Muharrir Neriman

Cumhuriyet döneminin ilk gazetecilerinden Neriman Hikmet'in hayatına kısa bir bakış
Muharrir Neriman

9 Ekim - İBB Kültür AŞ - İstanbul
İBB Kültür AŞ ile birlikte

İstanbul'un kültür arşivi sergilerle şehirde Bir Zamanlar İstanbul sergisi, 2022 6 Ekim - 16 Ekim tarihleri arasında beşinci edisyonuyla şehre yayılan fotoğraf festivali 212 Photography Istanbul , İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Dairesi Başkanlığı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştirak şirketlerinden Kültür AŞ iş birliğiyle şehri de festivalin bir parçası hâline getiriyor. Neler var? Festival kapsamında İstanbul Büyükşehir Belediyesi arşivinde yer alan, Faik Şenol ’un insan ve şehir manzaralarına odaklanarak İstanbul’un gelişim ve değişimini belgelediği fotoğraflarının bir araya geldiği Bir Zamanlar İstanbul sergisi, Taksim Sanat ’ta ziyaretçilerini nostaljik bir İstanbul kesitiyle buluşturuyor. Akaretler’de ziyaretçilerini bekleyen Kayıttayız sergisi, Kültür AŞ Genel Müdürü Murat Abbas , Kanat Atkaya ve Burak Sülünbaz ’ın plak koleksiyonlarından yola çıkarak müziğin görsel tarihinden kareleri ve hikâyeleri sanatseverlere ulaştırıyor. Kültür AŞ iş birliğiyle şehre yayılan sergiler hakkında daha fazla bilgiye ulaşmak için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsin.

Daha fazlasını öğren


“O, Cumhuriyet’in ilk kadın kalemlerindendi. Ama ne Cumhuriyet bunun tadına vardı, ne de onun kendi tadına varmasına yardımcı oldu. Arkasında kalmış bir dostu olarak, gelecek kuşaklar adına, kendisinden özür dilemenin öncülüğünü yapmak, yine bize düşüyor.”

Çetin Altan


Gazeteci, yazar, şair Neriman Hikmet, erken cumhuriyet döneminin en iyi röportajlarından bazılarını yazdı. Maalesef hakkında detaylı, derinlemesine çalışmalar, araştırmalar yapılmamış. Bu yüzden o dönemin meraklısı değilseniz, ismini duymamış olabilirsiniz. Dönemin meraklısıysanız ve ismini duyduysanız da hakkında ulaşabileceğiniz bilgiler başkalarının biyografilerinde geçen birkaç cümleden ibaret. Ama kendisiyle, röportajcılığını en iyi şekilde gözler önüne seren bu yazı dizisi sayesinde tanışabilirsiniz.

Neriman Hikmet bu yazı dizisinde dönemin çalışma koşullarına ışık tutuyor. Ama isterseniz önce hayatına, eserlerine şöyle bir bakalım.

Neriman Hikmet'in okulda yaptığı eylemin haberi.
Haber Gazetesi, 17 İlk Teşrin (Ekim) 1937.

Muharrir Neriman kimdi?

Emine Neriman Öztekin, 22 Aralık 1912’de İstanbul’da doğdu. Meslek hayatında babasının ismi Hikmet’i kullandı. Neriman Hikmet’in babası Mehmet Hikmet Efendi demir yollarında memurdu, annesi Fatma Zehra Hanım ise erken yaşta vefat etti. İstasyon şefi olarak çalışan Hikmet Efendi emekliliğine kadar tayinlerle farklı köy ve kasabalara gitti, Neriman Hikmet de farklı dönemlerde İstanbul’da, Konya’da, Kocaeli’de yaşadı.

Liseyi İstanbul’da bitiren Neriman Hikmet, İstanbul Üniversitesi’nde Hukuk, Felsefe ve İktisat bölümlerinde eğitim gördü. Hikmet bu bölümlerden mezun olmadı ama bu yıllarda çoktan meslek hayatına girmişti.

