Twitter'da herkese cevap verme özelliği sona eriyor
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

Mayıs ayı içerisinde yeni bir retweet sekmesi üzerine çalıştığını duyurduğumuz Twitter, şimdi de kullanıcıların cevap verme özelliği için çalışıyor. Test aşamasındaki özellik sayesinde artık kullanıcılar attıkları tweet'e kimin cevap vereceğini seçebilecek. Bu kısımda üç seçenek bulunuyor: Herkes, takip ettiklerim veya konuşmada ismi geçen kullanıcı(lar).
- İhtiyaç: Siber zorbalığa çözüm bulunamaması sebebiyle bu özelliğin çıkartıldığı tahmin ediliyor. Platformda oluşan bu siber zorbalığın en büyük nedenlerinin başında, Twitter'ın etkileşim hızı ve kullanıcılarına sunduğu görünürlük yatıyor. Şirketin karar verici kurulunun bu “vahşi iletişimi” daha güven veren bir akışa yöneltmeye çalıştığı söyleniyor. Kimi kullanıcıların sosyal medyada karşılaştıkları etkileşimden çok etkilendiğinin altı yıllardır çiziliyor.
- Cevap verecek kişiyi seçme özelliği, konuların dağıtılmasına müsaade etmemeye katkı sağlayacağı için kullanıcılar tarafından hızlıca benimsenebilir.
- Sahte hesapların kullanıcıları zor durumda bırakmasının da önüne geçilmesi için yapılan çalışmalar, bu özelliğin etkinleşmesiyle başka bir deneyime sebep olabilir.
- ABD merkezli video oyun şirketi Naughty Dog’un test aşamasındaki özelliği kullanması akla bir başka faydasını getirdi: bu sayede eğlence sektöründe üretim yapanlar şirketler için spoiler problemi oldukça azaltılabilir.
- Cevap verecek kişiyi seçme özelliği, konuların dağıtılmasına müsaade etmemeye katkı sağlayacağı için kullanıcılar tarafından hızlıca benimsenebilir.
- Farklı görüşler: Platformun yeni özelliğine karşı bazı tepkiler söz konusu. Bunlardan ilki, özellikle politikacıların attığı tweetlerin altında doğan yorum yapma ve hatta yanlış bilgilendirmenin önüne geçme fırsatının ortadan kalkabilecek olması yönünde. İkinci bir tepki ise, özellikle çok fazla kullanıcısı olmayan kişilerin, ünlü sayfalar veya popüler kişilerin tweetleri altında kötü niyetli olmayan ve seslerini duyurabilecekleri bir cevaplama şansının olmayabileceğine yönelik olarak öne çıkıyor.
- Merak edilenler: Bu özelliğin sonucunda platform sahip olduğu ve özgür olduğu iddia edilen hizmetini bir kenara kaldırıyor diyebiliriz. Bunun siyasi kurum ve kişiler tarafından nasıl kullanılacağı bilinmiyor. Seçim zamanlarının tartışmasız kazananı Twitter’ın, Türkiye gibi kullanıcılarının platformu haber almak için de kullandığı yerlerde nasıl bir dirençle karşılacağını zaman gösterecek.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Yüz tanıma sistemlerinden kaçarak fotoğraf ve videolar oluşturulabilir mi? Gelecekte gıdalarımızı buzdolapları dışında da saklayabilecek miyiz? Realme’nin yeni giyilebilir teknolojileri neler? Twitter’ın yeni cevaplama özelliği, platformun geleceğini nasıl etkileyebilir? Silikon Vadisi’nden uzakta bir teknoloji devrimi mümkün mü? Aposto! Teknoloji’nin bu haftaki sayısında bu konuları ve çok daha fazlasını ele aldık.
28 May 2020

YAZARLAR

Ege Dikencik
1990'da Bursa'da doğdum. Bursa Erkek Lisesi ve İTÜ Şehir ve Bölge Planlama Bölümü'nden mezun oldum. Beş sene süren profesyonel spor hayatım ve birkaç sene zorlanarak gittiğim şan dersleri hayatıma nasıl şekil vermem gerektiğiyle ilgili çok şey öğretti. İstanbul'a geldiğimden beri birçok farklı işi ucundan deneyimledim ve harika insanlarla tanıştım. Şimdilik öğretim hayatıma yüksek lisansa kadar ara verdim; 'eğitim' hayatım ise tam hızıyla devam ediyor.

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Çin geçen hafta, medyaya “Çin’den yapay zeka aşklarına yasak” tarzı başlıklarla yansıyan bir düzenlemeyi uygulamaya koydu. Düzenlemenin hedefi gayet net: Kişinin kişilik özelliklerini, düşünce kalıplarını ve iletişim tarzını taklit ederek sürekli duygusal etkileşim sağlayan hizmetler. Peki yasanın arkasındaki gerekçe neydi, dünyanın geri kalanının bu yasağı takip etmesi olası mı ve tabii artık bir halk sağlığı sorununa dönüşen "yalnızlık salgını"nın önüne bu şekilde geçilebilir mi?

OpenAI, güvenlik testi sırasında kapalı bir test ortamından (sandbox) kendiliğinden çıkan iki yapay zeka modelinin internete erişim sağlayarak açık kaynak kodlu yapay zeka yazılımlarının açık kütüphanesi Hugging Face'in sistemlerine sızdığını açıkladı. Peki bu olay gerçekten yapay zekanın bilinç kazandığını gösteren bir dönüm noktası mı?

Yapay zekayla konuşurken onların yalnızca son cevabını görürüz. Sohbet robotlarına güç veren büyük dil modellerinin o yanıta nasıl ulaştığını, hangi ihtimalleri elediğini ya da cevabını oluştururken "zihinlerinde" nelerin canlandığını bilmeyiz. Anthropic’in yaptığı yeni bir çalışma ise ilk kez bu "kara kutunun" içinde neler yaşandığını ortaya koyuyor.

Kullanıcılar artık, günün giderek daha büyük bir bölümünü düşünmekten, alışılmışın dışına çıkmaktan ve kendi yolunu çizmekten uzaklaştıran sistemlerin içinde geçiriyor. Fakat uzmanlara göre karşımıza çıkan her engeli aşılması gereken bir sorun olarak görmemek gerekiyor. Hayatın içinde her zaman engeller, bekleme anları ve aksilikler oluyor. Fakat tam da bu sürtünmeler, insanı düşünmeye, mücadele etmeye, problem çözmeye, sabretmeye ve kendi yolunu çizmeye zorluyor.

Yapay zeka devi Anthropic, milyonlarca ikinci el kitabı satın aldı. Ciltlerini hidrolik bıçaklarla kesti, sayfaları yüksek hızlı tarayıcılardan geçirerek dijitalleştirdi ve kağıt kopyaları imhaya gönderdi. Yapay zeka şirketleri, kitaplar yok olsa da metnin milyonlarca insana cevap veren bir sistemin içinde yaşadığını savunuyor. Asıl soru ise şu: İnsanlığın en az 200 yıllık kolektif entelektüel birikimi özel modellere aktarılırken, bunun ne kadarı kamuya geri dönecek ve buna kim karar verecek?




