğrendim?


Yeni markalar, yeni ürünler, yeni hikâyeler: Güzel Kelimeler Dükkânı Ortaya çıktığı 2015 yılından bu yana en güzel kelimelerle bizi mest eden Lûgat365 , 2018’den beri hislerimize tercüman olan Hisli Şeyler ve çok daha fazlası Güzel Kelimeler Dükkânı 'nda seni bekliyor sevgili 20'lik okuru. Neler var? Kendi projelerinin yanı sıra otuzdan fazla markaya Sevdiklerimiz seçkisi altında yer veren G üzel Kelimeler Dükkânı ; vitraydan seramiğe, takıdan oyuncağa, mermerden muma farklı disiplinlerde üretimler yapan tasarımcıları bir araya getiriyor. Dahası : Aposto okurlarına özel olarak tanımlanan APOSTO10 koduyla alışveriş yapan okurlar, web sitesi içinde tüm ürünlerde geçerli %10 indirimden faydalanabiliyor. Güzel Kelimeler Dükkânı ’nda satışa sunulan, özenle seçilmiş yüzlerce ürünü incelemek için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsin.
Daha fazlasını öğren →
Hep özenip de hiç olamadığım tiplemelerden birisi gece kuşu. Üniversitede final haftalarında inanılmaz bir sıkışıklıkla ders çalışırken bile en fazla bir kez geç saatlere kadar çalışabilir, ertesi gece mutlaka 6-8 saat uyurdum. Ömrüm boyunca enerjimi gündüzden aldım, gecelerde huzur bulamadım.
Gel gör ki 2021’de İsveç’e taşınınca işin rengi değişti. Gece kuşluğu biraz da huydur burada, özellikle kasım-ocak penceresinde güneşsiz geçen günlerde gece kuşluğu bir seçim değil, zorunluluk oluyor. İsveç, Norveç ve Finlandiya’nın kuzey illerinden bazılarında güneşsiz geçen günler olabiliyor ama oralarda pek yaşayan da yok zaten. Büyük şehirlerin güneş doğma-batma vakitlerine bakınca 15 ile 18 saat uzunluğunda gecelerle karşılaşıyoruz. Birkaç saatliğine kendini gösteren güneş de ya bulutlar tarafından gölgeleniyor, ya da pek parlamıyor zaten. Anlayacağınız aylar süren bir gece kuşluğuna mecburuz.
Beni ilk kışımda kocaman bir depresyon karşıladı, hayatımda ilk kez hiçbir şey yapamaz hâlde buldum kendimi. 48 saat hiç uyumadığım da oldu, aynı gün içerisinde 3 kez akşam yemeğine oturduğum da. Vücudum büyük bir şok içerisinde yalpalıyordu. Dışarısı zifiri karanlıkken ayakta olmak suç değildi ama bedenlerimiz 6 ay ışık görmeden çalışmaya programlanmamıştı. Kısa bir İstanbul seyahatiyle enerji topladıktan sonra izleyip öğrenmeye başladım: Gece kuşluğunda beşinci veya on beşinci senesini geçirenler bunu nasıl başarıyordu? Günlük hayatın ve dahası kültürün içine yerleşmiş basit çözümleri görmeye başladım:
1. Keyfinin kahyası olmak: Hygge veya mysgt
Son zamanlarda internette de çok duyuldu, Danca ve Norveççedeki "Hygge" kelimesi. İsveççe karşılığı "Mysgt" desek yalan olmaz. Bu kelimelerin özetlediği durum İngilizceye “cozy” olarak çevrilse de aslında bundan çok daha fazlası, bir yaşama biçimi diyebiliriz. Rahatlığı, güvende hissetmeyi, neşeyi gün içinde her ana yayıyor bu anlayış. İster pencere önünde küçük mumlar yakmak, ister 15 dakika sakince kahve içip kitap okumak olsun, bu konsept insana gecede gündüzde sakinliği, kendine zaman ayırmayı, bedenle zihni dengelemeyi öğretiyor.
2. “Birbirimize vitaminler, moraller verdik.” MFÖ
Şimdi karşınıza geçip kimseye D vitamininin öneminden bahsetmeyeceğim tabii, su gibi D vitamini içtiğimi de anlatmayacağım. Ama Nordiklerin D vitaminiyle de yetinmeyip tüm kış vitamin-mineral seviyelerine sahip çıktıklarından, vitamin takviyeleri olmadan tuvalete bile gitmediklerinden bahsedebilirim.
