NFT’leri Satmadan Paraya Çevirmenin Yolları


Yaşamları aydınlatır: TEPTA
“ Mimarlık tarihi, ışık mücadelesinin tarihidir. ” diyor değerli mimar Le Corbusier.
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
NFT piyasaları geçtiğimiz yıl akıl sır erdirilemeyecek bir büyüme yaşadı. 2020’de 82 milyon dolar olan NFT pazarı 2021’de 17.6 milyar dolara ulaşarak yaklaşık yüzde 21 bin (ya da 210 kat) büyüdü.
Ancak bu yılın Ocak ayına geldiğimizde aylık 4.6 milyar dolar olan NFT ticaret hacmi Mart 2022’de neredeyse yarı yarıya daralarak 2.4 milyar dolara kadar geriledi.
İşlem hacmindeki daralmanın sebepleri
Yaşanan durumun sebeplerinden biri muhtemelen ellerindeki NFT’lerin sürekli değer kazanacağını düşünerek HODL (eldekine tutunmak) stratejisi izleyen yatırımcılar. Elinizdeki bir varlık sürekli değer kazanmaya devam ediyorsa neden satasınız, öyle değil mi?
Bir diğer görüşe göreyse satış hacminin daralmasının ardındaki neden bambaşka olabilir. 95 bin dolara satın alarak ateşe verdiği Banksy eserinin yanarken fotoğrafını çekerek NFT’ye çeviren “Bernt Banksy” (yanık–burnt üzerine bir kelime oyunu) lakaplı sanatçıya göre sebep “sıkı ilişkilere sahip topluluklar kuramamış zayıf projeler.”
Bu ifade bir bakıma NFT piyasasının “kılıfına uydurulmuş” saadet zincirleri olarak da nitelendirebileceğimiz çok katlı pazarlama (MLM) organizasyonlarıyla aynı mantıkta işlediğini kabul etmekle de eşdeğer.

Yuga Labs üzerinden
- MLM organizasyonlarında bir satışçı gerçekleştirdiği her satıştan komisyon kazanırken, sisteme dahil ettiği kendisine bağlı satışçıların satışlarından da komisyon kazanmaya devam eder. Sistem doğrudan satış üzerine kurulu olduğundan satışçıların yakın çevrelerinden ticarete başlaması gerekir, bu nedenle çevrelerinin ne kadar geniş olduğu, sattıkları ürünün niteliği kadar önem teşkil eder.
Toplam ticaret hacmi düşmüş olsa da, blue-chip olarak adlandırılan Bored Ape Yacht Club (BAYC), Mutant Ape Yacht Club (MAYC) ve Azuki gibi “muteber” NFT koleksiyonlarının ticaret hacmi ilk teorimizi (hodl) yalanlarcasına artmaya devam ediyor.
- Örneğin CryptoSlam verisine göre son bir ay içerisinde BAYC ticaret hacmi tam tamına yüzde 3 bin 673 artarken, MAYC yüzde 167, Azuki ise yüzde 287 artış gösterdi. Unutmamak gerek ki, bir Bored Ape her el değiştirdiğinde koleksiyonun yaratıcısı Yuga Labs de bu işlem üzerinden komisyon kazanıyor. Şirket sadece bu yolla geçtiğimiz yıl 127 milyon dolar kâr elde etti. Bu da Bernt Banksy’nin teorisini doğrular nitelikte bir argüman.
Diğer yandan Twitter kurucusu Jack Dorsey’in attığı ilk tweet’in NFT’sini geçtiğimiz yıl 2,9 milyon dolara satın alan Malezyalı girişimci Sina Estavi, geçtiğimiz hafta elindeki varlığı 50 milyon dolara satarak yarısını bir hayır kurumuna bağışlamak istediğini açıklamıştı:
- Estavi’nin OpenSea’de satışa çıkardığı NFT, şu ana kadar en fazla 3 bin 600 dolarlık bir teklife ulaşabildi. Bu da Bernt Banksy’nin topluluğun önemi teorisini doğrular nitelikte bir diğer argüman.
Satın alma, kirala!
Ancak her ne kadar muteber NFT’lerin satışlarında artış yaşansa da elindeki varlıklara tutunmak isteyen bir kesim yatırımcı yine de mevcut, ve bu yatırımcılar NFT’lerini satmadan paraya çevirmenin yollarını arıyor.
BAYC’nin yaratıcısı Yuga Labs, bu doğrultuda piyasaya sürdüğü Ethereum tabanlı token ApeCoin’i BAYC ve MAYC koleksiyonlarının NFT sahiplerine ücretsiz dağıttı. Böylece yatırımcıların ellerindeki NFT’ler üzerinden ek gelir yaratıldı.
Bir NFT’den likidite elde etmenin bir diğer yoluysa, bu dijital varlığı ipotek ettirmek. Doğru duydunuz; birçok yatırımcı tıpkı bir taşınmaz gibi teminat olarak gösterdikleri NFT’ler karşılığında kredi çekiyor ya da borçlanıyor. Elbette birçok yatırımcı bu ek finansmanı yine getirisinin yüksek olacağını tahmin ettikleri NFT’lere ya da diğer kripto varlıklara yatırım yapmakta kullanıyor.
Sadece bu iş modeli üzerine kurulmuş NFTfi gibi pazar yerleri, yatırımcılara varlıklarını “kiraya vermeleri” için aracılık ediyor. 2021’in son çeyreğinde 30 milyon dolar olan NFT kiralama pazarı, 2022’nin ilk çeyreğinde 83 milyon dolara ulaşmış durumda.
Herkese 3 anahtar: ev, araba, NFT cüzdanı

