Mecliste Bu Hafta #11

Meclisleri Takip Ediyoruz.
Mecliste Bu Hafta #11

Bu yasama yılında on birinci hafta geride kalırken Türkiye siyasetinde etkisi uzun yıllar sürecek bir davada yargıdan gelen ilk derece kararı ülke gündemini tamamen değiştirdi. Olayla ilgili her konuda tartışma yaşanırken biz bu sayımıza İmamoğlu davasının Türkiye Büyük Millet Meclisi ve İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinde nasıl yankılandığını inceleyeceğiz.

İmamoğlu Davası
 

YSK üyelerine hakaretten dolayı yargılanan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı İmamoğlu’nun davasına ilişkin ilk karar 14 Aralık 2022 tarihinde verildi. Ardından savcılık cezayı az bulup davayı ikinci derece olan istinafa götürdü. 

Her yıl farklı zamanlarda akademiyi ve medyayı meşgul eden “hakaret fiili suç sayılmalı mı” gibi bir takım sorular tekrardan gündemin parçası haline geldi. Millet İttifakı’nın potansiyel adaylarından biri olan Ekrem İmamoğlu’nun aldığı cezayı siyasetten bağımsız olarak abartı bulanlar dışında bir yıldırma politikası olarak siyasi erkin, yargı organını etkilediğini düşünenler de var. Ancak başka bir taraftan Cumhur İttifakı’nın üyeleri de hafta boyunca  İmamoğluna özellikle bir “mağdur” imajı yaratıldığını ve Millet İttifakı’nın seçimlerde bu imajı kullanacaklarını ima eden açıklamalarda bulundu. Özellikle bu son senaryo çok tanıdık geliyor.
 

TBMM ve İmamoğlu Davası

Geçen hafta başlanan bütçe görüşmelerine devam edilmesine rağmen 14 Aralık Günü İmamoğlu Davasında karar açıklanır açıklanmaz Meclis Gündemini değiştirdi ve neredeyse bütçe görüşmeleri arka planda kaldı.

CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel – Dakikalar önce İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu’nun yargılandığı davada karar açıklandı. Kendisine iki yıl yedi ay hapis cezası ve siyasi yasak verildi. Şöyle hatırlayacak olursak Sayın Ekrem İmamoğlu 31 Mart seçimlerini 13 bin küsur bir farkla kazanmış, ardından tartışmalı tekrar sayımlar ve seçimin iptali gerçekleşmişti. Sonra İstanbul seçmeni 24 Haziranda bir kez daha sandığa gitti ve yaşanan bu sürece itirazını 806 bin farkla Ekrem İmamoğlu’nu göreve getirerek belli etti.

Sayın İmamoğlu o günden beri İstanbul’a hizmet ediyor. 30 Ekim 2019’da Strazburg’da seçimle ilgili bir soru üzerine Yerel Yönetimler Kongresi’nde o demişti ki: “Seçim döneminde kamu kaynakları iktidar lehine kullanıldı.” Bunun üzerine İçişleri Bakanı Süleyman Soylu: “Ey ahmak, gidip yurt dışında Türkiye’yi şikâyet ettin.” demişti. Kendisine gazeteciler bunu sorunca da “Ben ahmak değilim, esas İstanbul seçimini iptal edenlerdir ahmak.” demişti, karşılıklılık olarak. Bunun üzerine dava açıldı “Sen YSK’ye hakaret ettin.” diye. O dava bugün iki yıl yedi aylık bir ceza ve siyasi yasak getiriyor; tabii bunun istinafı var, tabii bunun Yargıtay aşaması var. 

İYİ Parti İzmir Milletvekili Dursun Müsavat Dervişoğlu – Bugün hepimizin karar beklediği bir mahkeme süreci vardı. Aslında adil bir karar da beklemiyor değildik fakat alınan bu yargı kararıyla halk egemenliği ilkesi iktidar tarafından görüyoruz ki rafa kaldırılmıştır. Bugün sadece Sayın İmamoğlu’na oy verenlerin veya İstanbulluların değil, aslında tüm vatandaşlarımızın hakkı ve hukuku çiğnenmiştir. Hak bilmez, hukuk tanımaz bu düzene önümüzdeki ilk seçimde de son verileceği herkes tarafından iyi bilinmelidir. Orta yerde bir mağduriyet söz konusudur.  Bu mağduriyeti ilk yaşayan, böyle bir kararla yine mahkeme kararıyla, tartışmalı bir mahkeme kararıyla siyasi hakları elinden alınmış bir Cumhurbaşkanımız var yani Türkiye böyle bir şeyi geçmişte de tecrübe etti. Seçimin arifesinde önümüzdeki süreci şaibeli hâle getirecek mahkeme kararlarının alınmasına İYİ Parti olarak ziyadesiyle karşıyız. Biliyoruz ki istinaf var, temyiz yolu var ama bu karar yargıda vesayetin devam ettiğinin bir delili olarak demokrasi tarihimize ve hukuk tarihimize geçecektir. Kararın mağdur etmeye çalıştığı insanların ne olacağı önümüzdeki süreç içerisinde de görülecektir diyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. 

