Karar alma süreçlerinin otomasyonu ve yasalarla uyumluluğu


Globalleşmek için Company Global Bu kadar basit. Küreselleşen dünyanın avantajlarından yararlanarak uluslararası pazarlarda şirket kurmak ve sınırların ötesinde şirketinizi büyütmek isterseniz doğru adres: Company Global . Nedir? Yurt dışında şirket kurmak isteyen müşterilerine danışmanlık hizmeti sunan Company Global ; Amerika, İngiltere, Estonya ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi uluslararası pazarlarda var olmak veya işlerini büyütmek isteyen yatırımcılara vergi optimizasyonundan online ödeme ve tahsilata kadar birçok konuda hizmet sunuyor. Neler var? Türkiye’deki en önemli danışmanlık firmalarından biri olan Company Global ; Farklı coğrafyalarda yatırım ve iş ortaklıkları yapmayı düşünen müşterileri için en uygun fırsatları araştırıyor. Müşterilerine yerel pazarlarla en iyi ve verimli ilişkileri kurabilmeleri için gerekli tüm analiz ve ipuçlarını bir araya getirerek sunuyor. Farklı sektörler üzerinde araştırma yaparak işinizle ilgili risk ve durum analizi gibi veri ve raporları hazırlıyor. Uluslararası Stratejik Vergi İncelemesi (USVİ) konusunda uzman çözümler geliştiriyor. Müşterileri için yatırım yapılacak yabancı pazarlardaki vergiler ve vergi sistemlerini en ince ayrıntılarına kadar analiz ederek sunuyor. Atacağınız her adımda ne gibi sonuçlarla karşılaşacağınızı size önceden sunan Company Global’le şimdi bu bağlantı üzerinden tanışarak işinizi büyütmek için gerekli ilk adımı atabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Yapay zekâ destekli yüz tanıma teknolojisi geliştiren Clearview AI, geçtiğimiz gün Birleşik Krallık'ın Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'na (BTK) karşılık gelen düzenleyicisi tarafından 7,55 milyon sterlin para cezasına çarptırıldı. Kurum aynı zamanda şirketin yeni veri toplamasını yasaklayarak elindekileri de silmesi gerektiğine hükmetti. Cezaya konu olan durumsa Clearview AI'ın elindeki veriyi sosyal medya üzerindeki herkese açık profillerde yapılan paylaşımlardan toplamasıydı.
Peki internette hâlihazırda kolayca erişilebilen ve zaten herkesin erişimine açık olan paylaşımları derleyerek işlemek neden yasal değil?
Veri işleme otomasyonları
Makine öğrenimi ve yapay zekâ destekli karar alma süreçleri kurumsal hayatın bir parçası haline geldi. O denli ki, Signal AI’ın pandeminin başlarında yürüttüğü bir araştırmanın sonuçlarına göre kurumsal şirketlerin %79’u karar vermede olağan bir şekilde yapay zekâdan faydalanıyor.
Signal AI’ın 500 ve daha çok çalışana sahip şirketlerin üst düzey yönetim kadroları arasında gerçekleştirdiği araştırma, karar vermede şirketleri en çok zorlayan şeylerin başında %44 ile başa çıkılamayacak büyüklükte bir veri seti geliyor. Bunu %21 ile zamanın kısıtlı olması takip ediyor. Yapay zekâyı karar alma süreçlerine dahil etmeyen ABD merkezli şirketlerin yılda 4.26 trilyon dolar gelirden olduğunu savunan araştırma, Fortune 500 şirketlerinin gelirlerinin 2.84 trilyon dolarının aldıkları doğru kararlarla ilişkili olduğunu ortaya koyuyor.
Peki işe alımlardan performans yönetimine, kredi skoru hesaplamadan müşteri profillemeye otomasyon ile yürütülen birçok süreç, yasal mevzuata ne sıklıkla uyumluluk taşıyor?
Görünen o ki, pek sık değil.
Her işin başı rıza
Veri gizliliğine odaklanan ABD merkezli Future of Privacy Forum isimli düşünce kuruluşunun yayımladığı rapora göre karar alma mekanizmalarının otomasyonu büyük çoğunlukla sallantılı bir yasal zeminde hareket ediyor.
Avrupa Birliği’nin Genel Veri Koruma Yönetmeliği (GDPR) veri toplama yöntemlerinden, kullanım amaçlarına ve veriyi işleme şekline kadar bir dizi düzenlemeyi içerisinde barındırıyor. Buna göre otomasyonla işlenecek veriyi toplarken kullanıcılardan bu yönde açıkça rıza almak gerekiyor.
Ancak bu da yeterli değil.
Şeffaflık şart
Rıza alınırken paylaşılan bilgilendirme metninde otomasyon süreçlerinin veriyi nasıl işlediğini şeffaf biçimde açıklaması da gerekiyor. Zaten birçok karar verme otomasyon yazılımı da burada çuvallıyor. Zira yapay zekâ destekli yazılımlar genelde birer ticari sır olarak sakladıkları süreçleri şeffaf biçimde paylaşmıyor.
Üstüne üstlük bu gereksinimler kuralın ruhuna uymaktan ibaret değil. GDPR’ın 22. maddesinde bu durum açıkça belirtiliyor:
“Veri sahibinin kendisi ile ilgili hukuki sonuçlar doğuran veya benzer biçimde kendisini kayda değer şekilde etkileyen profil çıkarma da dahil olmak üzere yalnızca otomatik işleme faaliyetine dayalı bir karara tâbi olmama hakkı bulunur.”
Kısacası herhangi bir karar verme otomasyonu kurgularken kişisel verileri işlemeden önce açık rıza almak, verinin ne amaçla toplandığını belirtmek ve süreci şeffaf bir biçimde aktardığımızdan emin olmak gerekiyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Kurumsal karar alma mekanizmalarına yapay zekâyı dahil etmenin veri gizliliği mevzuatı açısından taşıdığı riskler neler? Fidye yazılım çeteleriyle mücadele etmek için yaptırım uygulamak bir çözüm mü?
24 May 2022