Azuki üzerinden
Arcade de böyle bir pazar yeri. NFT sahipleri dijital varlıklarını ipotek ederek ev ya da arabalarını bu işe hiç bulaştırmadan kredi çekebiliyorlar. Platforma emanet edilen muteber NFT’lerin toplam değeri 25 milyon dolara ulaşırken bu yolla alınan borcun hacmi ise 17 milyon doları bulmuş durumda.
Arcade’in kurucu ortağı ve CEO’su Gabe Frank, NFT pazarındaki satış hacminde yaşanan düşüşü NFT sahiplerinin dijital varlıklarını ellerinden çıkarmadan finansman sağlayabilmelerini sağlayan bu gibi yöntemleri keşfetmiş olmalarına bağlıyor. Bu da üçüncü bir teori.
Piyasadaki en değerli koleksiyonlara ait NFT’lerin değeri yarım milyon dolardan başlıyor ve yukarı doğru çıkıyor. Muteber varlık olarak telaffuz edilen NFT’ler, pazardaki varlıkların en değerli yüzde 5’lik bir dilimini oluşturuyor. Ancak kiralanabilen NFT’lerin oranı yine de çok daha düşük. Gabe Frank ancak CryptoPunks ve BAYC gibi koleksiyonların bu kalifikasyona sahip olduğunu, bunun da pazarın binde 5’ine denk geldiğini belirtiyor.

CryptoPunks üzerinden
Gabe, “Olgunlaşmış piyasalarda bu oranın yüzde 10 ila yüzde 20 arasında seyretmesini bekleriz,” diyor. Eğer muteber NFT’lerin değerinde düşüş yaşanırsa borç piyasasında da dalgalanmalar olacaktır. Ancak halihazırdaki ilgi göz önünde bulundurulduğunda bunun yakın bir gelecekte yaşanma ihtimali oldukça düşük görünüyor.
Kripto varlıklara dair diğer gelişmeler
NFT denince akla gelenlerin arasında elbette bu varlıkların kaydının tutulduğu Ethereum blok zinciri öne çıkıyor. Önceki sayılarımızı okuyanlar hatırlayacaktır… Blok zinciri işlemleri ve kripto para madenciliği şu anki haliyle büyük bir karbon ayak izi bırakıyor. Bu büyük karbon ayak izinin başat sebeplerinden biriyse madenciliğin “iş kanıtı” modeliyle yapılması.
Ethereum ise Merge (büyük birleşme) adını verdiği teknik güncellemeyle birlikte bir süredir “hisse kanıtı” modeline taşınmayı planlıyor. Ancak büyük merakla beklenen ve yılan hikayesine dönen bu güncelleme uzun zamandır erteleniyordu.
Neyse ki Ethereum cephesinden olumlu bir haber geldi ve büyük testlerden birisinin hafta başında başarıyla tamamlandığı duyuruldu. Projenin direktörü Tim Beiko, hisse kanıtı modeline geçilmeden önce son düzlükte olduklarına dair bir paylaşımda bulundu:
Zincirin daha efektif çalışmasını ve daha az karbon salımına sebep olmasını sağlayacak güncellemenin yine de sonbaharı bulması bekleniyor. Tabii bu gecikme ether madencilerini de sevindirdi. Sadece kripto para madenciliğine yatırım yaparak bu iş için özelleştirilmiş işlemciler ve makine çiftlikleri kuran karteller iş kanıtı modeline bel bağlamış durumda. Hisse kanıtına geçilmeyen her bir ay bu madenciler için daha yüksek kâr marjları anlamına da geliyor.
Ether, podcast bültenimizin yayınlandığı saat sabah 6:30 itibarı ile 3,116 dolar seviyesinde seyretmekteydi.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
NFT'sini elden çıkarmak istemeyenler için kripto piyasaları bazı likidite çözümleri sunuyor. Bu sayımızda NFT ipotek ettirmeye değindik.
14 Nis 2022

