

Kripto parada piyasa trendlerini Bitpanda’yla yakalayın 2021, piyasalar ve yatırım dünyası için oldukça hızlı başladı. Geçtiğimiz haftalarda sosyal haber platformu Reddit'te başlatılan bir kampanyayla bir araya gelen küçük yatırımcılar; GameStop, AMC, Blackberry gibi şirketlerin hisselerine yaptıkları yatırımlarla Melvin Capital gibi şirketleri alt etti. Benzer dalgalanmalar kripto para piyasalarında da yaşandı. Elon Musk'ın Twitter biyografisine 2020'yi rekorlarla kapatan Bitcoin'i eklemesiyle, Bitcoin'de kısa zamanda %15'lik bir yükseliş görüldü. Sonrasında da Musk Dogecoin'e desteğini açıkça belli etti ve Reddit kullanıcılarının organize olmasıyla kripto para biriminin fiyatı %800’den fazla yükseldi. Hareketli piyasalardan söz ettik; şimdi de geliştirdiği ürün ve hizmetlerle kripto para yatırım süreçlerini oldukça kolay hâle getiren Bitpanda'nın yeniliklerine göz atalım. Bitpanda: 2014 yılında Eric Demuth, Paul Klanschek ve Christian Trummer tarafından Viyana'da kurulan ve çok kısa sürede Avrupa'nın lider kripto para borsalarından birine dönüşen Bitpanda, 2020'nin sonlarından bu yana Türkiye'de de hizmet veriyor. PSD2 ödeme hizmeti sağlayıcı lisansı ve Avrupa regülasyonlarına uyumlu platformuyla Bitpanda; son teknoloji ürünlerini güvenlik ve modern kullanıcı deneyimiyle birleştirerek kripto para yatırımcıları için kullanışlı, hızlı ve güvenli araçlar sunuyor. Çok sayıda para birimiyle, 50’nin üzerinde kripto paraya yatırım yapılabilen ve çok sayıda para yatırma/çekme sağlayıcısı sunan Bitpanda; 250'nin üzerindeki çalışanıyla 1,5 milyonu aşkın kullanıcıya yenilikçi çözümler ulaştırıyor. Bitpanda'da saniyeler içinde hesap açarak kripto para alım satımı yapmaya hemen başlamak için bu bağlantıyı ziyaret edebilir, Bitpanda'daki güncel gelişmeleri öğrenmek için takipte kalabilirsiniz. Bitpanda’da yeni ne var? Kullanıcılarına daha iyi hizmet sunabilmek için platformunu her gün geliştiren Bitpanda, Türkiye'de çok kısa zaman önce faaliyete geçen Fonların Anlık ve Sürekli Transferi (FAST) sistemini kendi platformuna entegre ediyor. Böylece kullanıcılar; Bitpanda’da farklı banka hesapları arasındaki para transferlerini IBAN'a ihtiyaç duymadan; yalnızca telefon numarası, kimlik numarası ya da e-posta adresi gibi bilgilerin yalnızca birini kullanarak gerçekleştirebiliyor. Öte yandan Bitpanda, Bitpanda Crypto Index adını verdiği dünyanın ilk gerçek kripto endeksini kullanıcılarının hizmetine sunuyor. Bitpanda Crypto Index; kullanıcılara en çok tercih edilen 5, 10 ya da 25 kripto para biriminden kolaylıkla bir yatırım portföyü oluşturmasını sağlayarak hem yeni hem de deneyimli yatırımcıların kripto piyasalarından en iyi şekilde faydalanmasını ve dalgalanma risklerini en aza indirerek geniş bir portföyde yatırım yapmasını mümkün kılıyor. Yalnızca