Madem paylaşabiliyorum, öyleyse niye paylaşmayayım çağı: #GazzeTatilKöyü de normalleşir mi?

Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
Jean Baudrillard, Karnaval ve Yamyam* kitabına “Her şey iktidarın nasıl algılandığıyla ilgilidir” diye bir giriş yapar. Ardından bir soruyla devam eder:
“Eğer iktidar zeka gerektiren bir şeyse bu durumda aptallığın nasıl olup da iktidarda kalabildiği ve neredeyse hiç yerinden edilemediği sorusunun yanıtlanması gerekir.”
Baudrillard, kendine sorduğu bu soruyu şöyle yanıtlar:
“İnsanlar bir yandan kendilerine tepeden inme bir şekilde dayatılan bir sorumluluktan her zaman kuşku duyup, ne olur ne olmaz endişesiyle kaçmaya çalışırken diğer yandan da iktidara getirdikleri insanların yaptıkları aptallık ve yolsuzluk gösterisine tanık olup gizlice bunun keyfini çıkartmak istemektedirler.”
Düşünürümüz, bu yanıtını somutlaştırmak için bir örnek de verir ve kitabın yazıldığı dönemin ABD Başkanı’na, "Oğul Bush" diye de bilinen George W. Bush’a işaret eder:
“Çünkü Beyaz Saray'da oturan kişi ne kadar aptal olursa bu kendilerini ondan daha zeki biri olarak hissetmelerini sağlayacaktır.”
Açıkçası bu kitabı yıllar önce ilk okuduğumda, Baudrillard’ın yaklaşımını çok abartılı bulmuştum. Aforizma olarak etkileyiciydi, evet. Kağıt üzerinde çok güzel de duruyordu ama bu fikre pek ikna olmamıştım. ABD halkının Donald Trump’ı ikinci kez Başkan seçmesiyle birlikte, bu cümleleri yeniden hatırlayarak acı acı gülümsedim. Hafta ortasında, Trump’ın Truth Social ve Instagram’da paylaştığı, yapay zeka ile üretilmiş o rezil Gazze videosunu izleyince, Karnaval ve Yamyam’ı yeniden elime almaktan başka çarem kalmamıştı. Bu kez gülümseyemedim de.
Akla gelebilecek en rezil Gazze vizyonu
Trump’ın paylaştığı, bazı versiyonlarının birkaç haftadır sosyal medyada döndüğü ortaya çıkan 33 saniyelik video, günümüz Gazze’sini anımsatan moloz yığınları arasında “Gazze 2025, sırada ne var?” sorusuyla başlıyor.
Sonra bir anda o molozları geride bırakıp muhteşem bir plaja koşan mutlu çocuklar görüyoruz. Palmiye ağaçlarıyla donanmış lüks alışveriş bölgesi, humus gibi bir şey kaşıklayan Elon Musk, plajda çocukların üzerine dolar yağdıran Musk, yarı çıplak bir kadınla dans eden Donald Trump, otel havuzunda Binyamin Netanyahu ile yan yana sere serpe uzanmış mayolu Trump, göbek dansı yapan dansöz kıyafetli sakallı adamlar, devasa bir altın Trump heykeli, Trump kafalı uçan balonlar ve nihayetinde kapısında “Trump Gazze” yazan bir plaza.
Videoyu “grotesk” olarak tanımlayanlar mevcut, ancak bence eksik kalır. Çoluk çocuk, kadın, erkek on binlerce insanın öldüğü bir bölge için akla gelebilecek en rezil fantezi belki de. Çocuk kafasıyla dümdüz ve geçmişsiz bakıldığında, olumlu bir şey hatta bir barış çağrısı olarak bile algılanabilir. Böyle anlaşılmamasını isterim ama böyle anlaşılmayacağından bile emin değilim. Böylesi bir dünyada hiçbir şeyden emin olmamak bir lanet mi, yoksa bilgelik mi? Artık ondan da emin değilim.
Ortaya korkunç bir şey at ve sıradanlaşana kadar tekrarla!
Şimdi bir anlığına üretken yapay zeka ile ilgili ilk endişeleri hatırlayalım. Bu teknolojiyle üretilen video ve görsellerin insanlar tarafından gerçek gibi algılanacağını, bu hakikat kaybının da insanlığı felakete sürükleyeceği konuşuldu. Çoğumuz bunu tartışan yazılar yazdık.
Bu yeni örnek bir şey daha gösterdi. Herkes yapay zeka ile üretildiğini ve sahte olduğunu bilse de bunun hiçbir önemi yok artık. Her şeyiyle sahte olduğu bilinen bu video da diğer pek çok şey gibi işini yapıyor sadece.
Söz konusu Trump gibi liderler olunca senaryo hep aynı şekilde işliyor. İlkin böyle bir şey yaptığında herkes şaşırıyor, benzetmeler, dalga geçmeler, hakaretler düz gidiyor. İkinci kez yaptığında yine benzer şeyler oluyor. Üçüncü kez yaptığındaysa, böylesi bir delilik dahi sıradanlaşıyor.
Trump farkında olarak ya da olmayarak aynı şeyleri tekrarlamaya devam ediyor. Düpedüz yalan da olsa, büyük bir saçmalık da olsa yaptıkları normalleşene kadar tekrarlıyor. Onu ciddiye almayanlar “Trump işte ya” deyip geçerken, o iktidara yürüyor ve sonra bir sabah kendimizi böyle bir videoya şaşırıp öfkelenirken buluveriyoruz.