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Fransa'da bir siber saldırı yüzlerce marketin soğutma sistemlerini uzaktan ısıtarak tonlarca gıdanın çöpe gitmesine neden oldu. Akıllı buzdolaplarından otomobillere, yataklardan su arıtma tesislerine kadar gündelik hayatı internete bağlayan teknolojiler, verimlilik sağlarken yeni bağımlılıklar ve kırılganlıklar da yaratıyor. Peki hayatı kolaylaştırmak için her şeyi birbirine bağlarken neleri gözden kaçırıyor olabiliriz?

Kadın sesiyle konuşan, kullanıcılarının ihtiyaçlarına göre şekillenen ve hayatı kolaylaştırmayı vadeden yapay zeka, gerçek kadınlar söz konusu olduğunda bambaşka bir tablo ortaya koyuyor. Dijital şiddetten işe alım süreçlerine, toplumsal cinsiyet önyargılarından ekonomik eşitsizliklere kadar pek çok alanda mevcut sorunları yeniden üretme potansiyeli taşıyan bu teknoloji, kadınlar için nasıl bir gelecek tasarlıyor?

Apple, 13 Ekim Salı günü “Eve hoşgeldin” sloganıyla hayata geçirdiği lansmanda en yeni akıllı ev ekosistemi ürünlerini tanıttı. Uzun zamandır şirketin üzerinde çalıştığı söylenen akıllı ev ekranı HomeView, lansmanın yıldız ürünü oldu. Şirket, lansman kapsamında ayrıca LG ve Schneider Electric ile işbirliği içinde geliştirdiği Apple Home Collection ürünleri, HomePod mini 2 ve yeni Apple TV 4K’yı da tanıttı.

Bugün şirketler, faaliyet gösterdikleri süre boyunca müşterilerinden çalışanlarına, iş ortaklarından tedarikçilerine kadar milyonlarca kişi ve kuruma ait veri topluyor. Şirket kapandığında ise bu devasa dijital arşiv bir anda ortadan kaybolmuyor. Verilerin bir bölümü yasal yükümlülükler nedeniyle saklanmaya devam ederken bazıları, başka şirketlere devredilebiliyor; hatta iflas sürecinde satışa çıkarılan varlıklar arasında yer alabiliyor.

Algoritmalar artık iş dağıtıyor, çalışanları puanlıyor ve hatta işten çıkarma kararlarında belirleyici oluyor; insan denetimi ise otomasyon yanlılığı ve gig ekonomisinin hukuki boşlukları nedeniyle her zaman gerçek bir güvence sağlamıyor. Kaliforniya, “Robot Patrona Hayır” yasası ile işten çıkarma ve disiplin kararlarının yalnızca yapay zekaya bırakılmasını yasaklayan ilk ABD eyaleti oldu belki ama asıl sorunun kapitalizmin ulaştığı noktayla ilgili olduğunu hatırlamak gerekiyor.





