NFT’leri Satmadan Paraya Çevirmenin Yolları


Yaşamları aydınlatır: TEPTA “ Mimarlık tarihi, ışık mücadelesinin tarihidir. ” diyor değerli mimar Le Corbusier. Tek bir mimari detayın aydınlatmasından kompleks yapılara, özel ihtiyaçlardan kentsel aydınlatmaya kadar geniş çaplı projelere imza atarak tarihin aydınlatma mücadelesinde yer alan TEPTA , 1991’den bu yana insanın dokunduğu her alana ışık getiriyor. Nasıl? TEPTA, temsilcisi olduğu, yenilikçi fikirleri ve teknolojileriyle aydınlatma eğilimlerini belirleyen 30’dan fazla global markanın ürünlerini ve yerel tasarım stüdyolarından özel bir tasarım seçkisini son kullanıcıların, mimarların ve tasarımcıların beğenisine sunuyor. Aydınlatmadaki teknolojik gelişmeler Teknoloji, markalara daha iyi performansı daha yalın biçimde sunma imkânı veriyor. Daha az detay ve oldukça küçülen parçalar sayesinde, iyi ve kaliteli ışık iGuzzini markasının Underscore ’unda olduğu gibi 1 cm inceliğinde ve yönlendirilebilen bir gövdeyle elde edilebiliyor. Alışılagelmiş sabit aydınlatma sistemleri ipler, kauçuk şeritler gibi alternatif malzemelerle daha esnek hâle geliyor. Linea Light Group’un Ink System ’ı duvardan esnek kauçuk şeritlerle istenilen tasarımlarda ve farklı armatür tipleriyle kullanılabiliyor. Kullanıcılar, Karman’ın Stant ’i ve Lodes ’ in tek bir noktadan istenilen yere bir örümcek bacağı gibi uzayabilen kanopi sistemleri ile armatürlerini kendi hayal ettikleri düzende kurgulayabiliyor. Öte yandan iGuzzini’nin dünyanın seçkin tasarım ödüllerini kazanmış Blade R ’ı ofislerin, hastanelerin, eğitim kurumları gibi mimari yapıların ihtiyacı olabilecek fonksiyonları tek bir aydınlatma armatürüyle karşılayabiliyor. Yuvarlak formdaki tasarımın merkezine yerleştirilebilen yangın ve duman dedektörleri, projektörler, hoparlörler veya sensörlerle güvenlik, acil durum aydınlatması, müzik yayını gibi fonksiyonlar tek bir merkezden yönetilebiliyor. TEPTA’nın markaları ve ürünleriyle bu bağlantı üzerinden tanışabilir; yeniliklerini takip edebilmek için e-bültenine buradan üye olabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
NFT piyasaları geçtiğimiz yıl akıl sır erdirilemeyecek bir büyüme yaşadı. 2020’de 82 milyon dolar olan NFT pazarı 2021’de 17.6 milyar dolara ulaşarak yaklaşık yüzde 21 bin (ya da 210 kat) büyüdü.
Ancak bu yılın Ocak ayına geldiğimizde aylık 4.6 milyar dolar olan NFT ticaret hacmi Mart 2022’de neredeyse yarı yarıya daralarak 2.4 milyar dolara kadar geriledi.
İşlem hacmindeki daralmanın sebepleri
Yaşanan durumun sebeplerinden biri muhtemelen ellerindeki NFT’lerin sürekli değer kazanacağını düşünerek HODL (eldekine tutunmak) stratejisi izleyen yatırımcılar. Elinizdeki bir varlık sürekli değer kazanmaya devam ediyorsa neden satasınız, öyle değil mi?
Bir diğer görüşe göreyse satış hacminin daralmasının ardındaki neden bambaşka olabilir. 95 bin dolara satın alarak ateşe verdiği Banksy eserinin yanarken fotoğrafını çekerek NFT’ye çeviren “Bernt Banksy” (yanık–burnt üzerine bir kelime oyunu) lakaplı sanatçıya göre sebep “sıkı ilişkilere sahip topluluklar kuramamış zayıf projeler.”
Bu ifade bir bakıma NFT piyasasının “kılıfına uydurulmuş” saadet zincirleri olarak da nitelendirebileceğimiz çok katlı pazarlama (MLM) organizasyonlarıyla aynı mantıkta işlediğini kabul etmekle de eşdeğer.