Bitpanda kullanıcılarına özel olarak sunulan ve son 30 günde sırasıyla %35, %44 ve %45 oranında artış sağlamayı başaran bu kripto para sepetleri, Bitpanda'nın kişisel bir yatırım portföyü oluşturarak otomatik alım talimatlarıyla esnek ve avantajlı bir birikim planı yaratma olanağı sunan Bitpanda Savings hizmetiyle birlikte de kullanılabiliyor. Hemen bu bağlantıyı kullanarak saniyeler içinde Bitpanda hesabınızı oluşturun; Bitpanda’nın geliştirdiği profesyonel araçlardan yararlanmaya ve Bitpanda’yla ilk kripto para yatırımlarınızı yapmaya başlayın.
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
WeChat'i duymayanımız yoktur. Kullananımız da azdır sanıyoruz.
Doğu Asya'da günlük hayatın vazgeçilmezi olan bu uygulama, hiç kullanılmasa da batıyı neden bu kadar etkiler peki?
Bu yazıda WeChat ile benzerlerinin Silikon Vadisi'nde yarattığı heyecanı ve devrimi irdeleyeceğiz. Yani “super app”leri...
Gizlilik endişelerini bir an için bir kenara bırakırsak(!) WeChat, türünün tek örneği bir hizmet ve ABD teknoloji devlerinin açıkça ilham almak istediği oldukça iyi bir fikir.
WeChat; hızlı, yormayan ve Çin'de yaşayan kullanıcıların günlük hayatta yapmaları gereken her şeyi tek bir uygulama içinde yapmalarına olanak tanıyan bir hizmet. Ödemelerden mahkeme evraklarını doldurmaya, para göndermeye, yemek siparişi veya tatil rezervasyonu yapmaya kadar birçok mobil hizmet içeriyor.
Uygulamanın önemli bir diğer özelliği ise 2017'de başlattığı mini programlar kavramı.
Times mini programları şöyle açıklıyor:
"O zamandan bu yana geçen iki yıl içinde mini programlar, Apple'ın App Store'unda bulunan iOS uygulamalarının yarısına eşit kazançtan fazlasını sağladı. McDonald's ve Tesla gibi global şirketler ve restoranlar, kuaför salonları ve spor salonları gibi yerel işletmeler mini programları kullanıyor. Hepsi, WeChat’in muazzam sayıda kullanıcısının ve standartlaştırılmış yazılım altyapısının çekim gücüne boyun eğiyor. Bir pazar ekosistemi yaratması açısından Avrupa Birliği'ne benziyor; mini program geliştiricileri kolay entegrasyon sayesinde ortak bir para biriminden (WeChat'in mobil ödeme sistemi), bir kullanıcı kimliği sisteminden (WeChat'in kullanıcı adı ve şifresi) yararlanarak alışverişin önündeki engelleri büyük ölçüde azaltıyor. Mini programlar WeChat içinde kolayca çalışabildiğinden şirket ve işletmelerin müşterilerinin ayrıca kaydolması, oturum açması veya kredi kartı numaralarını eklemesi gerekmiyor."
Dünyanın geri kalanı WeChat'in muazzam başarısını izliyor. Mark Zuckerberg'ün Facebook, WhatsApp ve Instagram'ı birbirine entegre etmek için başlattığı süreci düşündüğümüzde batı dünyasının “süper uygulamalar” iştahını görebiliyoruz. Ayrıca Times'a katılmamak da zor: "WeChat, internet dünyasında yakın zamanda neler değişebileceğinin çok güzel bir örneği..."

