Mobil cihazlar hayat kurtarabilir: Telefon ve akıllı saatlerdeki acil durum özellikleri

QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Mobil cihazlarımız acil durumlarda faydalı olabilecek, hatta bazı durumlarda hayat kurtarabilecek çeşitli özelliklerle birlikte geliyor. Apple da 6 Şubat depremlerinin 1. yılında, iPhone ve Apple Watch’un acil durum ve güvenlik özelliklerini derlediği bir dokümanı paylaştı.
Bu özellikleri her ne kadar yeni cihaz duyuruları ve yazılım güncellemesi haberleriyle dönem dönem sizlerle paylaşmış olsak da, Kahramanmaraş depremlerinin 1. yılında tüm bu özelliklere topluca göz atarak hafızalarımızı tazelemekte fayda görüyoruz.
Bunlardan bazıları deprem felaketlerinde hayat kurtarıcı olabileceği gibi, aralarında vahşi doğada kaybolma ihtimaline karşılık, evde ve trafikte yaşanabilecek kazalara yönelik olarak ya da varış noktanıza güvenli biçimde ulaştığınızı sevdiklerinize bildirmek için de kullanabileceğiniz güvenlik özellikleri mevcut.
İşte iOS ve watchOS işletim sistemlerini kullanan cihazlarda bulunan, kimisini her gün kullandığınız kimisini de daha önce keşfetmemiş olabileceğiniz o özellikler.
Acil yardım

Telefonunuzda sağ düğme ile herhangi bir ses düğmesine birlikte basılı tuttuğunuzda cihazın acil durum menüsüne erişebilirsiniz. Buradan telefonun kilidini açmak zorunda kalmadan acil durum çağrısında bulunabilir ya da cihazın sahibinin Tıbbi Kimliğini (Medical ID) görüntüleyebilirsiniz. Tıbbi kimlikte kan grubu, alerjiler, kronik rahatsızlıklar ve acil durumlarda erişilebilecek kişilerin listesi de yer alıyor.
Benzer şekilde, Apple Watch'ta "digital crown" altındaki sağ düğmeye basarak da bu özelliğe erişebilirsiniz.
Tıbbi kimliğinizi oluşturarak acil durum kişisi eklemek için cihazınızın Sağlık (Health) uygulamasını ziyaret edebilirsiniz.
Trafik kazası algılama
iPhone 14 veya daha yeni cihazlar, aynı zamanda ciddi bir trafik kazası yaptığınızda bunu algılayarak otomatik acil durum araması yapabiliyor. Bunun için gerekli seçenekleri cihazınızın Ayarlar → Acil SOS başlığı altında bulabilirsiniz.
Buna göre, cihazınız bir trafik kazası algıladığında bir uyarı görüntüler; eğer 20 saniye içerisinde iptal etmezseniz otomatik olarak bir acil telefon araması başlatır. 20 saniye içinde iptal edilmedikçe otomatik arama yapma özelliğini yukarda bahsettiğimiz tuşlara basılı tutma seçeneği için de yine aynı menüden etkinleştirebilirsiniz. Bu acil aramada oynatılan sesli mesaj, yaklaşık konumunuzu da içerir.
Bunun haricinde yan ses düğmesine basılı tutarak Siri'den de acil servisi aramasını isteyebilirsiniz. Bunun için Siri'ye “Acil Servisi Ara” demeniz yeterli olacaktır.
Fener

iPhone'larda bulunan LED flaşın aynı zamanda el feneri görevi de gördüğünü bilmeyen yoktur. Ancak Kontrol Merkezi'ndeki el feneri ikonunun üzerine basılı tutarak flaşın gücünü de ayarlayabilirsiniz.
El fenerini, Apple Watch'ta ise üç farklı modda kullanmak mümkün: Sabit beyaz ışık, yanıp sönen beyaz ışık veya sabit kırmızı ışık.
Bul
Bul (Find my) uygulamasında konum paylaşma özelliğini açarak konumunu görmek istediğiniz aile üyelerinize ya da arkadaşlarınıza Mesajlar uygulamasından konum talebi atabilirsiniz. Böylece sevdiklerinizin son bulundukları konumu ve gittikleri yere sağ salim varıp varamadıklarını takip edebilirsiniz.
Ayrıca kişilerinizin konumlarını paylaşabilir, görebilir ve belirlediğiniz kişilerin koordinatlarının varış/ayrılış bildirimlerini alabilirsiniz. Apple Watch'unuzdan Arkadaşlarımı Bul uygulamasıyla sevdiklerinizin konumunu kontrol edebilirsiniz.
Benzer biçimde, bir arkadaşınızın varacağı yere gecikmesi hâlinde ondan haber de alabilirsiniz. Bunun için Mesajlar uygulamasından yeni oluştur → daha fazla seçeneği altında yer alan Durum Denetleme (Check-in) özelliğini kullanabilirsiniz. Arkadaşınız bulunduğu yere gecikirse 15 dakika içerisinde son konumu, pil yüzdesi, hücresel sinyali gibi veriler sizinle paylaşılır.
Pusula ve Siren