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Kanada’da bir okul saldırganının ChatGPT hesabının sekiz ay önce şiddet içerikli kullanım nedeniyle işaretlendiğinin ortaya çıkması, sohbet botlarının kullanıcılarını ne ölçüde izlemesi ve hangi noktada yetkililere bildirmesi gerektiği tartışmasını büyüttü. British Columbia’nın OpenAI’a karşı açtığı dava, mahremiyet ile güvenlik arasındaki sınırın nerede çizileceğini tartışmaya açarken Türkiye’de okul saldırıları sonrası alınan önlemler benzer bir sorunun başka bir yüzünü gösteriyor.

Yapay zekanın insanlığı yok edeceğine dair felaket senaryoları, genellikle kontrolden çıkan süper zekalara ve “katil robotlara” odaklanıyor. Oysa uzmanların daha olası gördüğü risklerin çoğunda yapay zeka tek başına hareket etmiyor. Özellikle beş olası senaryo, kontrol zincirini geri dönüşü olmayacak şekilde kırma potansiyeli taşıyor.

Yapay zeka patlamasının da etkisiyle artık ürünlerin pazarlama materyallerinde sürekli aynı kelimeler tekrarlanıyor: Ajan tabanlı, AI destekli, kurumsal düzeyde, akıllı, uçtan uca, yeni nesil, ekosistem… Yıllar önce pazarlama ekiplerinin temel problemi, insanların üründen haberdar olmasını sağlamakken bugün bunun önünde çok daha kritik bir problem yer alıyor: İnsanların ürünün ne olduğunu anlamasını sağlamak.

Son birkaç yıldır yapay zeka yarışında geçerli olan kural basitti: Daha güçlü modeli daha hızlı geliştiren kazanır. Son günlerde sektörün öncü isimleri tarafından yapılan açıklamalar ise bu denklemin değişmeye başladığını gösteriyor. Modellerin siber saldırılardan biyolojik silah geliştirme girişimlerine uzanan riskli kullanım alanlarında sahneye çıkması, yarışın öncülerini ilk kez açık bir biçimde frene basma olasılığını tartışmaya itiyor.

Yapay zeka yarışını yavaşlatma çağrıları teknoloji şirketlerinin içinden de yükselirken, New York Üniversitesi’nden filozof Jeff Sebo ile yapay zekanın risklerini, bilinç ihtimalini, hayvan refahını ve gelecekte dijital zihinlere karşı doğabilecek sorumluluklarımızı konuştuk.



