
Her gün geçtiğim sokakta bir ikinci el eşyacı, bazen eşyalar arasından çıkan kitap ve kasetleri de tezgaha koyup yok pahasına satıyordu. Onların arasından belki 3 belki 5 liraya aldığım bir kitapla tanıdım Filiz Bingölçe’yi: “Kadın Argosu Sözlüğü”. Yıllar sonra tesadüfen sadece isminin tatsız, ama merak uyandırıcılığına kapılarak aldığım “Yas Değil İsyan: Öldürülmüş Kadın Ağzı Ağıtlar” kitabında da aynı ismi görünce Filiz Bingölçe’yi yakından tanımak istedim; işte o andan beri de tüm eserlerini herkese anlatmak ve tabii ki arşivime katmayı kendime vazife bildim.
1965 doğumlu Filiz Bingölçe, 1987 yılında Ankara Üniversitesi, Basın Yayın Yüksek Okulu Radyo ve Televizyon Bölümü’nden mezun olarak bir süre basın sektöründe muhabirlik, editörlük gibi işlerde çalışıyor. Sonrasında ise argo, mizah, kaba dil gibi konulara eğilerek 2001’de İletişim Yayınları’ndan son derece detaylı ve tabuları yıkan bir derleme sözlük çalışması olan “Kadın Argosu Sözlüğü”nü yayınlıyor. Müteakiben de "müstehcen kitap yayınlamak" suçundan hakkında dava açılıyor, neyse ki hem yazar hem de yayıncı bu davadan 2004 senesinde beraat ediyor.
Bingölçe daha sonra kendi kitaplarının da yayıncısı olan AltÜst Yayınevi’ni kuruyor ve “Futbol Argosu Sözlüğü”, “Asker Argosu Sözlüğü” gibi harikulade kaynaklar derleyip yayınlamaya devam ediyor. Kadına yönelik şiddet, toplumsal cinsiyet ayrımcılığı, eril ve cinsel dilin gündelik kullanımları gibi konulara odağında tutarak “Dil Dayakları. Aile İçi Şiddetin Dilsel Formları”, “Süper Kadın Süper Zor: Türkiye'de Kadına Yönelik Ekonomik Şiddet”, “Ataerkil Komedi. Manilerle Gelin Kaynana Oğul Tiyatrosu” gibi eserlere de imza atıyor.
Bir de belgeselci tarafı var Bingölçe’nin. 2010 yılında kadınların çalışırken söyledikleri şarkı, türkü ve manileri derlediği “Kadın İş Türküleri” isimli belgeselde Ankara, Adana, Rize, Trabzon, Artvin, Çanakkale, Balıkesir, Konya, Mersin, Muğla, Antalya, Kars, Ardahan, Burdur, Afyon, Kastamonu, Kayseri, Samsun ve Giresun şehirlerinden 36 emekçi yer alıyor. Yazarın kendi ifadesiyle “İşlerin ruhu, ritmi ve somut aşamaları ile ilgili unsurları içeren ve çalışırken söylenen melodilere ‘kadın iş türküsü’ adı veriliyor. Türkiye'de daha çok tarımsal üretimle hayvancılık ve küçük atölye tarzı üretim yapan kadınların çalışırken söylediği mani ve deyişlerden oluşuyor.”
Ben belgeseli maalesef henüz izleyemedim. Fakat internette bulduğum fragmanlar beni çok heyecanlandırdı. İlk fragmanda boğaz çalan bir kadın görüyoruz, ki son yıllarını hem alan çalışması hem de tez çalışmasında “boğaz çalma” ile geçirmiş birisi olarak görür görmez kalp atışlarımı hemen hızlandırdı. Bulabildiğim diğer fragman ise emekçi kadınların yaşadığı haksızlık ve zulme rağmen ne kadar yaratıcı isyanlarda bulunduklarının kısa, fakat çarpıcı bir örneği.
Bu belgesel vesilesiyle bir de kitap doğuyor: “Yas Değil İsyan: Öldürülmüş Kadın Ağzı Ağıtlar”. Kadın İş Türküleri belgeselinin çekimleri esnasında karşılaştığı ve sonrasında yaptığı literatür taramasıyla ulaştığı 38 adet kadın ağzı ağıdın yanı sıra kadına şiddet içerin çeşitli türkü, mani ve benzeri deyişlerden oluşuyor. Kütahya’dan Adana’ya, Giresun’dan Malatya’ya Anadolu coğrafyasının türlü yöresinden derlenen bu repertuarın tek ortak özelliği ise sebebi ne olursa olsun (ki çoğunlukla iftira, başlık parası, namus, töre ve benzer nedenlerle) kocası, babası, kardeşleri tarafından öldürülmüş kadınların ağzından söylenmiş olmaları. Hatta kitabın tanıtım metninde şöyle de bir ifade var, maalesef var olan bu repertuarı tanımlamak için: Anadolu’da konusunu kadın cinayetlerinden alan özel bir ağıt türü var: “Öldürülmüş Kadın Ağzı Ağıtlar.”
Ve son olarak bahsetmek istediğim Filiz Bingölçe’nin bir diğer belgesel çalışması “GONGOK - Akdeniz'e Karşı” . Yine henüz izleyemeğim ve nerede bulabileceğim konusunda bir iz dahi bulamadığım bu belgesel, gerçekten az bilinen bir müzikal edim olan “gongok” üzerine kurulmuş. Şu ana dek sadece Emre Dayıoğlu’nun alan araştırması videosunda gördüğüm bu eylemin seneler önce belgesele dökülmüş olması da ayrı bir heyecan, zira göçebe çoban kültürlerde görülen bu tür müzikal eylemler değişen yaşam biçimleriyle unutulup yok olmaya yüz tutmuş durumda.
Filiz Bingölçe maalesef 1 Şubat 2016’da henüz 50 yaşındayken kanser nedeniyle aramızdan ayrılmış. Bize bıraktığı bu muhteşem kitaplar, derlemeler ve tüm çalışmalar için kendisine teşekkür ediyor, sevgi ve saygıyla anıyorum.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu sayımızdaki tüm içeriğimizi kadınlar, kadınların müzikleri, sesleri ve kadınlarla ilgili mevzular oluşturuyor.
07 Mar 2021

YAZARLAR

Turna Ezgi Toros
Sesli Düşünme Kanalı

Müzikli Mevzular
Müzik dünyalarının farklı bakış açılarını; tarzlardan ve kalıplardan bağımsız haberler, okumalar ve dinleme alışkanlıklarıyla tartıştığımız paylaşımlar e-posta kutunda!
İLGİLİ OKUMALAR