Trump bu vizyona inanıyor mu sahiden?
Peki Donald Trump, bu videoyu gerçekten bu rezil fanteziye inandığı için mi paylaştı?
Washington DC’de kurulu Arap Körfez Devletleri Enstitüsü uzmanlarından Hüseyin İbiş, bunun bir aldatmaca olduğunu düşünüyor. The Atlantic dergisine yazdığı 27 Şubat tarihli bir yazıda, Trump’ın burada ikili bir oyun amaçladığını vurguluyor.
Ibiş’e göre Trump, İran ile olası bir nükleer anlaşma planlıyor ve bunun İsrail’de yaratacağı öfkeyi Gaz-a-Lago (Gazze Tatil Köyü diye serbest çevirilebilir) fantezisiyle dengeliyor. Böylece Batı Şeria’nın ek kısımlarını ilhak etme ve Gazze’yi temizleme fikrini daha ılımlı hâle getiriyor.
Kendisi de herkes gibi Gazze’nin öyle bir şeye dönüşmeyeceğini biliyor ama şok edici bir şeyi normalleşene kadar tekrarlayarak, herkesi daha önce kabul görmeyecek kadarına razı etmeyi planlıyor.
Bütün bunlar, hepimiz bu videonun ne kadar saçma, kötücül ve kabul edilemez olduğunu konuşurken yaşanıyor. Trump, geleneksel diplomasinin semboller ve nezaketle örtülü yer yer sahte dili yerine, sosyal medya yoluyla her şeyi açıkça söylüyormuş gibi yapan yeni bir yapay dil inşa ediyor.
Her şey hızla Trumplaşırken
Anlaşılan o ki, bu yeni yapay dil hızla yaygınlaşıyor. Öyle ki söz konusu Gazze videosunun paylaşılmasından bir gün öncesinde bir başka yapay zeka üretimi video da ABD Konut ve Şehircilik Bakanlığı’nın ekranlarından yayımlanarak gündem oldu.
Bu sahte videoda, Donald Trump, Elon Musk’ın ayaklarını öpüyordu. Muhtemelen Trump sonrası işine son verilen eski çalışanlar intikam almak istemişti. Çünkü olay, ABD’deki konut kriziyle uğraşan bu bakanlığın 4 bin çalışanının işine son verilmesiyle ilgili belgelerinin sızdırılmasının ertesi günü paylaşılmıştı. Bu toplu işten çıkarma planının ardında da Elon Musk’ın başında olduğu Hükümet Verimliliği Bakanlığı (DOGE) vardı.
- İntikam videosunun tarzına bakılırsa her şey hızla Trumplaşıyor da denilebilirdi.
Baudrillard ile başladık, onunla bitirelim. Çaresiz Stratejiler’de** “Herkesin her şeyden haberdar olup, hiçbir şey yapmadığı; her şeyle dayanışma içinde görünüp yerinden bile kıpırdamadığı bir dünyada yaşıyoruz” demişti. Buna kim itiraz edebilir ki? Yaşıyor ve alışıyoruz. Anlaşılan o ki böyle paylaşımlara da alışacağız. Öfkeleneceğiz, kınayacağız, hakaretler edeceğiz ve nihayet alışacağız.
Alışmamak istiyorsak en azından buraya nasıl geldiğimizi bir hatırlayalım. Çünkü “Madem paylaşabiliyorum, öyleyse niye paylaşmayayım” diye de adlandırılabilecek çağımıza uygun bir hareket bu. Her anını paylaşmaya, paylaşmazsa yaşanmamış saymaya, filtrelerle yarattığı gerçekliğe inanmaya gönüllü yazılmış insanlığı, başka nasıl bir gelecek bekleyebilirdi ki?
*Karnaval ve Yamyam, Jean Baudrillard (Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi, Çeviri: Oğuz Adanır, Mayıs 2012)
**Çaresiz Stratejiler, Jean Baudrillard (Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi, Çeviri: Oğuz Adanır, Ağustos 2011)
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Ümit Alan
Yazar ve iletişim uzmanı. Basın ve Yayıncılık ana bilim dalında yüksek lisans yaptı. 2000 yılından itibaren yazılarıyla basında yer almaya başladı. 2009 yılında düzenli medya eleştirisi yazıları yazmaya başladı. Yazılarının konsepti 2016’dan itibaren yeni medya ve dijital medya okur yazarlığına genişledi. Televizyonda "Heberler" (2010-2013) isimli hiciv programının senaryo yazarları arasında yer aldı. "Saray’dan Saray’a Türkiye’de Gazetecilik Masalı" (Can Yayınları, 2015) isimli bir eleştirel basın tarihi incelemesi kitabı var. Socrates Podcasts çatısı altında Can Öz ile birlikte "Yeni Medya 451"i hazırlıyor. Aposto ekibiyle birlikte ise "Ümit Alan ile Medya Tarihi" podcast serisini hazırladı. Aynı zamanda 2003 yılından bu yana iletişim sektöründe danışmanlık ve reklam yazarlığı yapıyor. Profesyonel konuşmacı olarak etkinliklere katılıyor.

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
“Gibi” ilgeci (edat) Türkçede çok sık kullanılan, cümleye benzetme başta olmak üzere eşitlik / karşılaştırma, zaman (hemen peşinden / anında), olasılık / tahmin ve örneklendirme anlamları kazandıran bir sözcüktür. Bu çok sevilen ilgeç, şarkı ve şiirlerde de her zaman hak ettiği yeri bulmuştur.