Nasıl “süper uygulama” olunur?
Her süper uygulamanın benzersiz olmak için izlediği farklı yaklaşımlar mevcut. Süper uygulama olmanın belli bir yöntemi yok.
- WeChat bir mesajlaşma uygulaması olarak başlamıştı ve Didi ile ortaklık yoluyla yolculuk paylaşımı sunuyor.
- Gojek bir taksi uygulama eklentisi olarak başladı ve şimdi bir mesajlaşma altyapısı eklemeye çalışıyor.
Ancak yine de süper uygulamaların her birinin sahip olduğu veya ekleme sürecinde olduğu birkaç ortak özellik var:
- Süper uygulamalar akıllı telefonda bakılacak ilk yer olmalıdır. Baidu (Çin'in Google'ı) dikey aramalarda trafiğinin büyük kısmını WeChat’ten alıyor. Alışveriş aramaları Baidu yerine WeChat’te başlıyor. WeChat herhangi bir ihtiyaç için kullanıcının baktığı ilk yer burada. Aynı akış içinde arama yapabilir ve satın alabilirsiniz ancak Baidu için durum böyle değil.
- Süper uygulamaların kullanıcılarıyla doğrudan bir ilişkisi vardır. Yani kullanıcılarının onları bulması için bir arama motoruna ihtiyaçları yoktur. Gelişmekte olan süper uygulamalar, Google ve Facebook gibi platformların ekmeğine taş koyabilir.
- Uygulamanın odaklandığı sıklıkla kullanılan en az bir adet hizmeti/servisi olmalıdır. WeChat herkesin günde birkaç kez kullandığı sohbet uygulaması olarak başladı. Gojek ve Grab ise günlük ya da haftalık olarak kullanılabilen araç paylaşımıyla başladı.
- Süper uygulamaların kullanıcılarının cüzdanlarıyla da direkt konuşabilmesi gerekir. Ödeme sürecine sahip olmak, süper uygulamanın ekosistemine güçlü bir bağlılık oluşturur ve uygulama içindeki diğer tüm süreçleri kolaylaştırır.
- Ortaklıklar ve şeffaflık çok önemlidir. WeChat hizmet hatlarının birçoğunu kendi bünyesinde kurmuş olsa da, bunların çoğu satın aldıkları veya yatırım yaptıkları üçüncü taraf şirketlerden geliyor. Bir uygulama birden çok dikeyde ortaklık kurabiliyorsa başarılı olma olasılığı oldukça yüksektir.
- Şeffaflık ihtiyacının bir sonucu olarak bu stratejiyi izleyen şirketlerin "Burada İcat Edilmedi" sendromuna sahip olmaması önemlidir. Süper uygulamaların, iş ortaklarının uygulamalarının kendi ekosistemlerindeki başarısından rahatsız olmamaları elzemdir.
Süper uygulamaların faydaları?
- Süper uygulamalar, yeni hizmetler için çok daha düşük kullanıcı edinme maliyetine sahiptir. Örneğin WeChat yeni bir hizmet başlatırsa bu hizmetin diğer uygulamalarla aynı kullanıcı trafiğine sahip olması nedeniyle kullanım oranı oldukça yüksek olacaktır.
- Süper uygulamalar, kapsamlı bir kullanıcı verisi koleksiyonuna sahiptir. Kullanıcılarınızın finansal işlemlerine, sosyal medya paylaşımlarına, taksi geçmişine, hangi ünlüleri takip ettiği bilgisine, sayısız ek sağlık verisine ve finansal verilere doğrudan erişiminizin olduğunu hayal edin. Bu bilgilerle çok şey yapabilirsiniz! (Mark Zuckerberg bunu sevdi.)
Batının süper uygulama yoksunluğu
"Amerika'da yaşıyorsanız süper uygulamaları duymuşsunuzdur. Asya'da yaşıyorsanız, bir tane kullandınız."
Avrupa ve Kuzey Amerika'ya baktığımızda baskın bir süper uygulama göremeyiz. Süper uygulamaların neden batı ülkelerinde yaygın olmadığını kesin olarak belirtmek zor olsa da hipotezlerimiz şunlar:
- Yerleşik internet ekonomisine sahip bir ülkede örneğin ABD'de, süper uygulama oluşturmak zor. Mevcut bilinen süper uygulamalar, az gelişmiş internet ekonomilerine sahip ülkelerde başladı. WeChat (Çin - o zamanlar internet ekonomisi yeterince gelişmemişti), Gojek (Endonezya), Grab (Malezya ve Güneydoğu Asya), Alipay (Çin), Zalo (Vietnam), Paytm (Hindistan) verilebilecek örnekler arasında.
- ABD'de zaten o kadar geniş bir uygulama çeşitliliği mevcut ki, sadece tek bir uygulamanın tüm bu uygulamaların özelliklerini tek ve en iyi bir "süper uygulama" deneyiminde birleştirmesi oldukça zor gibi görünüyor.
- Süper uygulamalar mobil odaklı ve çoğu batı ülkesi mobil cihazlara öncelik veren ülkelerden değil. Her ne kadar Endonezya'da internet kullanımı artıyor olsa da ve hatta 2019'da nüfusun %65'ine ulaşmış olsa da, 2018 itibarıyla nüfusun sadece %26'sı bilgisayar kullanıyordu.
- ABD, mobil cihazlara öncelik veren bir ülke hâline geldikçe (daha genç nesillerin başı çekmesiyle) gelecekte popüler tüketici uygulamalarının süper uygulama benzeri işlevsellik eklediğini görebiliriz. (Tiktok da bunu sevdi.)
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
"Süper uygulamalar" geleceği, Facebook'un politik olmayan içerik düzenlemesi
18 Şub 2021

