"Seçmeli din dersi" tartışması

Uzun yıllardır tartışma konusu olan din dersleri, Diyarbakır'daki bir afiş sebebiyle yeniden gündemde
"Seçmeli din dersi" tartışması

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

Diyarbakır'da reklam panoları, Önder Diyarbakır İmam Hatipliler Derneği, valilik, Millî Eğitim Bakanlığı ve müftülüğün logosunun olduğu bir afişle çevrili. Afişin sloganı ise “seçmesi bir dakika, faydası iki dünya”. Türkiye Cumhuriyeti’ne bağlı bu kurumların da imzasının olduğu afişte, zorunlu din kültürü ve ahlak bilgisi dersinin yanında İslam dinine ait konuları içeren üç farklı seçmeli dersin reklamı yapıldı. Derslerin neden seçilmesi gerektiğine dair “manevi” hassasiyet uyandıracak cümlelerle ise tanıtım güçlendirildi. 

  • Geçen hafta Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un 81 ilin din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenleriyle video konferans toplantısında bir araya gelmesi, Eğitim Sen Diyarbakır Şubesi'ni ve bazı liselerdeki öğrencileri harekete geçirdi. Şube Başkanı Sadrettin Kaya, “Biz hiçbir dersin dayatma olarak seçtirilmesini doğru bulmuyoruz. Öğrencilerimiz derslerini özgürce seçebilmeli. Bugün derslerini özgür seçemeyen öğrenci, demokratik yaşamda hakkını kullanırken tereddütler yaşayacaktır, ifadelerini kullanarak tepkisini gösterdi. İstanbul 2 No’lu Şube Başkanı Çayan Çalık ise, imkân tanınan ders programlarında dersler nasıl düzenlenirse düzenlensin öğrencilerin üç seçmeli din dersinden en az birini seçmek zorunda bırakıldıklarını iletti. Denizli’de bir ortaokul müdürünün ise seçmeli derslerden birinin seçtirilmesi için velilere bilgilendirme metni yolladığı söylendi.
     
  • Türkiye’de din dersleri: 1982 Anayasası madde 24 ile zorunlu “din kültürü” ve seçmeli “bunun dışındaki din eğitimi ve öğretimi” olmak üzere “devlet denetiminde” iki tür din eğitimi ve öğretimi öngörülmüştü. Bu eğitimlerin anayasal ilkelere uygun olması ve bu sebeple devlet denetiminde yapılması vurgulanmıştı. Ancak zorunlu kılınan din kültürü ve ahlak bilgisi derslerinde yoğunluklu olarak İslamiyet ve Hanefilik öğretiliyor, ayrıca din ve mezheplerin nasıl pratik edildiğinin eğitimi ders geçme kıstası olarak görülüyordu.

    • Bu durumdan mağdur olan Zengin ailesinin açtığı dava sonucunda 9 Ekim 2007 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi emsal bir karar yayımladı. Türkiye’deki zorunlu din kültürü ve ahlak derslerinin Alevi öğrenciler açısından Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 2’nci maddesinde garanti altına alınan eğitim hakkına aykırı olduğu; çünkü Türkiye’deki mevcut din kültürü ve ahlak derslerinin, içeriği itibarıyla, demokratik bir toplumda eğitim için gerekli olan çoğulculuk ve objektiflik ölçütlerini yerine getirmekten uzak olduğu vurgulanmıştır. Ayrıca ders müfredatının “bir barış kültürü ve hoşgörü çerçevesinin geliştirilmesi” hedefiyle laiklik, düşünce, din ve vicdan özgürlüğü ilkelerine saygı çerçevesi içinde oluşturulması gerektiği belirtilmiştir. Bunların yanında ders programının hem hazırlanma hem de uygulama aşamasında laiklik ilkesine uygunluğunu denetleme görevinin idare mahkemelerinde bulunduğu hatırlatılarak bu derslerin tek bir din veya mezhebe göre hazırlanamayacağı geniş şekilde yorumlanmıştır.
       
  • 2008’de Danıştay 8. Daire, içeriği itibarıyla din derslerinin seçmeli olması gereken ders tipinden olduğu ve böyle bir eğitimin ancak kişilerin kendi isteği, küçüklerin de kanuni temsilcisinin talebi üzerine verilebileceği aksi halde hukuka aykırı olduğu kararı vermiştir.  2012'de ise "Kur’an-ı Kerim" "Hz. Muhammed’in Hayatı" ve "Temel Dini Bilgiler” seçmeli dersleri müfredata eklenmiştir. Yargıya taşınan birçok davada da idare mahkemeleri zorunlu din derslerinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir.
     
