Asya'nın yeni serbest ticaret bloğu: RCEP


Gücü, adında: Türkiye Sigorta Araştırmalar; Türkiye'de sigorta ve sigortalılık algısının arttığını, bu sektörün bilinirliğinin yükselişte olduğunu gösteriyor. Bu artış, bir "zorunluluk" olarak algılanan sigortacılık hizmetlerinin algısını "ihtiyaç" yönünde değiştiriyor. Bu durumda bir tüketicinin sigorta tercihi yapmasındaki motivasyon güvence ihtiyacına dönüşürken hizmet sağlayıcı seçiminde markaya güvenmek de öne çıkıyor. Sigortacılık sektöründe tüketicinin güvenini tesis eden yaygın hizmet ağı, birikim ve uzmanlık, yenilikçi bakış açısı, aidiyet hissi ve dijitallik başlıkları; tek bir markada bir araya geliyor: Türkiye Sigorta. Türkiye Sigorta: "Gücü, adında…” sloganıyla "ismimizdeki Türkiye’nin yüklediği büyük sorumlulukla; oluşumunda yer alan Ziraat Bankası, Halk Bankası ve VakıfBank sigorta iştiraklerinin birleşerek artan gücünden köklenen öz güven ve gururla, sigorta sektörünün bugününü ve geleceğini değiştirmeye geliyoruz." diyerek yola çıkan Türkiye Sigorta; Türkiye’deki kamu sigorta şirketlerinin bir araya gelmesiyle sektörün lideri konumuna yerleşiyor. Türkiye Sigorta, bugün 20 bölge müdürlüğü, 2 bin 500'den fazla acentesi, 5 bine yakın banka şubesinde uzman kadrosu ve güçlü teknolojik altyapısıyla sigortalıların beklentilerini her noktada en üst düzeyde karşılayarak hizmet vermeyi görev ediniyor. Çevik, yenilikçi ve duyarlı bir yaklaşımı benimseyen ve sigortalılarına daha zengin ürün portföyü, daha geniş hizmet ağı ve dijital işlem olanaklarıyla yenilikçi çözümler üretmeyi vadeden Türkiye Sigorta’nın ana hissedarı ise Türkiye Varlık Fonu Finansal Yatırımlar Anonim Şirketi'dir. Ürünler: Türkiye Sigorta'nın sunduğu ürünler, altı şirketin portföyünü bir araya getirdiği için birçok ihtiyaca yanıt veriyor. Şirket; Araç, Konut, Sağlık, Seyahat, Kurumsal/Ticari ve Diğer olmak üzere altı ana kategori altında toplanan ürünlerinin yanı sıra gündemi takip eden yenilikçi ürünleriyle de öne çıkıyor. Türkiye Sigorta'nın Covid-19 Turist Sigortası ürünü, ülkemize seyahatlerinde Covid-19 kesin tanısı nedeniyle hastanede tedavi gören kişilerin tedavi masrafları teminatlar kapsamında poliçe tarafından karşılanıyor. Öte yandan Türkiye Sigorta'nın son dönemde en çok tercih edilen ürünleri arasında olmazsa olmaz sigortalardan Araç Sigortası, Konut Sigortası ve DASK yer alıyor.
Daha fazlasını öğren →
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
Kasım 2011’de Endonezya’da düzenlenen 19. Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) Zirvesi’nde tanıtılan Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklık (RCEP) isimli serbest ticaret anlaşması, 2012’de başlayan ve otuz turdan fazla süren müzakere sürecinin ardından 15 Kasım günü ASEAN ülkelerine ek olarak Avustralya, Yeni Zelanda, Çin, Japonya ve Güney Kore’nin ortaklığa katılımıyla imzalandı ve resmiyet kazandı. Anlaşmaya taraf 15 ülke, toplam 2,2 milyar kişiyle dünya nüfusunun neredeyse üçte birini ve 26 trilyon doları aşkın millî gelirle küresel gayrisafi yurt içi hasılanın yaklaşık %30’unu oluşturuyor. RCEP, aynı zamanda küresel ticaretin %28’ini kapsıyor. Bu açılardan dünyanın en büyük ticaret bloğunu oluşturan anlaşma, önümüzdeki yıllarda küresel ticaret dengelerini özellikle Çin lehine önemli ölçüde değiştirme potansiyelini taşıyor.
- Anlaşmanın detayları: En az altı ASEAN ülkesi ve üç ASEAN dışı ülke tasdik ettiğinde yürürlüğe girecek olan RCEP anlaşması; üye ülkeler arasında gerçekleşen ticaretin %65’inde kotaların ve gümrük tarifelerinin derhâl, kalan tarifelerin ise 20 yıl içinde kademeli olarak nihayetinde tüm ticaretin %90’ını kapsayacak şekilde kaldırılmasını öngörüyor. Anlaşmada fikrî mülkiyet, haberleşme, finansal hizmetler ve e-ticaret gibi alanlardaki tarife dışı bariyerlerle ilgili düzenlemeler de bulunuyor. RCEP aynı zamanda, üye ülkeler arasındaki “menşe kurallarının” uyumlulaştırılması bakımından da önem arz ediyor. Söz konusu düzenlemenin ülkeler arasındaki ara mal ticaretini kolaylaştıracağı ve iş birliği olanaklarını artıracağı düşünülüyor. RCEP hakkında Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) tarafından hazırlanan kapsamlı bir araştırma notuna bağlantıdan ulaşabilirsiniz.
- Bir adım geriden: RCEP, Asya ülkelerinin ilk serbest ticaret anlaşması girişimi değil. 2005’te Brunei, Singapur, Yeni Zelanda ve Şili’nin katılımıyla imzalanan Trans-Pasifik Stratejik Ekonomik Ortaklık anlaşması, 2008’de ABD’nin bu dört ülkeyle olan ticaretini serbestleştirme isteği doğrultusunda müzakerelere girmesiyle kapsam olarak genişlemiş ve Trans-Pasifik Ortaklığı (TPP) ismini almıştı. TPP anlaşması, süreç içinde farklı bölgelerden ülkelerin de dâhil olmasıyla sekiz yıl süren müzakereler sonunda 2016’da toplam 12 ülke tarafından imzalandı. Pek çok analist tarafından tüm taraflara yarar sağlaması beklenen anlaşma, uluslararası ticareti kolaylaştırmanın yanı sıra jeopolitik düzlemde üye ülkeleri Çin’den uzaklaştırıp ABD’ye yakınlaştırması bakımından da önem arz ediyordu. Diğer yandan ABD’de 2016 başkanlık seçimleri için yürüttüğü kampanyada “önce ABD” yaklaşımıyla pek çok kez TPP’yi eleştiren Donald Trump, seçildiği takdirde ülkeyi anlaşmadan geri çekeceğine söz vermişti. 20 Ocak 2017’de göreve başlayan Trump, kampanya dönemindeki sözünü tuttu ve 23 Ocak’ta ABD’yi TPP’den geri çekecek başkanlık kararnamesini imzaladı. ABD’nin çekilmesinin bir yıl ardından geri kalan 11 ülke, anlaşmayı revize ederek CPTPP ismiyle yeniden imzaladı ve yeni anlaşma 2018 sonunda yürürlüğe girdi.

