Üçlü zirve: CHP’de adaylık tartışmaları ve olası senaryolar

Muhalefetin kaybettiği Cumhurbaşkanlığı seçiminin ertesi günü “değişim” ifadesiyle kameraların karşısına çıkan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun 23 Mart’ta yapılacak ön seçimden partinin Cumhurbaşkanı adayı olarak çıkması bekleniyor. Ancak bu sonuç adaylık tartışmalarını bitirmeyecek.
Üçlü zirve: CHP’de adaylık tartışmaları ve olası senaryolar

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

CHP, 2023’teki ağır seçim yenilgisinden hemen sonra büyük bir değişim yaşadı. Eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun, dönemin İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in masadan kalkmasına ve tekrar geri dönmesine rağmen diğer partilerin de desteğiyle cumhurbaşkanı adayı olarak girdiği seçimde yenilmesi bu değişimin habercisiydi.

Seçimin ertesi günü “değişim” ifadesiyle kameraların karşısına çıkan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun 23 Mart’ta yapılacak ön seçimden partinin Cumhurbaşkanı adayı olarak çıkması bekleniyor. Ancak bu sonuç adaylık tartışmalarını bitirmeyecek.

Neden şimdi?

Kılıçdaroğlu’nu kurultayda yenilgiye uğratarak CHP Genel Başkanı seçilen Özgür Özel, girdiği ilk seçimlerde büyük başarı kazandı. İmamoğlu’nun etkisiyle genel başkan seçildiği tartışmaları arasında girdiği seçimde partisini birinci parti konumuna taşıdı.

Buna karşılık Özel’in “normalleşme” adını verdiği, iktidarı doğrudan hedef almamaya dayalı politika çok tartışıldı. AKP’nin ekonomi nedeniyle yıprandığı bir ortamda normalleşme adı verilen adımların iktidara can suyu verdiği itirazları yapıldı.

Buna karşılık Özel, tutumunu muhalefeti hedef alan operasyonlara kadar devam ettirdi. Önce Esenyurt Belediyesi’ne kayyum atanarak Belediye Başkanı Ahmet Özer’in tutuklanması, ardından Beşiktaş Belediyesi’ne yapılan yolsuzluk operasyonu Özel’in tutumunu değiştirmesine yol açtı. CHP içerisinde asıl hedefin İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Ekrem İmamoğlu olduğu, olası operasyonu engellemek için adım atılması gerektiği konuşulmaya başlandı.

Hemen ardından Özel, “Savaş ilanını görüyoruz ve kabul ediyoruz” diyerek politika değiştirdi. Bunu, cumhurbaşkanı adayını belirlemek için ön seçim kararı alınması izledi.

Yavaş’ın itirazı

Ön seçim kararı özellikle Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş cephesinde rahatsızlık yarattı. Yavaş’ın itirazları üç başlıkta toplanıyordu:

  • Cumhurbaşkanlığı seçimine bu kadar uzun bir süre kala adayın belirlenmesi yıpranmasına yol açar.
  • Ön seçim, sadece partinin eğilimini gösterir, anketler esas alınmalı.
  • Halkın gündeminde adaylık konusu değil yoksulluk var. Bunu gündemleştirmeliyiz.

Anketlerde uzun süredir cumhurbaşkanlığı yarışında önde görünen Yavaş’ın ön seçime katılması hâlinde anketlerdekine paralel bir sonuç alamayacağı ortada. CHP kökenli olmayan ve parti içerisinde etkinliği bulunmayan Yavaş, itirazlarının ve bu tablonun etkisiyle ön seçim kararının geri alınmasını istedi ve ön seçime katılmayacağını bildirdi.

Üçlü zirve

Genel Başkan Özgür Özel, olası bir krizi çözmek için “elimizde iki forvet var” ifadesiyle potansiyel aday olarak gösterdiği iki isimle Ankara’da buluştu. Özel, Yavaş ve İmamoğlu’nun katıldığı üçlü zirveye ilişkin bugüne kadar çok sayıda iddia ortaya atıldı.