  • Tepkilerin nedeni: Türkiye’de ilk ve orta öğretim kurumlarında okutulan “zorunlu din kültürü ve ahlak bilgisi” dersinin, içeriği itibarıyla anayasada referans edilen anlamda bir din kültürü dersi olmadığı söylenebilir. Dolayısıyla bu dersin zorunlu olması birçok yargı erki tarafından da deklare edildiği üzere hukuka aykırıdır. Bunun yanında anayasada belirtilen din derslerinde ikinci kategoride olan yalnızca ve yalnızca “seçmeli” ders olduğu takdirde müfredata alınabilecek derslerin; pratik olarak zorunlu hâle getirilmesi öğrencilerin anayasal haklarını zedeler nitelik taşıyor. Ayrıca devlet kurumlarının özel kurumlarla içeride ve kamuoyunda birlik göstermesi, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası değişmez 2. Maddesinde vurgulanan laiklik ilkesine aykırı görülüyor. Tüm bunların sonucunda öğrenciler, veliler, dernekler ve bazı vakıflar anayasal hakları zarar gördüğü için tepki gösteriyor.
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

NEREDE YAYIMLANDI?

SpektrumSpektrum

BÜLTEN SAYISI

Merkelizmin devamı, Filistin'de seçim, seçmeli din dersleri

Bu hafta hikâyelerimizde Almanya'da Hristiyan Demokrat Birliği'ndeki liderlik yarışına, Türkiye'de seçmeli din dersi konusundaki tartışmalara, Filistin'den 14 yıl sonra gelen seçim kararına ve belediye meclislerinin çalışmalarına odaklanıyoruz.

21 Oca 2021

Ece Tugay - Filistin kolaj

YAZARLAR

Nesibe Kırış

@kocuniversity law&sociology '19 | human rights lawyer | fellow @ussalconsultancy | political consultant | author @aposto @metapolitik_| editor @B_Noktasi

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

SpektrumSpektrum

HİKAYE

Karar almak ya da alamamak: Mutlak butlanla afetler birbirine nasıl bağlanıyor?

Demokrasi krizleri ilk bakışta afetlerle ilgisiz görünebilir. Oysa afet yönetimi literatürü tam tersini söylüyor. Türkiye'de de mutlak butlan kararıyla birlikte, belediye başkanlarının tutuklanmasıyla derinleşen siyasi gerilim sürecine bir kurumsal belirsizlik daha eklendi. Türkiye’nin deprem gerçeği ise durduğu yerde duruyor.

Gizem Kıygı

·

23 Tem 2026

Karar almak ya da alamamak: Mutlak butlanla afetler birbirine nasıl bağlanıyor?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Yeni parti gündemi: CHP'den istifa eden üyeler partiden neden ayrıldıklarını anlatıyor

CHP Genel Başkanlığı'ndan uzaklaştırılan Özgür Özel'in 83 milletvekilinin katıldığı son grup toplantısında yeni parti hazırlıklarını duyurmasının ardından partide art arda istifalar yaşandı. CHP'den istifa eden üyeler, neden istifa ettiklerini ve bundan sonra nasıl bir yol izleyeceklerini Aposto'ya anlattı.

Melisa Gülbaş

·

22 Tem 2026

Yeni parti gündemi: CHP'den istifa eden üyeler partiden neden ayrıldıklarını anlatıyor
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Britanya siyasetinin yeni perdesi: Andy Burnham dönemi ne getirecek?

Westminster siyasetinin geleneksel işleyişine karşı halk arasında biriken öfke, kendini Londra merkezli sistemin dışından geliyormuş gibi konumlandıran eski Manchester Belediye Başkanı, yeni Başbakan Andy Burnham için ilk aşamada bir avantaj sağlıyor şüphesiz. Ancak şimdilik adeta “İngiliz siyasetini kurtaracak bir halk kahramanı olarak selamlanan ve yüceltilen” karizmatik lider Andy Burnham için en büyük sınav, göreve geldikten sonra rüzgar tersten estiğinde ülkesi için anlattığı hikayeye tutunup tutunamayacağı olacak.

Batur Ozan Togay

·

21 Tem 2026

Britanya siyasetinin yeni perdesi: Andy Burnham dönemi ne getirecek?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

KKTC Doğalgaz Boru Hattı: Başarıya giden yol mu?

Türkiye ile KKTC arasında imzalanan mutabakat zaptıyla iki ülkeyi denizin altından bağlayacak doğalgaz boru hattı için çalışmalar resmen başladı. Doğu Akdeniz gaz havzası sadece Kıbrıs (Rum ve Türk kesimi olması bağlamından bağımsız) için değil, Mısır ve İsrail’de dahil olmak üzere son dönemde öne çıkan, doğalgaz rezervleri açısından da oldukça önemli bir havza. Peki bu adımın getirileri ne olabilir?

Birol Oğuz

·

20 Tem 2026

KKTC Doğalgaz Boru Hattı: Başarıya giden yol mu?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Güven ve şeffaflık: Derneklere bağış yapmadan önce nelere dikkat edilmeli?

Ahbap Derneği soruşturması, Türkiye'de milyonlarca kişinin bağış yaptığı dernek ile vakıflara ilişkin güven ve şeffaflık tartışmalarını gündeme getirdi. Peki bir derneğe bağış yapmadan önce nelere dikkat edilmeli? Bir derneğin güvenilir olduğu nasıl anlaşılır?

Melisa Gülbaş

·

20 Tem 2026

Güven ve şeffaflık: Derneklere bağış yapmadan önce nelere dikkat edilmeli?