Microsoft, SwiftKey ile Bing sohbet robotunu parmaklarınızın ucuna getirdi

QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Birkaç ay önce OpenAI'ya net miktarı açıklanmayan ancak milyarlarca dolar değerinde olduğu aktarılan bir yatırım yapan Microsoft, ChatGPT destekli Bing AI sohbet robotunu klavye uygulaması SwiftKey'e entegre etti. Bu entegrasyon ile bir kullanıcı, klavyenin üst tarafında yer alan Bing tuşuna basması hâlinde artık üç seçenek ile karşılaşıyor: Arama, Ton ve Sohbet.
Geniş Açı: Arama seçeneği kullanıcıların internette yapay zeka destekli bir şekilde aramalar yapmasına olanak tanırken Ton fonksiyonu yazdığınız herhangi bir yazının tonunu ayarlamanızı, stilini değiştirmenizi ya da yazıdaki hataları düzeltmenizi mümkün kılıyor. Öte yandan, Sohbet özelliği ise yapay zeka ile iletişim kurup sohbet etmenizi sağlıyor.
- Tüm iOS ve Android kullanıcıların sosyal medya ve e-posta gibi uygulamalarda varsayılan klavye olarak ayarlayabildiği SwiftKey, temel olarak üçüncü taraf klavye kullanımına izin veren tüm uygulamalarda kullanılabiliyor. Bununla birlikte, yapay zeka teknolojisine ek olarak SwiftKey'in görev kaydetme ve kişiselleştirilmiş bir araç çubuğu gibi başka özellikleri de bulunuyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Kanada’da bir okul saldırganının ChatGPT hesabının sekiz ay önce şiddet içerikli kullanım nedeniyle işaretlendiğinin ortaya çıkması, sohbet botlarının kullanıcılarını ne ölçüde izlemesi ve hangi noktada yetkililere bildirmesi gerektiği tartışmasını büyüttü. British Columbia’nın OpenAI’a karşı açtığı dava, mahremiyet ile güvenlik arasındaki sınırın nerede çizileceğini tartışmaya açarken Türkiye’de okul saldırıları sonrası alınan önlemler benzer bir sorunun başka bir yüzünü gösteriyor.

Yapay zekanın insanlığı yok edeceğine dair felaket senaryoları, genellikle kontrolden çıkan süper zekalara ve “katil robotlara” odaklanıyor. Oysa uzmanların daha olası gördüğü risklerin çoğunda yapay zeka tek başına hareket etmiyor. Özellikle beş olası senaryo, kontrol zincirini geri dönüşü olmayacak şekilde kırma potansiyeli taşıyor.

Yapay zeka patlamasının da etkisiyle artık ürünlerin pazarlama materyallerinde sürekli aynı kelimeler tekrarlanıyor: Ajan tabanlı, AI destekli, kurumsal düzeyde, akıllı, uçtan uca, yeni nesil, ekosistem… Yıllar önce pazarlama ekiplerinin temel problemi, insanların üründen haberdar olmasını sağlamakken bugün bunun önünde çok daha kritik bir problem yer alıyor: İnsanların ürünün ne olduğunu anlamasını sağlamak.

Son birkaç yıldır yapay zeka yarışında geçerli olan kural basitti: Daha güçlü modeli daha hızlı geliştiren kazanır. Son günlerde sektörün öncü isimleri tarafından yapılan açıklamalar ise bu denklemin değişmeye başladığını gösteriyor. Modellerin siber saldırılardan biyolojik silah geliştirme girişimlerine uzanan riskli kullanım alanlarında sahneye çıkması, yarışın öncülerini ilk kez açık bir biçimde frene basma olasılığını tartışmaya itiyor.

Yapay zeka yarışını yavaşlatma çağrıları teknoloji şirketlerinin içinden de yükselirken, New York Üniversitesi’nden filozof Jeff Sebo ile yapay zekanın risklerini, bilinç ihtimalini, hayvan refahını ve gelecekte dijital zihinlere karşı doğabilecek sorumluluklarımızı konuştuk.



