Starship’in 5. test uçuşu tamamlandı: SpaceX, roketi havada yakaladı!

QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Elon Musk’ın uzay taşımacılığı şirketi SpaceX, yeniden kullanılabilir roketi Starship’in 5’inci test uçuşunu başarıyla tamamladı. Test sırasında roket güçlendiricisi, SpaceX’in “Chopsticks” olarak adlandırdığı devasa robotik kollar tarafından havada yakalandı. Böylece şirket, bugüne kadar üretilmiş en büyük roket olan Starship’in yeniden kullanılabilirlik hedeflerine ilişkin önemli bir dönüm noktasını geride bıraktı.
Ayrıntılar: Test uçuşu kapsamında Starship, SpaceX’in Boca Chica’daki Starbase tesisinden mürettebatsız bir şekilde yörüngeye fırlatıldı. Roketin 71 metre uzunluğundaki “Super Heavy” güçlendiricisi, Dünya’dan 65 kilometre yüksekte roketten ayrıldı.
- Bu sırada SpaceX, roketten ayrılan güçlendiricinin üç motorunu yeniden ateşledi, iniş hızını yavaşlattı ve Super Heavy’yi fırlatma kulesine yönlendirdi.
- Kulenin “Chopsticks” olarak anılan robotik kolları, roket güçlendiricisini havada yakaladı.
- Starship’in üst aşaması ise neredeyse 145 kilometre yüksekliğe çıktıktan sonra saatte 27 bin kilometre hızla Dünya’nın etrafında tur attı ve Hint Okyanusu’na yumuşak bir iniş yaptı.
Neden önemli? Test sırasında roket güçlendiricisinin havada yaptığı manevra ve robotik kolların güçlendiriciyi hız kestikten sonra havada yakalama kabiliyeti ilk kez denendi. Gökbilimciler, bu nedenle testi tam fonksiyonlu yeniden kullanılabilir roketler geliştirme hedefini hayata geçirme noktasında önemli bir kilometre taşı olarak değerlendirdi.
NASA, insanlığı 50 yıldan fazla bir süre sonra ilk kez yeniden Ay’a götürecek olan Artemis programında Starship roketlerini kullanmayı planlıyor. Ajansın Ay görevinde Starship’i kullanmak üzere SpaceX ile yaptığı 2,9 milyar dolarlık bir anlaşması bulunuyor.
İlk tam ölçekli testi 2023’ün Nisan ayında yapılan roketin ilerleyen yıllardaki insanlı Mars görevlerinde de kullanılması hedefleniyor.
Öte yandan: Bu tip uzay görevlerinin mümkün olan en risksiz biçimde hayata geçirmek, oldukça yüksek maliyetleri göze almayı gerektiriyor. Geleneksel roketler fırlatma esnasında bir kez kullanıldıktan sonra imha oluyor. SpaceX’in yeniden kullanılabilir roketleri ise güçlendiricinin tekrar tekrar kullanılmasına olanak tanıyor. Böylece fırlatma maliyetleri önemli ölçüde azalıyor ve yeniden üretim yükümlülüğü ortadan kaldırılıyor.
SpaceX’in Falcon 9 roketi de yeniden kullanılabilir yapısıyla öne çıkıyor ve hâlihazırda özellikle Uluslararası Uzay İstasyonu’na (ISS) yapılan çeşitli uzay görevlerinde kullanılıyor.
Uzmanlar, yeniden kullanılabilir roketlerin maliyette yaratacağı düşüşün Mars gibi uzak hedeflere yapılacak uzay görevlerini çok daha kolay hâle getireceğine ve uzay uçuşlarını devlet destekli ajansların tekelinden çıkararak çok daha fazla ticari uzay uçuşunun önünü açacağına işaret ediyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
2024 Nobel Ekonomi ödülünü kazanan ekonomist Daron Acemoğlu, Orhan Pamuk ve Aziz Sancar'ın ardından Türkiye'de Nobel sahibi olan 3. isim olarak tarihe geçti. TBMM Başkanı Kurtulmuş'un "Anayasa" çıkışı tepkilerin odağındaydı.
14 Eki 2024

YAZARLAR

Doğa Yurduneri
İş Dünyası ve Teknoloji Editörü

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
OpenAI’ın ChatGPT’yi kullanıma sunmasıyla fitili ateşlenen yapay zeka patlaması, bugüne dek hep pahalı çiplerle dolu devasa veri merkezleri etrafında büyüdü. Apple’ın yakın zamanda yaptığı duyuru ise yapay zekanın yeni adresinin kişisel bilgisayarlar olabileceğini ortaya koydu.

Yaşlıların teknolojiye ayak uyduramaması, sorumluluğu bireylere bırakılmış bir yetersizlik gibi anlatılıyor. Oysa dijital arayüzlerden bankacılık sistemlerine pek çok tasarım, yaşlıların değişen ihtiyaçlarını hesaba katmıyor. Bunun sonucunda milyonlarca kişi dijital işlemlerini yakınları üzerinden yürütmek zorunda kalırken, bu görünmez dijital vekalet rejimi dolandırıcılık riskini de büyütüyor. Peki sorun yaşlıların teknolojiye ayak uyduramaması mı, yoksa sistemin yaşlılara uyum sağlamaması mı?

Tarihçi ve yazar Yuval Noah Harari, gazeteci Tom Parker’a verdiği röportajda yapay zekayı karar verebilen ve yeni fikirler üretebilen bir “yabancı zeka” olarak tanımlıyor. İnsanlığın dil üzerindeki hakimiyetini bu yeni aktörle paylaşmasının güç dengelerini nasıl değiştireceğini sorgulayan Harari, zeka ile bilgelik arasındaki ayrıma odaklanıyor: Zeka ucuzlayıp bollaşırken insanlık, ne isteyeceğini bilecek kadar bilge olabilecek mi?

1990’larda ABD’de tütün şirketlerine açılan davalar, sigara endüstrisinin reklam ve pazarlama pratiklerini de kökünden değiştirmişti. Aradan 30 yıldan uzun bir süre geçti. Şimdi benzer bir tartışma 29 eyaletin Meta’yı Facebook ve Instagram’ı çocukları platformda tutacak biçimde tasarlamak ve riskleri kamuoyundan gizlemekle suçladığı davada yeniden gündeme geliyor. Davanın önemi ise sosyal medyanın temel tasarımını ve reklam modelini değiştirebilecek olmasında yatıyor.

Emojiler, ilk bakışta internet ekosisteminin evrensel bir dili gibi görünse de hangi emojiyi kullandığınız, sizinle ilgili sandığınızdan çok daha fazla şey söylüyor. Bazen bir emoji, doğum tarihinizi yazmanıza gerek kalmadan hangi kuşağa ait olduğunuzu rahatlıkla ele verebiliyor.






