
Geçen gün üniversitede tanıştığım ve 2-3 kelime laklaklık seviyesinde ilişkim olan Fransız bir tanıdığım, bana yazın kız arkadaşıyla Türkiye’ye gelmeyi planladığını söyledi. İlk tepkim tabii ki sevinç oldu. Harika bir ülkede yaşıyoruz. Kendimi övmek gibi olmasın ama kaç yabancı arkadaşıma dillere destan turlar vererek gezdirdim, bu çocuğa da anında bir yapılacaklar listesi çıkarmaya başlamıştım ki durdum. Bir dakika, pandemi yok mu ya? Bu soruyu, çocuğa gıcık olma duygusu takip etti. Yani doğrusu onun bir suçu yok, sonuçta ülke izin veriyor, o da neden olmasın diyor, geliyor.
Kültürel Miras ve Kent Bülteni’nin de bu hafta bahsettiği gibi, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy “Kısıtlamalar Türkiye'yi ziyaret eden turistleri kapsamıyor. Onlar pasaportlarıyla dolaşabiliyor, otellerinden çıkabiliyorlar. En çok ziyaretçi alan önemli müze ve ören yerlerimiz açık oluyor," diyerek ülkenin turizme açık ve hazır olduğunu belirtti. Bununla beraber, 15 Mayıstan itibaren İngiltere, Ukrayna ve Çin dahil 15 ülkenin turistlerinden PCR testi istenmeyecek.
Pandemi boyunca Amerikalı arkadaşlarımın Hawaii ve Meksika’ya akın akın gittiğini gördüm, onlar maskesiz partilerken çalışanların maskeleriyle kendilerini korumaya çalıştıklarını izledim. Rahatsız edici bir tezattı. Şimdi ise ülkeye gelen turistler yasaklardan muafken, biz ellerimiz arkamızda bağlı bir şekilde, şehri içimize soluyarak gezemiyoruz bile. Moral bozucu. Orhan Veli Kanık ne diyordu? ‘İstanbul’u dinliyorum gözüm kapalı.’ Efsane bir ileri görüşlülük çünkü görünüşe göre ancak böyle şehri deneyimleme şansımız olacak.
Bununla beraber, turistleri güvende tutacaklarını söyleyerek “2020'den edindiğimiz tecrübelerle ve geliştirdiğimiz kitlesel aşılama kampanyamız sayesinde Ukraynalı dostlarımızı burada güvenli bir ortamda misafir edeceğiz." dedi.
Bu güvenlik işleri, işletme sertifikasyon programı ve turizm personelinin aşılanması ile bitmiyor. Aldıkları en büyük güvenlik önlemi Türklerin evden çıkmadığına emin olarak boş sokakları turist dostlarımıza emanet etmek. İnanın turizm sektörü ile beraber ülkede pandemi nedeni ile işleri zorlanan herkesin rahatlamasını, para kazanmasını istiyorum. Ama herhalde bu sadece bana saçma gelmiyor. Birileri gezecekse, kimse riske girmeden bunu yapabilecekse, bırakın biz gezelim! Hem uçağa da binmemiz gerekmez! Yaz ayları 20li yaşlarında insanlar için çok önemli, gençliğimizi, özgürlüğümüzü, hayat enerjimizi en iyi deneyimlediğimiz aylar! Beni çağıran yazlık migroslar, yaşanmayı bekleyen Cornetto reklamı tadında yaz aşkları var.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Turistlerin Türkiyesi, kamusal olaylarda görüntü kaydı ve Berk Kır
06 May 2021

YAZARLAR

Yasmin Güleç
Anthony Bourdain'in #1 numaralı hayranı olmak dışında zamanımı genelde yazarak, yürüyerek, kahve içerek ve derin politik tartışmalara girerek harcıyorum.

20'lik
20’lik, kafada oluşan saçma soruların, açılmayı bekleyen ve bazen suratımıza çarpılan kapıların, gündem ile üzerimize çökebilecek fenalığın paylaşıldığı bir bülten.
İLGİLİ OKUMALAR




