'The Drama': Bir itirafın sahneye taşıdıkları

Bu yazı "The Drama" hakkında spoiler içerir.
Kristoffer Borgli kısa filmlerle şekillendirdiği sinema dilini, 2022 yılında Sick of Myself ile uzun metraja taşıyarak kısa sürede uluslararası ölçekte dikkat çeken bir yönetmene dönüştü. Hayatın her alanında sürekli görünür kalmaya çalışan bir karakter üzerinden ilerleyen film, beğenilme, onaylanma ve dikkat çekme arzusunun insan psikolojisini ne kadar uçlara sürükleyebileceğini sert bir hicivle ele alırken, kara mizahı rahatsız edici bir noktaya taşımasıyla öne çıktı. Narsist bir çift üzerinden ilerleyen anlatı, tüm toplumun bir yansıması olarak karşılık buldu.
Hoş geldin! Aposto Premium üyelerine özel bu içeriği okumak için Premium üye olabilir ya da Premium hesabına giriş yapabilirsin.
Aposto Premium
Ayda
- Aposto'nun tüm arşivine ve güncel yayınlara sınırsız erişim.
- Yükselen endüstrilerden gelişme ve içgörüleri aktaran, entelektüel dünyanı besleyecek Premium üyelere özel makale ve bültenler.
- Gündemdeki gelişmeleri küresel bir perspektifle aktaran analizler.
- Aposto Radyo için hazırladığımız podcast ve sesli belgesellere websitemiz ve mobil uygulamamızdan erişim imkanı.

DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
YAZARLAR

Tuba Büdüş
1985 doğumlu Tuba Büdüş, lisans eğitimini 2005 yılında tamamlamıştır. 2015 yılından bu yana sinema üzerine yazılar kaleme almakta; eleştiri, inceleme ve kuramsal metinleriyle çeşitli çevrimiçi sinema platformlarında ve basılı yayın organlarında yer almaktadır. Yazıları Arka Pencere Mecmua, Sinema Se7en Mecmua gibi dergilerde, ayrıca çeşitli kitap ve akademik dergilerde yayımlanmıştır. Şu sıralar Fil’m Hafızası platformunda düzenli olarak yazmakta ve platformun Yazı İşleri Ekibi'nin liderliğini sürdürmektedir. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü’nde yüksek lisans eğitimini tamamlamış; bu süreçte özellikle uyarlama, feminizm ve veganizm temalarına odaklanmıştır. 2025 yılında Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) ve FIBRESCI üyesi olmuştur. Yazınsal üretimlerinin yanı sıra çeşitli film gösterimleri, söyleşiler ve panellerde moderatörlük yapmakta; podcast ve video serileri hazırlamakta, sinema okuryazarlığını artırmaya yönelik atölye ve workshop çalışmalarını da yürütmektedir.

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
OKUMAYA DEVAM EDİN
DC’nin yeni filmi "Clayface", bir süper kötünün hikayesinden yola çıkarak beden, kimlik ve bilinç arasındaki sınırları sorguluyor. DC'nin daha karanlık sularda yüzdüğü "Joker" ve "The Batman" ile aynı damarda ilerleyen film, Matt Hagen isimli bir aktörün yüzü parçalandıktan sonra dönüştüğü "Kil Adam"ın izini sürüyor.

Ramize Erer’in "Séparation" sergisi, Paris’in tarihî atmosferini günümüze taşıyan Hôtel Langlois’nın 44 numaralı odasında sanatseverlerle buluştu. Ramize Erer ve küratör Nazlı Pektaş’la resimlerdeki hüznü, geçiciliği ve mekanın sergiye kattıklarını konuştuk.

1961’den itibaren Almanya’ya giden işçiler, oy kullanmak için beklediler ama siyaset yapmak için sandığı beklemediler. Nermin Abadan-Unat, Gündüz Vassaf, Ayhan Kaya, Fatma Aydemir ve Ece Temelkuran’ın kitaplarının izinde, Ford grevinden Cem Özdemir’in eyalet başbakanlığına, vatandaşlık reformlarından AfD’nin yükselişine uzanan altmış beş yılı okuyoruz. Aynı sorular hâlâ gündemde: Kim “Alman”? Neresi “vatan”?

Zamanın sevgi ve acının mekanı olduğunu söylüyor Ursula K. Le Guin. Bilge Karasu ise o ölümün adını anmadan yazdığı değiniler, öyküler ve masallardan oluşan tuhaflıklar kitabı "Göçmüş Kediler Bahçesi"nde birkaç kez kaçınılmaz olana dair uyarıyor bizi: "Kedinizi bir insanı sever gibi sevmeye çalışmayın!" Benimse diyeceğim şu: Kaç insan kendisini bir kedi gibi sevdirmeyi başarabilmiş ki!

İlkay Şencan, yeni EP’si “Origin”de çocukluğunun müzikal hafızasını elektronik müzikle buluşturuyor. Şencan ile biraraya geldik ve kariyerinin başlangıcından uluslararası başarıya, DJ kabinindeki seyirci beklentilerinden müzik sektöründeki network ilişkilerine uzanan pek çok konuyu konuştuk.




