Meta, yanıltıcı AI içeriklerini platformlarında tutma kararı aldı

QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Facebook ve Instagram'ın çatı şirketi Meta, AI ile üretilmiş içerikleri etiketleyerek platformlarında tutma kararı aldı. Meta'nın bu kararı ile AI içerikleri yanlış bilgi içeriyor olsa bile etiketli olacağı için platformlardan kaldırılmayacak.
Detaylar: Meta'nın oynanmış medya politikası, şirketin AI ile oluşturulduğu belli olmayan videoları kaldırmasını gerektiriyordu. Şirketin Mayıs ayında yürürlüğe girecek yeni politikası ise "dijital olarak yaratılmış ya da üzerinde oynanmış görüntü, video ve ses" içeriklerini kapsayacak.
Bir adım geriden: Meta'nın akademisyen ve araştırmacılardan oluşan bağımsız Gözetim Kurulu, Şubat ayında şirkete verdiği geri bildirimde şirketin oynanmış medya politikasının tutarsız olduğunu belirtmiş ve şirketin AI içeriklerini platformlardan kaldırmak yerine etiketlemesini tavsiye etmişti. Ayrıca YouTube da Mart ayının başında, videoların yapay zekayla oluşturulduğunun belirtilebileceği etiketleme özelliğini duyurmuştu.
Bir adım sonrası: Meta, yeni politikasını duyurduğu blog yazısında yapay zeka ile üretilmiş video, ses ve görüntülerin "Made with AI" (AI ile yapıldı) etiketiyle işaretleneceğini belirtti. Postları kaldırmak yerine etiket eklemesinin nedeni olarak Meta, sansür yerine şeffaflıktan yana olduğunu savunduğunu ve postları platformda tutup etiketleyerek içeriklerin güvenilir olmadığını göstermeyi hedeflediğini belirtti.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
İsrail'in istihbarat ve hedef belirlemede Lavender adlı yapay zeka uygulamasını kullandığı iddia edildi. Meta, yanıltıcı yapay zeka içeriklerini kaldırmayacağını duyurdu. Google ilk defa bir arama ürününü ücretli hâle getirmeyi düşünüyor.
06 Nis 2024

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Son günlerde yapay zeka modellerinin yaygın kullanıma açılmak için yeterince güvenli olup olmadıklarını anlamak üzere yapılan testler, başlı başına bir güvenlik riskine dönüşüyor. Şirketler tarafından bir prestij göstergesi gibi sunulan kaçış vakaları, test ortamları ve prosedürlerinin de en az modeller kadar hızlı güçlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

Yapay zeka üretimiyle insan üretimini birbirinden ayırmak giderek zorlaşırken Spotify’dan Anthropic’e teknoloji şirketleri, etiketler ve filigranlarla kökeni yeniden görünür kılmaya çalışıyor. Ancak bu önlemler kolayca aşılabiliyor; üstelik bir içeriğin yapay zeka ürünü olduğunu öğrenmek ona biçtiğimiz değeri de değiştiriyor. Belki de asıl mesele artık sahte içeriğe kanıp kanmayacağımız değil, otantikliği nasıl tanımlayacağımız olacak.

Yapay zeka şirketleri için rekabet, artık yalnızca kimin daha güçlü bir model geliştirdiği üzerinden yürümüyor. Milyonlarca insanın günlük yaşamına giren bu şirketler, teknoloji laboratuvarlarından tüketici markalarına dönüşürken insanların yalnızca ürünlerini kullanmasını değil, markalarıyla bağ kurmasını da istiyor. Fakat OpenAI’ın ilk influencer gezisine gelen tepkiler, bu stratejinin beklenen etkiyi yaratmadığını ortaya koyuyor.

2000'lerin en büyük sosyal ağlarından MySpace'in bugünkü sahipleri Tim ve Chris Vanderhook, platformu yeniden canlandırmak istediklerini açıkladı. Bu açıklamanın heyecanla karşılanması, teknoloji tarihine ilişkin kritik bir soruyu da gündeme taşıdı: İnsanlar gerçekten eski sosyal ağları mı özlüyor, yoksa internetin artık var olmayan bir hâline mi özlem duyuyor?

Şu anda dünya genelinde 50’nin üzerinde şirket, insansı robot geliştiriyor. Yıllardır temel varsayım, bu denli gelişmiş bir robotik cihazın erişilebilir fiyatlara piyasaya sürüldüğünde büyük bir tüketici talebiyle karşılaşacağı yönündeydi. Fakat ev robotları, giderek daha uygun fiyatlı hâle gelirken bu varsayımı da yeniden düşünmek gerekiyor: Bedava dağıtılacak olsa bile evimizde gerçekten bir insansı robot istiyor muyuz?



