

O’Art : Yılın sergilerini görmediyseniz kaçırmış değilsiniz
Sanata ve sanatçıya verdiği desteği, pandemi sürecinde de kesintisiz olarak devam ettiren Odeabank’ın sana güzel bir haberi var sevgili Duende okuru. Nedir? Odeabank, günümüz sanatının tüm disiplinlerini herkes için ulaşılabilir kılmayı…
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Film: L’événement / Happening
Yönetmen: Audrey Diwan
Süre: 100 dakika
Jenerik: Annie Ernaux’nun romanından uyarlanan film, Venedik Film Festivali’nin büyük ödülü Altın Aslan’a uzandıktan sonra, Türkiye’deki ilk gösterimini Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde yaptı ve bu gösterim sırasında birbiri ardına bayılan izleyiciler sayesinde sosyal medyada da konuşulmaya başladı. Film, Fransa'da kürtajın yasalara aykırı olduğu 1960'larda geçiyor. İstenmeyen hamileliğinin geleceğini tehdit eden hatta yok edebilecek bir felaket olduğunun farkında olan bir genç kadının çaresizliğini konu alıyor.
Neden izleyelim? “Seyirciyi bayıltan film” etiketine aldırma. Happening fiziksel acıyı, iğneleri, bıçakları, yaraları gözüne gözüne sokmuyor izleyicisinin. Asıl boğucu ve vurucu olan dünyanın herhangi bir yerinde, tarihin herhangi bir döneminde - günümüzde dahi - benzer çaresizlikler yaşayan karakterinin ve dolayısıyla tüm genç kadınların psikolojisini ve fiziksel olmayan acılarını çok iyi kavramış olması. Diwan’ın geçtiğimiz sinema yılının en iyi roman uyarlamalarından biriyle sonuçlanan sinema dili, grafik sahnelerden çok bilhassa erkek karakterlerin kayıtsızlığından doğan ve fiziksel olmayan bir çaresizliği derinden hissetmeye neden oluyor, nefes almayı zorlaştırıyor.
Nerede izleyebilirsin? Kürtaj, bugün Başka Sinema salonlarında gösterime giriyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Kullanıcılarına sevdikleri şarkılar ve müzisyenler eşliğinde kişiselleştirilmiş bir öğrenme deneyimi sunan Deplike'yi keşfe çıkıyor, hafta sonu Melike Şahin'i dinlemeye gidiyoruz.
04 Şub 2022

YAZARLAR

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Yaşlanmakla yaşlı rolünü oynamak birbirinden farklı şeyler. Yaşlanacağız. Bedenimiz değişecek. Fakat bedenimizin değişmesiyle kişiliğimizin, arzularımızın ve dünyayla kurduğumuz ilişkinin belirli bir kalıba sokulması arasında da zorunlu bir bağ yok. Yaşlanmaktan korkanlar için üç kitaplık bir reçete.

Charlotte Wells’in "Aftersun", Joachim Trier’in "Sentimental Value" ve Rodrigo Sorogoyen’in "El ser querido" filmleri, baba-kız ilişkisinin üç farklı dönemine ve üç ayrı duygusal biçimine bakıyor. Birinde geçmişe dönerek babasını anlamaya çalışan bir kız, diğerinde geçmişin yükünü bugünkü ilişkilerine taşımış iki kız kardeş, bir diğerindeyse yıllar sonra yeniden karşılaşıp eski hesapları açan bir baba-kız.

Lance Oppenheim’ın yeni filmi "Primetime" Chris Hansen’ın televizyon dünyasını güçlü oyunculuklarla yeniden kurarken reyting hırsının insani bedellerini ve gösterinin etik sınırlarını incelemekte yüzeysel kalıyor.

Kültürel mirası turizmin hizmetine sokmak başka şey; turizmi kültürel mirasın daha derin ve daha sürdürülebilir biçimde deneyimlenmesine aracılık edecek şekilde tasarlamak başka. İkisini birbirine karıştırdığımızda eser kolayca bir logoya, bir hediyelik eşyaya veya sosyal medyada tüketilen bir görsele dönüşebilir.

Ölenlerin eşyalarını dağıtıyoruz ama telefonlarımızda sesleri, mesajları, görüntüleri kalıyor. Sandra Wollner’ın "Her Defa" filminden hareketle, kapıya konan ayakkabılardan cevap beklediğimiz mesajlara uzanan yas hâlleri üzerine düşünceler.