HDP İstanbul Milletvekili Hakkı Saruhan Oluç – Bugün mahkemede verilmiş olan hukuksuz, yargı mekanizmasıyla alakası olmayan, tamamen demokratik siyasete ve halkın iradesine yönelik çok açık bir müdahale ve saldırı olan bir karardır, tartışmasız böyledir bu bizim için. Yani Türkiye'de aslında yargı mekanizmasının ne kadar bağımlı ve taraflı olduğunu gösteren, yargı mekanizmasının yürütmenin tahakkümü altında hareket etmek zorunda bırakıldığı bir dönemi yaşadığımızı gösteren çok önemli bir örnek karar olmuştur. Aslında İstanbul halkının iradesi açıkça çiğnenmiştir, İstanbul halkının iradesi açıkça yok   sayılmaktadır ve demokratik siyasete çok açık bir müdahaledir.

“Siirt’te bir şiir okudum ve büyük zulme uğradım.” diyen bir Cumhurbaşkanının, Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanının bugün böyle bir zulmün arkasında durması ve bunu teşvik etmesi gerçekten ibret verici bir durumdur.

AKP Çankırı Milletvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu –  Değerli milletvekilleri, biraz evvel yapılan değerlendirmeler çerçevesinde şunu ifade etmek isterim ki Anayasa’mızın 138’inci maddesine göre, görülmekte olan bir dava hakkında yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılmasıyla ilgili soru sorulamaz, görüşme yapılamaz veya herhangi bir beyanda bulunulamaz. Dolayısıyla burada kuvvetler ayrılığı prensibine göre yasama, yürütme ve yargı erkleri birbirinden ayrıdır.

CHP İstanbul Milletvekili Fethi Açıkel  – Nerede ayrıdır?

AKP Çankırı Milletvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu –   Bağımsız ve tarafsız yargı kendi kararını verir.

İmamoğlu davası Mecliste sonraki oturumlarda da önemli bir yer aldı.

AKP Manisa Milletvekili Erkan Akçay  – Türkiye demokratik bir hukuk devletidir. Ortada da çok tuhaf bir durum vardır. Mahkeme bir karar vermiş ama istinaf ve temyiz yolu da açık. Tuhaflık şurada: İktidar kanadı bu kararı daha çok üzüntüyle karşılıyor fakat muhalefet adeta bir kutlama yaparcasına bir sevinç medyada.

CHP Sakarya Milletvekili Engin Özkoç – Ya, Allah aşkına, böyle yakıştırmalarda bulunmayın ya! Ne demek kutlama ya!

ERKAN AKÇAY – Ya, görüntüler öyle! Ne demek yani?

ENGİN ÖZKOÇ – Yani bir cezayla ilgili kutlama mı yapılıyor orada?

AKP Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç – Kararın iktidarın talimatıyla verildiği iddiası bir kere kabul edilemez, böyle bir durum kesinlikle söz konusu olamaz, bu bir karalama siyasetidir. Yargı kararları eleştirilebilir, bizim de eleştirdiğimiz kararlar var; ilk derece kararlarını da yüksek mahkeme kararlarını da yeri geliyor eleştiriyoruz. Türkiye Cumhuriyeti devleti bir hukuk devleti; bağımsız ve tarafsız yargıya müdahale kesinlikle söz konusu olamaz. Hele bu karar ve Sayın Cumhurbaşkanımızın 1998 yılında Siirt’te okuduğu şiirle, orada aldığı mahkûmiyetle benzerlik kurmak son derece yanlıştır.Sayın Cumhurbaşkanımız Siirt’te Ziya Gökalp’in ders kitaplarında, eğitim müfredatında olan bir şiirini okumuş ve o şiir nedeniyle ceza almış ve hapse girmiştir. Burada ise Yüksek Seçim Kurulu hâkimlerine “ahmak” dediği için hakaretten dolayı ceza alan bir durum söz konusudur. Biz Sayın Cumhurbaşkanımızı 1998’de Pınarhisar Cezaevine gönderirken ağlayarak gönderdik, o kararı üzülerek karşıladık. Ancak dünkü manzarayı gördüğümüzde nasıl bu kararın sevinçle karşılandığını, nasıl bayram edildiğini de görüyoruz.

