Microsoft, SwiftKey ile Bing sohbet robotunu parmaklarınızın ucuna getirdi

QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Birkaç ay önce OpenAI'ya net miktarı açıklanmayan ancak milyarlarca dolar değerinde olduğu aktarılan bir yatırım yapan Microsoft, ChatGPT destekli Bing AI sohbet robotunu klavye uygulaması SwiftKey'e entegre etti. Bu entegrasyon ile bir kullanıcı, klavyenin üst tarafında yer alan Bing tuşuna basması hâlinde artık üç seçenek ile karşılaşıyor: Arama, Ton ve Sohbet.
Geniş Açı: Arama seçeneği kullanıcıların internette yapay zeka destekli bir şekilde aramalar yapmasına olanak tanırken Ton fonksiyonu yazdığınız herhangi bir yazının tonunu ayarlamanızı, stilini değiştirmenizi ya da yazıdaki hataları düzeltmenizi mümkün kılıyor. Öte yandan, Sohbet özelliği ise yapay zeka ile iletişim kurup sohbet etmenizi sağlıyor.
- Tüm iOS ve Android kullanıcıların sosyal medya ve e-posta gibi uygulamalarda varsayılan klavye olarak ayarlayabildiği SwiftKey, temel olarak üçüncü taraf klavye kullanımına izin veren tüm uygulamalarda kullanılabiliyor. Bununla birlikte, yapay zeka teknolojisine ek olarak SwiftKey'in görev kaydetme ve kişiselleştirilmiş bir araç çubuğu gibi başka özellikleri de bulunuyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Son günlerde yapay zeka modellerinin yaygın kullanıma açılmak için yeterince güvenli olup olmadıklarını anlamak üzere yapılan testler, başlı başına bir güvenlik riskine dönüşüyor. Şirketler tarafından bir prestij göstergesi gibi sunulan kaçış vakaları, test ortamları ve prosedürlerinin de en az modeller kadar hızlı güçlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

Yapay zeka üretimiyle insan üretimini birbirinden ayırmak giderek zorlaşırken Spotify’dan Anthropic’e teknoloji şirketleri, etiketler ve filigranlarla kökeni yeniden görünür kılmaya çalışıyor. Ancak bu önlemler kolayca aşılabiliyor; üstelik bir içeriğin yapay zeka ürünü olduğunu öğrenmek ona biçtiğimiz değeri de değiştiriyor. Belki de asıl mesele artık sahte içeriğe kanıp kanmayacağımız değil, otantikliği nasıl tanımlayacağımız olacak.

Yapay zeka şirketleri için rekabet, artık yalnızca kimin daha güçlü bir model geliştirdiği üzerinden yürümüyor. Milyonlarca insanın günlük yaşamına giren bu şirketler, teknoloji laboratuvarlarından tüketici markalarına dönüşürken insanların yalnızca ürünlerini kullanmasını değil, markalarıyla bağ kurmasını da istiyor. Fakat OpenAI’ın ilk influencer gezisine gelen tepkiler, bu stratejinin beklenen etkiyi yaratmadığını ortaya koyuyor.

2000'lerin en büyük sosyal ağlarından MySpace'in bugünkü sahipleri Tim ve Chris Vanderhook, platformu yeniden canlandırmak istediklerini açıkladı. Bu açıklamanın heyecanla karşılanması, teknoloji tarihine ilişkin kritik bir soruyu da gündeme taşıdı: İnsanlar gerçekten eski sosyal ağları mı özlüyor, yoksa internetin artık var olmayan bir hâline mi özlem duyuyor?

Şu anda dünya genelinde 50’nin üzerinde şirket, insansı robot geliştiriyor. Yıllardır temel varsayım, bu denli gelişmiş bir robotik cihazın erişilebilir fiyatlara piyasaya sürüldüğünde büyük bir tüketici talebiyle karşılaşacağı yönündeydi. Fakat ev robotları, giderek daha uygun fiyatlı hâle gelirken bu varsayımı da yeniden düşünmek gerekiyor: Bedava dağıtılacak olsa bile evimizde gerçekten bir insansı robot istiyor muyuz?