  • Özel, Yavaş’ın ön seçime kendisi katılmayacak olsa da yeşil ışık yaktığını ve farklı bir adaylık tartışması olmadığını vurguladı.

İmamoğlu’ndan da paralel bir açıklama geldi. İmamoğlu, Yavaş’ın “Her halükarda aday olacağım” gibi bir ifade kullanmadığını, ön seçim sonucuna yönelik bir tartışma yaşanmayacağını ifade etti.

Ön seçim kesin sonuç mu?

Ön seçim, 23 Mart’ta yapılacak. Gelen bilgiler, Yavaş’ın da ön seçim kararının geri alınması şartını kaldırdığı, sonuca saygı duyacağını söylediği yönünde.

Olağan koşullarda cumhurbaşkanı adayını CHP TBMM Grubu’nun belirlemesi gerekiyor. Ancak partide, 23 Mart ön seçiminden çıkan sonucun esas sayılması kararı alınmış durumda. Ön seçimi önde bitiren isim, CHP’nin cumhurbaşkanı adayı olarak ilan edilecek.

Yavaş, aday olacak mı?

Ancak bu Yavaş’ın adaylık iddiasından vazgeçtiği anlamına gelmiyor. Özel ve İmamoğlu’ndan aksi yönde açıklamalar gelse de Yavaş’a yakın isimler toplantıda bunun açıkça dile getirildiğini ifade ediyor.

İddiaya göre, toplantıda anket sonuçlarını ve bu konuda kaleme alınmış bazı yazıları okuyan Yavaş, halkın bu desteğinin sürmesi hâlinde adaylık iddiasının da devam edeceğini söyledi. Anketlerdeki tablonun sürmesi hâlinde Yavaş’ın da adaylığını ilan etmesi neredeyse kesin gibi. 

Ancak Yavaş, olası adaylık ilanını seçime kısa bir süre kala, anketleri ve Türkiye genelindeki eğilimleri takip ederek yapacak. Bunu da yakın çevresine, “Bana rağmen, aksini düşünsem bile adaylığım zorunlu hâle gelir” cümlesiyle ifade ettiği söyleniyor.

Ancak Yavaş, CHP’den ayrılmayı düşünmüyor. Adaylık tartışmalarıyla hem partinin hem İmamoğlu’nun hem de kendi isminin yıpranabileceğinin farkında. Bu nedenle üçlü zirvede bu konuya azami özen gösterilmesi konusunda görüş birliğine varıldı.

İki adaylı yarış mümkün mü?

Ancak ön seçim sonucuna rağmen CHP’nin iki farklı adayla seçime gitmek zorunda kalması söz konusu olabilir. Yavaş’ın da adaylığını ilan etmesi ve partiden ayrılmaması durumunda belki de tarihte ilk kez ana muhalefet partisi iki lider adayıyla yarışa girmek zorunda kalabilir.

Bir diğer formül, Yavaş’ın bağımsız aday olarak yarışması ve sağ partilerin de desteğini alması. CHP’ye açıktan muhalefet etmeyerek, ikinci tura kalması hâlinde CHP’nin de desteğiyle yarışı sürdürmesi.

İmamoğlu cephesinde de iki adaylı formülün, tartışılması gereken seçeneklerden biri olabileceği görüşü var. Bunun pozitif bir etki yaratabileceği de düşünülüyor. İşbirliği modellerinin gelişmesi durumunda, iki etkili ismin birden aday olmasının ve ikinci tura kalana diğer ismin destek vermesinin seçimin kazanılmasını sağlayabileceği değerlendirmeleri de yapılıyor.

Tartışmalar sürecek

Buna rağmen Özel, üçlü zirveden rahatlamış biçimde ayrıldı. Yavaş’ın partide kalacak olması, ön seçimin 23 Mart’ta yapılması, İmamoğlu’nun adaylığının ilanı ile olası operasyonların önüne geçilebilmesi ihtimali birarada değerlendirildiğinde kısa vadede bazı tartışmalar sonlanabilir. 