İmzalı ilk yazısı 1932 yılında Serveti Fünun’da çıktı. Ondan sonra edebiyat dergilerine yazılar ve şiirler yollamaya devam etti. İlk şiir kitabı Konya Yolunda Tahassüsler 1932’de, ikinci şiir kitabı Tren, 1935’te yayımlandı. Bu dönemin önde gelen gazetelerinde çok sayıda haber, röportaj, fıkra ve tefrika yayımladı. Tan, Şehir, Tanin, Yeni Sabah (eski), İkdam, Vatan, Vakit, Medeniyet, Millet, Ankara Telgraf ve Kudret gazetelerinde fıkra ve makaleleri yayımlandı. Gazeteciler Cemiyeti üyesi ve Basın Şeref Kartı sahibiydi.

Konya Yolunda Tahassüsler, Bürhaneddin Matbaası, İstanbul, 1932.
Tren, Tecelli Matbaası, İstanbul, 1935.


Çetin Altan, Neriman Hikmet hakkında yazdığı yazıda şunları söylüyor:

 “Adı solcuya çıktığı için, peşinden polisin ayrılmadığı, ufak tefek, usul, ılık bir genç kadındı. (...) Pahalılıkla yoksulluktan söz etmenin komünistlik sayıldığı yıllardı o yıllar. Gazete yönetimleri, bu tür yaklaşımların sütunlara sızmaması için gaddar bir katılık gösterirlerdi.

Kadın gazeteciler arasındaki solcuların durumu daha da zordu. Bin bir sıkıntıyla buldukları işlerde, küçücük paralara büyük bir özveriyle ellerinden geleni yapmaya uğraşırken; birinci şube polisinin hışımlı bir uyarısı, ekmek kapılarının suratlarına kapanmasına neden olurdu.”

Neriman Hikmet, 1937’de yayın hayatına başlayan Yeni Edebiyat Dergisi’nin imtiyaz sahibiydi. Kemal Sülker’in aktardığına göre Hikmet, yayının finansmanını babasından miras kalan Konya’daki evini satarak sağladı. M. Bülent Varlık’ın araştırmalarına göre bu dönemde Türkiyeli komünistler, sosyalistler ve ilericiler için mücadele alanı yasal yayınlardı. Bu dönemde solcular görüşlerini en azından edebiyat alanında ortaya koymak için süreli yayınlar çıkarmaya başladılar. Bunlardan belki de ilki, 11 sayısı çıkabilen Yeni Edebiyat Dergisi oldu. Bazı yazarları Hüseyin Cahit, Peyami Safa, Vahdet Gültekin, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Kemal Tahir, Suat Derviş, Sadri Ertem, Hüsamettin Bozok’tu.

Merkez Komitesi Sekreterliğini Reşat Fuat Baraner’in yaptığı Türkiye Komünist Partisi, 1940 sonlarında yasal bir yayın çıkarmak için imtiyaz hakkı Neriman Hikmet’in elinde olan Yeni Edebiyat'ı yeniden çıkarmaya başladı. Ancak dergi Hasan İzzettin Dinamo’nun 26. sayıda yayımlanan “Vatan Şarkısı” şiiri nedeniyle 1941’de kapatıldı ve toplatıldı.

Hikmet, 1948’de bir grup arkadaşıyla birlikte Gazetelerin Yazmadığı, Partilerin Konuşmadığı Hakikatlar adlı broşürü çıkardı. Bu broşür Temmuz 1948’de Bakanlar Kurulu kararı ile yasaklandı ve toplatıldı. 1970’li yıllarda yakın dostu Suat Derviş ile birlikte Devrimci Kadınlar Birliği’nin kuruluşunda aktif görev aldı. 1975’te yayımladığı Mevlâna: Bilimsel Gerçeklik Açısından Varoluş Felsefesi kitabı özellikle “sol” çevrelerde tartışmalara yol açtı.

Ankara Kabristanlarında Açan Güller, Ajans-Türk Matbaası, Ankara, 1966.
Mevlâna Bilimsel Gerçeklik Açısından Varoluş Felsefesi, Öncü Kitabevi, İstanbul, 1975.