Yuga Labs üzerinden
- MLM organizasyonlarında bir satışçı gerçekleştirdiği her satıştan komisyon kazanırken, sisteme dahil ettiği kendisine bağlı satışçıların satışlarından da komisyon kazanmaya devam eder. Sistem doğrudan satış üzerine kurulu olduğundan satışçıların yakın çevrelerinden ticarete başlaması gerekir, bu nedenle çevrelerinin ne kadar geniş olduğu, sattıkları ürünün niteliği kadar önem teşkil eder.
Toplam ticaret hacmi düşmüş olsa da, blue-chip olarak adlandırılan Bored Ape Yacht Club (BAYC), Mutant Ape Yacht Club (MAYC) ve Azuki gibi “muteber” NFT koleksiyonlarının ticaret hacmi ilk teorimizi (hodl) yalanlarcasına artmaya devam ediyor.
- Örneğin CryptoSlam verisine göre son bir ay içerisinde BAYC ticaret hacmi tam tamına yüzde 3 bin 673 artarken, MAYC yüzde 167, Azuki ise yüzde 287 artış gösterdi. Unutmamak gerek ki, bir Bored Ape her el değiştirdiğinde koleksiyonun yaratıcısı Yuga Labs de bu işlem üzerinden komisyon kazanıyor. Şirket sadece bu yolla geçtiğimiz yıl 127 milyon dolar kâr elde etti. Bu da Bernt Banksy’nin teorisini doğrular nitelikte bir argüman.
Diğer yandan Twitter kurucusu Jack Dorsey’in attığı ilk tweet’in NFT’sini geçtiğimiz yıl 2,9 milyon dolara satın alan Malezyalı girişimci Sina Estavi, geçtiğimiz hafta elindeki varlığı 50 milyon dolara satarak yarısını bir hayır kurumuna bağışlamak istediğini açıklamıştı:
- Estavi’nin OpenSea’de satışa çıkardığı NFT, şu ana kadar en fazla 3 bin 600 dolarlık bir teklife ulaşabildi. Bu da Bernt Banksy’nin topluluğun önemi teorisini doğrular nitelikte bir diğer argüman.
Satın alma, kirala!
Ancak her ne kadar muteber NFT’lerin satışlarında artış yaşansa da elindeki varlıklara tutunmak isteyen bir kesim yatırımcı yine de mevcut, ve bu yatırımcılar NFT’lerini satmadan paraya çevirmenin yollarını arıyor.
BAYC’nin yaratıcısı Yuga Labs, bu doğrultuda piyasaya sürdüğü Ethereum tabanlı token ApeCoin’i BAYC ve MAYC koleksiyonlarının NFT sahiplerine ücretsiz dağıttı. Böylece yatırımcıların ellerindeki NFT’ler üzerinden ek gelir yaratıldı.
Bir NFT’den likidite elde etmenin bir diğer yoluysa, bu dijital varlığı ipotek ettirmek. Doğru duydunuz; birçok yatırımcı tıpkı bir taşınmaz gibi teminat olarak gösterdikleri NFT’ler karşılığında kredi çekiyor ya da borçlanıyor. Elbette birçok yatırımcı bu ek finansmanı yine getirisinin yüksek olacağını tahmin ettikleri NFT’lere ya da diğer kripto varlıklara yatırım yapmakta kullanıyor.
Sadece bu iş modeli üzerine kurulmuş NFTfi gibi pazar yerleri, yatırımcılara varlıklarını “kiraya vermeleri” için aracılık ediyor. 2021’in son çeyreğinde 30 milyon dolar olan NFT kiralama pazarı, 2022’nin ilk çeyreğinde 83 milyon dolara ulaşmış durumda.
Herkese 3 anahtar: ev, araba, NFT cüzdanı

Azuki üzerinden
Arcade de böyle bir pazar yeri. NFT sahipleri dijital varlıklarını ipotek ederek ev ya da arabalarını bu işe hiç bulaştırmadan kredi çekebiliyorlar. Platforma emanet edilen muteber NFT’lerin toplam değeri 25 milyon dolara ulaşırken bu yolla alınan borcun hacmi ise 17 milyon doları bulmuş durumda.
Arcade’in kurucu ortağı ve CEO’su Gabe Frank, NFT pazarındaki satış hacminde yaşanan düşüşü NFT sahiplerinin dijital varlıklarını ellerinden çıkarmadan finansman sağlayabilmelerini sağlayan bu gibi yöntemleri keşfetmiş olmalarına bağlıyor. Bu da üçüncü bir teori.
Piyasadaki en değerli koleksiyonlara ait NFT’lerin değeri yarım milyon dolardan başlıyor ve yukarı doğru çıkıyor. Muteber varlık olarak telaffuz edilen NFT’ler, pazardaki varlıkların en değerli yüzde 5’lik bir dilimini oluşturuyor. Ancak kiralanabilen NFT’lerin oranı yine de çok daha düşük. Gabe Frank ancak CryptoPunks ve BAYC gibi koleksiyonların bu kalifikasyona sahip olduğunu, bunun da pazarın binde 5’ine denk geldiğini belirtiyor.

