Uzayda mahsur kalan astronotların hayatı tehlikede mi?

QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
5 Haziran’da Boeing Starliner uzay aracıyla Uluslararası Uzay İstasyonu’na (ISS) doğru yola çıkan astronotlar Sunita Williams ile Butch Wilmore, itici takımlarda tespit edilen sızıntılar ve çalışmayan roket motorları nedeniyle iki aydan uzun süredir uzayda mahsur kalmış durumda. NASA'nın 8 günlüğüne uzaya gönderdiği iki astronotun Dünya’ya geri dönemeyebileceğinden endişe ediliyor.
- İlk açıklama: Astronot Wilmore, istasyondan basına yaptığı ilk açıklamada, eve dönebileceklerine emin olduklarını söylemişti: "Uzay aracının bizi sorunsuz bir şekilde eve getireceğine dair içimde iyi bir his var."
Arızanın sebebi ne?
5 Haziran'da ISS'e giden astronotlar, Starliner'ın motorlarındaki tahrik sisteminin düzgün çalışmaması nedeniyle geri gelemiyor. NASA yetkilileri, arızanın nedenini anlamaya çalışıyor, ancak aracın motorlarının yeryüzünde yapılan testlerde çalışıyor olmasına rağmen uzayda yaşadığı sorunlar mühendislerin kafasını karıştırmış durumda.
- Temmuz sonunda yerde yapılan testlerde, Starliner'ın iticilerinin aşırı ısınmasının teflon contaların ve yakıt içeren tüplerin bükülmesine yol açtığı ortaya çıktı. Yakıtın iletilememesi de motorların itiş gücünü zayıflatıyor.
NASA'nın Ticari Mürettebat Programı toplantısında bazı yetkililer, astronotların Boeing'in aracıyla geri dönmemesi gerektiğini belirtti. Mühendisler tahrik sisteminin doğru çalıştığından emin olana kadar, Williams ve Wilmore’un Dünya’ya dönmeleri pek mümkün görünmüyor.

Sunita Williams ile Butch Wilmore | NASA
Olası senaryolar
Yetkililer, uzay mekiğinin astronotlar olmadan bağımsız bir şekilde Dünya’ya geri yollanması planını değerlendiriyor. NASA’nın uzay görevlerinden sorumlu yetkilisi Ken Bowersox “Starliner’ın mürettebatsız dönmesi ihtimali, son iki haftada yaşananlar nedeniyle arttı” açıklamasında bulundu.
Yetkililer, 7 Ağustos Çarşamba günkü açıklamasında, iki astronotu SpaceX'in Crew Dragon aracıyla getirmeyi düşündüklerini belirtti.
- NASA, genellikle altı ayda bir ISS'e dört kişilik bir uzay aracı göndererek istasyondaki mürettebatı yeniliyor. Sıradaki değişimde Elon Musk'ın şirketi SpaceX'in dört yerine iki astronotla ISS'e gitmesi ve altı ay sonra döndüğünde Wilmore ve Williams'ı getirmesi planlanıyor.
18 Ağustos'ta planlanan Crew Dragon fırlatışı, NASA'nın ISS'teki astronotlarla ilgili bir karar verebilmesi için ertelendi. Bu nedenle fırlatmanın 24 Eylül'den önce yapılması beklenmiyor. Bu durumda iki astronotun Dünya'ya dönüş tarihi Şubat 2025'i bulabilir.
- Öte yandan: NASA, astronotları SpeceX'le getirmeye karar verse bile Boeing'in kapsülü park ettiği yerden alması gerekiyor. Park ettiği yerden ayrılamayan araç, ISS'te kalabileceği 90 günün 63'ünü geride bıraktı.
- Geniş açı: Astronotların Crew Dragon'la getirilmesinin, uzay ihalelerinde yıllardır SpaceX'le yarışan Boeing'e büyük bir darbe indireceği değerlendiriliyor. Geliştirilme sürecinde yönetim sorunları ve çok sayıda mühendislik problemi nedeniyle engellerle karşılaşan Starliner, 2016'dan bu yana Boeing'e 1,6 milyar dolara mal oldu.
Peki astronotlar ne durumda?
İstasyonda Dünya’ya Eylül ayında dönmeleri planlanan dört astronot daha hâlihazırda göreve devam ediyor.
BBC Türkiçe'nin haberine göre, Uzay görevlerini takip eden Florida merkezli haber sitesi SpaceUpClose’un kurucusu Ken Kremer, “Oradaki astronotlar gayet mutlu. Çoğu insan mahsur kaldıklarını düşünüyor ama durum öyle değil” açıklamasında bulundu.
2020-2021 yılları arasında Starliner’daki altı aylık görev süresini anlatan NASA astronotu Victor Glover, araçta su kaynaklarının bol, gıda stokunun gereğinden fazla olduğunu, ayrıca içerde yedi yatak odası ve üç banyo bulunduğunu belirtti. Glover, astronotların Paris'teki Olimpiyat Oyunları'nı bile takip ettiklerini söyledi.
- Bununla birlikte: NASA, iki astronota düzenli sevkiyat yapmaya devam ediyor. Salı günü SpaceX'in bir aracı, Wilmore ve Williams'a yiyecek ve kıyafet götürmüştü.
- Bir adım sonrası: NASA’nın birkaç hafta içinde uzay aracını mürettebatlı ya da mürettebatsız eve geri uçurma konusunda nihai kararı vermesi bekleniyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Donald Trump, Elon Musk'a verdiği mülakatta kendisi başkan seçilmiş olsaydı Ukrayna işgalinin ya da İsrail saldırısının yaşanmayacağını savundu. Boeing Starlink ile geldikleri ISS'te mahsur kalan iki astronotun akıbeti merak konusu oldu.
13 Ağu 2024

