
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Her şey Reed Hastings'in, Apollo 13'ü izlediği VHS tapeyi geri vermeyi unutup, 40 dolarlık gecikme cezası almasıyla başladı. Reed Hastings ve Marc Randolph, film kiralama sektörüne yeni bir soluk vermek için bir araya geldi ve Netflix'e hayat verdi.
Netflix, 1998'de 30 kişiyle web sitesi üzerinden DVD kiralama hizmeti sunmak için kurulduğunda insanlar Blockbuster'dan kiraladıkları ya da satın aldıkları VHS tape'leri izliyordu. DVD player pahalı bir cihazdı ve dolayısıyla herkes bu cihaza sahip değildi.
- Kullanıcılarının %90'ı DVD satın alıyorken, %10'u kiralıyordu. Ancak Netflix, Amazon'un işin DVD satma kısmını domine edeceğini ön görerek, DVD satmayı bıraktı ve kiralamayla devam etti.
- Disk başına dört dolar istenen kiralama modeli başlarda çok az kullanıcı tarafından kullanıldı.
- 1999'da özel bir Fransa merkezli Groupe Arnault'dan 30 milyon dolar yatırım alan Netflix, hayatta kalmaya devam etti.
- 1999'da ise tek seferde üç disk kiralama modeliyle 25 dolarlık bir abonelik modeli geliştirdi.
- 2000'de Netflix 5 milyon dolar kazanç sağlarken, en büyük rakibi Blockbuster 4,5 milyar dolar kazanç sağlıyordu. Tam bu noktada Netflix Blockbuster'dan yardım istedi. Kendilerini satın almayı düşünebilirler miydi? Reddetmekle kalmayan Blockbuster, Netflix'in bu teklifine güldü.
- 2001'e kadar yine bir şekilde hayata tutunmaya devam eden Netflix'in yüzüne teknoloji güldü. Zira DVD player'lar gelişen teknolojiyle giderek ucuzladı. İnsanlar daha kaliteli video için DVD player satın almaya başladı.
- 2003'te Netflix 1 milyon üye sınırını geçti.
- 2004'te Blockbuster VHS tape kiralama modelinin eskidiğinin farkına vararak Netflix modeli gibi DVD kiralama sistemlerine yöneldiler. Kullanıcılar film kiralamak için dükkanlara gitmeyi bırakmaya, internet sitesi üzerinden seçim yapmaya başladılar. Bu Netfix'in alışık olduğu ama Blockbuster'ın henüz yeni olduğu alandı.
- 2005'te Netflix hem internet sitesine hem de DVD'lerin zarflarına reklam vermeye başladı. Aynı zamanda izlenmiş olan DVD'leri satmaya başladığı yeni bir model daha geliştirdi ve iyi kazançlar elde etse de 2008'de Netflix, asıl yapması gerekene geri döndü ve sadece e-postayla DVD kiralamaya odaklandı.
- Ocak 2007'de video streaming modeli yayına alındığında, üyelik planındaki fiyatlamayı izlenme saatine uyarladı. Üç DVD izlendiğinde verilen 23 dolar üyeliğine sahipseniz, ayda 23 saatlik izlenme gerçekleştirebiliyordunuz. Aynı zamanda limitsiz video stream etme özelliğini de sunan Netflix burada da başarı sağladı.
- 2010'da Netflix eğlence sektörü devleriyle iş birliklerine giderek marketi domine etti. Disney, Paramount, Sony bu iş birliklerinden birkaçıydı ve Netflix giderek daha da popüler oldu.
- Tüm zorlu şartlara dayanabilen ve hayatta kalan Netflix, günümüzde fiyatlandırma ve üyelik planlarında denemeler yapmaya ve gelişmeye devam ediyor. Bugün fiyatları 8.99 dolar ile 15.99 dolar arasında değişen Netflix, yüksek fiyat için daha iyi video kalitesi ve aynı anda birçok ekranda stream etme özelliği sunuyor. Daha düşük fiyata sadece mobil platformlarda yayına almak istediği yeni bir planı ise uluslar arası marketlerde test ediyor. Çözülmesi gereken bir sorun gören ve marketteki çözümlerden daha iyi bir çözüm geliştirmiş olan Netflix, biraz talihin de yardımı ve teknolojinin DVD marketine olan katkılarıyla günümüzde, sektör için Oscar ödülleri alabilen filmlerin yapımcısı olacak kadar önemli bir pozisyonda. Blockbuster ise tarihteki en büyük başarısız "satın almama" kararını vermiş şirketler arasında. Kendileri yok artık aramızda.
- Kullanıcılarınız onlar için en iyi çözüm ne ise onun peşindedir. Bu her zaman böyledir. Ne kadar popüler olursanız olun, eğer o problem için daha iyi bir çözüm varsa markette, er ya da geç o çözüm kazanacaktır.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Netflix'in kendi senaryosu ve Google Haritalar'ın neredeyse kusursuz tahminleri.
10 Eyl 2020