Ancak orta ve uzun vadede CHP açısından adaylık tartışmalarının süreceğine kuşku yok. Nasıl bir formülle seçime girileceği de ancak o tarihlerde netleşecek.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

YAZARLAR

Gökçer Tahincioğlu

Gazeteci ve yazar. 1997-2018 yılları arasında Milliyet Gazetesi’nde muhabir, haber müdürü ve köşe yazarı olarak çalışan Tahincioğlu, 2019’dan beri T24 internet sitesinde Ankara Temsilcisi ve yazarlık görevlerini üstleniyor.

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

SpektrumSpektrum

HİKAYE

Başka bir kader yoksa: Çocuklara verilecek cezaların artırılmasının sonuçları ne olabilir?

Bir tarafta çocuğunu kaybetmiş aileler, suç makinesine çevrilmiş çocuklar, çocukları bünyesine alan çeteler; diğer tarafta cezaların ağırlaştırılmasının çok daha fazla çocuğun suça karışmasına yol açacağını, sorunları çözmeyeceğini dile getiren uzmanlar. Tüm bu tartışmaların ortasında iktidar, çocuklara verilecek cezaların artırılmasını içeren bir yasa teklifini TBMM’ye sundu. Peki bunun sonuçları ne olabilir?

Başka bir kader yoksa: Çocuklara verilecek cezaların artırılmasının sonuçları ne olabilir?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Zalim iyimserlik: İktidar, muhalefet ve topluma Anadolu’dan bakmak

19 Mart sonrasında Türkiye’de kurulan yeni siyasal düzen, muhalefeti bütünüyle susturmayı hedeflemiyor. Onu ahlaki bakımdan iktidardan farksız, örgütsel olarak parçalanabilir, yerel aktörleri iktidarın saflarına çekilebilir ve seçim kazansa bile iktidara gelemeyecek bir yapı olarak yeniden tanımlamaya çalışıyor.

16 Tem 2026

Zalim iyimserlik: İktidar, muhalefet ve topluma Anadolu’dan bakmak
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Ahbap Derneği olayı: Türkiye’de dernek ve vakıflar nasıl denetleniyor?

Kamuoyunda yardım ve bağış kampanyalarıyla adından çokça söz ettiren Ahbap Derneği ve kurucusu Haluk Levent’in deprem bağışlarının kullanımı, şaibeli para transferleri ve usulsüz mali işlemleri hakkında soruşturma başlatılması şu soruyu gündeme getirdi: Türkiye’de dernek ve vakıfları kim denetliyor? Prof. Dr. Murat Batı’ya göre güçlü bir mali denetim yok, ne görev verilen mülki amirler ne de Vergi Denetim Kurulu bu kurumları denetleyebiliyor.

Pelin Cengiz

·

15 Tem 2026

Ahbap Derneği olayı: Türkiye’de dernek ve vakıflar nasıl denetleniyor?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

İstanbul Barosu raporu: Kuyu tipi cezaevlerinde neler yaşanıyor?

Komedyen Deniz Göktaş'ın Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne gönderilmesiyle yeniden gündeme gelen "kuyu tipi" cezaevlerine ilişkin İstanbul Barosu raporu, tutukluların maruz kaldığını belirttiği ağır tecrit koşulları ile havalandırma, sağlık hizmetleri ve temel haklara erişimde yaşanan sorunlara dikkat çekiyor.

Melisa Gülbaş

·

13 Tem 2026

İstanbul Barosu raporu: Kuyu tipi cezaevlerinde neler yaşanıyor?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Bir bakışın arkası: İzlanda'nın 'ekonomist' başbakanı Kristrún Frostadóttir'i anlamak

Ankara'daki NATO zirvesinde İzlanda Başbakanı Kristrún Frostadóttir'in Külliye önündeki şaşkın bakışlarının görüntüleri, sosyal medyada hızla yayıldı. Kısa süre içinde Frostadóttir'in Instagram hesabına on binlerce Türk kullanıcı ulaştı. Öte yandan İzlanda'nın onu başbakan yapmasını sağlayan, bir anlık görüntü değil uzun yıllara yayılan bir güven inşasıydı.

Uraz Kaspar

·

12 Tem 2026

Bir bakışın arkası: İzlanda'nın 'ekonomist' başbakanı Kristrún Frostadóttir'i anlamak