Net Sıfır Ne Demek?

Sadece yaptığımız değil, yapılmasına neden olduğumuz şeylerden de sorumluyuz.
Net Sıfır Ne Demek?

Ocak/Şubat - BMW - Dünyahali
BMW i ile birlikte

Dünyahali, Yuvam Dünya ve Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Araştırma Merkezi iş birliğinde, BMWi’nin desteğiyle yayınlanmaktadır. BMWi sürdürülebilir mobilite için kapsamlı çözümler sunar .

Daha fazlasını öğren

Dünyahali

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

İklim krizi konusuna yaklaşırken çoğumuzun iki şapkası bulunuyor. İlki yeryüzünün bir vatandaşı ve belki de çocuklarının geleceğini düşünen bir ebeveyn şapkası. Bu şapkayı taktığımız zaman soruna bakışımız neyin mümkün olduğundan ziyade neyin yapılması gerektiğine yoğunlaşıyor. İkincisi de iş dünyasının bize giydirdiği şapka. Burada ise tam tersi, iş dünyasının sınırları içerisinde neyin mümkün olduğuna odaklanıyoruz. Kolayca görülebileceği gibi bu iki odak noktası bizi birbirlerinden oldukça farklı yerlere çekebiliyorlar. Hatta bazen kullandıkları dil bile farklı olabiliyor. Konuya tamamen hakim değilseniz birinin kullandığı dili öbürü ile karıştırarak tamamen yanlış noktalara varmanız mümkün. Bu nedenle temel kavramlardan biri olan net sıfırın aslında ne anlama geldiğinden ve nasıl anlaşılması gerektiğinden bahsetmeye çalışacağım.

Yeryüzü vatandaşı olarak biliyorum ki geçtiğimiz on bin yılda küresel ortalama sıcaklıklar uzun süreli bir şekilde yarım dereceden fazla oynamamış. Yani normalden biraz sıcak ya da biraz soğuk dönemler yaşamışız ama bunların sebepleri de belli, genelde güneş, geçici oldukları da. Bugün ortalama sıcaklıklar son on bin yıla göre 1,3 derece artmış durumda. Bu yeryüzünü öldürür mü? Hayır. Ama sıcaklıklar gittikçe artıyor ve bilim insanları eğer bu artış 2 dereceyi aşacak olursa çok ciddi ve geri dönülemez sorunlar yaşayacağımızda hemfikir. Bu artışın nedeni atmosfere saldığımız karbondioksit. Metan ve nitröz oksit gibi gazların da bir etkisi var ama ana sorun kömür, petrol ve doğal gaz yakarak saldığımız karbondioksit. Yeryüzü bu saldığımız gazların bir kısmını emebiliyor, ama çoğunluğu gene de atmosferde kalıyor. Dolayısıyla insanlık, eğer 2 derece sınırını aşmak istemiyorsa, en fazla yeryüzünün, yani bitkilerin, yosunların, kayaların, toprağın ve denizlerin emebildiği kadar karbondioksit salmalı. Hatta, şu anda saldıklarımız atmosferi yakın gelecekte ısıtmaya devam edeceği için, emilebilenden daha az salmamız lazım. Ama ben, emilebilen kadar salınmasına da razıyım. Temelde buna net sıfır diyoruz.

İş dünyası ise yaptıkları işe bakarak bir hesap yapıyor. Mesela bir demir-çelik fabrikası diyor ki: “Benim bu işi yapabilmek için karbondioksit salmaktan başka yolum yok. Siz de benim ürünlerimi kullanmak istediğinize göre durum ufak geliştirmelerle bu şekilde yürüyecek.” Yani teknolojik gelişmeler ışığında ne mümkünse, ancak o yapıyabilir. Mümkün olan bu azaltım bizi 2 derece sınırının altında tutar ya da tutmaz, ama yapılabilen sadece budur. Eğer tüm sektörler aynı şekilde davranacak olurlarsa 2 derece sınırını çoktan aşmış oluruz. O zaman diyorlar ki, “ben  işimi bu şekilde yapmaya devam edeyim, ama saldığım karbondioksidi de orman arazilerinden gelen emilim ile dengeleyeyim.” İşte buna iş dünyası “net sıfır” diyor. Ama ormanlar zaten görevlerini yapıyorlardı. Eğer biz net sıfıra ulaşmak istiyorsak, şu ana kadar yapılmayan bir görev bulup onu geliştirmemiz gerekiyor. Ne yazık ki, şu anda iş dünyasının “karbon ofsetleme” dediği bu yapının yüzde 90’ı işe yaramıyor. Kağıt üzerinde mükemmel görünen bu hesaplar doğa ile karşılaştırdığımızda anlamsız kalıyor. Bundan dolayı tek gerçekçi çözüm kendi yaptığımız işlerden doğan sera gazı salımlarını mümkün olduğunca değil olması gerektiğince azaltmak.

Bir de artık iş dünyasının saldığı sera gazı miktarı sadece yaptığı işle ölçülmüyor. Yaptığınız işin tüm etki alanı da sizin etkiniz kabul ediliyor. Mesela bir marketseniz, “ben bu ürünü sadece satıyorum, ne üreticisi ne de kullanıcısı değilim” diyemiyorsunuz. Aslında bunu anlamak kolay, “ben sadece silah satıyorum, o silahla insanlar birbirini öldürüyorsa bu benim suçum değil” demeye yakın bir durum oluşmakta dünyada. Artık, hepimiz sadece yaptığımız değil yapılmasına neden olduğumuz şeylerden de sorumluyuz yuvamız dünyaya karşı. Bu nedenle de, her akşam eve gittiğinizde çocuklarınızın yüzüne bakın ve onlara o gün onların geleceği için en doğrusunu yaptığınızı söyleyin. Bakalım yapabilecek misiniz?

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Dünyahali

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

NEREDE YAYIMLANDI?

DünyahaliDünyahali

BÜLTEN SAYISI

💯: Özel Sayı

Dünyahali 100. Sayısı, 10 Emir, Diz Biz

27 Oca 2023

BMW i ile birlikte
Refik Anadol

YAZARLAR

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

İLGİLİ OKUMALAR

DünyahaliDünyahali

HİKAYE

Fısıldayan ağaçlar

Ağaçların Görünmez İletişim Ağı ve Doğanın Dili

01 Tem 2026

Fısıldayan ağaçlar
DünyahaliDünyahali

HİKAYE

Merceği Ormanın Kalbine İndirmek

Warner Bros. Discovery Pazarlama Direktörü Beste Toksoy Balcı ile Röportaj

01 Tem 2026

Merceği Ormanın Kalbine İndirmek
DünyahaliDünyahali

HİKAYE

Fıstık Ağacı

Bir Coğrafyanın Hafızası: Fıstık Ağaçları

01 Tem 2026

Fıstık Ağacı