Pusula uygulaması, iPhone ve Apple Watch'ta cihazın işaret ettiği yön ile bulunduğunuz konumun koordinatlarının yanı sıra rakımınızı da gösterir.
Apple Watch Ultra modellerinde bulunan Siren özelliği ise yardıma ihtiyacınız olduğunda çevrenizdekileri uyarmanıza yardımcı olur. Sireni etkinleştirdiğinizde 180 metre mesafeye kadar duyulabilen sürekli bir ses çalar. Bu ses doğada veya çevrede duyulmayan, birbirini izleyip tekrar ederek çalan benzersiz ve yüksek perdeli iki uyarı tonu kullanır.
Düşme algılama
Apple Watch'larda 55 yaş üzeri kullanıcılara varsayılan olarak açık gelen bir özellik de Düşme Algılama. 18-55 yaş aralığındaki kullanıcılar da dilerlerse bu özelliği aktive edebilirler.
Eğer Watch ani bir düşüş algılarsa acil durum kişilerinize uyarı mesajı gönderir, yerde 1 dakikadan uzun süre hareketsiz kalırsanız uyarı verdikten sonra acil servisi aramayı dener.
Bu özellikleri kullanmak zorunda kalmayacağınız, güvenli günler dileriz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Akıllı cihazlar, kullanıcı güvenliğine ve acil durumlara yönelik birçok özellik sunuyor. 6 Şubat depremlerinin 1. yılında bunlara hep birlikte göz atmak istedik.
06 Şub 2024

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Tüketici elektroniği pazarında kullanıcıları ekrana maruz bırakan ürün sayısı her geçen gün artıyor. Ekran, pazarda doyum noktasına ulaşırken teknoloji şirketleri, ardı ardına ekransız ürün geliştirme furyasına katılıyor. Meta’nın Brain2Qwerty isimli yapay zeka teknolojisi ise ekran bağımlılığı sorununa çok daha inovatif bir çözüm sunuyor.

Influencerlık kendi döngüsünü geleneksel reklama dönüştürerek tamamladı. Pazar hâlâ büyüyor belki ama güven günden güne azalıyor. Tüketiciler ise bu kurgusal samimiyet ve aşırı tüketime karşı zırhlarını kuşanırken dijital kapitalizm illüzyonunun kalesini keşfetmekte gecikmedi elbette. Onun da adı yalnızlık. İşte tam bu noktada “yalnızlık influencer’lığı (loneliness / solitude influencer) adı verilen yeni bir içerik üreticisi profili yükselişe geçti.

Son birkaç yılda teknoloji arenası, pek çok işin yapay zekaya devredilmeye çalışıldığı bir atmosfere sahne oldu. Maliyet tasarrufu ve verimlilik artışı vaatleriyle gelen yapay zeka, birkaç yıl boyunca toplu işten çıkarmaların da ana gerekçelerinden biriydi. Yapay zekanın hâlâ gideri kadar gelir üretemediği 2026 yılında ise CEO’lar, işten çıkardıkları çalışanların, harcadıkları token’dan daha fazla maliyet yarattığını fark ettikleri bir eşiğe geldi.

Son yıllarda Amazon, Google ve OpenAI gibi pek çok şirket, kendi yapay zeka çiplerini duyurdu. Daha önce sektördeki yaygın eğilim, NVIDIA’nın rüştünü ispatlamış çiplerine güvenmek iken öncü şirketler, yakın zamanda ardı ardına bu eğilimin dışına çıkmaya başladı. Bu furya, oldukça kritik bir soruyu da gündeme taşıdı: Neden tüm teknoloji şirketleri, kendi yapay zeka çiplerini geliştiriyor?

Modern reklam hukuku, mesajın içeriğinin doğru olup olmadığına odaklanır. Ancak yapay zeka, artık mesajı ileten kişinin gerçekten var olup olmadığını da hukukun konusu hâline getiriyor. Ticaret Bakanlığı'nın 1 Ağustos'ta yürürlüğe girecek yönetmelik değişikliği de dijital kopyaların reklamlarda kullanılmasına kısıtlamalar getiriyor ve bunu yaparken dolandırıcılık içeriklerini esas alıyor. Peki ya amaç dolandırıcılık olmadığında?



