Tayvan depreminde can kaybını azaltan teknoloji

QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Tayvan'da Devlet Başkanı Tsai Ing-wen, ordunun 7,4 büyüklüğündeki depremden etkilenen bölgelere sevk edilerek halka yardımcı olduğunu duyurdu. En az 9 kişinin ölümüyle sonuçlanan deprem, 100'den fazla can kaybına yol açan 2016 depreminden ve 2.400'den fazla can kaybına yol açan 1999 depreminden daha az hasara neden oldu. Yapılan açıklamalara göre 1999'dan sonra değiştirilen yapı kuralları ve gelişen teknolojiler, ülkenin Çarşamba günkü depremi daha az can kaybıyla atlatmasını sağladı.
Özellikle son 5 yıl içerisinde ülkenin afetle mücadele sistemi oldukça sofistike bir hâle getirildi.
Detaylar: Tayvan'ın afetle mücadele sistemi, sosyal medyada paylaşılan anahtar kelimeleri ve fotoğrafları tarayarak hükümetin gerekli yerlere hızlıca yardım etmesini sağlıyor. Sistem buna ek olarak afet alanlarındaki telefon sinyallerinden insanların nerelerde olduğunu bulabiliyor ve güvenlik kameralarındaki fotoğraflardan hasarın boyutlarını ölçebiliyor.
Tayvan coğrafi konumu nedeniyle sık sık güçlü depremler ve tayfunlarla karşı karşıya kalıyor. Bu durumun getirdiği risklere karşı ülkede kurulan tesislerin bir felaket anında takip etmesi gereken acil durum prosedürleri bulunuyor. Bu depremde de TSMC ve ülkenin ikinci büyük çip üreticisi United Microelectronics, bazı tesislerinde operasyonları durdurup çalışanlarını güvenli bölgelere taşımak zorunda kaldı.
Bununla birlikte: Depremin ardından 300 bine yakın evde elektrik kesintisi yaşandı. Tayvan'ın elektrik şirketi, depremin üstünden iki saat geçmeden evlerin üçte ikisinden fazlasının elektriğinin geri verildiğini açıkladı.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Tayvan'da meydana gelen 7,5 büyüklüğündeki depremde, ülkenin güçlü teknolojisi sayesinde çok az can kaybı yaşandı. Fakat depremin, Tayvan'ın yarıiletken sektörünü nasıl etkileyeceği küresel şirketleri endişelendiriyor.
05 Nis 2024

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Sam Altman, yakın zamanda katıldığı bir podcast programında yapay zeka yarışında bilimkurgu romanlarına konu olacak bir aşamaya gelindiğini duyurdu. Fakat OpenAI CEO’su, "Artık teknolojik tekilliğin (singularity) içindeyiz" dediğinde aslında yalnızca yapay zekanın geldiği noktayı tarif etmiyor, onlarca yıldır laboratuvar tartışmalarında ve gelecek tahminlerinde bahsi geçen bir kavramı da bugünün gündemine taşıyordu.

Sosyal medya ve akıllı telefonların olmadığı bir dünyayı hiç tanımamış olan genç nesiller, bugün kablolu kulaklıklar, retro oyun konsolları, CD’ler ve analog kameralara büyük bir rağbet gösteriyor. Dikkat süresini tekeline almayacak ürün ve hizmetler peşinde koşan bu kuşak, “yavaş teknoloji” olarak anılan bir akımı sessiz sedasız yükseltiyor.

Çin geçen hafta, medyaya “Çin’den yapay zeka aşklarına yasak” tarzı başlıklarla yansıyan bir düzenlemeyi uygulamaya koydu. Düzenlemenin hedefi gayet net: Kişinin kişilik özelliklerini, düşünce kalıplarını ve iletişim tarzını taklit ederek sürekli duygusal etkileşim sağlayan hizmetler. Peki yasanın arkasındaki gerekçe neydi, dünyanın geri kalanının bu yasağı takip etmesi olası mı ve tabii artık bir halk sağlığı sorununa dönüşen "yalnızlık salgını"nın önüne bu şekilde geçilebilir mi?

OpenAI, güvenlik testi sırasında kapalı bir test ortamından (sandbox) kendiliğinden çıkan iki yapay zeka modelinin internete erişim sağlayarak açık kaynak kodlu yapay zeka yazılımlarının açık kütüphanesi Hugging Face'in sistemlerine sızdığını açıkladı. Peki bu olay gerçekten yapay zekanın bilinç kazandığını gösteren bir dönüm noktası mı?

Yapay zekayla konuşurken onların yalnızca son cevabını görürüz. Sohbet robotlarına güç veren büyük dil modellerinin o yanıta nasıl ulaştığını, hangi ihtimalleri elediğini ya da cevabını oluştururken "zihinlerinde" nelerin canlandığını bilmeyiz. Anthropic’in yaptığı yeni bir çalışma ise ilk kez bu "kara kutunun" içinde neler yaşandığını ortaya koyuyor.



