Her şey için tek uygulama: X, bankacılık lisanslarını almayı sürdürüyor

QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Elon Musk'ın 2022'de 44 milyar dolara aldığı Twitter'ın adını Temmuz 2023'te "X" yapması, Musk'ın hayalindeki "the everything app" (her şeyin uygulaması) için ilk adımdı. Musk, bu uygulamayla bir kullanıcının telefonunda ihtiyaç duyabileceği her şeyi tek yerde toplamayı hedefliyor.
Bu strateji gereği kullanıcıların tüm finansal hayatlarını tek bir yerden yönetebilmelerini isteyen Elon Musk, şirketin bu yılın sonuna kadar ABD'deki tüm eyaletlerde bankacılık lisansı almasını hedefliyor.
Geçtiğimiz yıl aralarında Pensilvanya ve Arizona’nın da bulunduğu 10’dan fazla eyaletten lisans alan X'in, şimdi de New York ve Kaliforniya’da da bankacılık ve ödeme hizmetleri için gerekli izinleri almaya hazırlandığı bildirildi.
Neden "X"? Aslında Elon Musk'ın X harfine olan takıntısı Twitter'ın adını değiştirmesiyle başlamadı. Musk, 1999'da kurduğu finans hizmetleri girişimi için X.com alan adını almış, ancak PayPal ile yaşanan birleşmeden ortaya çıkan yeni şirketi X.com çatısı altına almak istediği için yaşanan anlaşmazlık nedeniyle CEO görevinden alınmıştı. 2017 yılında X.com alan adını PayPal'dan satın alan Musk, bu sefer de 2022'de satın aldığı Twitter'ın adını değiştirerek X adında bir platform kurmak için yeni bir adım attı. Musk, X'i bir sosyal medya uygulaması olmanın da ötesine taşıyarak finansal hizmetler de sunduğu bir mega platform inşa etmeyi hedefliyor.
- Detaylar: Musk'ın "the everyhting app" hayalinin temelinde Çin merkezli Tencent Holding'in yarattığı WeChat var. Çin'de oldukça popüler olan bu uygulama; e-ticaret, yemek siparişi, uçak bileti satın alma gibi birçok farklı hizmeti tek bir noktada sunuyor. Aynı zamanda Facebook, Twitter ve Instagram gibi uygulamaların sosyal özelliklerini de bir araya getiren WeChat, Çin'deki en popüler haber ve eğlence platformlarından biri oldu. Bu uygulamanın yanında Musk, Twitter'ın yine Çin merkezli olan ByteDance'in TikTok uygulamasına benzer olması fikrine de karşı olmadığını belirtmişti.
- ABD'li ve Avrupalı kullanıcılarsa tüm hizmetleri tek bir uygulama üzerinden almaktansa farklı işlevler için farklı uygulamalar kullanma eğilimindeler.
Twitter'ın Temmuz 2023'te X olmasından beri Musk'ın planladığı bir finans uygulaması haline geldiği söylenemez. X, şimdilik premium abonelerine sesli ve videolu arama yapma ve şirketlere X profillerinden iş ilanı açma olanağı sağlıyor. Bunların yanında Musk, Ekim ayında X üzerinden kullanıcılarına XWire adlı yeni bir servis sunmayı hedefliyor. Musk'ın iddiaları doğruysa bu yeni hizmet, LinkedIn ve YouTube'a rakip olabilir.
- Geniş perspektif: ABD'de daha önce de "everything app"e benzer girişimler denenmiş ve başarısız olmuştu. Meta, ülkeler arası ödeme sistemini kökten değiştirebileceği Libra uygulaması üzerine yıllarca çalışmış ama en sonunda projeyi iptal etmişti. Apple ise kullanıcılarına kendi kredi kartını sunmakta, ancak bankacılıktaki ortağı Goldman Sachs bu partnerlikten ayrılmayı hedefliyor.
Şirketin stratejisi henüz net olmadığı için Musk'ın "everything app"inin başarılı olup olamayacağını söylemek şimdilik güç gözüküyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Hollanda'da hükümet, merkezini Fransa'ya taşımayı düşünen dünyanın tek EUV makinesi üreticisi ASML'yi ülkede kalmaya ikna edebilmek üzere yeni bir çalışma kolu kurdu.
08 Mar 2024

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Kanada’da bir okul saldırganının ChatGPT hesabının sekiz ay önce şiddet içerikli kullanım nedeniyle işaretlendiğinin ortaya çıkması, sohbet botlarının kullanıcılarını ne ölçüde izlemesi ve hangi noktada yetkililere bildirmesi gerektiği tartışmasını büyüttü. British Columbia’nın OpenAI’a karşı açtığı dava, mahremiyet ile güvenlik arasındaki sınırın nerede çizileceğini tartışmaya açarken Türkiye’de okul saldırıları sonrası alınan önlemler benzer bir sorunun başka bir yüzünü gösteriyor.

Yapay zekanın insanlığı yok edeceğine dair felaket senaryoları, genellikle kontrolden çıkan süper zekalara ve “katil robotlara” odaklanıyor. Oysa uzmanların daha olası gördüğü risklerin çoğunda yapay zeka tek başına hareket etmiyor. Özellikle beş olası senaryo, kontrol zincirini geri dönüşü olmayacak şekilde kırma potansiyeli taşıyor.

Yapay zeka patlamasının da etkisiyle artık ürünlerin pazarlama materyallerinde sürekli aynı kelimeler tekrarlanıyor: Ajan tabanlı, AI destekli, kurumsal düzeyde, akıllı, uçtan uca, yeni nesil, ekosistem… Yıllar önce pazarlama ekiplerinin temel problemi, insanların üründen haberdar olmasını sağlamakken bugün bunun önünde çok daha kritik bir problem yer alıyor: İnsanların ürünün ne olduğunu anlamasını sağlamak.

Son birkaç yıldır yapay zeka yarışında geçerli olan kural basitti: Daha güçlü modeli daha hızlı geliştiren kazanır. Son günlerde sektörün öncü isimleri tarafından yapılan açıklamalar ise bu denklemin değişmeye başladığını gösteriyor. Modellerin siber saldırılardan biyolojik silah geliştirme girişimlerine uzanan riskli kullanım alanlarında sahneye çıkması, yarışın öncülerini ilk kez açık bir biçimde frene basma olasılığını tartışmaya itiyor.

Yapay zeka yarışını yavaşlatma çağrıları teknoloji şirketlerinin içinden de yükselirken, New York Üniversitesi’nden filozof Jeff Sebo ile yapay zekanın risklerini, bilinç ihtimalini, hayvan refahını ve gelecekte dijital zihinlere karşı doğabilecek sorumluluklarımızı konuştuk.