- Jeopolitik yansımalar: Dünya Ticaret Örgütü’nün (WTO) kurumsal kapasitesinin ve işlevselliğinin zayıfladığı son yıllarda bölgesel iş birliklerinin önemi giderek artıyor. ABD-Meksika-Kanada arasında imzalanan USMCA, Avrupa Birliği’nin ikili serbest ticaret anlaşmaları, CPTPP ve RCEP gibi anlaşmalar; kurallı ticareti düzenleyen modern yapılar olarak ülkelere yeni fırsatlar sağlıyor. Bu konjonktürde ülkeler, ticari çıkarlarını koruyabilmek için yeni müttefikler arıyor. Özellikle küresel ticarette büyük rol sahibi olan ABD ve Çin, 2018’den bu yana gözlemlediğimiz “ticaret savaşında” ellerini güçlendirebilmek için kendi coğrafi bölgelerindeki iş birliklerini sağlamlaştırarak nüfuzlarını artırmayı hedefliyor. Bu kapsamda RCEP, ABD ve Çin’in Asya ülkeleriyle olan ilişkilerinde Çin için net bir kazanım olarak öne çıkıyor. Diğer yandan RCEP, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in 2013’te duyurduğu Kuşak ve Yol Girişimi (BRI) çerçevesinde hedeflenen kazanımlara ulaşmak için de bir katalizör işlevi görebilir. Bu yılki seçimler sonucunda başkan değişikliğine giden ABD’nin Joe Biden döneminde başta Çin olmak üzere uluslararası ticaret partnerlerine nasıl yaklaşacağını henüz net olarak bilemesek de bazı analistler Trump dönemindeki korumacı yaklaşımın en azından temelde değişmeyeceğini düşünüyor. Bazı uzmanlar da Cumhuriyetçileri yüz üstü bırakmak istemediği için Biden’ın seçeneklerinin kısıtlı olduğunu; ancak yine de ABD’nin ticaret partnerleriyle daha ılımlı bir tonda diyalog kurabileceğini ve Çin’e görünürde daha dostane yaklaşabileceğini öngörüyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
OECD Türkiye'ye dair büyüme öngörülerini güncelledi. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'na yönelik suikast duyumu alındığı iddia edildi. Günün hikâyesi, Asya'nın yeni serbest ticaret bloğu RCEP'ye odaklanıyor.
02 Ara 2020

YAZARLAR

İren Can Kuyucu
İren, Koç Üniversitesi uluslararası ilişkiler ve ekonomi bölümlerinden mezun oldu. Aposto'da ağırlıklı olarak piyasalar, ekonomi ve iş dünyası alanlarında yazıyor.

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
“Gibi” ilgeci (edat) Türkçede çok sık kullanılan, cümleye benzetme başta olmak üzere eşitlik / karşılaştırma, zaman (hemen peşinden / anında), olasılık / tahmin ve örneklendirme anlamları kazandıran bir sözcüktür. Bu çok sevilen ilgeç, şarkı ve şiirlerde de her zaman hak ettiği yeri bulmuştur.





