'Late Shift': Emek sömürüsü ve kazanç hırsının kıskacındaki sağlık sektöründen manzaralar

Geçen yılın en dikkat çekici filmlerinden "Late Shift", Berlin Film Festivali’nde prömiyer yaptıktan sonra büyük ilgi gördü ve İsviçre’nin Oscar aday adayı oldu. Petra Biondina Volpe’nin yönetmen koltuğunda oturduğu filmde son olarak "Öğretmenler Odası"nda izlediğimiz Leonie Benesch de övgüyü hak ediyor.
'Late Shift': Emek sömürüsü ve kazanç hırsının kıskacındaki sağlık sektöründen manzaralar

Leonie Benesch’in Floria karakterine hayat verdiği Late Shift, İsviçre’de özel bir hastanenin gece vardiyasında çalışan Floria’nin bir gecelik vardiyasını merkeze alıyor. İlk andan itibaren bizi morg soğukluğunda bir atmosferle karşılayan film, ilerleyen dakikalarda türlü aksilikler olacağının sinyallerini daha başından veriyor. Bu da karşımızda alıştığımız türden bir medikal drama olmadığını hissettiriyor.

Medikal drama, çok uzun yıllardır kendi meraklılarını yaratmış, kendi kalıplarını oluşturmuş bir tür. Ancak şimdiye dek aynı tür altında izlediğimiz yapımlardan hiçbiri böylesi soğuk ve seyircisine bu denli mesafeli bir anlatımı benimsememişti. Son olarak aynı türün beğenilen bir örneği olan The Pitt dizisi de yapı olarak kendinden önceki yapımları tekrar ederken Late Shift, bunların hepsinden kendisini ayırıyor. 

Hoş geldin! Aposto Premium üyelerine özel bu içeriği okumak için Premium üye olabilir ya da Premium hesabına giriş yapabilirsin.

Aposto Premium
Ayda

  • Aposto'nun tüm arşivine ve güncel yayınlara sınırsız erişim.
  • Yükselen endüstrilerden gelişme ve içgörüleri aktaran, entelektüel dünyanı besleyecek Premium üyelere özel makale ve bültenler.
  • Gündemdeki gelişmeleri küresel bir perspektifle aktaran analizler.
  • Aposto Radyo için hazırladığımız podcast ve sesli belgesellere websitemiz ve mobil uygulamamızdan erişim imkanı.
Aposto Premium üyesi misin? Giriş yap
demet
Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

YAZARLAR

Musa Bölükbaşı

Sinema yazarı. Hikaye anlatma tutkusu sebebiyle öğretmenliği bırakıp 2014’te Mersin Üniversitesi’nde Radyo, Televizyon ve Sinema eğitimi almaya başladı. 2018’den beri çeşitli reklam ajanslarında metin yazarlığı yapmasının yanı sıra; Arka Pencere Mecmua, Film Hafızası, The Magger ve Filme mi Gitsek? gibi mecralarda sinema yazarlığı/editörlüğü yapmaktadır. Üzerinde çalıştığı bir distopya dizisi ve bir uzun metraj film projesi bulunmaktadır.

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

OKUMAYA DEVAM EDİN

DuendeDuende

HİKAYE

İşe Yarar Bir Hayalet: Unutturuldu sanılan hafıza nasıl geri döner?

"İşe Yarar Bir Hayalet", daha ilk dakikalarında bütün derdini anlatıyor. Bir sanat merkezinde, Tayland toplumunun kolektif belleğini temsil eden bir rölyefin yapımını izliyoruz. Keşiş, asker, işçi, köylü, öğrenci, atlet, çocuk, keçi... Bir toplumun hafızasını oluşturan figürler tek bir yüzeyde buluşuyor. "İşe Yarar Bir Hayalet"te kabul görmenin ölçüsü kim olduğunuz değil, kimin işine yaradığınız. Filmin adındaki ironi de tam burada yatıyor.

Tuba Büdüş

·

31 Tem 2026

İşe Yarar Bir Hayalet: Unutturuldu sanılan hafıza nasıl geri döner?
DuendeDuende

HİKAYE

Bir büyüme hikayesi: Spider-Man nasıl farklı hisseden herkesin kahramanı oldu?

Spider-Man’in radyoaktif örümcek ısırığından gizli kimliğine, kayıplarından kendini kabullenme mücadelesine uzanan hikayesi, farklı hisseden herkesin kendisinden bir şeyler bulabileceği bir büyüme anlatısı aynı zamanda. "Brand New Day" ise Peter Parker’ın yetişkinlikte de değişmeye, bedel ödemeye ve şu soruyla yüzleşmeye devam ettiğini gösteriyor: İnsanlar gerçek benliğiyle tanışsalar onu yine de severler miydi?

Emre Eminoğlu

·

31 Tem 2026

Bir büyüme hikayesi: Spider-Man nasıl farklı hisseden herkesin kahramanı oldu?
DuendeDuende

HİKAYE

İnsan ruhunun karanlık sularında: John Boyne'un 'Elementler' serisi üzerine

'Çizgili Pijamalı Çocuk'un yazarı John Boyne, dört kitaplık "Elementler" serisinde insan ruhunun karanlık ve fırtınalı topografyasını çıkarıyor. Boyne, her biri bir solukta okunabilecek serisinde, dijital çağın üzerimize yağdırdığı sosyal virüslerin cirit attığı ortamda travmalara ve insanlığın kurtuluş reçetelerine değiniyor. Her romanda "suç"u farklı bir yönüyle ele alıyor, birbiriyle iç içe geçmiş metinleri birbirinden özgür kılarken bir yandan da her birini ötekine sımsıkı bağlıyor.

Soner Can

·

31 Tem 2026

İnsan ruhunun karanlık sularında: John Boyne'un 'Elementler' serisi üzerine
DuendeDuende

HİKAYE

Bibliyoterapi'de bu hafta: Yaşama hevesini kaybedenler için kitaplar

Her gün fark ettiğimiz küçük sevinçler, yalnızca o anı güzelleştirmekle kalmaz, beynimizin gelecekte de sevinci fark etme kapasitesini yavaş yavaş artırır. Mizahi edebiyat ise sadece dikkatimizi dağıtmaz bize hayata yeni bir bakış açısı kazandırır. İnsanların ne kadar da harika bir şekilde ne kadar da harika olmadıklarını gösterir.

Aslı Perker

·

31 Tem 2026

Bibliyoterapi'de bu hafta: Yaşama hevesini kaybedenler için kitaplar
DuendeDuende

HİKAYE

'Widow's Bay': Korku ve komedi aynı hikayenin içinde yaşayabilir mi?

İlk sezonuyla En İyi Komedi Dizisi dahil 19 dalda Primetime Emmy adaylığı elde eden "Widow’s Bay", eksantrik karakterleri ve her bölüm değişen korku gelenekleriyle türün sınırlarında geziniyor.

Emre Eminoğlu

·

27 Tem 2026

'Widow's Bay': Korku ve komedi aynı hikayenin içinde yaşayabilir mi?