Hollanda, ASML’nin ülkeden gitmemesi için şirketin problemlerine çözüm arıyor

QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Hollanda merkezli çip üretiminde kullanılan makineler üzerine çalışan ASML'nin bazı problemlerden şikayeteçi olduğunu belirtmesinin ardından hükümet, "Beethoven" çalışma kolunu kurdu. "Beethoven", şirketin kalifiye işçi tedariği, çevresel düzenlemeler ve elektrik tedariği ile ilgili şikayetlerine odaklanacak.
Neden önemli? ASML, çip üreten TSMC, Intel ve Qualcomm gibi büyük şirketlere çip üretiminde kullanılan makineleri tedarik etmesiyle dünyada eşsiz konumda. Bu nedenle Hollanda hükümeti, ASML'nin Fransa'ya taşınmayı düşündüğünü bildirmesinin ardından şirketi ülkede tutmak için ilk adımları attı.
ASML CEO'su Peter Wennink, geçen hafta düzenlenen teknoloji konferansında şirketin merkezini taşımak için henüz bir karara varmadıklarını açıklamıştı. Fakat Nisan'da Wennink emekliye ayrıldığında yerine gelecek olan Fransız Christophe Fouquet, karar için son sözü söyleyecek.
Hükümetin yabancı öğrenci sayısını ve vergi indirimini azaltmak istemesinden rahatsız olan ASML ve Hollanda merkezli birçok diğer şirket, bu adımların uzun vadede Hollanda'nın rekabet yeteneğini negatif yönde etkileyeceğini savunuyor. Çalışanlarının neredeyse %40'ı yabancı olan ASML, şirketi için ihtiyaç duyduğu çalışan sayısını Hollanda vatandaşlarından karşılayamacağını vurguluyor.
Bir adım geriden: Şirketin şikayet ettiği konular, geçtiğimiz yıllarda merkezlerini İngiltere'ye taşıyan Shell ve Unilever'in rahatsız olduğu noktalara benzer ilerliyor. Şirketin şikayetlerinin çözümleri ise geçen sene seçimleri kazanan Geert Wilders'in göçmen karşıtı kampanyasına ters düşmekte.
Detaylar: Yıllarca Hollanda, avantajlı ticaret ortamına sahip olmasından dolayı birçok yabancı şirketi ülkesine çekmişti. Ancak, parlamentonun Ekim'de yabancı çalışanların 5 yıla kadar aldığı maaşların %30'unu kazanç vergisine saymayan imtiyazı sonlandırmasıyla birlikte şirketler Hollanda'dan çekilmeye başladı.
ASML'nin çip imal etmek için ihtiyaç duyulan makineleri üreten tek şirket olması, politik açıdan Hollanda için büyük bir önem arz ediyor. Özellikle de ABD ve Çin'in çip üretiminde girdiği yarış, ASML'nin bu önemini vurgular nitelikte. Ancak buna rağmen Hollanda'nın şirketi kaybetmemek için attığı adımların yetersizliğinin, hükümetin şirketin öneminin yeterince farkında olmadığını gösterdiği değerlendirilebilir.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Hollanda'da hükümet, merkezini Fransa'ya taşımayı düşünen dünyanın tek EUV makinesi üreticisi ASML'yi ülkede kalmaya ikna edebilmek üzere yeni bir çalışma kolu kurdu.
08 Mar 2024

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Kadın sesiyle konuşan, kullanıcılarının ihtiyaçlarına göre şekillenen ve hayatı kolaylaştırmayı vadeden yapay zeka, gerçek kadınlar söz konusu olduğunda bambaşka bir tablo ortaya koyuyor. Dijital şiddetten işe alım süreçlerine, toplumsal cinsiyet önyargılarından ekonomik eşitsizliklere kadar pek çok alanda mevcut sorunları yeniden üretme potansiyeli taşıyan bu teknoloji, kadınlar için nasıl bir gelecek tasarlıyor?

Apple, 13 Ekim Salı günü “Eve hoşgeldin” sloganıyla hayata geçirdiği lansmanda en yeni akıllı ev ekosistemi ürünlerini tanıttı. Uzun zamandır şirketin üzerinde çalıştığı söylenen akıllı ev ekranı HomeView, lansmanın yıldız ürünü oldu. Şirket, lansman kapsamında ayrıca LG ve Schneider Electric ile işbirliği içinde geliştirdiği Apple Home Collection ürünleri, HomePod mini 2 ve yeni Apple TV 4K’yı da tanıttı.

Bugün şirketler, faaliyet gösterdikleri süre boyunca müşterilerinden çalışanlarına, iş ortaklarından tedarikçilerine kadar milyonlarca kişi ve kuruma ait veri topluyor. Şirket kapandığında ise bu devasa dijital arşiv bir anda ortadan kaybolmuyor. Verilerin bir bölümü yasal yükümlülükler nedeniyle saklanmaya devam ederken bazıları, başka şirketlere devredilebiliyor; hatta iflas sürecinde satışa çıkarılan varlıklar arasında yer alabiliyor.

Algoritmalar artık iş dağıtıyor, çalışanları puanlıyor ve hatta işten çıkarma kararlarında belirleyici oluyor; insan denetimi ise otomasyon yanlılığı ve gig ekonomisinin hukuki boşlukları nedeniyle her zaman gerçek bir güvence sağlamıyor. Kaliforniya, “Robot Patrona Hayır” yasası ile işten çıkarma ve disiplin kararlarının yalnızca yapay zekaya bırakılmasını yasaklayan ilk ABD eyaleti oldu belki ama asıl sorunun kapitalizmin ulaştığı noktayla ilgili olduğunu hatırlamak gerekiyor.

Şirketler yapay zekayı toplantı notu çıkaran araçlardan operasyon yürüten ajanlara dönüştürmek istiyor; ancak bir yandan da güvenilmez veri, eksik bağlam ve belirsiz sorumluluklar kurumların yıllardır kapalı odalarda tuttuğu dağınıklığı da su yüzüne çıkarıyor. Üstelik ajanların gerçekten işe yaradığı bir düzende asıl mesele, onlara hangi işleri devredeceğimiz kadar açılan zamanı insanın muhakemesine, öğrenmesine ve daha nitelikli üretime ayırıp ayıramayacağımız da.