CryptoPunks üzerinden
Gabe, “Olgunlaşmış piyasalarda bu oranın yüzde 10 ila yüzde 20 arasında seyretmesini bekleriz,” diyor. Eğer muteber NFT’lerin değerinde düşüş yaşanırsa borç piyasasında da dalgalanmalar olacaktır. Ancak halihazırdaki ilgi göz önünde bulundurulduğunda bunun yakın bir gelecekte yaşanma ihtimali oldukça düşük görünüyor.
Kripto varlıklara dair diğer gelişmeler
NFT denince akla gelenlerin arasında elbette bu varlıkların kaydının tutulduğu Ethereum blok zinciri öne çıkıyor. Önceki sayılarımızı okuyanlar hatırlayacaktır… Blok zinciri işlemleri ve kripto para madenciliği şu anki haliyle büyük bir karbon ayak izi bırakıyor. Bu büyük karbon ayak izinin başat sebeplerinden biriyse madenciliğin “iş kanıtı” modeliyle yapılması.
Ethereum ise Merge (büyük birleşme) adını verdiği teknik güncellemeyle birlikte bir süredir “hisse kanıtı” modeline taşınmayı planlıyor. Ancak büyük merakla beklenen ve yılan hikayesine dönen bu güncelleme uzun zamandır erteleniyordu.
Neyse ki Ethereum cephesinden olumlu bir haber geldi ve büyük testlerden birisinin hafta başında başarıyla tamamlandığı duyuruldu. Projenin direktörü Tim Beiko, hisse kanıtı modeline geçilmeden önce son düzlükte olduklarına dair bir paylaşımda bulundu:
Zincirin daha efektif çalışmasını ve daha az karbon salımına sebep olmasını sağlayacak güncellemenin yine de sonbaharı bulması bekleniyor. Tabii bu gecikme ether madencilerini de sevindirdi. Sadece kripto para madenciliğine yatırım yaparak bu iş için özelleştirilmiş işlemciler ve makine çiftlikleri kuran karteller iş kanıtı modeline bel bağlamış durumda. Hisse kanıtına geçilmeyen her bir ay bu madenciler için daha yüksek kâr marjları anlamına da geliyor.
Ether, podcast bültenimizin yayınlandığı saat sabah 6:30 itibarı ile 3,116 dolar seviyesinde seyretmekteydi.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
NFT'sini elden çıkarmak istemeyenler için kripto piyasaları bazı likidite çözümleri sunuyor. Bu sayımızda NFT ipotek ettirmeye değindik.
14 Nis 2022

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Kullanıcılar artık, günün giderek daha büyük bir bölümünü düşünmekten, alışılmışın dışına çıkmaktan ve kendi yolunu çizmekten uzaklaştıran sistemlerin içinde geçiriyor. Fakat uzmanlara göre karşımıza çıkan her engeli aşılması gereken bir sorun olarak görmemek gerekiyor. Hayatın içinde her zaman engeller, bekleme anları ve aksilikler oluyor. Fakat tam da bu sürtünmeler, insanı düşünmeye, mücadele etmeye, problem çözmeye, sabretmeye ve kendi yolunu çizmeye zorluyor.

Yapay zeka devi Anthropic, milyonlarca ikinci el kitabı satın aldı. Ciltlerini hidrolik bıçaklarla kesti, sayfaları yüksek hızlı tarayıcılardan geçirerek dijitalleştirdi ve kağıt kopyaları imhaya gönderdi. Yapay zeka şirketleri, kitaplar yok olsa da metnin milyonlarca insana cevap veren bir sistemin içinde yaşadığını savunuyor. Asıl soru ise şu: İnsanlığın en az 200 yıllık kolektif entelektüel birikimi özel modellere aktarılırken, bunun ne kadarı kamuya geri dönecek ve buna kim karar verecek?

Tüketici elektroniği pazarında kullanıcıları ekrana maruz bırakan ürün sayısı her geçen gün artıyor. Ekran, pazarda doyum noktasına ulaşırken teknoloji şirketleri, ardı ardına ekransız ürün geliştirme furyasına katılıyor. Meta’nın Brain2Qwerty isimli yapay zeka teknolojisi ise ekran bağımlılığı sorununa çok daha inovatif bir çözüm sunuyor.

Influencerlık kendi döngüsünü geleneksel reklama dönüştürerek tamamladı. Pazar hâlâ büyüyor belki ama güven günden güne azalıyor. Tüketiciler ise bu kurgusal samimiyet ve aşırı tüketime karşı zırhlarını kuşanırken dijital kapitalizm illüzyonunun kalesini keşfetmekte gecikmedi elbette. Onun da adı yalnızlık. İşte tam bu noktada “yalnızlık influencer’lığı (loneliness / solitude influencer) adı verilen yeni bir içerik üreticisi profili yükselişe geçti.

Son birkaç yılda teknoloji arenası, pek çok işin yapay zekaya devredilmeye çalışıldığı bir atmosfere sahne oldu. Maliyet tasarrufu ve verimlilik artışı vaatleriyle gelen yapay zeka, birkaç yıl boyunca toplu işten çıkarmaların da ana gerekçelerinden biriydi. Yapay zekanın hâlâ gideri kadar gelir üretemediği 2026 yılında ise CEO’lar, işten çıkardıkları çalışanların, harcadıkları token’dan daha fazla maliyet yarattığını fark ettikleri bir eşiğe geldi.





