Gezi Parkı davası kararının birinci yılı


Türkiye’nin fon pazarı: Foneria Yatırım yapmak zor görünüyor olabilir, haklısınız. Peki "Kime soracağız, neye yatıracağız, nasıl takip edeceğiz?" ve kafanızda yankılanan birçok soruya yanıt bulacağınız bir yer var desek? Yatırım yaparken kafanızın rahat edeceği bir yer... Neresi? Yatırımlarının miktarı ne olursa olsun herkesi portföy sahibi yapmayı kafaya koymuş bir mobil uygulama: Foneria . Kişinin “kendine” uygun yatırımın en doğru yatırım olduğunu savunan, iyi yatırım hizmeti almanın herkesin hakkı olduğuna inanan, tasarrufların doğru yatırımla değerlendirilmesini mesele edinen yeni ve yenilikçi bir yatırım uygulaması. Neler var? Foneria’da uzman fon yöneticileri tarafından yönetilen “Otonom Portföy”ler var. Otonom Portföy’lerde ise altın, döviz, yerli-yabancı hisse senedi, petrol gibi yatırım araçlarını içeren fonlar var. Uzmanlar bu fonların farklı dağılımlarıyla farklı portföyler oluşturuyorlar. Üstelik, piyasadaki gelişmelere göre bu dağılımları gerektiğinde değiştiriyorlar. Dolayısıyla, birden fazla Otonom Portföy var. “Hangisi bana uygun? Nasıl seçeceğiz?” diyorsanız; yatırım alışkanlıklarınızı ve eğilimlerinizi tanımanızı sağlayan Davranışsal Yatırımcı Analizi , kişinin kendine en uygun yatırımı keşfetmesini sağlıyor. Bilginin paylaştıkça çoğalacağına inanan Foneria, Foneria TV ’de Yatırımcı 101 serisiyle doğru yatırımın yolunu göstermeyi ve Haftalık Piyasa Analizi video serisiyle ekonomik gelişmelerin yatırımlara etkisini anlatmayı hedefliyor. Foneria ’yı keşfetmek için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
28 Mayıs 2013 ile 30 Ağustos 2013 tarihleri arasında gerçekleşen Gezi Parkı eylemlerinin ardından protestoyu organize ettikleri iddiasıyla yargılanan 16 kişinin 8'i hakkında mahkemenin verdiği mahkumiyet kararları üzerinden tam 1 yıl geçti. Osman Kavala 2 bin 2 gündür, Mücella Yapıcı, Çiğdem Mater, Hakan Altınay, Can Atalay, Mine Özerden, Yiğit Ali Ekmekçi ve Tayfun Kahraman ise 365 gündür cezaevinde.
Arka plan: Gezi Parkı eylemleri
Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, İstanbul'daki Taksim Gezi Parkı'na "Taksim Yayalaştırma Projesi" kapsamında imar izni olmadan bir Topçu Kışlası inşa edilmesine yönelik kararı ve bu kararın ardından iş makinelerinin parka girmesi ile Gezi Parkı çevresinde eylemler başladı. 28 Mayıs 2013 tarihinde ağaçların ve doğanın tahribatını engellemek için başlayan eylemler, günler geçtikçe hükümet karşıtı kitlesel bir protestoya dönüştü ve Türkiye'nin neredeyse her ilinde protestolar düzenlendi.
Polisin tazyikli su, cop, biber gazı gibi maddelerle orantısız güç kullanarak müdahalede bulunduğu eylemlerde 2'si polis en az 10 kişi hayatını kaybetti, 10 bine yakın kişi de yaralandı.
30 Ağustos 2013 tarihinde son bulan eylemlerin ardından Gezi Parkı, birkaç hafta boyunca kapalı tutuldu. Bu süre içinde İBB peyzaj çalışması yaptı ve fıskiye gibi bazı noktaları onardı. Park daha sonra yeniden halkın kullanımına açıldı.
Emniyet Genel Müdürlüğü raporlarına göre, bu süre boyunca Gezi Parkı'ndaki eylemlere destek vermek için Bayburt hariç Türkiye'nin tüm kentlerinde protesto gösterileri düzenlendi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, hâlâ Gezi Parkı yerine Topçu Kışlası yapılacağı söylemini sürdürüyor. Temeli 2017 yılında atılan Taksim Camii de 28 Mayıs 2018'de ibadete açıldı. Taksim Meydanı bugün neredeyse tamamen betonla kaplı.
Kimler, neden yargılandı?
Eylemlerin ilk gününde Savcı Muammer Akkaş tarafından bir soruşturma başlatıldı. Akkaş, telefon dinleme talebinde bulundu. Bir yandan da olaylarla ilgili emniyetten rapor istedi. Soruşturma devam ederken savcı Muammer Akkaş 25 Aralık operasyon girişimi nedeni ile soruşturmadan alındı ve yerine başka bir savcı atandı. Akkaş'ın topladığı delillerin de yer aldığı soruşturma 2019 yılında tamamlandı.
- Bilgi notu: 17-25 Aralık Operasyonları nedeniyle meslekten ihraç edilen Muammer Akkaş, FETÖ/PDY üyeliğinden aranıyor.
Soruşturma sırasında birçok kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanların çoğu serbest bırakılırken bu süreçte Osman Kavala ve Yiğit Aksakoğlu tutuklandı. 2019 yılında soruşturmanın tamamlanmasının ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 657 sayfalık bir iddianame hazırlandı.
İddianamede sanıklara; "Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme", "mala zarar verme", "nitelikli mala zarar verme", "tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi", "ibadethanelere ve mezarlıklara zarar verme", "Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet", "nitelikli yağma", "nitelikli yaralama" ve "Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'na" muhalefet suçları yöneltildi. 16 sanığın 606'şar yıldan 2 bin 970'er yıla kadar cezalandırılmaları talep edildi.
