İsrail'de üçüncü kez Netanyahu dönemi

Netanyahu liderliğindeki sağ blokun hükümet kurma ihtimalini, yeni dönemde yaşanabilecek gelişmeleri ve Türkiye-İsrail ilişkilerini Necmettin Erbakan Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Gökhan Çınkara ile konuştuk.
İsrail'de üçüncü kez Netanyahu dönemi

3 Kasım - Teknasyon
Getwallet ile birlikte

Getcoin için avantajlı ön satış devam ediyor

Dünyanın en yaygın kullanılan kripto cüzdanlarından biri olmak için hazırlıklarını sürdüren, Getwallet 'ın resmî kullanım token’i Getcoin için %40 avantajlı fiyatlarla ön satış devam ediyor . Getwallet nedir?

Daha fazlasını öğren →

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

İsrail’de düzenlenen genel seçimlerde resmî olmayan sonuçlara göre, eski Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğinde sağ blok, 120 milletvekilinin yer aldığı Mecliste 65 milletvekili çıkararak hükümeti kurabilecek çoğunluğa ulaştı. Sağ blok partilerin, Netanyahu liderliğindeki Likud Partisi'ne destek vererek hükümeti kuracağına şimdilik kesin gözüyle bakılıyor. 31 milletvekili çıkaran Likud Partisi seçimlerde 1'inci parti olurken mevcut Başbakan Yair Lapid'in Gelecek Var Partisi 24 milletvekiliyle 2'nci parti oldu. Netanyahu’ya destek veren sağ blokta yer alan Dini Siyonizm Partisi, oylarını neredeyse 2 katına çıkararak 14 milletvekiliyle seçimlerden 3'üncü parti olarak çıktı. Yair Lapid liderliğindeki Değişim Koalisyonu'nda yer alan Ulusal Birlik Partisi 12 milletvekiliyle seçimi 4'üncü olarak tamamladı.

Henüz kesinleşmeyen sonuçlara göre, Arap partisi Balad ve Netanyahu karşıtı blokta yer alan Yahudi Evi Partisi baraj altında kaldı. Seçim sonuçlarının kesinleşmesinin ardından bu partilerin meclise girmesi hâlinde Netanyahu’nun bloğunun hükümeti kurabilecek çoğunluğu elinde tutmasının tehlikeye girebileceği öngörülüyor.

İsrail seçimlerini, Netanyahu liderliğindeki sağ blokun hükümet kurma ihtimalini, yeni dönemde İsrail’de yaşanabilecek gelişmeleri ve Türkiye-İsrail ilişkilerini Necmettin Erbakan Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Gökhan Çınkara ile konuştuk.

İsrail’de yeni dönem

Gökhan Çınkara, daha önce 2 defa başbakanlık yapmış Binyamin Netanyahu’nun seçimlerden galip çıkmasının kesinlikle bir sürpriz olmadığını ifade etti. Naftali Bennett’in başbakanlıktan çekilmesinin ardından yaşanan siyasi ve ekonomik krizlerin seçmenlere bir güvensizlik aşıladığını belirten Çınkara, Bennett sonrası dönemde hem ekonomide ciddi bir düzelme olmamasının hem de Batı Şeria bölgesindeki Filistinliler, İsrailli yerleşimciler ve İsrail askerleri arasındaki sürekli çatışma durumunun seçmenlerin tercihinde önemli bir rol oynadığını söylüyor.

Seçimlerdeki en önemli sonuçlardan birinin Dini Siyonizm Partisi'nin oylarında yaşanan sıçrama olduğunu ifade eden Çınkara, aşırı sağ görüşlü seçmenlerin askerlerin pasif davrandığını düşündüğünü ve bu nedenle radikal Dini Siyonizm Partisi’ne kaydığını belirtiyor. Ayrıca bu kesimin Arap nüfusa ve özellikle de Filistinlilere karşı oldukça dışlayıcı bir tutumu olduğunu ve saf bir İsrail devletini savunduğunu da ekliyor. Dini Siyonizm Partisi hukuk sistemi ve askerin yetkileri konusunda kapsamlı reformlar yapılmasını da talep ediyor. Hukuk sisteminde kapsamlı bir reform yapılmasını savunan Dini Siyonizm Partisi, Türkiye’deki Hakimler ve Savcılar Kuruluna (HSK) eş yapıdaki hukuki kurumların yapısının değiştirilerek Meclise bağlanmasını ve kurul üyelerinin de milletvekilleri tarafından seçilmesini talep ediyor. Çınkara, aşırı sağın oylarındaki yükselişin en önemli nedenlerinden birinin İsrail’in sınır bölgelerinde yaşanan çatışmaların yarattığı güvenlik kaygısı olduğunu düşünüyor. Çeperde yaşayan seçmenlerin askerin yetkilerini genişletecek güvenlik odaklı politikaları desteklediği, bu nedenle Dini Siyonizm Partisi’nin güçlü bir alternatif olarak ön plana çıktığını ifade ediyor.

İsrail’de kurulacak yeni hükümette Dini Siyonizm Partisi’nin yer alıp almayacağının İsrail siyasetine büyük etkisi olacağını değerlendiren Çınkara, Netanyahu’nun seçimlerden önce bu partinin koalisyonda yer alacağını açıkça ifade ettiğini ve hatta çeşitli bakanlıkların da verilebileceğini belirtiyor.

