Şehir hakkına kısa bir bakış
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
Büyük çaplı protestolarla ilgili olarak, şehir üzerine sıklıkla yazan antropoloji profesörü David Harvey, Asi Şehirler kitabında “Şehir üzerine hak talep etmek, aslında artık var olmayan bir şey üzerinde hak iddia etmek anlamına gelir (ki daha önce var olduğu da şüphelidir),” der. Burada protestolara katılanların içinde kaldığı durum için de Kapital’den alıntı yaparak eşit haklar arasında son kararı belirleyenin güç olduğunu vurgular. Pandemi ile radikal bir değişikliğe uğrayan ve ABD’de siyah vatandaş George Floyd’un öldürülmesiyle başkalaşan gündem, herkesi daha önce yaşananlara benzer bir durumun içine çekiyor. Ya da alanında bilgili kişiler bunları söylüyor. Bireyleri sokağa çıkmaya teşvik eden hâletiruhiye ise daha önce üstüne yazılıp çizilenleri okumaya yönlendirirken yaşadığımız “ortak alanlar” üzerindeki hakkımızı düşündürebilir.
- Şehir hakkı: Sosyolog Henri Lefebvre, 1967 yılında yazdığı metinde, bir yerleşim yerindeki sakinlerin düzen içinde nasıl bir hakka sahip olduğunu kaleme alır. Lefebvre, merkeziyet arayışının sonucu olarak, “geleneksel” güç simgesinin tahrip olduğu durumlarda onu yeniden inşa etme sürecine girdiğimizi söyler. Bu konudaki açıklamaya Harvey gibi akademisyenler de katılır ve birkaç yıl öncesinde Kahire, Atina ve Madrid gibi Avrupa şehirlerinde gerçekleşen meydan protestolarını örnek verirler. Ortak alanlar söz konusu olunca “şehre erişim hakkı” da göz ardı edilemez. Özellikle bir mekânın yeniden tanımlanması gerektiği durumlar veya zamanlarda beraber yaşama isteği bireylerin birbirini kollamasına sebep olur. Bu kimi zaman şehir planlaması sebebiyle de olabilir, yani somut bir eylem, sonrasında bir felakete yol açar. 1853 yılında İmparator Napolyon Bonaparte’ın, Paris’e bayındırlık işleri için Georges-Eugène Haussmann’ı getirtmesiyle şehrin geniş bulvarlar ve ışıklarla donatılması buna bir örnektir. Banliyöler şehre eklenir, mahalleler tekrar tasarlanır. Yaşayanların erişim hakkı ve alışkanlıkları değişir. Şehirdeki problemler de yaklaşık 15 yıl sonra patlak verir, düzen devam edemez, finansal sistem ve krediler çöker. Ardından Paris Komünü doğar.
- Kabulü: Şimdiye kadarki sermaye birikimi ve kentleşme stratejisi neoliberal politikalarda yer edinerek 2008 yılında büyük bir krizi yaşattı. Şehir hakkı kavramı ise bundan yıllar önce sınıf mücadeleleri üzerinden Fransa başta olmak üzere birçok ülkeyi etkilemeye başladı. Yukarıda alıntıya dönersek; "şehrin bir hakkı var mı, bunu yaşayanlar ne kadar başarılı olabilir" soruları konusunda, 2001 yılında Brezilya anayasasına giren şehir hakkı tabiri, olumlu bir sonuca varılabildiğini örnekliyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Günaydın, bugün 19 Haziran Cuma. Twitter, sesli tweet özelliği üzerinde çalışıyor. Uluslararası Enerji Ajansı, "yeşil toparlanma" öneriyor.
19 Haz 2020

YAZARLAR

Ege Dikencik
1990'da Bursa'da doğdum. Bursa Erkek Lisesi ve İTÜ Şehir ve Bölge Planlama Bölümü'nden mezun oldum. Beş sene süren profesyonel spor hayatım ve birkaç sene zorlanarak gittiğim şan dersleri hayatıma nasıl şekil vermem gerektiğiyle ilgili çok şey öğretti. İstanbul'a geldiğimden beri birçok farklı işi ucundan deneyimledim ve harika insanlarla tanıştım. Şimdilik öğretim hayatıma yüksek lisansa kadar ara verdim; 'eğitim' hayatım ise tam hızıyla devam ediyor.

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

İspanya, Arjantin'i tarihin en tek taraflı finallerinden birinde Ferran Torres'in golüyle yendi ve ikinci kez dünya şampiyonu oldu.

“Ama” bağlacı, dilimizde temel olarak karşıt anlamlı iki cümleyi veya sözcük grubunu birbirine bağlama görevini yapar. Tek başına bir anlamı olmayan bu sözcük, cümleler arasında kurduğu köprüler sayesinde cümleye çok çeşitli anlam ve işlev kazandırır. “Ama” bağlacını karşıtlık ve zıtlık ilişkisi kurmak, koşul (şart) anlamı kazandırmak, anlamı pekiştirmek ve güçlendirmek, dikkati çekmek, uyarı ve ikazda bulunmak, beklenmeyen bir durumu / istisnayı belirtmek için kullanırız.

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.




