Obezite ilaçlarının beklenmedik yan etkisi: Eşitsizlik

Yoksullaşmanın arttığı bir dünyada sadece açlık ve yetersiz beslenme artmıyor, obezite de yükseliyor. Zenginler aldıkları kilolardan Ozempic’lerle, Wegovy’lerle kurtulmaya çalışıyorlar. Peki ya diğerleri?
Obezite ilaçlarının beklenmedik yan etkisi: Eşitsizlik

Zappa Zamanlar

Zappa Zamanlar

“So many books so little time...” Frank Zappa’dan ilhamla:  Zappa Zamanlar: Kitaplar ve podcastler üzerine uzunlu kısalı… Doğadan yemeğe, edebiyattan ekonomiye okuma ve dinleme notları…

Biray Kolluoğlu, Evren M. Dinçer, Zafer Yenal

Geçen haftalarda Danimarkalı ilaç şirketi Novo Nordisk'in piyasa değeri 500 milyar doları geçti. Böylelikle Louis Vuitton ve Moët & Chandon gibi lüks markaların sahibi Fransız LVMH’den sonra Avrupa’da değerlemesi yarım trilyon doları aşan ikinci şirket Novo Nordisk oldu. Bu büyük sıçrama, Ozempic ve Wegovy gibi ilaçlarının aşırı şişmanlıkla (obeziteyle) mücadelede çok başarılı olduğunun duyurulması üzerine geldi. Bu ilaçların ana maddesini vücuttaki kan şekerini ve insülini düzenleyen semaglutide oluşturuyor ve bu madde bir süredir diyabet tedavisinde kullanılıyor. Son araştırmalar iştah kontrolü yoluyla Ozempic ve Wegovy’nin yüksek oranlarda kilo kaybını artırdığını gösterdi. 

Geçen yıl içerisinde özellikle ABD'de ve Avrupa’da bu ilaçlara talep çok yükseldi. Zayıflama piyasasında Novo Nordisk’in en büyük rakibi Eli Lilly’nin de bu yönde araştırmalarına hız verdiği yine gelen haberler arasında. Belli ki baş dönmesi, su kaybı, yorgunluk, mide bulantısı ve çabuk yüz yaşlanması gibi yaygın yan etkilerine rağmen önümüzdeki yıllarda bu ilaçları sıkça duymaya devam edeceğiz. Çünkü dünyada aşırı şişmanlık hiç olmadığı kadar artmış durumda. Kimileri zenginlikten kimileri yoksulluktan kilo almaya, şişmanlamaya devam ediyor. 

29 Şubat’ta Lancet dergisinde yayımlanan bir çalışma, dünya genelinde 1 milyardan fazla insanın obez olarak sınıflandırıldığını gösteriyor. Genç kuşaklar yaşlılara göre daha çok şişmanlıyor: 1990'dan bu yana obezite oranları, yetişkinlerde iki katına, çocuk ve ergenlerde ise dört katına çıkmış. Öte yandan düşük ve orta gelirli ülkelerdeki aşırı şişmanlık oranları, yüksek gelirli ülkelere kıyasla daha yüksek. Polinezya, Mikronezya, Amerikan Samoası ve Tonga gibi ülkelerde aşırı şişmanlıktan muzdarip nüfusun oranı yüzde 60’ların üzerinde. Bugüne kadar daha çok yetersiz beslenmeyle anılan Afrika ve Ortadoğu’daki birçok ülkede de aşırı şişmanlık önemli sağlık problemleri arasında. 

Maalesef Türkiye’de de durum hiç mi hiç parlak sayılmaz. Aynı Lancet araştırmasına göre Türkiye, kadınlar için yüzde 43’lük oranıyla Avrupa’da obezite oranlarının en yüksek olduğu ülke. Erkeklerde yüzde 38’le Romanya birinci. Bu bulgular daha önce yapılan araştırmaların sonuçlarıyla da paralellik gösteriyor. Örneğin, Dünya Sağlık Örgütü’nün 2022 Avrupa Bölgesi Obezite Raporu’na göre, Avrupa’da obezite sıklığının en yüksek olduğu ülke yüzde 66,8’i fazla kilolu, yüzde 32,1’i de obez nüfusuyla yine Türkiye. Kadınlarda bu oran hep daha yüksek ama son yıllarda erkeklerde de obezitenin artışına dair veriler dikkat çekici. 

