İçkili tarih, üretim konuşulan masalar, İstanbul ve Londra semâları 💫

Kentin hafızası, güzel masalar, güzel yemekler, içkiler ve güzel insanlar derken Tan'a ilk sorum bu merakın ne zaman başladığına dair oluyor. Ben nasıl üretim süreçlerine meraklıysam onun da içkinin kendisine merakı ne zaman ve nasıl başladı merak ettim👀
Araştırmacı kimliğiyle bu merakın peşine düşmesinden evvel aslında babasının rakı masalarıyla bu merakın başladığını dile getiriyor, yaş olarak da 18'lerini not düşüyor. Doğma büyüme Kuzguncuklu olunca oraların meyhaneleri, masaları ilk merak ettikleri olmuş. Masamızda en mühim şeylerden biri olan mezelerin temeli olan sebzeleriminizin önemini burada anmaya başladık. Tan, Kuzguncuk Bostanı'nın da imara açılmaması için zamanında mücadele edenlerden, kayıtlara geçsin.
Araştırmacı kimliğiyle en çok üretim yaptığı yılların ise 2008-2014 yılları olduğunu söylemek mümkün.
"Bence memleketin rakı, balık, bira kültürüne haliyle eğlence kültürüne bu aralıkta kendim için büyük insanlık için küçük katkılarda bulunmuşum hakikaten."
Bu araştırmalarda pek çok ismi de andı, andığı ilk isim Reşat Ekrem Koçu olurken balık kültürü için ise Karekin Deveciyan'ın ismini kayıtlara geçirdi. Ben sizler için o yıllardaki üretimlerden bir derleme yaptım. 👇🏻
-2012-2014 tarihleri arasında Türkiye'nin ilk Bira kültür dergisini üç ayda bir ve online olarak yayınlamışlar. Buradan okuyabilirsiniz. Benim Replikas röportajını okurken biraz gözlerim doldu ne yalan söyleyeyim.🥲 Unutmadan! Bu dergiden Berkok sayesinde haberdar oldum. O yüzden apéro'dan Berkok, Tan'a sorar.
❓Alkol üzerine fikrî üretim yapmak nasıl bir deneyim?
"Çok eğlenceliydi ve hala çok eğlenceli. Ben 2000'lerin ortasında içki kültürü dolasıyla kamusal alan kültürü, eğlence kültürü, mekân kültürü ve kentte mekân kavramları da ilgimi çekiyordu bunlar hep iç içe geçen şeyler. Alkol kendi başına açıklamıyor, bu sadece İstanbul için değil Akdeniz'de de açıklamıyor. Çünkü içkili mekân kültürü derken altında fermentasyon, distilasyon başlıklarıyla biyolojik ya da tarihi muhabbetin dışında sosyolojik muhabbeti de ehemmiyetle kazandırmak gerekiyor. 2000'lerin ortasında yurtdışı deneyimim oldu ve craft, ale biralarla tanıştım. Sonra o dönemde Anadolu Efes'teki arkadaşlar da güzel bir muhabbet yakaladık ve Türkiye'nin ilk bira Kültürü Dergisi'ni yaptık."

-2010 yılında Ulus Atayurt ile birlikte İstanbul Meyhaneler Rehberi'ni hazırlamışlar. Tam 351 sayfa🥹
-2012 yılında ise İstanbul Meyhaneleri isimli belgeseli kültürümüze kazandırmışlar. Filmin yönetmenleri: Servet Dilber, Aytunç Akad, Gürcan Öztürk. Belgeseli buradan izleyebilirsiniz. Ben konuyu açar açmaz Tan, belgesele dair ilk şunu söylüyor.
"Belgeselde yer alanlardan yedi kişi şu an hayatta değil."
Bu yıl 41.İstanbul Film Festivali'nde Çilingir Sofrası filminden çıkınca pek çok kişi soluğu bir meyhanede aldı, o yüzden düşünmeden edemedim, acaba 2012'de festivalde bu belgeselin gösteriminden sonra kimler soluğu meyhanede aldı, sanırım günümüzden daha fazla kişi almıştır. Bir 35'liğin fiyatı malum.👀
"Rakı belgesi çekerken ve meyhane kitabı yazarken rakı sofrasına oturmadan yapabiliyorsanız, ki çok mümkün değil. O çok acayip bir iradedir ama çok da gereksiz bir iradedir. Bizimkiler tabii belgeseli izledikten sonra bugüne göre daha kolay meyhanelere dağılıyordu. Dünyanın en irasyonel içkili sofrasını yaşıyoruz."