İddianamenin 4 Mart 2019'da İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmesinin ardından ilk duruşma, 24 Haziran 2019'da görüldü. Kavala ve Aksakoğlu'nun tutuklu yargılandığı duruşmada Ayşe Mücella Yapıcı, Çiğdem Mater Utku, Ali Hakan Altınay, Şerafettin Can Atalay, Tayfun Kahraman, Yiğit Ali Ekmekçi ve Mine Özerden ise tutuksuz yargılandı. Bu duruşma iki gün sürdü ve davada tutuklu yargılanan Osman Kavala'nın tutukluluğunun devamına diğer tutuklu yargılanan Yiğit Aksakoğlu'nun ise tutuksuz yargılanmasına karar verildi. Ayrıca mahkeme, haklarında yakalama kararı bulunan Can Dündar, Pınar Öğün, Gökçe Yılmaz, Handan Meltem Arıkan, Hanzade Hikmet Germiyanoğlu ve Mehmet Ali Alabora'nın yakalama kararlarının devamına karar verdi.
Dava 18 Şubat 2020'de karara bağlandı. İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi tutuklu sanık Osman Kavala’nın da aralarında olduğu 9 sanığın beraatına, firari sanıkların ise dosyalarının ayrılmasına hükmetti.
Savcılığın yerel mahkemenin kararını istinafa taşımasının ardından İstanbul Bölge Adliye 3. Ceza Dairesi 22 Ocak 2021'de 9 sanık hakkındaki beraat kararını bozdu. Karar sonrası İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi'nde, 28 Nisan 2021'de dava yeniden görülmeye başlandı.
Geçtiğimiz yıl bugün İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen karar duruşmasında ise Osman Kavala hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi. Mücella Yapıcı, Çiğdem Mater, Hakan Altınay, Can Atalay, Mine Özerden, Yiğit Ali Ekmekçi, Tayfun Kahraman’a 18'er yıl hapis cezası verildi. Kavala dışındakilerin de ayrıca tutuklanmasına karar verildi. 8 kişi de o günden bu yana cezaevinde.
Avrupa boyutu
Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi de dava sürecine dahil oldu. T24'ten Gökçer Tahincioğlu durumu şu ifadelerle anlattı:
"AİHM kararlarının uygulanıp uygulanmadığını Türkiye'nin de üyesi olduğu Avrupa Konseyi'nin Bakanlar Komitesi denetliyor. Komite, AİHM kararına rağmen Kavala'nın tahliye edilmemesi üzerine, 3 Aralık 2020'de, henüz duruşma yapılmadan ve Anayasa Mahkemesi başvuruyu görüşmeden Türkiye'yi uyardı. Komite, Kavala'nın tahliye edilmesi gerektiğini belirterek, incelemede olduğunu, Mart 2021'e kadar tahliyenin gerçekleşmesinin bekleneceğini, ardından yaptırım sürecinin işletilebileceğini bildirdi. Ancak açıklama yapılması dışında bugüne kadar yaptırım ile ilgili somut adım atılmadı. Komitenin yaptırım süreci yıllar sürebiliyor ve genellikle caydırıcı yaptırımlar kısa sürede işletilmiyor."
Davada komitenin kararlarının ve yaptırım sürecinin başlatılmasının konu dahi edilmediğinin altını çizen Tahincioğlu, şu ifadeleri kullanıyor:
"AİHM, Kavala’ya yönelik hak ihlallerinin bütün sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldırılmasını istemişti. Ancak Türkiye, bütün sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldırmak bir yana cezaevinden tahliye edilmesine bile yanaşmadı. Bu uygulamasını da AİHM’nin karara bağladığı dosya ile Kavala’nın o an yargılandığı dosyanın farklı olduğu iddiasıyla savundu. Ancak karar, bu dosyalar arasında hiçbir fark bulunmadığını, sadece zaman zaman suçlamaların değiştiğini gösteriyor. AİHM de kararın uygulanmadığını tespit etti. Bakanlar Komitesi, bunun üzerine yaptırım sürecini resmen başlattı. Ancak sürecin nasıl ilerleyeceği belirsiz. Zira bugüne kadar örneği yok."
Yakınları ne dedi?
Cumhuriyet Gazetesi’nden Beste Çelik’e konuşan tutuklu ailelerinden Mücella Yapıcı’nın kızı Cansu Yapıcı, "Benim annemle klasik anne-kız ilişkisinin dışında biz meslektaşızdır, gezide de birlikteyizdir, ev arkadaşıyızdır, birlikte hareket ederiz her zaman. Onun 1 yıldır yokluğu hepimizi zorladı. Özellikle güzel günlerdeki eksikliklerden bahsedilir, yılbaşları bayramlar ama özellikle deprem zamanı çok zordu. Bize ilk görüşte, 'Cezaevinde kapılar elle açılıyor, herhangi bir deprem olması durumunda burada ciddi can kayıpları olabilir' dedi. Zaten içeriye girdiğinden beri cezaevinin mekansal araştırmasını yürütüyor. Gezi'de öldürülen çocuklarımızın katillerinin yargılanması için mahkeme mahkeme senelerce gezdik. Gerçek Gezi Davası kaybettiğimiz bu arkadaşlarımızın katillerinin yargılandığı dava olacak." dedi.
Tayfun Kahraman’ın eşi Meriç Demir Kahraman ise "Demokrasinin yeniden tesis edilmesine, hukukun yeniden tesis edilmesine, bir çeşit katkı sağlayacaksa yaşadığımız şey, biz bu mücadeleyi bu kararlılığımızla sürdürmeye hazırız. 1 senedir de bunun çok çeşitli şekillerde mücadelesini vermeye devam ediyoruz. Bizim iki tane çocuğumuz var: Hakan ve Hande Altınay’ın oğulları Ege ve bizim kızımız Vera. 1 yıldır, haftada bir kez bir saat babalarını çift cam arkasından telefonla görüşmek zorunda bırakılmaları çok acı. Ama onlar da çok güçlü birer çocuk ve Vera’yı Vera yapan Ege’yi Ege yapan olaylardan birinin bu olacağını düşünüyorum." ifadelerini kullandı.
Gezi Parkı eylemlerinin destekçileri de dün cezaevleri önünde tutuklular için "yanınızdayız" yazılı pankartlar açtı. Eylemciler, "gezi ruhunun daima devam edeceğini" vurguladı.

Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
protesto
Topçu Kışlası
biber gazı
Gezi Parkı eylemleri
Osman Kavala
Mücella Yapıcı
Çiğdem Mater
Hakan Altınay
Can Atalay
Mine Özerden
Yiğit Ali Ekmekçi
Tayfun Kahraman
Recep Tayyip Erdoğan
İstanbul
Taksim Gezi Parkı
Taksim Yaya
Gezi Parkı
Türkiye
Emniyet Genel Müdürlüğü
Taksim Camii
Taksim Meydanı
Savcı
Muammer Akkaş
savcı
17-25 Aralık Operasyonları
FETÖ/PDY
NEREDE YAYIMLANDI?
Fransa Merkez Bankası Başkanı, ECB'nin faiz artışlarının etkisinin önümüzdeki dönemde zaten görüleceğini belirtti. Diyarbakır merkezli 21 ilde düzenlenen operasyonda 110 kişi gözaltına alındı.
26 Nis 2023

YAZARLAR

İlkim Emirler
Deputy editor @ Aposto

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
“Ama” bağlacı, dilimizde temel olarak karşıt anlamlı iki cümleyi veya sözcük grubunu birbirine bağlama görevini yapar. Tek başına bir anlamı olmayan bu sözcük, cümleler arasında kurduğu köprüler sayesinde cümleye çok çeşitli anlam ve işlev kazandırır. “Ama” bağlacını karşıtlık ve zıtlık ilişkisi kurmak, koşul (şart) anlamı kazandırmak, anlamı pekiştirmek ve güçlendirmek, dikkati çekmek, uyarı ve ikazda bulunmak, beklenmeyen bir durumu / istisnayı belirtmek için kullanırız.

“Gibi” ilgeci (edat) Türkçede çok sık kullanılan, cümleye benzetme başta olmak üzere eşitlik / karşılaştırma, zaman (hemen peşinden / anında), olasılık / tahmin ve örneklendirme anlamları kazandıran bir sözcüktür. Bu çok sevilen ilgeç, şarkı ve şiirlerde de her zaman hak ettiği yeri bulmuştur.