“İsrail’de yeni dönemde nasıl bir siyaset izleneceği hükümetin bileşenlerinin kim olacağına çok bağılı. Dini Siyonizm Partisi koalisyonda yer alır ve istedikleri revizyonlar yapılırsa çok radikal ve milliyetçi bir İsrail olacağını söyleyebiliriz. Bu senaryo, kendini liberal ve seküler olarak tanımlayan İsrailliler için de çok korkutucu bir tablo. Resmi olmayan sonuçlara göre 65 milletvekili çıkaran sağ blok, 120 vekilli mecliste rahatlıkla hükümet kurabilir ve bu hükümeti devam ettirebilir. Eğer Netanyahu bu hükümeti Dini Siyonizm Partisi’ni dışlayarak merkez partilerle kurmaya çalışırsa İsrail daha dengeli bir siyaset izleyebilir.”

Yeni dönemde Filistin ve Körfez politikası

Gökhan Çınkara, Netanyanu başbakanlığında Filistin meselesinde 2 devletli çözümün rafa kaldırılacağı kanaatinde. "Netanyahu 2 devletli çözüm konusunda hiçbir zaman inisiyatif almamıştır." diyen Çınkara, Netanyahu’nun İbrahim Anlaşmaları’nın (Abraham Accords) mimarı olduğuna da dikkat çekiyor. Netanyahu’nun hükümeti kurması durumunda Filistin meselesinde bir süreliğine statükoyu koruyacağını ve 2024’te yapılacak ABD seçimlerinde Cumhuriyetçilerin iktidara gelişini bekleyeceğini öngörüyor. Öte yandan, Netanyahu ile Vladimir Putin arasında geçmiş dönemdeki yakın ilişkilerin önümüzdeki dönemde de devam edeceğini ve İsrail-Rusya ilişkilerinde bir derinleşme yaşanabileceğini ifade eden Çınkara, Körfez ülkeleriyle ilişkilerin geliştirilmesine yönelik adımların atılabileceğini de belirtiyor.

Türkiye-İsrail ilişkileri

Türkiye-İsrail ilişkilerinde son dönemde yaşanan normalleşme sürecinin Netanyahu hükümetiyle de devam edip etmeyeceği büyük bir merak konusu. Gökhan Çınkara, 2 ülke ilişkilerinin seyrinin İsrail’de kurulacak koalisyon hükümetinin yapısına bağlı olduğunu ifade ediyor. Netanyahu’nun Dini Siyonizm Partisi’ni koalisyona dahil edip onların talepleri doğrultusunda radikal ve revizyonist politikalar izlemesi durumunda Türkiye ile ilişkilerdeki normalleşme sürecinin tıkanabileceğini ve özellikle liderler düzeyinde görüşmelerin sona erebileceğini belirtiyor. Öte yandan, Cumhurbaşkanı Isaac Herzog'un Türkiye-İsrail ilişkilerinin belirli bir düzeyde ilerlemesi yönündeki talebinin normalleşme sürecinin geleceği açısından büyük önem taşıdığını da vurgu yapıyor.

“Türkiye ile ilişkilerin geleceğini öngörebilmek için yeni kabinedeki bakanların netleşmesini beklemek gerekiyor. Yeni hükümet kurulduktan sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan bir tebrik mesajı yayınlarsa Türkiye-İsrail ilişkilerinin kurumsal düzeyde devam edeceğini söyleyebiliriz.”

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto GündemAposto Gündem
∙

BÜLTEN SAYISI

🗞 “Çocuk köle” iddiası, “uyuşturucu belası”

Gazeteci Levent Gültekin MEB ile bir zincir market arasında çocukların çalıştırılmasına yönelik anlaşma yapıldığını öne sürdü. Cumhurbaşkanı Erdoğan CHP lideri Kılıçdaroğlu'na "Senin de [uyuşturucu belası ile] başın dertte." dedi.

03 Kas 2022

Getwallet ile birlikte
Gözde Meydan/Evrensel

YAZARLAR

Abdullah Esin

Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümü mezunudur. Dış politika, diplomasi ve politik ekonomi alanlarında araştırmalar yapmaktadır.

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

İLGİLİ OKUMALAR

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

10 maddede bu hafta
10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

10 maddede bu hafta
10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

10 maddede bu hafta
Eğitimin ötesi: Güçlü kızlarla ortak bir gelecek inşa etmek

Türkiye’de kız çocuklarının eğitime erişiminde son 20 yılda önemli ilerleme sağlandı; ancak eğitimde kapanan makas, okuldan işe geçişte, ekonomik katılımda ve karar alma süreçlerinde yeniden açılıyor. Bugünün meselesi artık kız çocuklarını yalnızca okula ulaştırmak değil, değişen dünyada kendi yollarını çizebilecekleri beceri, özgüven ve fırsatlarla desteklemek. Aydın Doğan Vakfı, "Güçlü Kızlar Güçlü Yarınlar" projesiyle eşitsizliğin eğitim sonrasındaki halkalarına odaklanıyor.

Eğitimin ötesi: Güçlü kızlarla ortak bir gelecek inşa etmek
10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

10 maddede bu hafta