CHP Balıkesir Milletvekili Ahmet Akın –  Bakın, yirmi yıl önce “Yoksullukla, yolsuzlukla, yasaklarla mücadele edeceğiz.” diyerek iktidara gelen AK PARTİ iktidarı, bugün, yolsuzlukların, yolsuzlukların, yoksullukların, yasakların sebebi ve sahibi olmuş durumdadır. “Yolsuzluk” deyince, “yoksulluk” deyince, “yasak” deyince maalesef akla iktidar geliyor. Baktığınız zaman, işte son yaşadığımız örneği, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu'na talimatla verilen hapis cezası ve siyasi yasak kararı. Şimdi buradan soruyorum: Sizler 16 milyon İstanbullunun iradesine de mi yasak koyacaksınız?

Mecliste tüm tartışmalar sürüp giderken bütçe görüşmeleri AKP ve MHP oylarıyla kabul edildi. Bununla birlikte bu hafta da gündeme araştırma önergesi gelmedi.

İBB ve İmamoğlu Davası

Ekrem İmamoğlu 20 milyonu aşan nüfusuyla İstanbul’un Büyükşehir Belediye Başkanı seçilse de ülkedeki imajı bir belediye başkanından çok farklı. Birçok kesim tarafından da Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı olarak gösteriliyor. Böyle bir ortamda siyasi yasaklı duruma düşecek şekilde bir ceza almasına tüm Türkiyeden tepki geldi. İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinde de karar açıklanır açıklanmaz  İmamoğlu’nun aldığı ceza bir gündem maddesi olmuştu.

Türkiye Büyük Millet Meclisinde konuyla ilgili konuşan vekillerin çok büyük bir kısmı Millet İttifakı ya da HDP üyesiyken İstanbul Büyükşehir Belediyesinde Esenler Belediye Başkanı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi AKP Grup Başkan Vekili Tevfik Göksu ile Silivri Belediye Başkanı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi MHP Grup Başkan Vekili Volkan Yılmaz’ın konuşmalarına özellikle dikkat çekmek istiyoruz.

Tevfik Göksu : Bu karar idari veya hukuki bir sonuç doğurmamıştır. Kendi iç siyasi çekişmenizi Saraçhane Meydanı’na taşıyarak bundan siyasi sonuç üretme çabanızı ibretle izledik. Normalde üzüldüğümü söyleyerek ve geçmiş olsun dileyerek başlamak istiyordum ancak otobüsün üstündeki kutlama anlarını görünce kelimelerin kifayetsiz kaldığını düşünüyorum. AKP’nin siyaset anlayışında siyasi rakipleriyle sandıkta rekabet etmek dışında herhangi bir yöntem yoktur. 

Volkan Yılmaz : Karar siyasi bir karar değildir, bu tartışmalar adalete, hukuka onarılması güç zararlar verecektir. Süreç incelendiğinde kararın adli bir karar olduğu anlaşılacaktır. Bir davanın siyasi bir dava olması için siyasetçiler tarafından açılması gerekir. İstanbullunun iradesini temsil ediyoruz diye istediğimiz şeyi yapı istediğimiz şeyi söyleyemeyiz. Miting yapabilecek bir çok yer varken kamu dairesi olan İstanbul Büyükşehir Belediyesinin önünde gösteriler yapılması doğru değil, halk zor duruma düşmektedir. 

Kapanış 

Mecliste önümüzdeki hafta da sürecek olan bütçe görüşmelerinin yanı sıra Türkiye gündemini meşgul eden olaylara ilişkin olarak partilerin duruşlarını yakından takip edebilmek için bir sonraki yazımızı kaçırmayın!



Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

ParlamentoParlamento

BÜLTEN SAYISI

Mecliste Bu Hafta #11

Meclisleri Takip Ediyoruz.

19 Ara 2022

Mecliste Bu Hafta #11

YAZARLAR

Parlamento

TBMM ile büyükşehir belediye meclislerindeki gelişmeler, meclislere dair araştırma raporları ve siyasete dair daha fazlası her hafta bu yayında!

İLGİLİ OKUMALAR