The Economist

Başta diyabet, kalp ve dolaşım hastalıkları olmak üzere aşırı şişmanlığın yol açtığı birçok sağlık sorunu olduğunu gayet iyi biliyoruz. Bununla birlikte obezitenin aynı zamanda toplumsal bir sorun olduğu da ortada. Neden? Çünkü, rakamların da gayet iyi gösterdiği gibi, kilo alanlar daha çok yoksullar, daha çok kadınlar. Toplumun farklı eşitsizliklerden daha çok etkilenen kesimleri daha çok şişmanlıyor. Yoksullaşmanın arttığı bir dünyada sadece açlık ve yetersiz beslenme artmıyor, obezite de yükseliyor. Çünkü ne kadar yediğimiz kadar nasıl yediğimiz, neyi yediğimiz, yediğimizin nitelikleri de çok önemli. Toplumsal hayattaki dezavantajların beslenme alışkanlıklarına etkileri çok büyük.

Son zamanlarda çok işlenmiş gıdalar (ultra-processed food) üzerine çok fazla habere rastlamamız boşuna değil. Krakerler, bisküviler, gazlı içecekler, tatlılar, atıştırmalıklar… Tuhaf renkleriyle, dokularıyla, kokularıyla etrafımız fabrikalarda son teknolojilerle işlenmiş “gıdaymış-yemekmiş-doğalmış-temizmiş gibi yapan” ürünlerle çevrili. Hâliyle beslenmeyle ilgili yapılan araştırmalar, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de yağdan gelen enerji alımında son yıllarda önemli artışlar olduğunu gösteriyor. Bu eğilimin öne çıkmasında elbette doymuş yağ içeriği yüksek diyetin, hızlı yemek ve aşırı işlenmiş besin tüketiminin yıllar içinde artmasının çok büyük payı var. Bunlar genellikle görece ucuz ama besleyici özellikleri açısından çok fakir yiyecekler… 

Evet, zenginler yiyip yiyip aldıkları kilolardan Ozempic’lerle, Wegovy’lerle kurtulmaya çalışacaklar. Peki ya diğerleri? 

Meraklısına son bir not: Farkındasınızdır Novartis, Eli Lily gibi büyük ilaç şirketleri kimi ilaçlarını artık Türkiye’ye getirmiyor. İlaç piyasasında epeydir döviz kurlarından kaynaklanan büyük bir kaos yaşanıyor. Ozempic’in kayıtdışı ilaç piyasasındaki fiyatı 4’lü paketler için 30.000 TL civarında.  

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Zappa Zamanlar

Zappa Zamanlar

“So many books so little time...” Frank Zappa’dan ilhamla:  Zappa Zamanlar: Kitaplar ve podcastler üzerine uzunlu kısalı… Doğadan yemeğe, edebiyattan ekonomiye okuma ve dinleme notları…

NEREDE YAYIMLANDI?

Zappa ZamanlarZappa Zamanlar

BÜLTEN SAYISI

🏗️ Eklektik Bülten: Yeni kentler ve şişmanlayan dünya

Yeni dünyanın tuhaf gerçeklerine dair iki hikaye: Yeni kurulan şehirlerin dünyanın gidişatı hakkında anlattıkları ve şişmanlayan dünya nüfusuna sunulan obezite ilaçlarının yarattığı tartışmalar.

24 Mar 2024

Silikon Vadisi'nin yeni kent planları

YAZARLAR

Zappa Zamanlar

“So many books so little time...” Frank Zappa’dan ilhamla:  Zappa Zamanlar: Kitaplar ve podcastler üzerine uzunlu kısalı… Doğadan yemeğe, edebiyattan ekonomiye okuma ve dinleme notları…

İLGİLİ OKUMALAR