İttihat ve Terakki'den günümüze: Futbol

Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
150 yıl kadar bir geçmişi olsa da futbol, özellikle de İkinci Dünya Savaşı sonrası döneme popüler müzik kadar damgasını vurmuş bir alan. Salazar ve Franco gibi diktatörlerin geçmişte toplumları yönetebilmek için kullandığı bir araç olan veyahut başka yerlerde de tam tersi şekilde tehlikeli görüp yasakladığı bu spor dalı, Simon Kuper'in o ünlü sözünde de dediği gibi "Futbol asla sadece futbol değildir."
Gayriresmi Futbol Tarihi: Bu yazı yazılmaya karar verildikten biraz sonra dünya futbolunun efsanesi Diego Armando Maradona'nın 60 yaşında hayatını kaybetmesi acı bir tesadüf oldu. Bu hafta Raftan Mehmet Şenol'un Gayriresmi Futbol Tarihi kitabı Mundi Kitap etiketiyle yayımlandı. Futbol konusunda yaptığı araştırmalar ve hazırladığı belgesel çalışmalarıyla bilinen, Galatasaray Dergisi'nin uzun bir süre yayın yönetmenliği görevini üstlenen Mehmet Şenol'un kaleme aldığı Gayriresmi Futbol Tarihi, bu popüler sporun Türkiye'deki gelişim sürecine ışık tutar nitelikte.
Yasaklar: Türkiye'ye futbol, doğal olarak doğduğu ülke olan İngiltere üzerinden ulaşır. Osmanlı başkenti İstanbul'dan önce yine imparatorluğun önemli şehirleri olan İzmir ve Selanik'te İngiltere'den tüccarların, buldukları yeşil alanlarda oynamasıyla hayatımıza girmeye başlayan futbol, yarattığı etki nedeniyle kısa sürede çeşitli kısıtlamalara ve yasaklara maruz kalır. Başkent İstanbul'da İngiltere'den gelenlerin Moda'da kurdukları kulüpler vasıtasıyla oynamaya başladıkları futbol, II. Abdülhamit'in emriyle Müslümanlara yasaklanır.
Futbola gönül verenler: Ancak II. Meşrutiyet’in ilanıyla birlikte sonrasında pek de uzun sürmeyecek özgürlükçü ortamla futbol, ülkede daha görünür olmaya başlar. Bu dönem aynı zaman da bu spora gönül vermiş gençler tarafından kurulan Beşiktaş, Galatasaray ve Fenerbahçe’nin de daha görünür olmaya başladıkları yıllar olarak karşımıza çıkar.
Yeni takımlar: Osmanlı topraklarında kapitülasyonlarla ayrıcalıklı konum elde eden Levantenlerin yanı sıra kısa süre içinde farklı azınlık gruplar, bir nevi birlikteliklerini de pekiştirmek adına birbirlerini takip edercesine kulüpler kurmaya başlar. Örneğin; İstanbullu Rumların kurduğu bu takımlar, gelecekte PAOK ve AEK gibi takımların kurulmasına da önayak olacaktır.
Mehmet Şenol’un akıcı üslubu ve dikkat çeken anekdotlarıyla zenginleştirdiği 522 sayfalık bu ayrıntılı çalışma, bu alanda Türkiye’deki mevcut eksikliği dolduracak önemli bir çalışma. Bir süre önce Vakıfbank Kültür Yayınları’ndan çıkan Melih Şabanoğlu’nun Kuruluş: Mekteb-i Sultani’den Galatasaray Spor Kulübü’ne adını taşıyan çalışmasından sonra, konuyu çok daha geniş bir açı ve zaman diliminde ele alan Gayriresmi Futbol Tarihi, okuru Türkiye’de futbolun emekleme dönemlerinde pek bilinmeyen fotoğraflar, gazete kupürleri ve belgelerle de buluşturuyor.
II. Meşrutiyet’in ilanından sonra Ocak 1909’da Papazınbağı Çayırı’nda oynan ve Galatasaray’ın Fenerbahçe’yi 2-0 yendiği ilk derbinin fotoğrafı olduğu düşünülen bir karenin yanı sıra, takip eden yıllarda futbol karşılaşmalarının merkezi hâline gelen Topçu Kışlası avlusundaki müsabakalara ait fotoğraflar, bu popüler spor dalının Türkiye macerasının emekleme dönemlerini anlatıyor.
Bu yazı 27 Kasım 2020 tarihinde Duende'de yayımlanmıştır.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

İhsan Dindar
Kitap yazarı @ Duende

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
“Gibi” ilgeci (edat) Türkçede çok sık kullanılan, cümleye benzetme başta olmak üzere eşitlik / karşılaştırma, zaman (hemen peşinden / anında), olasılık / tahmin ve örneklendirme anlamları kazandıran bir sözcüktür. Bu çok sevilen ilgeç, şarkı ve şiirlerde de her zaman hak ettiği yeri bulmuştur.