lakerda.uk
🌏 Artık en merak ettiğim şeyi soruyorum. Sınırları aşan bir online buluşma da bile 'bir meyhane' çatısında buluşma ihtiyacının nedeni ne olabilir ? gather-in kuruluşu nasıl oldu?
"Mehmet Ali Alabora ve Akın Olgun ortağım. Biz zaten Londra'da meyhane yapmaya başlamıştık, pop-up meyhane, hatta kapanmadan önce yapmıştık Rembetika meyhane. İstanbul Elsewhere diye bir fikrimiz de vardı tüm bunlardan önce. Londra'da ve Berlin'de 'heh be' deyip gelmiş yeni bir göçmen tipi var. Bizde dedik ki İstanbullu'nun dışarıda, Londra'da, Berlin'de dünyanın her tarafında nasıl bir İstanbullu'nun yaşadığını deneyimlemek üzerinden çıktı. Bir New Yorker nasıl varsa bir İstanbullu da var."

"Tabii bunu projelendirdik ve düşündük, derken kapanmalar oldu, dedik bunu online yapalım nasıl yapalım? Mehmet Ali'nin bilinmeyen bir özelliği, bilgisayardan çok ufak yaştan beri iyi anlar. Öyle bir sunum hazırladı ki Google'da altı masadan oluşan sessions'lar falan. Sonra biz bunu yapmaya başladık, pandeminin o karanlık dönemlerinde. Çok acayip dönemlerdi hakikaten. Sonra sıralar, müdavimler oluşmaya başladı, bir baktık yeni masalar oluşmaya başlamış oradan da arkadaşlık kurulmaya başlandı. Belçika'dan, İngiltere'den, Türkiye'den orda tanışıyorlar arkadaş oluyorlar. Yani bırakın yan masada ne oluyoru, masayı kuran dünyanın insanları olmaya başladık. Sonra biz bunu düzenli haftada iki gün ve ayda sekiz kere yapmaya başladık. Ekim 2020'ye kadar yaptık, yıpranma payımızı da düşünün."

"İlk etkinliği 8 Nisan'da yaptık bakıyorum da 16 Mart da kapanmıştık ne kadar hızlı reaksiyon almışız. Ondan sonra da ayda dört kere yapacak şekilde devam ettik. Ekim 2020'nin sonunda kadar. Bu istikrarı 2021'nin sonuna kadar götürdük ama bu arada da gather-in bir şirket ve bir start-up oldu. Çünkü yarattığımız bu platformun eşi benzeri yok. İki ya da daha çok kişi tarafından host edilen yanda başka masaların video olarak organize olduğu, alt kümelerde bir araya geldiği başka bir performans yok. Dedik ki niye bunu biz çok uygulanımlı hale getirmeyelim yani insanlar alsın kullansın."

İllüstrasyon: Pınar Öcel
"İnsanların; mekânda gün ve kişilerin, grupların müdavimleri var ve bunlar o süreç içerisinde çok olmak istiyor. Kendisi gibi olan, üreten ve tüketen insanlarda o insanlar da o masalarla tanışıyor, derken gather-in fonksiyonlu üretebilen bir start-up'a dönüştü. Ama biz burada fiziki etkinlikler de yapıyoruz. Londra'da yapmaya devam ediyoruz. Ayda bir kere. Geçenlerde bir pup'ı meyhaneye çevirdik. Tabii yalan yok. İşin fiziki tarafını da yapmak gerekir çünkü o da çok eğlenceli, hani 20 yaşında bir gamer değilim ki özlüyorum fiziki meyhaneleri de."
Eh! 20 yaşında gamer değilim deyinde 20'lik bültenden gelen soru da yerini buldu. (Rakı kadeki emojisi acil gelmeli👀)
❓20’li yaşlarınızdan bir meyhane anınız var mı? 20’li yaşlarınıza şöyle bir baktığınızda, meyhane sofrasında rakılarınızı yudumlarken en çok konuşulan konu neydi?
Tan, en çok konuşulan konunun o yıllarda tabii siyaset olduğunu söyledi ama bir rakı masasında her şey konuşulur da hep aynı şey konuşulmaz diye de ekledi. 20'li yaşlarında İstanbul manzaralı öğretmen evlerinde öğrenci paralarıyla içtiği rakıları, biraları ve artık günümüzde olmayan meyhaneleri kayıtlara geçirdi.
" 20'lik bülteni hazırlayan arkadaş gidebilse keşke o meyhanelere ya da şimdi o fiyatlara o manzaralarda içsin bakalım! İçebilir mi? "