Ha bir de doğanın lütfu berry’leri var tabi. Sadece günlük konuşmalarda en az on çeşit berry ismi duyduğuma yemin edebilirim. Serin yazların bu kırmızı mor meyveleri hem bolca vitaminle geliyor, hem de içerdikleri antioksidanlarla güneşsiz bedenlere derman oluyor. Stressiz, toksinsiz gece kuşluğunun yolu bol berry’den geçiyor diyebilir miyiz?
3. Gece kuşları evde durmaz
Mirkelam’ın “Her Gece” klibinde durmaksızın koşması tesadüf değil bence, adeta geçirdiği uzun gecelerin stresini atıyor. Doğuştan gece kuşu Nordikler de bunun iyi bir çözüm olduğu konusunda hemfikirler. Neler görmüyorum ki? Sabah 6’da zifiri karanlık ve -5 derecede koşanlar, gece yarısı badminton oynayanlar, güneş batalı 6 saat geçmesine rağmen şıkır şıkır süslenip sokaklara çıkanlar. Karanlıkta yaşıyor ve çalışıyorsanız vampir olmanıza gerek yok. Her gün bir kez de olsa dışarı çıkmak, bacaklara kan, zihne endorfin yüklemek şart.
4. Terlemeden Olmaz
Finlandiya saunasının ününü hepimiz biliriz, taşınınca beni karşılayan sürpriz İsveç ve Danimarka’da da her şehrin en az bir saunası olmasıydı. Önceleri “Aman işte, bizim hamamlar gibi bu da bir gelenek.” dedim, tıpkı eskiden Türkiye’de hamamlarda yapıldığı gibi eş dostla sauna date’leri yapılıyor çünkü. Fakat bir gün kendimi saunaların faydalarını araştırırken buldum.
Bir gece kuşuysanız, hele ki kış aylarında, çok az terleyeceksiniz. Toksinlere vedanın güzel bir yöntemi olan terlemeyi kışın da hayatlarında tutmak isteyen Nordikler neredeyse her hafta bir kez soluğu saunada alıyorlar. Türkiye'deki gece kuşlarının hamamlara akın etme vakti geldi de geçiyor bile!
5. Ne az ne de çok: Lagom
En sevdiğim konsepti en sona bıraktım. Lagom İsveççede "yeterli, olması gerektiği kadar" anlamlara geliyor. Ama bir kelimenin ötesinde bir yaşam biçimini de simgeliyor. İsveçliler her şeyden sadece yeterli oranda bulundurmaktan gurur duyuyor. Pandemide tuvalet kağıdı stoklamadıklarına emin olabilirsiniz veya kimsenin gardrobunun giyilmemiş kıyafetlerle dolu olmadığına. İlk kışımı geçirene kadar bu kültürel özelliğin tüketim alışkanlıklarıyla daha alakalı olduğunu düşünmüştüm, çünkü çevremdekiler fazla alışveriş yapmıyor, her şeylerini tamir ediyorlardı.
Kış kapıyı çalıp, kaçınılmaz gece kuşluğu başlayınca Lagom’u hayatın her alanına sokabileceğimi gördüm. Örneğin, dışarda güneş varsa dışarı çıkmaya çalış. Bir daha ne zaman güneşli hava olacağını bilemezsin ama bütün gününü de güneşi kovalayarak geçiremezsin, o yüzden on dakika da olsa yüzünü güneşe dön. Lagom! Soğuk ve karanlık vücudunu fazla yemeye, karbonhidrat tüketmeye itecek. Bunu abartırsan sağlıklı kalamazsın ama şoka giren vücuduna da şefkat göster. Bu akşam bir dilim çikolatalı kek ye. Lagom! Rüzgâr hızı 30 km/saat’e ulaştığında bile arkadaşlarla bir akşam dışarı çık, bir şeyler iç, sohbet et. Her gün sosyalleşmen mümkün olmayabilir, ama arada buna efor harcamalısın. Lagom!
***
İsveç’teki ikinci kışıma bomba gibi bir giriş yapıyorum, gece kuşu olmanın inceliklerini kapmış gibiyim. Bir gün İstanbul’a dönersem çok iyi bir gece kuşu olabileceğimi fark ediyorum. Herkesler uyurken Kadıköy’de bir tur, Perşembeleri kahve eşliğinde 20’lik okuma ritüeli, haftada bir Çemberlitaş’ta hamam keyfi, mümkünse güneşli saatlerde bir kısa sokak turu, bolca berry. Neden olmasın? İnanırsam olur sanki!
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
NEREDE YAYIMLANDI?
Nordiklerden gece ilkeleri, Dün Gece, Keyfim tanışması ve 'ilkel vücut'
17 Kas 2022

YAZARLAR

Merve Nur Okutan
Yazar @ 20'lik

20'lik
20’lik, kafada oluşan saçma soruların, açılmayı bekleyen ve bazen suratımıza çarpılan kapıların, gündem ile üzerimize çökebilecek fenalığın paylaşıldığı bir bülten.
İLGİLİ OKUMALAR