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Kullanıcılar artık, günün giderek daha büyük bir bölümünü düşünmekten, alışılmışın dışına çıkmaktan ve kendi yolunu çizmekten uzaklaştıran sistemlerin içinde geçiriyor. Fakat uzmanlara göre karşımıza çıkan her engeli aşılması gereken bir sorun olarak görmemek gerekiyor. Hayatın içinde her zaman engeller, bekleme anları ve aksilikler oluyor. Fakat tam da bu sürtünmeler, insanı düşünmeye, mücadele etmeye, problem çözmeye, sabretmeye ve kendi yolunu çizmeye zorluyor.

Yapay zeka devi Anthropic, milyonlarca ikinci el kitabı satın aldı. Ciltlerini hidrolik bıçaklarla kesti, sayfaları yüksek hızlı tarayıcılardan geçirerek dijitalleştirdi ve kağıt kopyaları imhaya gönderdi. Yapay zeka şirketleri, kitaplar yok olsa da metnin milyonlarca insana cevap veren bir sistemin içinde yaşadığını savunuyor. Asıl soru ise şu: İnsanlığın en az 200 yıllık kolektif entelektüel birikimi özel modellere aktarılırken, bunun ne kadarı kamuya geri dönecek ve buna kim karar verecek?

Tüketici elektroniği pazarında kullanıcıları ekrana maruz bırakan ürün sayısı her geçen gün artıyor. Ekran, pazarda doyum noktasına ulaşırken teknoloji şirketleri, ardı ardına ekransız ürün geliştirme furyasına katılıyor. Meta’nın Brain2Qwerty isimli yapay zeka teknolojisi ise ekran bağımlılığı sorununa çok daha inovatif bir çözüm sunuyor.

Influencerlık kendi döngüsünü geleneksel reklama dönüştürerek tamamladı. Pazar hâlâ büyüyor belki ama güven günden güne azalıyor. Tüketiciler ise bu kurgusal samimiyet ve aşırı tüketime karşı zırhlarını kuşanırken dijital kapitalizm illüzyonunun kalesini keşfetmekte gecikmedi elbette. Onun da adı yalnızlık. İşte tam bu noktada “yalnızlık influencer’lığı (loneliness / solitude influencer) adı verilen yeni bir içerik üreticisi profili yükselişe geçti.

Son birkaç yılda teknoloji arenası, pek çok işin yapay zekaya devredilmeye çalışıldığı bir atmosfere sahne oldu. Maliyet tasarrufu ve verimlilik artışı vaatleriyle gelen yapay zeka, birkaç yıl boyunca toplu işten çıkarmaların da ana gerekçelerinden biriydi. Yapay zekanın hâlâ gideri kadar gelir üretemediği 2026 yılında ise CEO’lar, işten çıkardıkları çalışanların, harcadıkları token’dan daha fazla maliyet yarattığını fark ettikleri bir eşiğe geldi.