Eski meyhaneler deyince mezeleri tabaklara servis sırası. İstanbul'da Nasıl Eğleniyorduk? bülteninde. Bakalım ne sormuşlar👀
Osmanlı'dan beri İstanbul'un eğlence hayatında varlığını sürdüren mekânları düşündüğümüzde pek çoğunun meyhaneler olduğunu görüyoruz. Neden meyhane kültürü hem İstanbul özelinde hem Türkiye genelinde de hâlâ varlığını devam ettirebiliyor?
" Meyhaneler Türkiye'de çok önemli kahvehanelerden sonra çok önemli yer tutuyor. Özellikle de Türkçe şiir inanılmaz bir şiirdi dünyanın en önde gelen şiiriydi. 1940'lar ve 80'ler arasında inanılmaz bir üretim var tabii siyasal hareketlerin de eşlik ettiği bir dönem. Bu dönemdeki edebiyat topluluklarının buluşma mekânları meyhaneler, meyhanede yazılan şiirler var. Evet düşünce akımı için oldukça önemli yerler. Bu mekânlar ritüel mekânlar Bizans'ta da böyle Cumhuriyet İstanbul'unda da böyle. Galata dediğimiz yer Evliya Çelebi'nin de 'Galata demek meyhane demektir' dediği gibi orası Eminönü gibi yerler liman bölgeleri, denizcilerin vakit geçirdiği eğlendiği yerler. Gemisini beklerken gidebileceği başka yer yokki. 80'lerden sonra neoliberalleşmenin de etkisiyle. Mekânın ve eğlencenin de yeniden tarifi ile değişim İstanbul'da çok etkili oluyor." Burada bir tarih kitabı kadar bilgi olduğunu için sizi podcast'e almak isterim.
Podcast'i üretimle ilgili bir Berkok sorusuyla kapatıyorum.
❓Genç yemek ve içki yazarlarına tavsiyeleri neler olur?
"Deneyim olur, deneyin! Üretim kaydı diyorsun sen mesela mezelerin sebzesi, yoğurdun sütü, peynirin nasıl yapıldığı. Rakı için hangi bağ hangi üzüm bu soruların peşine düşebilirler. Özellikle de kaydetmeliler ben eskiden not tutmayı not almayı da severdim de mümkünse ses ve video kaydı alsınlar bu kayıtları da iyice arşivlesinler."
Daha neler neler konuştuk bakınız 👇🏻 Biliyorsunuz yazılı olarak kayda hepsini geçirmek pek mümkün değil, tadı damağınızda kaldıysa sizi podcast'e doğru alayım.
📌Meyhane kültürü nereye evrilecek? Ekonomik ve politik değişikliklerin yanı sıra sosyal medya etkisiyle de kültürel olarak da değişen bir Türkiye ile beraber meyhaneler gençleşecek mi, nostaljiden uzaklaşacak mı?
📌Mekân olarak meyhaneler birbirine benzemeye başlaması ya da idealize edilmesi benzersizlik ve uniq'lik gibi kavramları yok etmiyor mu? İdeal meyhane var mıdır?
📌gather-in masaları neden maximum beş kişilik?
📌İngiltere'de pubların birçok ülkeden kaçan düşünürlerin buluşma noktası, politik temeller atma noktası olduğunu görüyoruz. Türkiye'de bu rolü nereler üstleniyordu? Meyhaneler veya kahveler toplumsal düşünceler için meskenler miydi?
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
apéro, 20'lik ve İstanbul'da Nasıl Eğleniyorduk? bülteni bir masadayız. Yanı başımızda da Tan Morgül var. Herkesin ona soracağı en az bir sorusu var 👀 🥂
10 May 2022

YAZARLAR

Esra Ece Kuleci
Üreten insanların, süreçlerini kayıt altına almaya merak sarmış biri 👀

Üretim Kaydı
Kültür ve sanat alanında üreten insanlarla buluşarak “üretim süreçlerini” kayıt altına alan ve bu buluşmalardan kendine kalanların da kaydını tutmayı dileyen yayın.
İLGİLİ OKUMALAR