Neriman Hikmet, meslek hayatı boyunca sosyal konulara eğildi. Dul kalmış bir kadının köyde yaşadığı zorlukları anlatan ilk romanı Köyün Dulları 1944’te yayımlandı. Ankara’da mezarlıkları gezdiği röportajları 1966 yılında Ankara Kabristanlarında Açan Güller ismiyle kitaplaştırıldı.

Feriköy Mezarlığı'nın kayıtlarına göre 29 Ekim 1987 yılında İstanbul’da kalp rahatsızlığından vefat ettiğinde yakın dostu Suat Derviş, Reşat Fuat Baraner, Dr. Şefik Hüsnü ve diğer TKP’lilerin de olduğu Feriköy Mezarlığı’nda defnedildi.

Mevlâna Bilimsel Gerçeklik Açısından Varoluş Felsefesi kitabının arka kapağı


Neriman Hikmet'in kaleminden

1937’de Eminönü Halkevi’nde düzenlenen “Kadın Şairler Gecesi” hakkında yazdığı “Kadın Şairler Gecesi'ne Ne Lüzum Vardı?” yazısında Neriman Hikmet şu ifadeleri kullanmış:

“İnkılâbımız Türk gramerinde ‘müenneslik’ edatlarını kaldırdı. Artık biz bir kadın muallime, bayan muallime ve bir kadın edibe, bayan edibe demiyoruz. Doğrudan doğruya muallime, edibe deniliyor. (…) 

Kadının ismi artık bir bebek, bir esire değil, kadın kadındır. Kadın insandır. (…)

Böyle bir isimle böyle bir firma ile bir edebiyat gecesine lüzum var mıydı? Acaba herhangi bir edebiyat gecesinde kadın şairlerimizden de beyitler okunup onlar hakkındaki etütler gösterilemez miydi?”

Bu noktada yazının tarihini tekrar hatırlamakta fayda var, 1937.

Bu yazı dizisi hem Kupür'ün amaçladığı gibi o dönemin sosyal meselelerine ışık tutmak, hem de bunu zamanının ötesinde bir gazeteci ve edebiyatçı olan Neriman Hikmet'in değerli kaleminden, özgün perspektifinden yapabilmek için çok özel bir fırsat.

“Bir işçi gibi fabrikada çalıştım; hizmetçilik yaptım!” yazı dizisi 1937 yılının İstanbul’undaki işçilerin çalışma koşullarını ve sosyal hayatlarını, erken cumhuriyet döneminde çalışma hayatına giren genç bir kadının bizzat karşılaştıkları üzerinden aydınlatıyor.

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin kayıtlarına göre Neriman Hikmet, muhabirliğe tam anlamıyla bu yıllarda Haber Gazetesi’nde başladı. Kupür'ün yayımladığı ilk yazı dizisi, Neriman Hikmet'in meslek hayatında aslında erken bir döneme denk geliyor. Ama sosyal konulara eğilmeye, insanların sesini duyurmaya hayat boyu devam ettiğini söyleyebiliriz.


Bu yazıda M. Bülent Varlık’ın 1940’ların Dergileri Cilt II eserinden, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin arşivlerinden, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi ve Edebiyat Fakültesi’nin Öğrenci Dosyaları Arşivlerinden yararlanılmıştır. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ve İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'ne araştırmadaki katkıları için teşekkür ederim.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

KupürKupür

BÜLTEN SAYISI

Bir işçi gibi fabrikada çalıştım; hizmetçilik yaptım! #1

Kupür Başlıyor; Muharrir Neriman'ın yazı dizisi; İstanbul'un işçileri

07 Eki 2022

İBB Kültür AŞ ile birlikte
Neriman

YAZARLAR

Kupür

Geçmiş gazete ve dergilerden yazılar, makaleler, röportajlar. İki haftada bir cuma neşrolunur.

İLGİLİ OKUMALAR