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Tüketici elektroniği pazarında kullanıcıları ekrana maruz bırakan ürün sayısı her geçen gün artıyor. Ekran, pazarda doyum noktasına ulaşırken teknoloji şirketleri, ardı ardına ekransız ürün geliştirme furyasına katılıyor. Meta’nın Brain2Qwerty isimli yapay zeka teknolojisi ise ekran bağımlılığı sorununa çok daha inovatif bir çözüm sunuyor.

Influencerlık kendi döngüsünü geleneksel reklama dönüştürerek tamamladı. Pazar hâlâ büyüyor belki ama güven günden güne azalıyor. Tüketiciler ise bu kurgusal samimiyet ve aşırı tüketime karşı zırhlarını kuşanırken dijital kapitalizm illüzyonunun kalesini keşfetmekte gecikmedi elbette. Onun da adı yalnızlık. İşte tam bu noktada “yalnızlık influencer’lığı (loneliness / solitude influencer) adı verilen yeni bir içerik üreticisi profili yükselişe geçti.

Son birkaç yılda teknoloji arenası, pek çok işin yapay zekaya devredilmeye çalışıldığı bir atmosfere sahne oldu. Maliyet tasarrufu ve verimlilik artışı vaatleriyle gelen yapay zeka, birkaç yıl boyunca toplu işten çıkarmaların da ana gerekçelerinden biriydi. Yapay zekanın hâlâ gideri kadar gelir üretemediği 2026 yılında ise CEO’lar, işten çıkardıkları çalışanların, harcadıkları token’dan daha fazla maliyet yarattığını fark ettikleri bir eşiğe geldi.

Son yıllarda Amazon, Google ve OpenAI gibi pek çok şirket, kendi yapay zeka çiplerini duyurdu. Daha önce sektördeki yaygın eğilim, NVIDIA’nın rüştünü ispatlamış çiplerine güvenmek iken öncü şirketler, yakın zamanda ardı ardına bu eğilimin dışına çıkmaya başladı. Bu furya, oldukça kritik bir soruyu da gündeme taşıdı: Neden tüm teknoloji şirketleri, kendi yapay zeka çiplerini geliştiriyor?

Modern reklam hukuku, mesajın içeriğinin doğru olup olmadığına odaklanır. Ancak yapay zeka, artık mesajı ileten kişinin gerçekten var olup olmadığını da hukukun konusu hâline getiriyor. Ticaret Bakanlığı'nın 1 Ağustos'ta yürürlüğe girecek yönetmelik değişikliği de dijital kopyaların reklamlarda kullanılmasına kısıtlamalar getiriyor ve bunu yaparken dolandırıcılık içeriklerini esas alıyor. Peki ya amaç dolandırıcılık olmadığında?