YAZARLAR

Serra Özgür
Editor at Aposto.

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Artırılmış gerçeklik (AR), tüketici pazarında hâlâ kitlesel olarak benimsenmenin yollarını ararken teknolojinin asıl etkisi çok daha kritik kullanım alanlarında ortaya çıkıyor. Duygu Daniels, itfaiyecilerin görüş mesafelerinin sıfıra düştüğü ortamlarda yollarını bulmalarına yardımcı olan AR teknolojileri geliştiren Ömer Hacıömeroğlu ile AR’ın bugünkü kullanım alanlarını, yapay zekayla kesişimini ve geleceğini konuştu.

Güney Kaliforniya’da bir hava kalitesi düzenlemesi, oylama öncesinde kuruma yağan on binlerce muhalefet e-postasının ardından reddedildi; sonradan bu mesajların en az 20 bininin "yapay zeka destekli taban savunuculuğu grubu" CiviClick üzerinden üretildiği ve bazı kimliklerin rızasız kullanıldığı ortaya çıktı. Yapay zeka, kamusal katılım için gereken zaman ve emeği neredeyse sıfıra indirirken sahte kamuoyu üretmeyi de çok daha ucuz ve ikna edici hâle getiriyor. Peki gerçek bir toplumsal tepkiyle sentetik kamuoyunu nasıl ayırt edeceğiz?

Ekran yorgunluğunun zirveye ulaşması ve minimalizmin bir statü göstergesi hâline gelmesi, giyilebilir cihaz alanında yeni bir ürün kategorisinin doğmasına yol açıyor. Bir zamanlar lüks, teknolojiye daha fazla erişebilmek anlamına gelirken bugün bunun antitezi, bir ayrıcalığa dönüşüyor: Teknolojiye sahip olmak ama ona bakmak zorunda olmamak.

OpenAI’ın ChatGPT’yi kullanıma sunmasıyla fitili ateşlenen yapay zeka patlaması, bugüne dek hep pahalı çiplerle dolu devasa veri merkezleri etrafında büyüdü. Apple’ın yakın zamanda yaptığı duyuru ise yapay zekanın yeni adresinin kişisel bilgisayarlar olabileceğini ortaya koydu.

Yaşlıların teknolojiye ayak uyduramaması, sorumluluğu bireylere bırakılmış bir yetersizlik gibi anlatılıyor. Oysa dijital arayüzlerden bankacılık sistemlerine pek çok tasarım, yaşlıların değişen ihtiyaçlarını hesaba katmıyor. Bunun sonucunda milyonlarca kişi dijital işlemlerini yakınları üzerinden yürütmek zorunda kalırken, bu görünmez dijital vekalet rejimi dolandırıcılık riskini de büyütüyor. Peki sorun yaşlıların teknolojiye ayak uyduramaması mı, yoksa sistemin yaşlılara uyum sağlamaması mı?





